Sosyal Medya

Güldem Atabay

Güldem Atabay: Yeni Ekonomi Politikalarıyla Geçen 12 Ay Nasıl Bir Gelecek 12 Ay Vadediyor?

Türkiye’de son 22 yılın gösterdiği, siyasette de ekonomide de mevsimlerin hızla değişebildiği. 2023 seçimleriyle yerinde kaldığı düşünülen statüko, 2024 yerel…

Güldem Atabay: Yeni Ekonomi Politikalarıyla Geçen 12 Ay Nasıl Bir Gelecek 12 Ay Vadediyor?

Türkiye’de son 22 yılın gösterdiği, siyasette de ekonomide de mevsimlerin hızla değişebildiği. 2023 seçimleriyle yerinde kaldığı düşünülen statüko, 2024 yerel seçimleriyle birlikte köklerinden sarsıldı. Seçmen merkezi yönetimdeki iktidara karşı, kendisiyle doğrudan iletişimde olan yerel yönetimlerde muhalefeti güçlendirdi. Siyaset zemininde kartları yeniden dağıttı.

Devlet mekanizmasının yıllar içinde hemen her alanda dejenerasyonuna tanık olduk. Ancak adalet, sağlık ve eğitim bir yana, seçmenin işaret ettiği değişimin temelinde en ön planda ekonomi var. Cumhurbaşkanlığı sisteminin iktidarda kalma matematiği nedeniyle Cumhur İttifakı’nın kutuplaşma siyasetinden manevrası kolay değil. Fakat yerel seçimlerin ardından neden aniden yumuşama havasının yükselen söylem olduğunu anlamak için genel seçimden bu yana geçen 12 ayda içinde bulunduğumuz ekonomik şartlara bir kez daha bakmak gerekiyor.

Nebati-Kavcıoğlu’nun emir erliği döneminde Erdoğan’a ve AKP’ye 2023’te seçimi kazandıran ekonomi politikaları, Türkiye ekonomisini Mayıs 2023’te şiddetli bir ödemeler dengesi krizi ile burun buruna getirdi. 2021 son çeyrekte başlayan döngüdeki aşırı faiz indirimleri önce enflasyonu zincirlerinden kopararak 2022 sonbaharında yüzde 80’in üzerine taşıdı. TCMB kaynaklı rezerv satışlarıyla TL’nin sürdürülemez şekilde baskı altına alınmasıyla da seçimden hemen önce manşet enflasyon yüzde 40’ın altına indirildi. 2023 seçimleri bitiğinde TL yaya gerilen bir ok misali aşırı değerli bir seviyedeydi.

Seçimin ardından Mehmet Şimşek’in ekonomi yönetimine gelişi Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından denizin bittiğinin sonunda idrakiydi. Şimşek isminde somutlaşarak değişen ekonomi yönetiminin ilk amacı da ülkeyi her alanda tsunami gibi vurarak dağıtacak bu krizin gerçekleşmesine engel olmaktı. Şimşek’in faiz artış döngüsüne başlaması ve Temmuz 2023’te devreye sokulan şiddetli dolaylı vergi artışları, söz konusu çıkmaz sokaktan geriye dönüş yolunun ilk adımları olarak atıldı. TL’nin değerinde basıncı azaltacak kontrollü bir düzeltme beraberinde geldi. Sürdürülemez politikalardan dönüş için uygulanan bu kaçınılmaz birleşimin ilk etkisi Temmuz-Ekim 2023’te patlayarak yükselen enflasyon oldu.

2023 seçimlerini izleyen yaz aylarından başlayarak Nisan 2024’e varan dönemde Kavcıoğlu elinde amorf hale gelmiş olan TCMB’nin para politikasını normalleştirme adımlarının kademeli olarak atıldığını izledik. Eşzamanlı olarak finansal piyasaya konan baskılama adımları kaldırılmaya başlandı. Kur Korumalı Mevduat’ın (KKM) cazibesini düşürerek buradaki tasarruf sahibini TL hesaplara döndürmek hedeflerden bir tanesi oldu. Geçen 12 ayda normalleşme henüz tamamlanmadı. Ancak para politikası belki de 2018’den bu yana ilk kez gerçekçi bir zeminde “ekonomide yumuşak iniş” kurgulayarak enflasyonu düşürmeye odaklandı. TCMB’nin kurumsal karar alırken siyasetten bağımsız hareket edemeyeceği, Cumhurbaşkanı’nın devreye girerek bir gecede sil baştan her şeyi bir kez daha değiştirebileceği kaynaklı güven sorunu ise halen aşılamadı.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Para politikası yerel seçimler öncesinde ekonomide şok yaratacak adımlardan kaçınırken, Mart 2024 yerel seçimleri nedeniyle kamu harcamaları disiplin altına alınmadı. Cari harcamaların esnek olmayan yapısı nedeniyle yükselen enflasyona uyum sağlandıkça mali genişleme devam etti. Şimşek dönemi etkisi olarak kısıtlamalar öncelikli olarak kamu ücretleri, özelinde emekli maaşları üzerinden gelebildi. Yerel seçimlere girerken seçmen bu kez yüksek enflasyonun yarattığı hayat pahalılığını ve artan vergilerin azalttığı alım gücünü derinden hissetmeye başladı. Son 12 ayda enflasyonu düşürüme çabasında eksik olan önemli ayağı, sosyal devlet görevini üstlenen başta İstanbul olmak üzere CHP’li belediyelerin yönetim tercihlerine bakan seçmen, 2024 seçimlerinde faturayı iktidara kesti.

Nasıl Bir Yaz ve Sonbahar?

Mayıs 2024 itibarıyla yıllık yüzde 75 civarına yükselecek TÜFE enflasyona, GSMH’ye oranı yüzde 5,5’e varan bütçe açığı eşlik ediyor. TCMB faiz artış döngüsünü yüzde 8,5’ten yüzde 50-53 aralığına gelerek tamamladı. Dikkatini piyasada özellikle KKM dönüşleriyle artan TL likidite yönetimine vererek finansal araçlara konan yapay baskıları teker teker kaldırma aşamasında. Daha bu hafta yabancı yatırımcıların esas giriş kapısı swap piyasasının yeniden açılacağına dair haberler Bloomberg’de yer aldı, 9 Mayıs Resmî Gazete’sinde kredi artışında hedefin altında kalan bankalara zorunlu tutulan (cezai) menkul kıymet tesisine ilişkin düzenleme tamamen kaldırıldı.

Son bir yılın önemli kazanımı, ağırlıkla enerji fiyatlarındaki gerileme ve altın ithalatına konan sınırlamalar kaynaklı olmak üzere cari açığın daralma yönünde devam eden eğilimi oldu. Cari açık 2023 sonundaki 45,5 milyar dolardan Mart 2024 itibarıyla 32 milyar dolara geriledi. TL’de reel değer artışının enflasyonla mücadelede kullanılacağını ilan eden TCMB’nin de eli rahatladı. Döviz ihtiyacının eş oranda düşmesi anlamına gelen bu daralma uzun süre devam ettirilemeyecek, ancak özellikle 2024’te maliyetleri baskılayacak şekilde TCMB’ye TL’nin reel değerini artıracak alanı açtı. TL’de aylık değer kaybı oranını enflasyonun altında tutarak Banka, enflasyonda yaz aylarında beklenen gerilemeye ivme vermeye geçici bir alan kazanmış oldu. Çok güçlü baz etkisi ile de birleştiğinde Eylül başında yıllık manşet enflasyonun Mayıs ayındaki yüzde 75 seviyesinden yüzde 50’ye indiğini göreceğiz.

TCMB’nin hedeflediği sıcak parayı çekerek rezervlerindeki büyük yarayı kapatmayı sağlayacağı zemin işte bu geçen 12 ayda böylece inşa edilmiş oldu. TL’de istikrar, yıllık enflasyonda hızlı düşüş ve aşırı regülasyonların kaldırılması kilit adımlardı. Zaten Moody’s’in de sene bitmeden listeye ekleneceği şekilde Fitch ve S&P tarafından not artışlarıyla hızla taçlandırıldı.

Yaz ayları boyunca sıcak paranın Türkiye finansal piyasalarına artan oranda girişine tanık olacağız. TL tahviller ve hisse senetleri bu girişlerin hedefi olacak.

TL’nin reel değeri bu yeni dönemde yapay yollarla değil, sermaye akımlarının etkisiyle yükselecek. TL’de değer artışının aşırıya kaçması halinde tüketim malı ithalatını artırarak kurgulanan hassas ekonomik dengeyi bozabileceğinden TCMB tarafından TL dikkatle yönetilecek. TCMB döviz alımlarıyla rezervlerini güçlendirmeye artan hızla devam edecek.  İhracatçı ve turizmci için bu koşullar zorlayıcı olacak. İşletme sermayesi sıkıntısı her zaman olan, bu nedenle kısa vadeli kredilerle işini döndüren KOBİ’lerden bazıları için yüksek faiz-değerli TL kombinasyonu ölümcül olacak. Bankaların kârlılık oranları düşecek.

TCMB’nin enflasyon hedefleri: 2024 sonu yüzde 36 ve 2025 sonu yüzde 14, şu aşamada gerçekçi değil. Enflasyondaki aşırı yüksek seviyenin önümüzdeki iki senede daha sürdürülebilir (ancak halen çok yüksek) yüzde 25-30 aralığına inme penceresinin açıldığı bu dönemde sıcak para girişlerinin kalıcı hale getirilmesi önemli. Türkiye ekonomisinin yeniden kaliteli doğrudan yatırımları çekmesi gerekli. Bu da dikkatleri hızla maliye politikasına döndürüyor zaten.

Şimşek’in vaatler listesi içinde Mayıs bitmeden açıklanacak bir tasarruf önlemleri listesi ve yapısal reform adımları listesi var.

Yazının tamamı burada.

 

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • ING’den Türkiye Analizi: Dış Ticaret Açığındaki Artış Cari Dengeyi Zorlayabilir

    ING Global’e göre jeopolitik risklerdeki artış ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye’nin cari dengesi üzerinde baskı yaratabilir. Banka, dış ticaret açığındaki büyüme, turizm gelirlerinde yaşanabilecek olası kayıp ve artan altın ithalatının cari açık görünümünü olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

  • Yabancı Yatırımcılar Hissede Net Satışa Geçti

    Yabancı yatırımcılar, 6 Mart ile biten haftada hisse senedinde 755,6 milyon dolar ve tahvilde 1,72 milyar dolarlık satış gerçekleştirdi. Böylece, 13 haftadır süren kesintisiz hisse alımının ardından yabancı yatırımcılar bu hafta hisse tarafında net satışa geçmiş oldu.

  • TCMB Toplam Rezervleri Mart Başında Sert Düştü: 197,5 Milyar Dolara Geriledi

    Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 6 Mart haftasında 12,8 milyar dolarlık düşüşle 197,5 milyar dolara geriledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haftalık para ve banka istatistiklerine göre, brüt döviz rezervleri 6 Mart itibarıyla 10,7 milyar dolar azalarak 62,8 milyar dolara indi. Önceki hafta, 27 Şubat’ta bu rakam 73,4 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Visa’dan Çarpıcı Araştırma: Türkiye’de Banka Şubesi Bağımlılığı Azalıyor

    Visa’nın 2026 Finansal Hizmetler Araştırması, Türkiye’nin Avrupa’nın en hızlı dijitalleşen ödeme ekosistemlerinden birine sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırma, fiziksel banka şubelerine olan ihtiyacın azalırken, temassız ve karekodlu ödemelerin günlük hayatın vazgeçilmez parçaları hâline geldiğini gösterdi.

  • Gündeme Bomba Gibi Düşen İddia: Soma Termik Santrali Satılıyor mu?

    Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), Konya Şeker’in (Torku) işlettiği Soma Termik Santrali’nden olan alacağını tahsil etmek için yeni yollar arıyor. İddiaya göre, santrale ilişkin borç uzun süredir ödenememiş ve faizleriyle birlikte yaklaşık 24 milyar TL’ye ulaşmış durumda.

  • SON DAKİKA! TCMB Faiz Kararını Açıkladı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), mart ayı toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmedi. Banka, bir hafta vadeli repo ihale faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Ekonomistlerin büyük çoğunluğu da faiz oranının bu seviyede korunmasını bekliyordu.

  • Euro Kuru Yeniden Yükseldi: 13 Mart’tan İtibaren İlaç Fiyatlarına Yeni Zam Geliyor

    İlaç fiyatlarına, kullanılan Euro kurundaki güncelleme nedeniyle bu geceden itibaren zam yapılacak. Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, ilaç fiyatlarının hesaplanmasında kullanılan Euro kuru güncellendi. Mevcut 25,3346 TL olan Euro, 13 Mart 2026 Cuma günü saat 00.00’dan itibaren yüzde 6,5 artışla 26,8767 TL’ye çıkacak.

  • Bakan Kurum, Kira Sorununa Çözümü Açıkladı: İstanbul’a Özel ‘Kiralık Konut Projesi’ Hayata Geçirilecek!

    İstanbul’da kira fiyatlarının hızla yükselmesi milyonlarca kiracının en büyük sorunu olmaya devam ederken, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) projeleriyle ilgili yeni bir açıklama geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’a özel kiralık sosyal konut projesinin devreye alınacağını belirterek kira fiyatlarını dengelemeyi hedeflediklerini söyledi.

  • Türkiye’de Yaşlı Nüfus Artarken 65 Yaş Üstünde İşgücüne Katılım Yükseliyor

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfus artmaya devam ederken, 65 yaş ve üzeri bireylerin işgücüne katılım oranında da yükseliş gözleniyor. 2024 yılında yaşlıların işgücüne katılım oranı yüzde 13,1’e ulaşırken, istihdamın sektörel dağılımında tarımdan hizmet sektörüne doğru belirgin bir kayma yaşandığı görülüyor.

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

Benzer Haberler