Sosyal Medya

Genel

Sadakat Programları Bankacılık Sektöründe Müşteri Etkileşiminin Temel Aracı Olarak Üstünlüğünü Sürdürüyor

Advertorial   Her iki kişinin ortalama beş banka hesabına sahip olduğu bankacılık sektörünün dinamik ortamında, finansal kuruluşlar arasındaki rekabet her…

Sadakat Programları Bankacılık Sektöründe Müşteri Etkileşiminin Temel Aracı Olarak Üstünlüğünü Sürdürüyor

Advertorial

 

Her iki kişinin ortalama beş banka hesabına sahip olduğu bankacılık sektörünün dinamik ortamında, finansal kuruluşlar arasındaki rekabet her geçen gün yoğunlaşıyor. Bu heyecanın ortasında bankalar, müşterilerini elde tutmak için farklı stratejiler uyguluyor ve bunların arasında sadakat programları en büyük potansiyele sahip araç olarak öne çıkıyor.

 

Banka Sadakat Programlarının Popülaritesinin Artırılması

Banka sadakat programları artık yükselişte. 2023 Finnoscore raporu, bankacılığın gelişen ortamına ışık tutarak uzun vadeli müşteri ilişkileri geliştirmenin büyük önemini vurguladı. 200’den fazla bankanın incelendiği ve 300’den fazla veri noktasının değerlendirildiği rapor, dikkate değer bir eğilimin altını çiziyor: Müşteri sadakat programlarının önemindeki artış. 2023’te bankaların %67’si bu tür programları benimsedi. Bu oran, bir önceki yıldaki %58’e göre önemli bir sıçrama oldu.

Sadakat Programları Bankalar İçin Ne İfade Ediyor?

Banka sadakat programlarının faydaları müşteri memnuniyetinin ötesine geçti. McKinsey & Company tarafından yapılan bir araştırmaya göre sadakat programlarına kayıtlı müşteriler, üye olmayanlara kıyasla yılda %12-%18 artan oranlarda gelir artışı sağlıyor. Dahası, Bond Brand Loyalty tarafından hazırlanan bir rapor, genellikle bir bankanın müşterilerinin en üst %10’unu oluşturan üst düzey sadakat üyelerinin, bir firmanın toplam gelirinin %80’ine kadarını sağlayabileceğini gösteriyor.

Sadakat programları, aynı zamanda etkileşimin ve müşterilerin yaşam boyu değerinin artmasına ve analitik yoluyla tüketici davranışına ilişkin değerli içgörülere katkıda bulunur. Dahası, sadakat programları kulaktan kulağa pazarlama için katalizör görevi görüyor. Memnun müşterilerin bankayı başkalarına tavsiye etme olasılığı %70 daha fazla olduğu için bankanın itibarı ve gelir akışı artıyor.

Promocodius Proje Müdürü Alisa Sklyarova, sağlanan tüm verileri dikkate alarak sadakat programlarının şu an itibarıyla bankacılık sektöründe müşteri etkileşiminin ana kanalları olduğunu öne sürüyor. Her bankanın sahip olduğu tüm özellik ve avantajlara rağmen müşteriler sadakat programlarında bulunabilecek ek avantajlar arıyor. Bu, promocodius.com uzmanları tarafından yapılan bir anketin sonuçlarıyla da doğrulanıyor.

Türk Bankalarının Cevabı Ne?

Türk bankacılığının dinamik ortamında sadakat programları müşteri çekme ve elde tutmada önemli bir rol oynuyor. Önde gelen üç Türk bankası; yani Garanti BBVA, Akbank ve İş Bankası, farklı müşteri ihtiyaç ve tercihlerine hitap edecek şekilde tasarlanan farklı sadakat programları sunuyor.

Garanti BBVA’nın sadakat programı Bonus, kapsamlı ödül sistemiyle dikkat çekiyor. Bonus üyeleri, Bonus kredi kartlarını kullanarak yaptıkları her işlemde puan kazanıyor ve bu puanları daha sonra ortak iş yerlerinde indirimler, seyahat milleri ve para iadesi seçenekleri dahil olmak üzere çok çeşitli ödüller için kullanabiliyor. Programda ayrıca genel müşteri deneyimini geliştiren özel teklifler ve promosyonlar da yer alıyor. Bonus puanların genellikle Garanti BBVA ekosistemi içerisinde düzenli katılımı ve harcamayı teşvik eden bir geçerlilik süresi bulunuyor.

Akbank’ın Axess sadakat programında esneklik ve sadelik ön planda. Axess üyeleri, kredi kartlarıyla yaptıkları her alışverişte seyahat çeki, elektronik eşya ve hediye kartı gibi çeşitli ödüllere kolaylıkla dönüştürülebilecek Axess puan kazanıyor. Akbank, önde gelen perakendeci ve markalarla sık sık işbirliği yaparak üyelerine özel indirim ve ayrıcalıklar sunuyor. Axess programı, müşterilere netlik ve kullanım kolaylığı sağlayan şeffaf şartlar ve koşullara sahip.

İş Bankası’nın Maksimum sadakat programı, çok yönlülüğü ve erişilebilirliğiyle öne çıkıyor. Maksimum kart sahipleri, her işlemde puan biriktirerek seyahat, alışveriş ve yemek dahil birden fazla kategorideki ödülü kullanabiliyor. İş Bankası sık sık Maximum üyelerine özel promosyon ve etkinlikler düzenleyerek topluluk ve katılım duygusunu geliştiriyor. Ek olarak, Maksimum puanlar sıklıkla havayolu sadakat programlarına aktarılarak bunların değeri ve faydası daha da artırılıyor.

Sonuç olarak, banka sadakat programları bankacılık sektöründe müşteriyi elde tutma stratejilerinin temel taşını temsil ediyor. Bankalar, stratejik uygulama ve sürekli yenilik yoluyla ilişkileri sağlamlaştırmak, gelir artışını artırmak ve rekabetin giderek arttığı bir ortamda önde kalmak için bu programlardan yararlanabilir.

 

Promocodius.com ile işbirliği içinde hazırlanan materyal

BAKMADAN GEÇME

  • Alman Ekonomisi 2022’den Bu Yana İlk Kez Büyüdü 

    Almanya ekonomisi, iki yıl süren daralmanın ardından 2025’te yeniden büyümeye geçti. Gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) yüzde 0,2 artarken, toparlanmanın ana itici gücü hanehalkı tüketimi ve kamu harcamaları oldu. Buna karşın sanayi, inşaat ve ihracat cephesindeki zayıflık sürüyor. Ekonomistler, mali genişlemenin büyümeyi destekleyeceğini kabul ederken, kalıcı toparlanma için yapısal reform ihtiyacına dikkat çekiyor.

  • Elektrikli Araçlar Devrimi Geride Kaldı

    Ünlü finans yorumcusu Patrick Boyle'un videosuna dayalı kapsamlı analiz. Ford'un milyarlarca dolarlık zararı, Tesla'nın strateji değişikliği ve Çin'in batarya savaşı galibiyeti elektrikli araç pazarını kurutuyor.

  • Petrol Fiyatları Sert Düştü: ABD–İran Gerilimi Yumuşarken Piyasalar Arz Fazlasına Odaklandı

    Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki askeri gerilim ihtimalinin zayıflamasıyla birlikte sert düşüş yaşadı. Brent petrol yüzde 4’ün üzerinde gerileyerek haftalık kazançlarının büyük bölümünü geri verirken, piyasa odağını yeniden jeopolitik risklerden küresel arz fazlası sinyallerine çevirdi. ABD stok verileri ve Venezuela’nın ihracata dönüş ihtimali, düşüşü hızlandıran unsurlar oldu.

  • ANALİZ: 2025 Bütçe Yılı Analizi: Mali Disiplinde Beklentileri Aşan Performans 

    Türkiye ekonomisi için kritik bir dönemeç olan 2025 yılı, merkezi yönetim bütçesi açısından piyasalara "hoş bir sürpriz" yaparak kapandı. Aracı kurumların son raporları, bütçe disiplininin dezenflasyon sürecine beklenenden daha güçlü bir destek verdiğini ortaya koyuyor. Özellikle bütçe açığının GSYH’ye oranının %3 barajının altında kalması, makroekonomik istikrar açısından dönüm noktası olarak görülüyor. İşte Gedik Yatırım, İş Bankası ve Şeker Yatırım’ın verilerinden yola çıkarak hazırladığımız kapsamlı 2025 bütçe analizi.

  • En Düşük Emekli Aylığı 20 Bin TL’ye Yükseltiliyor: Düzenleme TBMM Komisyonu’ndan Geçti

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, en düşük emekli aylığının artırılmasını da kapsayan kanun teklifinin görüşmeleri tamamlandı. Görüşmelerin ardından, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye yükseltilmesini öngören madde komisyonda kabul edildi.

  • Tüketici Güveni Aralık Ayında Artış Gösterdi

    Bloomberg HT Tüketici Güven Endeksi, Aralık ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 1,42 artış göstererek 75,85 seviyesine yükseldi. Endekste artış eğilimi sürerken, öncü endekse göre sınırlı bir gerileme dikkat çekti.

  • Goolsbee: “Merkez Bankası Bağımsızlığı Aşınırsa Enflasyon Patlar”

    Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, CNBC’ye verdiği röportajda, son dönemde Fed’e ve Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik siyasi ve hukuki baskıların enflasyon açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.

  • Bakanlık Duyurdu: Bütçe Açığı 528,1 Milyar TL’ye Ulaştı

    2025 yılının Ocak–Aralık döneminde merkezi yönetim bütçesi, 14 trilyon 634,6 milyar TL harcama ve 12 trilyon 835,5 milyar TL gelir ile tamamlandı. Bu dönemde bütçe açığı 1 trilyon 799,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Aralık ayında ise bütçe açık verdi.

  • TCMB Başkanı Karahan: Dezenflasyonda Ana Eğilim Güçleniyor

    Merkez Bankası Başkanı Karahan, Londra ve New York’ta uluslararası yatırımcılarla bir araya gelerek Türkiye’nin yeni yol haritasını paylaştı. Dezenflasyon sürecinde ana eğilimin güçlendiğini vurgulayan Karahan, kısa vadeli dalgalanma riskine karşı "ihtiyatlı ve veri odaklı" kalmaya devam edecekleri mesajını verdi. Küresel finans dünyasının kalbi olan Londra ve New York’ta gerçekleştirilen yatırımcı toplantılarında, Türkiye’nin para politikasına dair kararlılık bir kez daha teyit edildi. TCMB Başkanı Fatih Karahan tarafından sunulan projeksiyonlarda, fiyat istikrarı hedefine ulaşana kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağı ve herhangi bir sapma durumunda ek sıkılaşma adımlarının atılabileceği vurgulandı.

  • MetroPOLL’den “Toplumsal Tükenmişlik ve Güven” Raporu: Güvensizlik ve Yorgunluk, Türkiye’nin Duygusal Tablosunu Şekillendiriyor”

    MetroPOLL’ün 2025 sonu verileriyle hazırladığı rapor, Türkiye’de “toplumsal tükenmişlik” tablosunu ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek düzeyde tükenmişlik yaşarken, her iki kişiden biri son bir yılda psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtti. MetroPOLL Araştırma’nın 2025 yılı sonu verileriyle hazırladığı "Toplumsal Tükenmişlik ve Güven" raporu, Türkiye’nin ağır bir duygusal yorgunluktan geçtiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek veya çok yüksek tükenmişlik yaşıyor. Seçmenlerin neredeyse yarısı "hiçbir yere güvenmeyenler" sınıfında yer alırken, özellikle gençler arasında ülkeden gitme isteği "ana akım" bir düşünceye dönüşmüş durumda.

  • TCMB Rezervleri Yükseldi: Swap Hariç Net Rezerv 70,1 Milyar Dolara Çıktı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt rezervleri, 9 Ocak 2026 ile biten haftada 196,1 milyar dolara yükseldi. Önceki hafta bu rakam 189,1 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

  • WEF’in 2026 Küresel Riskler Raporu’ndan Kritik Analiz: Dünya Ekonomisini Zorlu Bir Dönem Bekliyor

    Dünya Ekonomi Forumu’nun (WEF) Davos’ta gerçekleştireceği toplantılar öncesinde yayımlanan Küresel Riskler 2026 Raporu, dünya ekonomisini tehdit eden unsurları gözler önüne serdi. Rapora katkı sunan katılımcılar, önümüzdeki iki yıla ilişkin beklentilerini “Çalkantılı ve fırtınalı” olarak tanımlarken, küresel ölçekte en ciddi riskin jeopolitik gerilimler olduğuna dikkat çekti.

  • TÜİK: İnşaat Üretimi Kasım Ayında Yıllık Yüzde 22,3 Arttı

    Türkiye’de inşaat üretimi Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,1 oranında gerilerken, yıllık bazda yüzde 22,3 artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayına ilişkin inşaat üretim endeksi verilerini yayımladı.

Benzer Haberler