Sosyal Medya

Ekonomi

Recep Erçin:  Seçmenin mesajı – Faturayı bana kesme!

Bundan sonra yapılacak en hatalı iş Mehmet Şimşek kaptanlığında yürütülen dezenflasyon programına ceza kesmek olur. Çünkü ekonomide yaşanan çalkantı halihazırda sürekli program değiştirmekten kaynaklanıyor. Bir öyle bir böyle yapınca motor arızalanıyor.

Recep Erçin:  Seçmenin mesajı – Faturayı bana kesme!

Aydınlık Yazarı merhum Nazif Ekzen ile bir sohbetimizde mealen şöyle demişti: Türkiye’de sağ iktidarlar genelde genişlemeci politikalarla savurgan davranırlar. Daha sonra ülke tipik krizine girer. İktidar değişir. Sosyal demokrat hükümetler ise faturayı öderler ama bu kez vatandaş cezayı harcayana değil ekonomiyi toparlayana keser. Çünkü fatura halka çıkınca, ceza da faturayı ödetene kesilir. Faturayı kabartana değil. Belki de ilk defa bu iktidar döneminde bu böyle olmayacak.

 

Nazif Ekzen hoca haklı çıktı. Geçen 5-6 yıllık süreçte uygulanan genişlemeci politikaların yarattığı enflasyonist etki geniş halk kitleleri nezdinde yoksullaşmayı artırırken, belli bir azınlık bundan fayda sağladı. Nihayetinde geçen günlerde çeşitli medya sitelerinde yer alan Hurun Küresel Zenginler Listesi’ne göre Türkiye’de 25 dolar milyarderi bulunuyor. İstanbul 22 dolar milyarderi ile dünyada 26. sırada.

İLAÇ TEDAVİSİ SANDIĞA YANSIDI

Halkın refahındaki erime geçen mayıs seçimlerinde neden sandığa yansımadı? Çünkü depremin sıcaklığı sürüyordu ve hem Hazine ve Maliye Bakanlığı hem de Merkez Bankası benim dar alanda sıkı markaj kambiyo rejimi olarak adlandırdığım politika ile dövizi tutuyordu. Ücretliler tarafında da henüz ciddi bir refah kaybı yoktu. Fakat seçimden sonra Merkez’de yönetim değişince mekanizma boşaldı. Başkan yardımcıları atanınca durum toparlandı. Bütçeyi toparlamak için de akaryakıt dahil vergi zamları yapılınca ikinci bir enflasyonist dalga geldi. O dalgaya karşı ücret artışları bir süre yeterli kalsa da yılbaşında bilhassa emekliler nezdinde beklentiler karşılanamadı.

Asgari ücret sonrası zamlar ve kurdaki aşırı hareketlilik vatandaşta olumsuz bir algı yarattı. Enflasyonist dönemde zenginleşen kesime dokunmak yerine geniş halk kitlelerine fatura çıkınca ceza sandıkta iktidara kesildi. Elbette yanlış adayların belirlenmesi ve hukuk tarafındaki krizler de etkili oldu. Borsa tarafında beklenen hareketin yaşanmaması yüzünden ileriye dair olumlu bir beklenti oluşturulamadı.

VATANDAŞIN TAKATİ YOK

Vatandaş nihayetinde şu mesajı verdi: ben diyetimi ödedim, şimdi zenginleşen kesime bedel ödetin!

Bundan sonra yapılacak en hatalı iş Mehmet Şimşek kaptanlığında yürütülen dezenflasyon programına ceza kesmek olur. Çünkü ekonomide yaşanan çalkantı halihazırda sürekli program değiştirmekten kaynaklanıyor. Bir öyle bir böyle yapınca motor arızalanıyor. Haliyle ehveni şer olan dezenflasyon programı mevcut serbest piyasa düzeninde elimizdeki yegane araç. Bu program sürdürülürken geniş halk kesimlerinin boğazını sıkmak yerine sermaye kesimine fatura kesilmeli. Enflasyonist dönemde kârına kâr katan, ranttan zenginleşen, keyfi fiyatlamalarla kazanç sağlayanların üstüne gidilmeli. Vatandaşın daha fatura ödeyecek takati yok. Enflasyonla mücadele programı bu çerçevede devam ederse vatandaşın hayrına olur. Aksi halde kurt kışı geçirir ama yediği ayazı bir sonraki seçime kadar unutmaz.

 

HİZMET GİDİP RÜŞVET GELİNCE…

Diğer yandan işin bir başka boyutu da var. Bir rüşvet düzeninden söz edilir oldu. Yargıda, emniyette borsalar kurulduğu iddia ediliyor. Vatandaş eskiden hizmetten söz ederken şimdi rüşvetten söz eder oldu. Bu ne boyuttadır bilemeyiz ama ivedilikle Cumhurbaşkanlığı denetiminde bir geniş soruşturma başlatılmalı diye düşünüyorum.

 

Kiralara getirilen sınırlama da mülk sahiplerini memnun etmezken, kurallara uymayan ev sahipleri cezalandırılmayınca kiracılar da memnun edilemedi. Bir de tabi halka temas eden başkanlar seçimin kazananı oldu. Çakarlı araçlarla seçim konvoyu yapanlar değil halk lokantası açanlar, kreş açanlar yani sosyal belediyecilik. Ak Parti açısından bu yerel seçimde güzel bir örnek de yok değil. Mesela iş bilmeyen PR ajanslarına para akıtan başkan ve başkan adayları yerine halkla iç içe görev yapan, makam koltuğunda oturmak yerine sahada çalışan Güngören Ak Parti Belediye Başkanı Bünyamin Demir örnek oldu. Bilmem anlatabildim mi?

 

Yazarın izniyle Aydınlık’tan yeniden yayınlandı

BAKMADAN GEÇME

  • Konkordato Takip: Bir dev, çok sayıda orta ölçekli firma da kervana katıldı

    2025 yılının ekonomi basınında en sık yer alan gündem maddelerinden biri konkordato ve iflaslar. Geçen sene pandemiden bu yana rekor kırılırken, bu yılda da şirketlerde yaprak dökümü devam ediyor. Birçok uzman açısından sayı olarak patlayan konkordato ve iflaslar, ekonomide yaşandığı iddia edilen ağır çekim çözülmenin yüzeye yansıması.

  • Konut Piyasasında 2026 Rotası: Fiyatlar ve Talep Yeniden mi Şekilleniyor?

    Türkiye gayrimenkul sektörü, son yılların en çalkantılı dönemlerinden birini geride bırakarak 2026 yılına giriyor. 2022-2024 yılları arasındaki "fiyat patlaması" ve 2025 yılındaki "reel düzeltme" dönemlerinden sonra, piyasa şimdi daha rasyonel bir dengenin izini sürüyor. Sektörün önde gelen analistleri ve veri devleri, 2026’nın bir "fiyat balonu" yılı değil, "ertelenmiş talebin dönüşü" yılı olacağına işaret ediyor.

  • Emekli maaşlarında yeni polemik: Çok uzun yaşıyorlar, iyi besleniyorlar

    En düşük emekli maaşının 20 bin lirada kalması ve asgari ücretin 28 bin 75 liraya yükselmesiyle milyonlarca emekli açlık sınırının altına sıkışırken, iktidar cephesinden gelen açıklamalar yeni bir polemiği tetikledi. AKP’li bir milletvekilinin “emekliler uzun yaşıyor” gerekçesi, siyasi tartışmayı alevlendirirken; veriler, emeklilerin uzun yaşamasından çok yetersiz beslenme ve sağlık riskleriyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

  • Parayı Anlama Rehberi II

    Parayı Anlama Rehberi II Hazine’nin gün içinde gerçekleştirdiği üç temel işleme yakından bakalım. Hazine, ana hesabını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası…

  • Allianz GI 2026 Raporu: Gelişmekte Olan Piyasalarda İkinci Bahar

    Küresel makroekonomik dengeler, gelişmekte olan piyasalar lehine dönmeye devam ediyor. ABD ekonomisinin sert bir resesyon yerine "yumuşak iniş" senaryosunu takip etmesi, Fed’in faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi ve likidite koşullarının pozitif seyri, 2026 yılının başında risk iştahını yüksek tutuyor.

  • ANALİZ: Wall Street Trump’ın Maceracılığını Cesaretlendiriyor

    Washington’dan gelen sert ve sarsıcı başlıklara rağmen Wall Street sakinliğini koruyor. Fed’in bağımsızlığına yönelik tartışmalar, İran ve Grönland kaynaklı jeopolitik riskler ve yeni ticaret tehditleri piyasaları kalıcı biçimde sarsmazken, güçlü risk iştahı ABD Başkanı Donald Trump’ın daha agresif ve sınırları zorlayan bir politika gündemi izlemesi için alan açıyor.

  • ABD’nin Grönland Çıkışı Ticaret Savaşını Tetikleyebilir 

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ilhak etmeye yönelik söylemleri, Avrupa Birliği ile ABD arasında yeni bir ticaret savaşı riskini gündeme taşıdı. Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure, böyle bir adımın transatlantik ekonomik ilişkileri ciddi biçimde zedeleyebileceği uyarısında bulunurken, analistler olası yaptırımların piyasaları sarsabileceğini belirtiyor.

  • TCMB Rezervlerinde Ocak Coşkusu,  Yabancı Alım Yapıyor

    9 Ocak haftası verileri ve 14 Ocak tarihli analitik bilanço tahminleri, TCMB’nin swap hariç net rezervlerinde ve yabancı yatırımcı girişlerinde çok güçlü bir performansa işaret ediyor. Özellikle altın fiyatlarının olumlu etkisiyle birleşen döviz girişleri, rezervlerdeki iyileşmeyi kalıcı bir trende dönüştürmüş durumda. Yabancı yatırımcılar da 2026'ya Türkiye varlıkları alarak girdi. 

  • Fitch Raporu: Küresel Arz Fazlası, Jeopolitik Risklerin Önüne Geçiyor

    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, petrol piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendiren kritik bir rapor yayımladı. Rapora göre, Orta Doğu ve…

  • Şişecam, 7 Yıl Vadeli 500 Milyon Dolarlık Eurobond İhracını Tamamladı

    Şişecam, uluslararası yatırımcılar ve finansal kuruluşlara yönelik olarak 7 yıl vadeli ve 500 milyon dolar tutarında bir eurobond ihracı gerçekleştirdiğini…

  • Koleksiyon Planlamasında AI Kullanımı: Veri Odaklı Tasarımın Yükselişi

    Moda dünyasında koleksiyon planlaması, yaratıcılıkla analitik düşüncenin dengeli biçimde bir araya geldiği en kritik süreçlerden biri. Günümüzde, hemen her alanda olduğu gibi, moda sektöründe de AI (Artificial Intelligence – Yapay Zeka) kullanımı git gide daha da yaygınlaşıyor. SARAR Group Yönetim Kurulu üyesi Sara Sarar, bu makalemizde, koleksiyon planlamasında yapay zeka kullanımından bahsetti.

  • ABD Sanayi Üretimi Aralık’ta Güçlü Artış Gösterdi

    ABD’de Aralık ayına ilişkin sanayi üretimi verileri beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Buna göre sanayi üretimi Aralık ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 0,4 artarak, yüzde 0,1 seviyesindeki piyasa beklentisini geride bıraktı. Fed verilerine göre Kasım ayında sanayi üretimi yüzde 0,4 artış göstermişti. Yıllık bazda sanayi üretimindeki artış ise yüzde 2 olarak kaydedildi.

  • Küresel Piyasalarda Risk İştahı Zirvede: Hisse Fonlarına 45 Milyar Dolarlık Dev Giriş

    Yatırımcılar nakit varlıklardan hızla uzaklaşarak hisse senetlerine yöneldi. 14 Ocak ile biten haftada küresel hisse senedi fonları, 45,59 milyar dolar…

Benzer Haberler