Sosyal Medya

Borsa

Bir Bankanın hikâyesi: Likidite ve Durasyon Riski; Bankaya hücum

SVB Financial Group, Cuma günü 2008 mali krizinden bu yana batan (fona devredilen) ABD’nin en büyük bankası oldu. Silikon Vadisi…

Bir Bankanın hikâyesi: Likidite ve Durasyon Riski; Bankaya hücum

SVB Financial Group, Cuma günü 2008 mali krizinden bu yana batan (fona devredilen) ABD’nin en büyük bankası oldu. Silikon Vadisi Bankası (SVB) ABD banka büyüklükleri listesinde 16. sırada yer alırken, aynı zamanda büyüklük itibariyle de en büyük ikinci batık olarak tarihe geçti.

SVB’nin Cuma günü çöküşü küresel mali piyasalarda ciddi bir çalkantı ve endişe yaratırken, Pazar gece geç saatlerde ağırlıklı olarak kripto para işlemlerine aracılık eden liste sıralamasında 33. büyük banka konumunda Signature Bank da kapatıldı. ABD otoriteleri, hafta sonu yaşanan türbülansı  kontrol etmek adına çaba göstermek suretiyle tüm sorunlu yapıları kontrollü bir şekilde ele alarak sistemik bir soruna sebebiyet vermemeye özen gösterdiklerini anlıyoruz. Bu bağlamda, FED ve Amerikan Hazinesi, SVB’nin tüm mevduat sahiplerinin bugün mevduatlarına erişebileceğini duyurdu. Sigortasız mevduatların da bu kapsama alınması, kapsamlı bir kurtarma anlamı taşıyor.

Yaşanan baş döndürücü 72 saati ya da adım adım çöküşün giden yolun ayak izlerini gelin hep birlikte analiz ederek bültenimize başlayalım. SVB’nin Cuma günü kapatılması ve bankacılık düzenleyicileri tarafından devralınmasının ardında, FED’in faiz oranlarını yükseltmesinin büyük bir payı olduğunu peşinen söylemem gerekiyor. Enflasyonla mücadele kapsamında geçen yılın başında rekor düşük seviyelerde olan politika faizini 450 baz puan yükselten FED, hâliyle krediyi ulaşımı daha da pahalı hâle getirince, risk iştahı da hızlı bir şekilde azalıyor. Bankanın birincil müşterilerinin, adından da anlaşılacağı üzere girişim odaklı borç (start-up) müşterileri olduğunun altını bir kez daha çizelim.

Yükselen faiz oranları, birçok yeni girişim için ilk halka arz piyasasının kapanmasına ve özel kaynak yaratmayı daha maliyetli hâle getirmesine neden olduğundan, SVB müşterileri likidite ihtiyaçlarını karşılamak adına son dönemlerde Bankadan para çekmeye başladıklarını görebiliyoruz. Aşağıdaki grafikten de açık bir şekilde görülebileceği üzere, Bankanın son güncel bilançosuna göre, mevduat tabanında kompozisyon değişikliği ve beraberinde son bir yılda azalma görüyoruz. Bunu biraz açalım… Sigortalı mevduat (bizdeki karşılığı ile sigorta mevduat fonuna tabii) (ABD’de bu rakam $250bin) yani tabana yaygın mevduat azalmaya başlarken, sigortasız (büyük mevduatlar) ise artmaya başlamış. Daha somut verilerle, sigortasız mevduatın oranı toplam içerisinde %84!

SVB geçen hafta müşterilerinin para çekme işlemlerini karşılamanın yollarını aramaya başlaması ile, yine aşağıda grafiken de görüleceği alım satım amaçlı portföyünde bulunan çoğunluğu da ABD Hazine tahvilinden oluşan yaklaşık 21 milyar dolarlık portföyü satıyor. Söz konusu portföy, mevcut 10 yıllık ABD Hazine getirisinin (şu anda getiri ~ %4) çok altında ve ortalama %1,79 getiri sağlıyordu. Satılan bu portföy, sermaye artırımı yoluyla doldurması gereken 1,8 milyar dolarlık bir zararı da Bankanın kabul etmesine neden oldu.

Akabinde, SVB Perşembe günü, fon açığını doldurmak adına 2,25 milyar dolar büyüklüğünde adi öz sermaye ve tercihli dönüştürülebilir hisse senedi satacağını duyurdu. Yatırımcılar, mevduat çekme işlemlerinin Bankayı daha da fazla sermaye arttırmaya yöneltebileceği endişesi ile hızla SVB hisselerinde satıcı konuma geçerken, SVB’nin hisse fiyatı da saatler içinde %60 düştü!

SVB, şirketin satışı da dâhil olmak üzere alternatif finansman bulmak için Cuma günü çabalasa da, günün ilerleyen saatlerinde Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC), SVB’nin kapatıldığını ve kayyum atandığı duyurdu. Bankanın bugün açılacağı ve ‘sigortalı’ mevduat sahiplerine ödeme yapılacağını okusak da, gece geç saatlerde gelen haberlere göre, FED ve Amerikan Hazinesi, SVB’nin tüm mevduat sahiplerinin bugün mevduatlarına erişebileceğini duyurdu. ‘Sigortasız’ mevduatlara da bu imkânın sağlanması, kapsamlı bir kurtarma anlamına geliyor.

Şimdi işin magazin boyutunu bir kenara bırakarak, bankacı kimliğimle tesbitlerimi sıralamak isterim. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, pandemi süresince uygulanan ultra-gevşek para ve maliye politikalarının neden olduğu acı tablo ile bir kez daha yüzleşiyoruz. SVB’nin mevduatları ve hâliyle tahvil portföyü pandemi döneminde (!) hızla büyümüş. Mevduatlar 3 kattan fazla artarken, tahvil portföyü neredeyse 4 kat artmış. Elbette bu noktada, pandemi sonrası yaşanan kolay para döneminde (ultra-gevşek para politikaları) Amerikan bankacılık sisteminin genelinde sert bir büyüme yaşandığını göz ardı etmesek de, SVB’nin çok daha hızlı ‘koştuğunun’ altını çizmemiz gerekiyor.

Pekâlâ, çok hızlı büyüme kötü bir şey mi? Cevap kesinlikle hayır olsa da, SVB büyürken risk yönetimi ilkelerini göz ardı etmiş! FED faizleri kocaman adımlarla artırırken, SVB’nin risk yönetim takımı, koca bilançoyu hiç hedge etmeden (faiz riskini swaplamadan) süreci âdeta izlemiş. Kısa vadeli, tabana yaygın olmayan ve hatta büyük mevduatlarla yönelen bankanın uzun vadeli tahvil portföyünde yaşanan vade uyumsuzluğu (maturity mismatch) ve son bir senede sert artan faizler (faiz arttıkça, tahvilin fiyatı düşüyor) Bankanın alım satım amaçlı portföyün ciddi bir zarar yazmasına neden oluyor. En son tahlilde yaşanan mevduat çıkışları da bank-run (bankaya hücum) yaratınca, SVB’nin uzun vadeli tahvil portföyünde zarar kes (S/L) uygulayarak satması, sermaye açığını ortaya çıkıyor.

Sermaye açığını kapamak için hisse satış yoluyla sermaye artırmak istiyor ama bunu da başaramıyor. California bankacılık düzenleyicileri, 2022’nin sonunda 209 milyar dolarlık varlığa sahip olan bankanın, mudilerin tek bir günde 42 milyar dolar çekip iflas etmesiyle bankaya hücum görünce (bank-run) Cuma günü Silikon Vadisi Bankası’nı kapattı. Kaçınılmaz son bu şekilde gerçekleşiyor. Likidite/durasyon riski ve sonucunda ortaya çıkan “bankaya hücum” olgusunu birlikte büyük bir risk yönetim zafiyeti olarak okuyoruz.

Bu arada not etmeliyim ki, SVB’nin 48 saatten daha kısa bir sürede uçurumdan aşağıya sürüklemesi tamamen sürpriz bir durum. Neden mi dersiniz, banka için sadece bir kurum ‘sat’ tavsiyesi verirken, onlarca kurum ‘al’ hatta ‘ağırlık artır’ tavsiyesi vermiş. Dahası, ağırlık artır tavsiyesi veren kurumlar arasında, son dönemde USDTRY kuru için seçim sonrası Millet İttifakı’nın zafer durumunda 14 kur seviyesi öngören ABD’nin en büyük 4. bankası Wells Fargo da var!

Herkesin ortak sorusu, yaşananlar diğer bankalara sirayet edebilir mi? Acaba Lehman Brothers tarzı bir durumla mı karşı karşıyayız? Konu çok sıcak olsa da ve sorunun cevabını ‘zannetmiyorum’ olarak vermek isterim. Keza, bu defa sorun 2008 küresel mortgage krizine göre çok farklı. Yine de, bank-run kavramına göre bu riskin sıfır da olmadığının altını çizmek isterim. ABD yönetimi, 2008 tarzı bir mali krize dair çok az işaret gördüklerini söylerken, ABD Hazine Bakanı Yellen ve Beyaz Saray, ABD bankacılık sisteminin 2008 mali krizinde olduğundan daha dayanıklı olduğunu kaydetti.

Şimdi gelelim piyasa yansımasına. En büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P500 endeksi geçen hafta %4,6 düşerek bu yılki kazanımlarını neredeyse silerken, Wall Street’in korku göstergesi olarak bilinen VIX (CBOE Oynaklık Endeksi) son 4 ayın en yüksek seviyesine geldi. İki yıllık ABD tahvil getirisi, geride bıraktığımız haftanın son 2 iş gününde 50 baz puan geriledi! Bu hareketi çok açık bir şekilde, güvenli limana kaçış olarak da okuyabiliriz.  Yatırımcılar, SVB’nin sıkıntıya girmesi ve beraberinde ABD tahvil faizlerinin sert gerilmesi ile Cuma günü altına hücum edince, ons altın yaklaşık bir ayın en yüksek seviyesi olan 1,900 dolara kadar neredeyse yükseldi. Dijital altın, nam-ı diğer Bitcoin, her ne zaman bankacılık sektörü ile ilgili bir sorun baş gösterse (!) yükseldiğini biliyoruz. Bu minvalde bu sabah Bitcoin’in de yeniden 22bin doların üzerine çıktığını not etmemiz gerekiyor.

ABD tahvil faizlerinde görülen aşağı yönlü bu sert hareketi, FED’in bundan sonra aynı agresiflikte sıkılaştırma yapmasının da önüne geçeceğini düşünüyoruz. Piyasa fiyatlamasına göre, FED’den beklenen en yüksek faiz oranı da hızla %5,7 seviyesinden %5,0’e kadar geriledi. Piyasa, net bir şekilde ‘bulaşma’ riskinin FED’in hesabını etkileyebileceği sinyalini verirken, FED’in de faiz artırımlarında hızını yavaşlatmaya tekrar yöneleceğini düşünüyoruz. Yatırımcılar, FED’in bu ay sonunda faiz oranlarını 50 baz puan artıracağı neredeyse artık ihtimal de vermiyor.

Yeni gün başlangıcında Asya borsalarında ‘kurtarma’ haberleri ardından iyimser bir seyir görüyoruz. Hong Kong borsası %2,2 yükselirken, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de %1,5 civarında yükselişler görülüyor. Tahvil faizleri ise FED’in bu nazik ortamda artık faiz artıramayacağı beklentisi ile gerilemeye devam ediyor. Yukarıda da söz ettiğim üzere, son 3 günden 2 yıllık ABD devlet tahvil getirisi yaklaşık 75 baz puan geriledi. Bu olayların gölgesinde bu haftanın en önemli verisi ABD’de Salı açıklanacak TÜFE enflasyonu olacak.

 

 

 

 

iktisatbank.com

BAKMADAN GEÇME

  • Barry Eichengreen: FED’e Açılan Hukuk Savaşı Doları Tehdit Ediyor

    Ünlü iktisatçı Barry Eichengreen’e göre Trump yönetiminin FED Başkanı Jerome Powell’a yönelik son hamleleri, yalnızca ABD para politikasını değil, doların küresel rezerv para statüsünü de riske atıyor. FED’in bağımsızlığının aşındırılması, uluslararası yatırımcı güvenini sarsarak sermaye çıkışlarını, doların sert değer kaybını ve küresel finansal istikrarsızlığı tetikleyebilir. Eichengreen, bu sürecin tarihsel olarak 1930’ların karanlık dönemini hatırlattığı uyarısında bulunuyor.

  • Dünya Bankası 2026 Raporu: Küresel Ekonomi Dirençli Ancak “Dinamizm” Kayboluyor

    Dünya Bankası, Salı günü yayınladığı "Küresel Ekonomik Görünüm" raporunda, küresel ekonominin gümrük tarifeleri ve ticaret savaşlarına rağmen beklenenden daha dayanıklı olduğunu açıkladı. Ancak Banka, büyümenin gelişmiş ülkelerde yoğunlaşması ve aşırı yoksulluğu azaltmak için yetersiz kalması konusunda ciddi uyarılarda bulundu.

  • Emekliler ve Dar Gelirliler İçin Yeni Destek Sistemi: Vatandaşlık Maaşı Geliyor! Vatandaşlık Maaşı Ödemesi Ne Zaman Yapılacak?

    Kamuoyunda “vatandaşlık maaşı” olarak adlandırılan yeni sosyal destek sistemiyle ilgili çalışmalar sürüyor. Emeklilerin de dahil edileceği bu yeni yardım modelinin uygulama süreci netleşmeye başladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ortak çalışmasıyla hazırlanan sistem, mevcut sosyal yardımların tek bir çatı altında toplanmasını hedefliyor. Bu kapsamda, yoksul ve dar gelirli hanelere düzenli gelir desteği sağlanması amaçlanıyor.

  • ABD’de Çekirdek Enflasyon Aralık’ta Yavaşladı,  Ama Fed’e  Rahat  Yok

    ABD’de Aralık ayı çekirdek tüketici enflasyonu beklentilerin hafif altında gelerek fiyat baskılarında sınırlı bir yavaşlamaya işaret etti. Ancak kira ve hizmet kalemlerindeki katılık, Fed’in yakın vadede faiz indirimine gitmesi beklentilerini canlı tutmaya yetmedi. Piyasalar veriye kayıtsız kalırken, tarife riskleri ve iklim kaynaklı gıda fiyatları küresel enflasyon görünümü açısından yeni belirsizlikler yaratıyor.

  • CHP’nin 38. Olağan Kurultayı Davası 23 Şubat 2026’ya Ertelendi

    CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin “şaibe” iddiasıyla Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dava, 23 Şubat 2026 tarihine ertelendi.

  • Almanya’da Tarım ÜFE’de Sert Düşüş: Patates Fiyatları Yüzde 45 Geriledi

    Almanya’da Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE), Kasım 2025’te hem aylık hem de yıllık bazda düşüş kaydetti. Almanya Federal İstatistik Ofisi’nin (Destatis) açıkladığı verilere göre, endeks kasım ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 2,6, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 5,7 geriledi.

  • Meysu Gıda Halka Arzında Güçlü Başlangıç: İlk İşlem Gününde Yüzde 10 Artış Sağlandı

    5–7 Temmuz tarihleri arasında Alnus Yatırım liderliğinde gerçekleştirilen talep toplama sürecinin ardından halka arzı tamamlanan Meysu Gıda payları, borsadaki ilk işlem gününde yatırımcılardan yoğun ilgi gördü. 7,50 TL sabit fiyatla halka arz edilen şirket payları, işlem görmeye başladığı ilk seansta yüzde 10’luk artışla tavan fiyat olan 8,25 TL’ye yükseldi.

  • Wall Street’te Temkinli Seyir: Enflasyon ve Banka Kazançları Bekleniyor

    ABD hisse senedi vadeli endeksleri geriledi. Yatırımcılar, Fed’in faiz politikasına ilişkin ipuçları elde etmek için kritik enflasyon verileri ile bilanço sezonunun başlangıcına işaret eden JPMorgan Chase’in dördüncü çeyrek finansal sonuçlarını bekliyor.

  • Kasım Ayında Perakende Satışlar Yıllık Bazda %14,2 Arttı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayına ilişkin ticaret satış hacmi verilerini açıkladı. Buna göre, Kasım ayında perakende satış hacmi geçen yılın aynı dönemine göre %14,2 artarken, aylık bazda ise ivmelenerek %1,5 yükseldi.

  • Ünlülere Yönelik Uyuşturucu Operasyonu: Oktay Kaynarca da Dahil Çok Sayıda Ünlü İsim Gözaltında

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması çerçevesinde ünlülere yönelik operasyonlar sürüyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oktay Kaynarca, “Alnım açık,…

  • Merter’de 30 Milyon Dolarlık Dolandırıcılık İddiası: Döviz Bürosu Sahibi Kapıyoldaş Hakkında Suç Duyuruları Artıyor

    Tekstil sektörünün merkezi konumundaki Merter, 30 milyon dolarlık bir vurgun iddiasıyla çalkalanıyor. Döviz bürosu sahibi Yasin Kapıyoldaş, çok sayıda esnaftan altın, gümüş ve dolar aldı. Alacaklılara “Parayı batırdım” dediği öne sürülen Kapıyoldaş’ın, zırhlı araçlarla paraları kaçırdığı ve başkaları adına da çok sayıda mülk edindiği iddia ediliyor. Bu süreçte Kapıyoldaş’ın çakar tertibatı olan bir araç kullandığı da öne sürüldü.

  • İFÖD Raporu: Sosyal Ağlar “Kullanıcı Hakları” Yerine “Ticari Çıkar” Peşinde

    İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD), hazırladığı ‘Dijital İtaat Rejimi’ raporunda, sosyal medya devlerinin Türkiye’de ‘kullanıcı hakları’nı değil, ‘ticari çıkar’larını korumak amacıyla devletin ‘sansür talepleri’ne nasıl boyun eğdiğini gözler önüne serdi. Raporu Prof. Dr. Yaman Akdeniz ve araştırmacı Ozan Güven kaleme aldı. Çalışmada, internet ortamını düzenleyen 5651 sayılı Kanun’daki değişikliklerin ardından Türkiye’de ofis açan sosyal ağ sağlayıcılarının performansı incelendi. Elde edilen verilere göre, Facebook, X, TikTok ve YouTube gibi platformlar Türkiye’deki yasal sürece şeklen uyum sağlasa da, uygulamada şeffaflıktan uzaklaşarak birer ‘dijital itaat mekanizması’na dönüştü.

  • Ekonomik Kriz Emeklileri Vurdu: Bayram İkramiyesi Umutları Kararttı

    Ağır ekonomik kriz altında yaşayan emekliler için bayram öncesi bir olumsuz haber geldi. İkramiyelere 1.000–1.500 lira arasında zam yapılacağı, toplamın en fazla 5.500 lirayı bulacağı bildirildi. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle gelirleri her geçen gün eriyen emekliler, bayramı da rahat geçiremeyecek.

Benzer Haberler