Sosyal Medya

Genel

Ukrayna Savaşı 2023’te bitmez, “globalleşebilir”

Savaşlar dünyayı şekillendiriyor. Beşeri ve fiziksel bedellerinin ötesinde, savaşlar toplumlar, kabileler, kültürler, liderler  ve devletlerin kaderini değiştirir. Kimin neye sahip…

Ukrayna Savaşı 2023’te bitmez, “globalleşebilir”

Savaşlar dünyayı şekillendiriyor. Beşeri ve fiziksel bedellerinin ötesinde, savaşlar toplumlar, kabileler, kültürler, liderler  ve devletlerin kaderini değiştirir. Kimin neye sahip olup kimin olmadığını belirleyerek, kaynak ve ekonomik güce sahip olmak için yeni mecralar oluştururlar. Gelecekteki savaşlara emsal teşkil ederler ve nihayetinde dünya siyasetinin haritasını yeniden çizebilirler. 24 Şubat 2022’deki sebepsiz işgalinden bir yıl sonra, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşı tüm bu tehlikeleri kapsıyor.

Ukrayna hayatta kalmak için varoluşsal bir savaş yürütürken, Rusya fethedemezse Ukrayna’yı yok etmeye razı görünüyor. İki tarafın da savaşı durdurmak için hiçbir nedeni yok. Ukrayna veya Rus silahlı kuvvetlerinin tamamen çökmemesi durumunda, savaş muhtemelen 2023 boyunca ve ötesinde sürecek.

2023 çok önemli olacak

Ancak 2023’te Ukrayna’da yaşanacaklar yukarda bahsettiğimiz çoklu yankıların şeklini belirleyecek. Başlangıç ​​olarak, her iki taraf için de zaferin mümkün olup olmadığı veya “donmuş” bir çatışmanın olasılığı ortaya çıkaracak:

  • 2023, baş aktörler ve destekçilerinin kararlılığını test edecek:
  • Ukrayna’nın Rus saldırılarını püskürtme ve toprakları yeniden ele geçirme yeteneği,
  • Vladimir Putin’in iç siyaseti ne ölçüde yönetebileceği,
  • ve hatta Moskova’ya silah sağlamayı düşünen Çin’in niyeti belirlenecek.

2023’te savaşın seyri, Batı’nın otoriter yayılmacı rejimlere karşı koyma kararlılığını da ölçecek. Batı, Kiev’i ne pahasına olursa olsun desteklemekte  mi uzlaşacak, yoksa  halkının ilgisizliği ve savaş yorgunluğuna teslim mi olacak?

Putin’in ordusu ve otoritesi mercek altında

Rusya’nın gidişatı değiştirmesi için silahlı kuvvetlerinin berbat performansını dramatik bir şekilde tersine çevirmesi gerekecek. Rusya’nın Ukrayna’nın güneydoğusundaki Vuhledar’a düzenlediği ve pek çok kişi tarafından bir Bahar saldırısının başlangıcı olarak görülen harekatta olağanüstü başarısızlığı pek de iyiye işaret değil.

Kara kuvvetlerinin tahminen %80’inin şu anda çatışmaya sürülmesi ve cepheye gelen on binlerce yeni askerle birlikte, Rusya genel kurmayının üzerinde hızlı sonuçlar elde etmeleri için artan bir baskı var.

Bunu başaramamanın faturası, nihayetinde Putin’e döner.  Putin içerde düzeni sürdürmek için giderek daha baskıcı hale geldi, kitapları yasakladı, zorunlu askerlik kampanyalarına girdi ve savaşa karşı çıkanların çoğunu hapse attı.

Silahlı kuvvetler ile paramiliter örgüt Wagner Grubu arasındaki şiddetli iç çatışma şu an için çözülmüş gibi görünse de, bunun alenen yürütülmesi, Putin’in bir zamanlar sahip olduğu  demir kontrolünün sarsıldığını gösteriyor.

Tabii ki, Putin’e karşı darbe hala çok uzakta. Rusya’nın siyasi seçkinlerinin Putin’i devirmek için alternatifi  yok ve bunu denemenin kişisel riskleri çok yüksek.  Rus toplumu savaşa destek konusunda artık çok hevesli değilse bile kayıtsız kalmaya devam ediyor.

Ancak bu parametreler değişebilir. Putin, sonsuza dek Batı’yı suçlayarak veya kendi hatalarını örtmek için generalleri  suçu üstünde atamaz. Uzun iktidarı, Ruslarla yaptığı sosyal pazarlığa dayanıyordu:  Putin’in taahhütü onları korumak ve onlara giderek yükselen yaşam standartları ve istikrar  sunmaktı. Son 12 ayda, çok sayıda Rus’u Ukrayna’da savaşmak üzere askere alarak ve protesto eylemlerine sert yaptırımlar uygulayarak bu pazarlığın iki ayağını da bozdu.

Putin, çaylak Rusları top yemi olarak kullanarak ve savaşın ekonomisine verdiği zararı yumuşatmak için 2022’de servet  fonlarının çoğunu boşaltarak, Rus toplumu üzerinde çifte baskı yarattı.

İlk olarak, yeni askerlere olan talep tekrarlayan, zorunlu ve tükenmez hale geldi. İkincisi, yaptırımlar çok daha fazla can yakmak üzere. Seferberlikler,  artık Rusya’nın marjinalize edilmiş ve azınlık gruplarından değil, Moskova ve St Petersburg gibi varlıklı ve etkili bölgelerden de  kurbanlar isteyecek.

Savaş tırmanırsa, muhtemelen bu yıl olacak

İçerde  kontrolü sağlamak Putin için daha zor hale gelirse, savaşı yayma opisyonu giderek daha çekici görünecek; çatışmanın tırmanması  da global eko-politik riskleri artırır.

Savaşın ilk 12 ayında, Kremlin’in küresel açlık oyunlarıyla flört etmesine, nükleer savaşı ima etmesine, “kirli bomba”  kuşkusunu kullanmasına ve Moskova’ya karşı çıkan herkesi Nazi olarak damgalamasına tanık oldu.

Şimdiye kadar Batı, Kremlin’in tehditlerine incelikli ve orantılı bir şekilde yanıt verdi. Geçen yıl Rus enerjisinden büyük ölçüde vazgeçerek Kremlin’in stratejik gücünün önemli bir bölümünü ortadan kaldırdı. Ancak 2023’te Moskova’nın Batı birliğini parçalama çabalarının iki katına çıkmasını beklemeliyiz.

Putin’in risk alma eğilimi, Moldova’da  darbe girişimini desteklediği ve Kosova ile daha yakın bağları protesto eden Sırp milliyetçilerine yardım ettiği iddialarının da gösterdiği gibi, savaşların yeni  “gri bölgelere” yayılmasının  mümkün olduğu anlamına geliyor. Daha genel olarak tehditler listesi, askeri şantaj, siber saldırılar, sabotaj ve hatta NATO topraklarındaki suikastları içerebilir.

Ek olarak, Batı halkını bölmek ve etkilemek için benzer çabalar gösterilecek. Rusya’nın NATO’nun genişlemesi hakkında yanlış algılara sahip şüpheci Batılı vatandaşları etkilmeye yönelik önceki girişimleri sınırlı bir başarı elde etti, çünkü Rusya’nın  emperyalist genişleme aşamasına girdiği acı verici derecede açık.

NATO’nun ağırlık merkezi doğuya doğru kaymaya devam edecek

NATO’nun ağırlık merkezi muhtemelen doğuya doğru kaymaya devam edecek. Hem Polonya hem de Estonya, Ukrayna egemenliğinin güçlü şampiyonları olarak ortaya çıktılar ve Almanya ve Fransa da dahil olmak üzere daha suskun Avrupa uluslarını daha kararlı bir duruşa doğru itiyorlar. NATO aday üyeleri Finlandiya ve İsveç de 2022/2023 savunma harcamalarını %10 ila %20 arasında artırıyor.

2015 yılında Kırım’daki Rus saldırganlığına yanıt olarak kurulan Bükreş Dokuzlu Grubu, Macaristan dışında, NATO içinde güçlü bir ses olarak ortaya çıktı ve daha gelişmiş silah sistemlerinin Ukrayna’ya sevkedilmesini savundu.

NATO’nun önündeki zorluk, ittifak içinde Ukrayna’ya yaklaşımda  önemsiz görümen anlaşmazlıklarının hassas konsensusu parçalama potansiyeli. Büyük Batı Avrupa uluslarının Rus saldırganlığına verilecek yanıta liderlik etme konusundaki suskunluğu göz önüne alındığında, direnişi sürdürmek Baltık Devletleri, Polonya ve komşularının görevidir.

Nihayetinde, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının hızlı bir şekilde sona ereceğini tahmin edenler, 2023’te muhtemelen 12 ay önceki kadar hayal kırıklığına uğrayacaklar. Geçen yıl bize çok şey öğretti: zayıfın güçlüye nasıl direnebileceği hakkında; ne pahasına olursa olsun barışın tehlikeleri hakkında; ve otokratların ekonomik hediyelerle satın alınabileceği hakkında.

Kaynak:  A year on, Russia’s war on Ukraine threatens to redraw the map of world politics – and 2023 will be crucial

 

 

 

BAKMADAN GEÇME

  • Sanayide Vites Yükseldi: Kasım Ayında Üretim Beklentileri Aştı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Ekim ayında yaşanan %0,8’lik daralmanın…

  • İstanbul’da Altın Kaçakçılığı Soruşturması: Üçüncü Dalga Operasyonda 7 Gözaltı Var

    İstanbul’da yürütülen dev altın kaçakçılığı soruşturmasında yeni bir perde açıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen “üçüncü dalga” operasyonla, altın piyasasını…

  • ABD Yüksek Mahkemesi Trump’ın Gümrük Tarifeleri Hakkında Karar Verebilir: Ekonomi İçin Ne Anlama Geliyor?

    ABD Yüksek Mahkemesi’nin cuma günü Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifelerinin hukuki dayanağına ilişkin kritik bir karar açıklaması bekleniyor. Karar, yalnızca ABD ticaret politikasını değil, bütçe dengelerini, şirket kârlılıklarını ve küresel ticaret akışlarını da doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Piyasalar, olası bir iptal ya da sınırlama kararının ardından Washington’un hangi alternatif yolları devreye sokacağını yakından izliyor.

  • Türk Medyasında Kara Para Temizliği: Ekol TV ve Ersan Şen Hakkında Flaş Gelişmeler

    Türk medyasında taşlar yerinden oynamaya devam ediyor. Son dönemde yayın hayatına son vereceğini duyuran Ekol TV ve kanalın finansman kaynakları hakkında başlatılan "kara para aklama" soruşturması yeni bir boyuta evrildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında tanınmış hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen’in de bulunduğu dört kritik isim büyüteç altına alındı.

  • ABB Konser Harcamaları Davasında Ara Karar: Tutuklu Sanıklar Tahliye Edildi

    Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2021–2024 dönemindeki konser harcamalarının kamu zararına yol açtığı iddiasıyla açılan davada mahkeme ara kararını açıkladı. 5’i tutuklu 14 sanığın yargılandığı davada, tüm tutuklu sanıklar yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak tahliye edildi.

  • Merkez Bankası Rezervlerinde Görünmeyen Açık: Artış Var Mı Gerçekten? 

    Ekonomi yönetimi son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artışı sıkça gündeme getirirken, resmi verilerin detayları incelendiğinde tablo çok daha farklı bir hikâye anlatıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen Merkez Bankası’nın rezervlerinde gerçek anlamda bir güçlenme değil, zayıflama yaşandığı görülüyor.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?

    Türk reel sektörü en kritik dönemeçlerinden birinden geçiyor. Bugüne kadar verimlilik ile ilgili tartışmalar ön plana çıkıyordu...

  • Akfen GYO, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde Yerini Aldı

    Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) alanlarındaki performansı doğrultusunda Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldı...

  • Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı…

    Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka arz sonuçları belli oldu. Pay başına 7,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirilen halka arzın toplam büyüklüğü 1 milyar 312 milyon 500 bin TL olarak gerçekleşirken, halka arz sürecinde toplam tahsisat tutarının 8,5 katı talep oluştu...

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

Benzer Haberler