Sosyal Medya

Genel

Baraj sistemi için SAHİM-SEN ILO’ya, CHP Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu…

Örgütlenme özgürlüğünün ve hakkının baraj hamleleriyle kamuda engellenmeye çalışıldığını iddia eden SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, baraj uygulamaları ile ilgili Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) aylar önce başvurduklarını söyledi...

Baraj sistemi için SAHİM-SEN ILO’ya, CHP Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu…

Örgütlenme özgürlüğünün ve hakkının baraj hamleleriyle kamuda engellenmeye çalışıldığını iddia eden SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, baraj uygulamaları ile ilgili Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) aylar önce başvurduklarını söyledi. ILO’nun sessizliğe bürünmesinin kabul edilemez olduğunu ifade eden Akarken, “Barajlar, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün beyan edildiği, Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün ve silah arkadaşlarının Türk milletinin büyük çabalarla kurduğu Türkiye Yüzyılı projelerine layık değildir. Örgütlenme özgürlüğü ilkelerine saygı duyulmasının nihai sorumluluğu, hükümete ait olduğu halde barajları kanun haline getiren de hükümettir. Unutulmamalıdır ki; örgütlenme özgürlüğü, barış ve sosyal adaletin temel teminatlarından biridir.” dedi.

Sendikal örgütlenmenin önüne ket vuran önce % 1 sonra %2 barajı gündemdeki en önemli konulardan birini oluşturmaya başladı. Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN), % 1 barajı ilgili ILO’ya ve Danıştay’a başvurmuş ve Danıştay, % 1 barajını kaldırmıştı.

SAHİM-SEN ILO’YA CHP DE ANAYASA MAHKEMESİ’NE BAŞVURDU

Bu gelişmelerden sonra 6. Toplu İş Sözleşmesi’yle sendikalara % 2 barajı getirerek hizmet verdikleri hizmet kolunda % 2 barajındaki sendika üyelerine 3 ayda bir ödenen toplu sözleşme ikramiyesi farklı miktar, %2 barajının altında kalan sendikalara da farklı miktar ödenmesine karar verildi. Bunun üzerine SAHİM-SEN olarak ILO’ya, ayrıca Cumhuriyet Halk Partisi de Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, “28/12/2022 Tarih ve 32057 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Elektrik Piyasası Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 11’inci maddesinde yer alan “… kamu görevlisi sendikasının kurulu olduğu hizmet kolunda sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az % 2’sini sendika üyesi kaydeden kamu görevlileri sendikalarına üye olup…” ibaresinin Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), nezdinde düzenlenmiş olup; Türkiye’nin tarafı olduğu 87 ve 98 No’lu sözleşmelere aykırılık teşkil ettiği ve örgütlenme özgürlüğünü açıkça ihlal ettiğinden ötürü, konu hakkında gereğinin yapılması ve söz konusu ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için tavsiyede bulunulması talebiyle ILO’ya 04.02.2023 tarihinde mail yoluyla başvurduk . Daha önce % 1 oranı için diğer bağımsız sendikaların katılımıyla ILO Türkiye Temsilciliği ziyaret edilmiş ziyaretin akabinde bağımsız sendikalar olarak SAHİM-SEN Hukuk Birimi’nin hazırladığı başvuru metniyle 24 Eylül 2021tarihinde başvuru yapılıp Danıştay’da da dava açılmıştır. Dava süreci boyunca ILO başvurusuna herhangi bir cevap verilmemiştir. Danıştay ise hukukun üstünlüğünü ispatlamış % 1 oranını iptal etmiştir. Akabinde ise bu sefer kanunla % 2 oranı getirilmiştir. İtirazlar yapılmış ama maalesef kanunlaşınca CHP tarafından Anayasa Mahkemesi’ne taşınmıştır. SAHİM-SEN olarak ise tekrar ILO’ya başvuru yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi usulden görüşme kararı verdiği halde hala kararını Anayasa Mahkemesi açıklamamakla beraber ILO da herhangi bir karar girişiminde bulunmamıştır. Bunun üzerine ILO’yla temasa geçilmeye çalışılmış maillere cevap verilmediği gibi telefonla da iletişim sağlanamamıştır.

BARAJIN ALTINDA KALAN ÜYELERİN HAKLARI ELLERİNDEN ALINMIŞ DURUMDA

Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) olarak; kurulduğumuz ilk günden itibaren devletimize ve Türk milletine tam sadakat ve bağlılık; demokrasiye, insan haklarına uluslararası sözleşmelere saygı anlayışı ile sendikal faaliyetlerimize devam etmekteyiz. Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) 2016 yılının kasım ayında Ankara’da kurulmuş olup, akabinde 1. Olağan Genel Kurul’da Genel Merkezi İstanbul’ a taşınıp yaklaşık 7 yıldır Sağlık ve Sosyal Hizmetler Kolunda etkin faaliyet göstermektedir. Ayrım olmaksızın sendika üyesi kamu görevlileri için yasada açıkça toplu sözleşme ikramiyesine hak kazandıkları halde, başvuru konusu düzenleme nedeniyle hizmet kolunda %2 olarak tespit edilen barajın altında kalan sendika üyelerinin bu hakları ellerinden alınmış durumdadır.  Anılan düzenleme sendikalar açısından imkan eşitsizliği meydana getirip; örgütlenme özgürlüğünü açıkça ihlal etmektedir. Bu bağlamda; başvuru konusu düzenleme, 87, 98 ve 151 No’lu ILO sözleşmeleri hükümlerine açıkça aykırılıklar barındırdığından ILO ya başvuru yapma gereği doğmuştur” dedi.

ILO, GÖREVİNİ YAPMIYOR, ILO’NUN TARAFSIZLIĞINI SORGULUYORUZ

“ILO sözleşmesinde ‘’Kamu makamları bu hakkı sınırlayacak veya bu hakkın yasaya uygun şekilde kullanılmasına engel olacak nitelikte her türlü müdahaleden sakınmalıdırlar maddesine rağmen, ILO üzerine düşen görevi yapmakta direnmektedir. Hal böyleyken ILO tarafsızlığı maalesef sorgulamamız gerektiğini değerlendiriyoruz” diyen SAHİM-SEN Başkanı Akarken şöyle konuştu: “Başvuru konusu düzenleme sözleşmenin  hükümleri ile koruma altına alınan sendika kurma ve sendikaya üye olma haklarına açıkça bir saldırı niteliğinde olup; Türkiye’nin bu sözleşmeye taraf olması münasebetiyle Uluslararası Çalışma Örgütü yetkilileri bu hak ihlaline karşı müdahaleci olması gerekirken sessizliğe bürünmüş 17 Haziran 2023 tarihinde HEP SEN ve Genel Sağlık İş sendika yetkilileriyle ILO Türkiye Ofisi görüşme yapmış,  kamu çalışma yaşamındaki temel ilkeler ve haklar konusundaki durum değerlendirmesi yaparken baraj konusunda kendilerine yapılan bir başvuru olmadığı dile getirilmiştir. Görüşme akabinde konuları ele almanın vazgeçilmez aracı sosyal diyalog olacağı beyan edilmiştir. Oysa ILO Türkiye Direktörü makamının verdiği maile gönderilen başvuru metni ise tabiri caizse sümen altı edilmiştir. Kamu makamları tarafından belirlenen bir barajın altında kalan sendikalar, diğerleri ile arasında oluşturulan fırsat eşitsizliği sebebiyle örgütlenme hakkından, hakkın kullanılması neredeyse imkânsız hale getirilmek suretiyle mahrum bırakılmasına yönelik kendilerine bir başvuru yapılmadığı beyan edilmesi ise resmi bir makamın tarafsız olmadığını değerlendirmekteyiz. Teknoloji çağında bir mail ulaşmazsa biliniyor ki bir mesajla geri gönderim yapılır bize ulaşan geri bildirim yoktur. Verilen maile ILO’nun bir tavsiye kararı vermesi istenmiş lakin sonuçsuz kalmıştır.”

BARAJ HAMLELERİ KAMU‘DA ÖRGÜTLENME HAKKININ GASPI ANLAMINA GELİYOR

Barajda yapılan değişikliklerle alakalı Akarken, “Baraj hamleleri KAMU ‘da örgütlenme hakkının gaspı anlamına gelmektedir. ILO sözleşmesinde çalışanın sendika hürriyetinin himaye edildiği anlaşılmaktayken barajlar açıkça ILO sözleşmesine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca; Türkiye’de sendikalı olamayan birçok meslek grubu vardır. Yüzde 2 barajları toplu sözleşme ikramiyeleri adı altında ödenen paralar eşitlik ilkesine aykırıdır. Bunun dışında “ILO Örgütlenme Özgürlüğü Komitesi Kararları Derlemesi” kitabında (Uluslararası Çalışma Bürosu- Cenevre: ILO, 6. baskı, 2019) “Örgütlenme Özgürlüğü Alanında Sağlanması Gereken Evrensellik, Süreklilik, Öngörülebilirlik, Adalet ve Eşit Muamele İlkeleri Hatırlatılarak ilgili kararlar derlenmiştir. Bu kararlar incelendiğinde de bizlerin ne demek istendiği anlaşılacaktır” dedi. Bu uygulamalar ve engellemelerle uluslararası sözleşmelerin ihlal edilmiş olduğunu ifade eden Akarken son olarak şunları söyledi: “ILO’da Örgütlenme Özgürlüğü Komitesi Kararları Derlemesi” kitabının içeriği başta olmak üzere alınan kararları hiçe saymaktadır. SAHİM-SEN olarak kurulduğumuz günden beri hukuk çizgisinden ayrılmadan mücadele ediyoruz. Lakin barajlar demokrasi, hukukun üstünlüğünün beyan edildiği Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün ve silah arkadaşlarının Türk milletinin büyük çabalarla kurduğu ve günümüzde hatta Türkiye Yüzyılı projelerine layık değildir. Örgütlenme özgürlüğü ilkelerine saygı duyulmasının nihai sorumluluğu, hükümete ait olduğu halde barajları kanun haline getiren de hükümettir. Unutulmamalıdır ki; örgütlenme özgürlüğü, barış ve sosyal adaletin temel teminatlarından biridir.”

BAKMADAN GEÇME

  • Halep’te çatışmalar yeniden alevlendi: Suriye ordusu ile SDG karşı karşıya

    Suriye’nin kuzeyindeki Halep kentinde Suriye hükümet güçleri ile Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yeni ve kanlı çatışmalar yaşandı. En az dört kişinin hayatını kaybettiği olaylarda taraflar birbirini sivilleri hedef almakla suçlarken, SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonunu öngören anlaşmanın akıbeti yeniden tartışmaya açıldı.

  • Türkiye–Venezuela hattı yeniden tartışma konusu: Destek iddiaları, altın ve ticaret bağlantıları

    Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD güçleri tarafından yakalanmasının ardından, Türkiye’nin Caracas yönetimiyle kurduğu yakın ilişkiler yeniden uluslararası gündeme taşındı. ABD’li siyasetçiler ve bazı analizler, Ankara’nın Maduro yönetimine diplomatik ve ekonomik destek sağladığını öne sürerken, Türk yetkililer ve iş dünyası temsilcileri yasa dışı faaliyet iddialarını kesin bir dille reddediyor.

  • Revolut Türkiye’ye giriş için FUPS’u satın almayı değerlendiriyor

    Avrupa’nın en büyük fintech şirketlerinden Revolut’un, Türkiye pazarına girmek için dijital banka FUPS’u satın almaya yönelik görüşmeler yürüttüğü iddia edildi. Taraflar henüz bağlayıcı bir anlaşmaya varmazken, olası bir satın almanın BDDK onayına tabi olacağı belirtiliyor.

  • Altında kâr satışı: Güçlenen dolar fiyatları geri çekti

    Altın fiyatları, son aylarda rekorlar kıran yükselişin ardından kâr satışları ve doların güçlenmesiyle geriledi. Kısa vadede dalgalanma artarken, küresel bankalar ve yatırım kuruluşları 2026’ya yönelik altın görünümünde iyimserliğini koruyor.

  • Altın ve Gümüşte Rekor Fiyatlar Mücevher Ticaretini Kilitledi

    Altın ve gümüş fiyatlarının tarihi zirveleri test ettiği bir dönemde, dünyanın 50 ayrı ülkesinden 550 mücevher firmasının temsilcileri Antalya’da buluştu. Mücevher İhracatçıları Birliği (MİB) tarafından organize edilen Jewellery Antalya Alım Heyeti organizasyonuna Güney Amerika’dan Orta Doğu’ya, Balkanlar’dan Rusya’ya, Türk Cumhuriyetleri’nden Avrupa ülkelerine kadar geniş bir coğrafyadan toplam bin 350 satın almacı katılım sağladı.

  • Tahmin piyasaları Trump’ın yeni hamlelerini fiyatlıyor: Panama Kanalı ve Grönland öne çıktı

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’ya yönelik askeri operasyonunun ardından, tahmin piyasalarında ABD’nin yeni uluslararası hamlelerine ilişkin bahisler hızla arttı. Yatırımcılar, Trump yönetiminin Panama Kanalı’nı kontrol altına alması ya da Grönland üzerinde adım atması ihtimallerini daha yüksek olasılıkla fiyatlamaya başladı.

  • Euro Bölgesi’nde Enflasyon Yavaşlıyor

    Euro Bölgesi’nde enflasyonun Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) yüzde 2’lik hedefi doğrultusunda yavaşlaması, politika yapıcıların faiz oranlarını mevcut seviyelerde tutabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. Aralık ayında tüketici fiyatları geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2 artarken, bu oran ekonomist beklentileriyle uyumlu gerçekleşti. Aylık enflasyon ise yüzde 0,2 oldu. Kasım ayında yıllık enflasyon yüzde 2,1 seviyesindeydi. Aynı dönemde çekirdek enflasyon yüzde 2,3’e gerilerken, hizmet fiyatlarındaki artış hızında da düşüş görüldü.

  • HSBC’den Gümüş İçin Yeni Tahmin: Fiyatlar Rekor Seviyelere mi Koşuyor?

    HSBC, gümüşe yönelik fiyat beklentilerini yukarı yönlü güncelledi. Banka, 2026 yılı için ons başına ortalama fiyat tahminini 44,50 dolardan 68,25 dolara yükseltirken, 2027 tahminini ise 40 dolardan 57 dolara çıkardı. Bu revizyonda, ABD dolarındaki zayıflama ile arz-talep dengesinde görülen sınırlı açıkların etkili olduğu belirtildi.

  • CFO’nun Yeni Rolü: Stratejik Lidere Dönüşüm ve Yapay Zeka Destekli Finans

    Volatil ekonomi ikliminde finans liderlerinin ajandası kökten değişiyor. Artık CFO’lardan beklenen yalnızca "geriye dönük finansal tabloları raporlamak" değil veriye dayalı öngörülerle şirketin geleceğine yön veren "stratejik bir iş ortağı" olmaktır.

  • B2B Pazarlamada Yapay Zekâ: “Daha Fazla İçerik” Değil, Daha İyi Pipeline Üreten Operasyon Sistemi

    B2B pazarlamada rekabet artık “kim daha çok içerik üretiyor?” yarışından çıktı; “kim satın alma niyetini daha erken görüyor, daha doğru besliyor ve satışla daha iyi orkestre ediyor?” oyununa dönüştü. Özellikle uzun satış döngülerinde, çok paydaşlı buying committee yapısında ve kararların büyük kısmının Dark Social (DM’ler, kapalı topluluklar, WhatsApp grupları, yüz yüze sohbetler) içinde şekillendiği bir dünyada, klasik pazarlama kasları tek başına yetmiyor.

  • ABD vize başvurularında yeni uygulama: Bazı ülkelere teminat zorunluluğu getirildi

    ABD Dışişleri Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde yayımlanan bilgilere göre, vize başvurularında yeni bir uygulama hayata geçiriliyor. Buna göre, belirlenen bazı…

  • Borsada Manipülasyon Yapanlara Şafak Baskını: 17 Kişi Yakalandı

    Sermaye piyasalarında şeffaflığı bozmaya yönelik girişimlere karşı mücadele sürüyor. SPK’nın suç duyurusu sonrası İstanbul merkezli başlatılan operasyonda, yatırımcıları sosyal medya…

  • Yurt Dışından Gelen İlaç ve Takviye Gıdaya Yeni Vergi Düzenlemesi

    Şahsi kullanım amacıyla yurt dışından posta veya hızlı kargo yoluyla getirilen ilaç ve takviye edici gıdalara yönelik gümrük rejimi sil…

Benzer Haberler