Sosyal Medya

Döviz

OMFIF: Gelişen piyasalar karanlık ormandan çıkmış değil

2023’ün başlangıcı, gelişmekte olan piyasa (GOP, Gelişmekte Olan Ülke = GOÜ) yatırımcıları için iyi gidiyor. 17 Ocak itibariyle, önde gelen…

OMFIF: Gelişen piyasalar karanlık ormandan çıkmış değil

2023’ün başlangıcı, gelişmekte olan piyasa (GOP, Gelişmekte Olan Ülke = GOÜ) yatırımcıları için iyi gidiyor. 17 Ocak itibariyle, önde gelen GOÜ birimlerinin çoğu bu yıl  dolar karşısında %2 ila %5 arasında yükseldi. Morgan Stanley  GOP Hisse Endeksi, yerel para birimi ve dolar bazında gelişmiş piyasa emsalini (MSCI Dünya endeksi) geride bırakarak %5’ten fazla yükseldi. Ek olarak,  GOÜ dolar tahvil spreadleri (Gelişmiş Ülke tahvil faizlerine makası) genel olarak daraldı. Ancak, gelişmekte olan pazarların 2019’dan bu yana içinde  kaybolduğu “karanlık ormandan” çıktığını söylemek için henüz çok erken.

Kuşkusuz, küresel makroekonomik görünüm bir zamanlar korkulduğu kadar kasvetli görünmüyor. Çin ekonomisinin Covid-19 salgınını geride bırakıp  yeniden açılması (normalleşme), küresel büyüme ve emtia fiyatlarını artıracak ki  bu da GOÜ üreticilerine fayda sağlar. ABD enflasyonu gevşerken Federal Rezerv’deki (Fed) şahin refleksleri ve GOÜ FX üzerindeki baskıyı yumuşattı. Avrupa’daki sıcak kış, enerji krizi riskini azaltırken,  orta ve doğu Avrupa’daki ekonomilere yardımcı oluyor.

Yine de, Çin’in yeniden açılması sorunsuz ilerlese, Fed fren pedalına bassa ve Avrupa bir enerji krizinden kaçınsa bile (üç büyük soru işareti aslında bunlar), 2023’te GOÜ’in karşı karşıya olduğu üç ana tehdit var.

İlk olarak, GOÜ Merkez Bankalarının politika faizi oranları ekonomik aktiviteyi kısıtlayıcı yönde  devam edecek. Para politikasında “önden yükleme yapan” merkez bankaları artık Latin Amerika ve Orta ve Doğu Avrupa’nın çoğunda sıkılaştırma modunda değil. Bu yılın sonlarında Brezilya, Şili ve Kore dahil olmak üzere bazı GOÜ’de faiz indirimi kartlarda. Ancak, gelişmekte olan dünyanın çoğunda enflasyon hedefin üzerinde kalıyor.

 

Gelişmiş Ülke merkez bankaları faiz oranlarında indirime gitmeye hazır değil  ve bilançolarını küçültmeye devam edecek. Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerdeki politika yapıcılar faiz oranlarını istemsiz de olsa yüksek tutacak. Bu durum, 2023 yılı boyunca  ekonomik faaliyeti zorlamaya devam edecek.

 

İkincisi, GOÜ borç endişeleri görünümü gölgeliyor. 2022’de küresel mali koşulların keskin bir şekilde sıkılaşması 2023’te tamamen tersine çevrilemez. Bu gözlem, yetersiz döviz rezervleri, dış kırılganlıklar ve/veya yüksek kamu borçları olan gelişmekte olan ülkeler üzerindeki baskıyı sürdürecek. Bu faktörler Mısır ve Gana’daki para birimlerinin bu yıl şu ana kadar dolar karşısında neredeyse %20 oranında düşmesine neden oldu. Bu çerçevede, bazı az gelişmiş  ekonomilerinde (Frontier Economies) yeni Uluslararası Para Fonu kurtarma paketleri gerekebilir. Toplumsal olarak sancılı istikrar paketleri ve  borç temerrütleri görmek sürpriz olmayacak. Öte yanda  dış ve kamu borç pozisyonları, Hindistan, Endonezya ve Meksika gibi çoğu büyük gelişmekte olan ülkede sağlam  görünüyor.

 

Üçüncüsü, siyasi riskler özellikle Latin Amerika’da göze çarpıyor. Yıl, Brezilya’daki  hükümet binalarının basılmasıyla başladı ve bu, Başkan Luiz Inácio Lula da Silva’nın siyaseten bölünmüş bir ulusu barıştırmak için işinin zor olacağını gösteriyor. Peru’da devam eden protestolar, siyasi kaosun piyasa duyarlılığını nasıl bozabileceğine ve ekonomik hasara neden olabileceğine dair  uyarı işareti.

Bu yıl Nijerya, Türkiye ve Arjantin’de yapılacak seçimler, görevdeki cumhurbaşkanlarına otoritelerini sağlamlaştırma ve alışılmışın dışında ekonomi politikalarına devam etme fırsatları sunuyor. Muhalefetin zafer kazanması durumunda bile, bu üç ekonomide yıllarca süren kötü ekonomi yönetimin hasarının tamir edilmesi zaman alacaktır. Bu arada, bu zayıflayan ekonomik  düşük büyüme ve enflasyondan zarar görecekler.

 

Süregelen global finansal koşulların sıkılaşması, borç endişeleri ve siyasi riskler karşısında, gelişmekte olan ülkelerin 2023’teki görünümü konusunda  ihtiyatlı olmaya değer.

 

Nikhil Sanghani, OMFIF Araştırma Genel Müdürüdür.

 

OMFIF = Para otoriteleri ve finansal kuruluşların resmi  derneği

 

 

BAKMADAN GEÇME

  • Merkez Bankası Rezervlerinde Görünmeyen Açık: Artış Var Mı Gerçekten? 

    Ekonomi yönetimi son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artışı sıkça gündeme getirirken, resmi verilerin detayları incelendiğinde tablo çok daha farklı bir hikâye anlatıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen Merkez Bankası’nın rezervlerinde gerçek anlamda bir güçlenme değil, zayıflama yaşandığı görülüyor.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?

    Türk reel sektörü en kritik dönemeçlerinden birinden geçiyor. Bugüne kadar verimlilik ile ilgili tartışmalar ön plana çıkıyordu...

  • Akfen GYO, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde Yerini Aldı

    Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) alanlarındaki performansı doğrultusunda Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldı...

  • Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı…

    Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka arz sonuçları belli oldu. Pay başına 7,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirilen halka arzın toplam büyüklüğü 1 milyar 312 milyon 500 bin TL olarak gerçekleşirken, halka arz sürecinde toplam tahsisat tutarının 8,5 katı talep oluştu...

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

  • TCMB Rezervlerinde Düşüş: Toplam Rezervler 189,1 Milyar Dolara Geriledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam brüt rezervleri gerileme kaydetti. 2 Ocak 2026 ile sona eren haftada TCMB’nin toplam rezervleri, önceki haftaya göre 4,8 milyar dolar azalarak 189,1 milyar dolara düştü. Bir önceki hafta rezervler 193,9 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Jeopolitik Riskler GOÜ Varlıklarını Baskılıyor

    Gelişmekte olan ülke hisse senetleri ve para birimleri, artan jeopolitik risklerin etkisiyle düşüşünü sürdürdü. MSCI gelişmekte olan piyasalar hisse endeksi yüzde 0,8 gerileyerek Aralık ortasından bu yana en sert günlük düşüşünü kaydetti. Döviz tarafında ise Tayland, Güney Kore ve Güney Afrika para birimleri kayıplara öncülük etti.

  • Güldem Atabay: Küresel ekonomi şoklara dirençli çıktı, bizde de enflasyon

    Dünya ekonomisi jeopolitik şoklara beklenenden daha güçlü dayanıklılık sergilerken, bizde TCMB yapışkan enflasyona rağmen faiz indiriminin yolunu arıyor

  • Hazine’den 3,5 Milyar Dolarlık Dış Borçlanma

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, 7 Ocak’ta gerçekleştirdiği dolar cinsinden çift dilimli tahvil ihracıyla uluslararası piyasalardan 3,5 milyar dolar kaynak sağladı.…

  • TÜİK, Aralık Ayında En Çok Kazandıran Yatırım Araçlarını Açıkladı

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, aylık bazda en yüksek reel getiri Devlet İç Borçlanma Senetleri’nde (DİBS) görüldü. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) dikkate alındığında DİBS’in reel getirisi yüzde 4,13 olurken, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile hesaplandığında bu oran yüzde 3,98 olarak gerçekleşti.

Benzer Haberler