Sosyal Medya

Prof.Dr. Evren Bolgün

Doç.Dr.Evren Bolgün: Reel Sektörün Ekonomik ve Finansal Sorunları…

Bu haftaki yazıya girişim biraz halk diliyle olacak ancak “Yollar Biter Türkiye’de Sorunlar Hiç Bitmez…” şeklindeki yaklaşım üzerinden başlıyorum. Türkiye’de…

Doç.Dr.Evren Bolgün: Reel Sektörün Ekonomik ve Finansal Sorunları…

Bu haftaki yazıya girişim biraz halk diliyle olacak ancak “Yollar Biter Türkiye’de Sorunlar Hiç Bitmez…” şeklindeki yaklaşım üzerinden başlıyorum. Türkiye’de her kesimin son yıllarda oldukça artan ekonomik sorunlarını tek tek yazmaya kalksam herhalde X kuşağının çok iyi bildiği fasikül fasikül dağıtılan Ana Britannica Ansiklopedisi genişliğinde bir külliyata imza atmam gerekirdi. Ben en azından bu haftadan itibaren 2-3 yazı dizisi ile yoğun ekonomik sorunların içerisinde hayatta kalmaya gayret gösteren iş dünyasının gündeminden sizlere kısa değerlendirmelerimi sunmaya gayret sarf edeceğim.

Hatırlayacağınız üzere 2018 yılı ortasında ilk kez Sayın Cumhurbaşkanı’nın uluslararası haber ajansı Bloomberg Int. televizyonunda verdiği canlı yayında sarf ettiği “Faiz Sebep Enflasyon Sonuç” tezinin uygulamasına geçtik. Aradan geçen 4.5 yılın ardından TCMB’sı Kasım 2022 toplantısında %85.5 TÜFE enflasyonu elimizde veri iken, resmi politika faizini %9’a çekerek ex-post reel faizi eksi %70 seviyesine kadar çıkartmış oldu.

Son 4-5 yıl içerisinde bir ekonomik modelden diğerine hızlı bir şekilde geçişler yaparken ekonominin ana motorlarındaki kayışların da atarak motorun aşırı zorlamadan ötürü yanmaması için kamu otoritesi yüzlerce makro ihtiyati düzenlemeler altında bir çok birbirleri ile çelişen, finans ve reel iş dünyasını iş yapamaz hale getiren zihni sinir düzenlemelere imza attı. Adeta “Düzenlemelerin Düzensizliği” dönemi içerisinde hızla yol aldığımız bugünlerde ekonominin içerisinde hayat mücadelesi verenler de kendi düzenlerini kurmaya çalıştılar.

Düzenlemelerin düzensizliğinin yanında ekonomi bakanı Sayın Nebati’nin deyimi ile heterodoks iktisadi yaklaşımlarımız meyvelerini tamamen vermis vaziyettedir. Örneğin Eylül 2021 tarihinde TCMB politika faizi %19, TÜFE %18, Hazine’nin faiz ödemesi 781 Milyar TL idi. Kasım 2022 tarihine geldiğimizde TCMB politika faizi %9, TÜFE %85.5 ve Hazine’nin faiz ödemesi 2.6 Trilyon TL tutarına yükselmiş durumda. 1 yıllık zaman zarfında Hazine’nin ekstra 1.8 Trilyon TL tutarındaki anapara borç stok rakamının üzerinde bir faiz ödemesinin oluşması da ayrı bir ekonomik maharet gerektiriyor. Hamdolsun o çok yetenekteki kadrolar işbaşında canla başla çalıştıkları için artık ortaya çıkan sonuçlara hiç şaşırmıyoruz. Döviz kurlarında ve enflasyonda yaşanan ani ve şiddetli yükleselişler döviz ve enflasyon cinsinden borçlanma yapmış olan Hazine’nin üzerindeki mevcut anapara iç borç stok yükünü önemli ölçüde yükseltmiş durumdadır.

Reel sektörün sorunlarından bahsedecektiniz neden kamu kesiminden yazıya başladığımı belki kendinize sormuşsunuzdur. Mevcut absürt ekonomik makro görünümü ortaya koymadan bütünün içerisindeki parçanın sorunlarına geçmenin anlamsız olduğunu düşündüğüm için bu şekilde bir giriş yapma gereğini hissettim.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Son 30 yıl içerisinde katıldığım, konuşma yaptığım konferanslardan edindiğim izlenimlere dayanarak söyleyebilirim ki, reel sektörün net işletme yetersizliği sorunu hiç bir zaman bitmeyecektir. Şirketlerimizin finansmana erişim sıkıntıları kamu kesiminin düzenli olarak almakta olduğu faiz, vade, miktar,..teşvikleri ile palyatif önlemlerle çözümlenmeye çalışılmasına karşılık, şirketlerin finansallarındaki borç/özsermaye dengesizliği kronik bir vaziyette yıllardır sürmektedir.

2017 yılı başında devreye alınan 1.KGF hamlesinden bugüne kadar geçen süre içerisinde devlet destekli bir çok kredi operasyonlarına imzalar atıldı. BDDK’nın aylık bankacılık bülteni verilerine göre 2017/Ocak itibarıyla sektörel kredi dağılımları raporunda 1.8 Trilyon TL tutarında, KOBİ tarafında ise, 429 Milyar TL tutarında Toplam Nakdi Kredi verilmiştir. 2022/Eylül itibarıyla sektörel kredi dağılımları raporunda 6.8 Trilyon TL tutarında, KOBİ tarafında ise, 1.7 Trilyon TL tutarında Toplam Nakdi Kredinin verildiğini görüyoruz. Geçen yılın sonunda reel sektöre kamu kesimi ve özel finansal kuruluşlar aracılığı ile toplam 6.2 Trilyon TL tutarında kredilendirilme hizmeti verildiğini görmekteyiz.

İSO tarafından her yıl yayınlanan ilk 500 ve ikinci 500 raporunun içerisinde büyük ve orta büyük sanayi işletmelerimizin finansal tablolarının çok kapsamlı bir şekilde analizi yıllardır yapılmaktadır. İlgilenen okuyucular en son yayınlanan 2021 raporunu inceleyebilirler.

https://www.iso.org.tr/sites/1/upload/files/iso500-2021_opt-11231.pdf

Türkiye’nin en büyük ilk 500 şirketinin 2021 yılında borçları artarken, vade yapılarında belirgin bozulmaların yaşandığı gözlenmektedir. İSO 500’ün toplam borçları 2021 yılında yüzde 71,1 oranında artmıştır. Alt kalemler incelendiğinde mali borçlar yüzde 59,3, diğer borçlar yüzde 86,5 artmıştır. Bir önceki yıldan farklı olarak 2021 yılında diğer borçlar mali borçların oldukça üzerinde büyümüştür.

2020 yılında kamunun sağladığı kredi destek paketleri önemli ölçüde kullanılmış, 2021 yılında ise, destekler sona erdiği için mali borçlardaki büyüme sınırlı kalmıştır. Borçların vadelerine göre gelişiminde ise, kısa vadeli mali borçlardaki artış (yüzde 65,5) uzun vadeli mali borçlardaki artışın (yüzde 55) üzerinde gerçekleşmiştir. Daha yüksek büyüme gösteren diğer borçlarda ise kısa vadeli borçların yüksek payı (yüzde 86,9) devam etmiştir.

İSO.500 Şirketleri Borç/Özkaynak İlişkisi

Şirketlerimizin 2021 yılında özkaynak artışları bilanço büyümesinin altında kalmıştır. İSO 500’ün özkaynakları 2021 yılında yüzde 53,2 büyümüştür. Yıl sonu TÜFE enflasyonu dikkate alındığında öz[1]kaynaklardaki reel artış yüzde 12,6 düzeyindedir. Bu eğilimin 2022 yıl sonu enflasyonun %70 seviyesine yakın olacağını dikkate aldığımızda özkaynaklarda reel büyüyememe sorununun daha çarpıcı bir şekilde ortaya çıkacağını göreceğiz.

İSO.500 Karlılık Göstergeleri

Ekonomiyi somut bir şekilde anlamak için ekonomik neden ve sonuçları, fiziksel neden ve sonuçlarla açıklayan bilim dalına “Ekonofizik” denilmektedir. Ekonofiziğin ilgi duyulan özelliklerinden birisi, finansal piyasalara yönelik hazırlanan ekonometrik modellerin başarı yüzdesi ile geliştirilen senaryoların beklentiler ölçüsünde dinamik olarak kurum içi sistemlere dahil edilmesi olmaktadır.

Finansal piyasalarda yaşanan aşırı ve sık dalgalanmalar ise, kurumların yeni piyasa dinamiklerine adaptasyonunda zaman zaman sıkıntılar yaratabilmektedir. Genellikle yatırımcıları küçük bir parçacık gibi düşünerek bunun üzerine evrensel, yani olası tüm yatırımcı davranışlarını da içine alan kapsamlı bir finansal model geliştirilmeye çalışılır. Bazı yollardan gazın sıcaklığı ile benzer özellikler gösteren piyasanın volatilitesi, aynı ortam içinde yer alan bütün yatırımcıların ne yapıyor olduklarına bağlıdır. Öyle ki yatırımcıların ne davranış göstereceği konusunda ortalama olarak bir tahminde bulunmanız söz konusu değildir çünkü kâr normal şartlarda herkesin yaptığının tersini yaptığınızda ortaya çıkan bir olgudur.

Finansal modelleme çalışmaları bilanço üzerinde senaryo analizi uygulayarak sonuçları değerlendirmek nasıl şirketler tarafında önem arz etmekte ise, piyasa davranışlarının yönlendirilmesi de beklenti yönetimi şeklinde kamu otoriteleri açısından bir o kadar önem arzetmektedir.

Önümüzdeki hafta reel sektörün sorunlarına bıraktığım noktadan itibaren şirketlerdeki finansal yönetim yetersizlikleri, tam rekabet piyasasızlığı ve kurumsal risk yönetimi modelsizliği gibi kavramlar üzerinden ilerleyerek incelemelerime devam edeceğim.

 Doç.Dr.Evren Bolgün | Beykoz Üniversitesi Öğretim Üyesi

 

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • ING’den Türkiye Analizi: Dış Ticaret Açığındaki Artış Cari Dengeyi Zorlayabilir

    ING Global’e göre jeopolitik risklerdeki artış ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye’nin cari dengesi üzerinde baskı yaratabilir. Banka, dış ticaret açığındaki büyüme, turizm gelirlerinde yaşanabilecek olası kayıp ve artan altın ithalatının cari açık görünümünü olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

  • Yabancı Yatırımcılar Hissede Net Satışa Geçti

    Yabancı yatırımcılar, 6 Mart ile biten haftada hisse senedinde 755,6 milyon dolar ve tahvilde 1,72 milyar dolarlık satış gerçekleştirdi. Böylece, 13 haftadır süren kesintisiz hisse alımının ardından yabancı yatırımcılar bu hafta hisse tarafında net satışa geçmiş oldu.

  • TCMB Toplam Rezervleri Mart Başında Sert Düştü: 197,5 Milyar Dolara Geriledi

    Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 6 Mart haftasında 12,8 milyar dolarlık düşüşle 197,5 milyar dolara geriledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haftalık para ve banka istatistiklerine göre, brüt döviz rezervleri 6 Mart itibarıyla 10,7 milyar dolar azalarak 62,8 milyar dolara indi. Önceki hafta, 27 Şubat’ta bu rakam 73,4 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Visa’dan Çarpıcı Araştırma: Türkiye’de Banka Şubesi Bağımlılığı Azalıyor

    Visa’nın 2026 Finansal Hizmetler Araştırması, Türkiye’nin Avrupa’nın en hızlı dijitalleşen ödeme ekosistemlerinden birine sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırma, fiziksel banka şubelerine olan ihtiyacın azalırken, temassız ve karekodlu ödemelerin günlük hayatın vazgeçilmez parçaları hâline geldiğini gösterdi.

  • Gündeme Bomba Gibi Düşen İddia: Soma Termik Santrali Satılıyor mu?

    Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), Konya Şeker’in (Torku) işlettiği Soma Termik Santrali’nden olan alacağını tahsil etmek için yeni yollar arıyor. İddiaya göre, santrale ilişkin borç uzun süredir ödenememiş ve faizleriyle birlikte yaklaşık 24 milyar TL’ye ulaşmış durumda.

  • SON DAKİKA! TCMB Faiz Kararını Açıkladı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), mart ayı toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmedi. Banka, bir hafta vadeli repo ihale faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Ekonomistlerin büyük çoğunluğu da faiz oranının bu seviyede korunmasını bekliyordu.

  • Euro Kuru Yeniden Yükseldi: 13 Mart’tan İtibaren İlaç Fiyatlarına Yeni Zam Geliyor

    İlaç fiyatlarına, kullanılan Euro kurundaki güncelleme nedeniyle bu geceden itibaren zam yapılacak. Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, ilaç fiyatlarının hesaplanmasında kullanılan Euro kuru güncellendi. Mevcut 25,3346 TL olan Euro, 13 Mart 2026 Cuma günü saat 00.00’dan itibaren yüzde 6,5 artışla 26,8767 TL’ye çıkacak.

  • Bakan Kurum, Kira Sorununa Çözümü Açıkladı: İstanbul’a Özel ‘Kiralık Konut Projesi’ Hayata Geçirilecek!

    İstanbul’da kira fiyatlarının hızla yükselmesi milyonlarca kiracının en büyük sorunu olmaya devam ederken, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) projeleriyle ilgili yeni bir açıklama geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’a özel kiralık sosyal konut projesinin devreye alınacağını belirterek kira fiyatlarını dengelemeyi hedeflediklerini söyledi.

  • Türkiye’de Yaşlı Nüfus Artarken 65 Yaş Üstünde İşgücüne Katılım Yükseliyor

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfus artmaya devam ederken, 65 yaş ve üzeri bireylerin işgücüne katılım oranında da yükseliş gözleniyor. 2024 yılında yaşlıların işgücüne katılım oranı yüzde 13,1’e ulaşırken, istihdamın sektörel dağılımında tarımdan hizmet sektörüne doğru belirgin bir kayma yaşandığı görülüyor.

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

Benzer Haberler