Sosyal Medya

Borsa

BİM İcra Kurulu Üyesi Galip Aykaç’dan, iktidara tepki

BİM İcra Kurulu Üyesi ve Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Başkanı Galip Aykaç, üretimdeki maliyet artışları ve enflasyon verileri ortadayken, marketlerin fiyat artışlarının sorumlusuymuş gibi suçlandığını belirterek, gıdadaki fiyat artışının sebebinin organize perakende sektörü olmadığını söyledi...

BİM İcra Kurulu Üyesi Galip Aykaç’dan, iktidara tepki

BİM İcra Kurulu Üyesi ve Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Başkanı Galip Aykaç, üretimdeki maliyet artışları ve enflasyon verileri ortadayken, marketlerin fiyat artışlarının sorumlusuymuş gibi suçlandığını belirterek, gıdadaki fiyat artışının sebebinin organize perakende sektörü olmadığını söyledi. Aykaç, nasıl ki döviz kurlarındaki artışın döviz büroları, akaryakıttaki fiyat artışın sebebi de benzin istasyonları değilse, gıdadaki fiyat artışlarının da marketlerden kaynaklanmadığını söyledi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sık sık marketlerle ilgili yaptığı fiyat açıklamaları sonrası ortak alan tarafından perakende sektörüne yönelik düzenlenen “Ortak akıl Konferansları 2022″de konuşan BİM İcra Kurulu Üyesi ve Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Başkanı Galip Aykaç, yaşanan duruma isyan etti.

Aykaç, üretici enflasyonu yüzde 93.53 iken tüketici enflasyonun ise yüzde 48.69 oranında gerçekleştiğine işaret ederek, aradaki farkın organize perakendenin enflasyona kalkan olduğunun net bir göstergesi olduğunu söyledi.

”ÖZEL ÇALIŞAN EKİPLER OLUŞTURACAK HALE GELDİK”

Aykaç, “Enflasyonla mücadelede vurgulamak istediğimiz en önemli husus, etiketlerde gördüğümüz fiyat artışlarının kaynağının bizler olmadığının artık kabul edilmesidir. Kayıtlı kurallı faaliyet gösteren, her zaman her türlü denetime açık şeffaf işletmeleriz. Son dönemde yapılan denetimlerde talep edilen bilgileri sağlamak için sırf bu süreçlere özel çalışan ekipler oluşturacak hale geldik” dedi.

”BİZLERİ SON DERECE ÜZMEKTEDİR”

Aykaç, “Bu kadar denetim, hatta niye uygunsuz olduğumuzu bilmeden savunmaya maruz bırakıldığımız, sonunda bir bulguya da erişilemediği bir ortamda hala fahiş fiyatla damgalanmamız bizleri son derece üzmektedir” ifadelerini kullandı.

Rekabet Kurulu, Covid-19 salgını sürecinde, perakende gıda ve temizlik ürünleri ticareti yapan zincir marketler ile bunların tedarikçileri konumunda olan üretici ve toptancı seviyesindeki teşebbüslerin fiyatlama davranışlarının incelenmesine yönelik olarak yürütülen soruşturma sonucunda beş zincir market ve bir tedarikçi şirkete idari para cezası vermişti.

”BİZLERİN PAYI SON DERECE SINIRLI”

Aykaç, “Nasıl ki döviz kurlarındaki artışta sebebin döviz büroları, akaryakıt zammında benzin istasyonları olmadığı gibi bizlerin de buradaki payının son derece sınırlı olduğunu söylemek isterim” dedi.

Tüm fiyat artışlarının sorumlusu organize perakende sektörüymüş gibi bir algı yönetimi yapılmaya çalışıldığını belirten Aykaç, aksine organize perakende sektörünün ölçek ekonomisi dolayısıyla enflasyonla mücadelede kilit rol oynadığını vurguladı.

Perakende içinde organize kanadın payının Türkiye’de yüzde 55 seviyesinde olduğunu belirten Aykaç, “Birçok kaynağa göre organize perakendenin büyüdüğü her ülkede enflasyon düşüyor. Gelişmiş ekonomilerde bu oran yüzde 90’lara tırmanmış ve yüzde 90’lar seviyesinde organize perakendeye sahip ülkelerde enflasyonun yüzde 5’lerin altında seyrettiği görülüyor” diye konuştu.

BENZEŞEN FİYATLAR YOĞUN REKABETİN SONUCU

Marketlerdeki benzeşen fiyatların yoğun rekabetin bir sonucu olduğunu söyleyen Aykaç, “Fiyatların mümkün olan en düşük seviyede tutulması için yoğun bir rekabet kaçınılmazdır. Dolayısıyla benzeşen fiyatlar yoğun bir rekabetin sonucudur. Sadece gıda ürünlerinde değil, yoğun rekabetin yaşandığı her ürün kategorisinde birbirine yakın fiyatların oluşması rekabetin doğası gereğidir” dedi.

”YAŞADIĞIMIZ ENFLASYON MALİYET ENFLASYONUDUR”

Yaşanan enflasyonun maliyet enflasyonu olduğunu söyleyen Aykaç, yapılması gerekenin yapısal sorunların çözülmesi olduğunu söyledi.

Aykaç, “Dikkat edilmesi gereken fiyat artışların yanı sıra dengesizleşen gelir dağılımının ortaya çıkardığı sorundur. Alım gücünün düşmesi ve orta gelir kesiminin giderek daralması fiyat hassasiyetini artıran ve enflasyonu ülke ana gündemi haline getiren esas konuların başında gelmektedir. Yaşadığımız enflasyon maliyet enflasyonudur” dedi.

”HERŞEYİN SEBEBİ ÖZEL SEKTÖR GİBİ GÖRÜLMEMELİDİR”

“Yapısal sorun olan alanlarımız olduğu bir gerçek” Aykaç, ”Bu sorunların hızlı bir şekilde çözümü için kamu özel sektör hep birlikte çalışmalıyız. Herşeyi devletten beklemek doğru olmadığı gibi olumsuz herşeyin sebebi özel sektör gibi görülmemelidir” ifadelerini kullandı.

 

cumhuriyet

BAKMADAN GEÇME

  • Euro Bölgesi Enflasyonu Aralık’ta Hedefe Yaklaştı

    Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Aralık ayında %1,9’a geriledi. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi’nin Aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı.

  • Javier Blas: İran Petrolü İçin Asıl Risk Bombalar Değil, Grevler

    İran denildiğinde enerji piyasalarının aklına ilk olarak askeri gerilimler ve Hürmüz Boğazı riski geliyor. Ancak Bloomberg Opinion yazarı Javier Blas’a göre, İran petrol arzı açısından asıl tehlike askeri çatışmalar değil, ülkenin derinleşen ekonomik kriziyle tetiklenebilecek işçi grevleri. Tarihsel deneyim, göz ardı edilen bu riskin petrol üretimi üzerinde çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

  • Grönland Krizi Derinleşiyor: Avrupa, ABD’ye Karşı “Ticaret Bazukası” Seçeneğini Masada Tutuyor

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik yeni tarife tehdidi, transatlantik ilişkilerde gerilimi tırmandırdı. Brüksel’de olağanüstü diplomasi trafiği başlarken, Avrupa Birliği’nin daha önce hiç kullanmadığı “Anti-Zorlama Aracı” (ACI) dahil sert ekonomik karşılıkları değerlendirdiği bildiriliyor. Piyasalar ise bu belirsizliği sert satışlarla fiyatlıyor.

  • IMF’den Yeni Rapor: Türkiye’nin Büyüme Tahminini Nasıl Yorumladılar?

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Ocak 2026 sayısını “Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrar” başlığıyla yayımladı. Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme öngörülerinde artışa gidildiği belirtildi.

  • Trump’ın Grönland Hamlesine AB’den Misilleme Planı

    Avrupa Birliği başkentleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı kontrol altına alma yönündeki girişimine karşı çıkan NATO müttefiklerini hedef alan tehditlerine yanıt olarak, ABD’den yapılan yaklaşık 93 milyar euroluk ithalata gümrük vergisi uygulanmasını ya da Amerikan şirketlerinin AB iç pazarına erişiminin kısıtlanmasını masaya yatırdı. Bu gelişme, transatlantik ilişkilerde son on yılların en ciddi gerilimlerinden biri olarak görülüyor.

  • PİYASA ANALİZ: Trump’ın Tarife Hamlesi Risk İştahını Bozdu, Güvenli Limanlar Işıldıyor

    Küresel piyasalar haftaya belirgin bir riskten kaçış havasıyla başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland merkezli tarife restleşmesi, jeopolitik tansiyonu yeniden yükseltirken, hisse senetlerinde baskı, kripto varlıklarda geri çekilme ve güvenli limanlara güçlü bir yöneliş görüldü. Altın ve gümüş “para gibi” davranarak tarihi zirveleri test ederken, döviz cephesinde euro, yen ve İsviçre frangı öne çıktı. Türkiye varlıkları ise küresel dalgalanmaya rağmen pozitif ayrışmasını sürdürdü.

  • Ekonomik Kriz Ortamında Dikkat Çeken Adım: İzmir’de 11 Zincir Market Güçlerini Birleştirdi

    İzmir’de faaliyet gösteren 11 zincir market, güçlerini birleştirerek yeni bir ticari yapılanmaya gitti. Kurulan şirketin ilk mağazasının şubat ayında Menderes’te hizmete girmesi planlanıyor. Ortak girişimin kamuoyuna tanıtımı ise Gaziemir’de gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla yapıldı.

  • Barış Soydan Yazdı…’Fintekte Sorunlar Merkez Bankası’na Devirle Başladı, Acil Müdahale Zamanı’

    2025 yılı elektronik para ve ödeme kuruluşları açısından neredeyse bir kaos ve yıkım yılı olarak geride kaldı. Savcılık operasyonları, lisans iptalleri, faaliyetlerin askıya alınması gibi hukuki ve idari kararlar tüm yıl boyunca gündemdeydi. Daha da kötüsü, finansal sistemin bu parçası bir süredir ciddi bir şeffaflık ve güven krizinin içine girmiş durumda; söylentiler ve spekülasyonlar hâlâ devam ediyor. Artık bir kırılma noktasına gelindiği açık. Bir tarafta genç nüfus, yüksek dijital adaptasyon, güçlü bankacılık altyapısı ve dev elektronik ticaret hacmiyle bölgesel bir “fintek merkezi” olabilecek kapasite var. Diğer tarafta ise giderek daha sık anılan suç ve bahis gelirleri, kara para, şüpheli transferler tartışmaları… Bugün fintek sektörü başarı hikâyeleriyle değil bu tür risk başlıklarıyla gündeme geliyorsa, bunun sebebi sadece “birkaç kötü örnek” değil. Esas faktör daha derinde, yapısal ve sistemsel sorunlarda.

  • Konut Fiyat Endeksi 2025’te Reel Olarak Geriledi

    Konut Fiyat Endeksi, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 artarken, yıllık bazda yüzde 29 yükseldi. Ancak endeks, 2025 yılı genelinde reel olarak yüzde 1,4 oranında değer kaybetti.

  • Suriye’de Kürt otonomisine darbe

    Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa’nın Kürtleri Suriye vatandaşı olarak tanıması ve bazı kültürel hakları resmen kabul etmesi, uluslararası kamuoyunda temkinli bir iyimserlik yarattı. Ancak sahadaki askeri ve siyasi gelişmeler, bu adımların kalıcılığı ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yönetiminin geleceği konusunda ciddi belirsizlikler olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre, Şam yönetiminin temel hedefi, ülke genelinde merkezi otoriteyi yeniden tesis etmek.

  • Çin Ekonomisinde Momentum Kaybı: %5 Büyüme Hedefi Tutsa da İç Talep Alarm Veriyor

    Çin ekonomisi 2025’te hükümetin “yaklaşık %5” büyüme hedefini tutturmasına rağmen yılın son çeyreğinde belirgin bir ivme kaybı yaşadı. Sanayi üretimi görece güçlü seyrini korurken, perakende satışlar ve yatırımlar beklentilerin altında kaldı. Veriler, ihracata dayalı büyümenin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretlerini artırırken, iç talepteki zayıflığın derinleştiğine işaret ediyor.

  • Asya-Pasifik Piyasalarında Satış Baskısı: Trump’ın Grönland Çıkışı ve Çin Verileri Gündemde

    Asya-Pasifik piyasaları haftaya ağırlıklı olarak düşüşle başladı. Yatırımcılar bir yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta sonu Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik sert mesajlarını, diğer yandan Çin’den gelen büyüme ve makroekonomik verileri değerlendirdi. Küresel risk iştahı zayıflarken, güvenli liman talebiyle altın ve gümüş fiyatları tarihi zirvelere yükseldi.

  • 2026’da Borsa, döviz, konut ne olur? | Atilla Yeşilada video

    Atilla Yeşilada'nın 18 Ocak 2026 tarihli bu videosu, Türkiye ekonomisi ve piyasalar için kapsamlı bir 2026 projeksiyonu sunmaktadır.

Benzer Haberler