Sosyal Medya

Ekonomi

2023’te Küresel Ekonomi Yüzde 1,5 Büyüyecek…

Allianz Trade, 2022 – 2023 güz dönemi için “Küresel Ekonomik Görünüm” raporunu yayımladı. Rapora göre enerji krizi ve artan faiz oranları, 2023’te küresel GSYH büyümesini yüzde 1,5’e çekecek...

2023’te Küresel Ekonomi Yüzde 1,5 Büyüyecek…

Allianz Trade, üçüncü çeyrek dönemi tahminlerini içeren 2022 – 2023 güz dönemi “Küresel Ekonomik Görünüm” raporunu paylaştı. Rapor, küresel büyümenin 2022’nin ikinci çeyreğinde yüzde 0,6 oranında daraldıktan sonra, dördüncü çeyrekte negatife döneceğini ve 2023’ün ortasından önce toparlanmayacağını öngörüyor. Allianz Trade’in raporunda küresel büyüme tahmini ise ikinci çeyrek tahminlerine kıyasla 1 puan düşürülerek yüzde 1,5’e çekildi. Haziran ayından bu yana küresel makroekonomik koşulların önemli ölçüde kötüleştiğini belirten rapora göre, enerji piyasalarındaki derin ve uzun süreli kırılmalarla birlikte ticari güven üzerindeki olumsuz etki, çoğu ülkede imalat sektörünü resesyona itecek.

Raporda 2023 yılında Euro Bölgesi’nde büyümenin, yükselen enerji fiyatları ve düşük güven nedeniyle yüzde 0,8’e gerileyebileceği ifade ediliyor. Tüketici duyarlılığı ise şimdiden rekor kırarak en alt seviyeye geriledi ve ticari güven hızla bozulmaya devam ediyor. Bunun tüketim ve yatırımı engelleyeceği öngörülürken, ortalama olarak GSYH’nin yüzde 2,5’i oranında artan mali desteğin ve 2023 yılının ortasından itibaren sınırlı parasal gevşemenin, resesyonu daha kısa ve sığ hale getirmeye, toplumsal huzursuzluk risklerini de sınırlamaya yardımcı olacağı belirtiliyor. Öte yandan, mali destek artışının reel harcanabilir gelir ve şirket marjları üzerindeki şoku tam olarak telafi etmeyeceği tahmin ediliyor.

Rapora göre, hızla yükselen faiz oranları ve düşen reel harcanabilir gelirler, ABD’de bir konut durgunluğuna neden olacak. ABD, sıkılaşan parasal ve finansal koşulların yanı sıra ara seçimlerden sonra olumsuz bir dış konjonktür ve mali desteğin azalmasıyla GSYH’de yüzde 0,7’lik bir düşüş kaydedecek. Çin’in ise 2022’deki çok düşük büyüme seviyesinin ardından ekonomik toparlanmasının zor olacağı tahmin edilirken, büyüme tahminleri 2022’de yüzde 2,9’a ve 2023’te yüzde 4,5’e düşürüldü.

Raporda ayrıca, artan ABD-Çin çatışması ve Avrupa’nın enerji krizine tepkisi gibi daha fazla jeopolitik gerilimin mevcut ayrışma eğilimlerine ek kuyruk rüzgârı etkisi yapacağı tahmin ediliyor. Gelişmiş ekonomilerin iç talep kaynaklı bir durgunlukla karşı karşıya kaldıkça hacimdeki küresel ticaret büyümesinin de 2023’te yüzde 1,2 ile düşük kalacağı öngörülüyor.

2023’te küresel enflasyonun düşmesi bekleniyor

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Enerji fiyatlarının zirveye ulaşmasıyla 2023’ün ilk çeyreğine kadar enflasyonun yüksek kalması beklenirken, gıda ve hizmet enflasyonunun da aynı dönemde fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskıyı körükleyeceği tahmin ediliyor. Raporda küresel enflasyonun 2022’deki yaklaşık yüzde 8 seviyesinden sonra, 2023 yılında düşüşe geçerek ortalama yüzde 5,3 olması bekleniyor. Rapora göre Euro Bölgesi enflasyonu 2022 yılının son çeyreğinde yüzde 10 ile zirveyi görecek ve ardından 2023 yılında ortalama yüzde 5,6 olacak. ABD’de enflasyonun çoktan zirveyi görmüş olabileceği tahmin edilirken, 2023 yılının ilk çeyreğine kadar yüzde 4’ün üzerinde seyretmeye devam edecek olan enflasyonun, 2023 yılının üçüncü çeyreğinden sonra yüzde 2’nin altına gerileyeceği öngörülüyor.

Rapora göre merkez bankalarının enflasyonla mücadele kararlılığı, ABD’de yüzde 4, Euro Bölgesi’nde yüzde 2,25 olmak üzere kısa vadeli kamu faiz oranlarının nötr seviyenin üzerine çıkmasına neden olabilir. Hem Fed hem de ECB, diğer durgunluk dönemlerine kıyasla daha şahin kalmaya devam edecek ve ancak 2023 yılının ortasından sonra sınırlı faiz indirimlerine başlayacak. Raporda resesyon endişelerinin, yıl sonuna kadar getiri eğrilerini kalıcı şekilde yataya çevirmesi bekleniyor.

Raporda kurumsal riskin yeniden arttığı ancak daha yüksek mali desteğin büyük bir ticari iflas dalgasını ve olumsuzlukların şiddetlenmesini önleyeceği ifade ediliyor. Öte yandan düşük talep, artan finansman sorunları ile girdi fiyatları, işgücü kıtlıkları ve tedarik zinciri sorunları gibi uzun süreli üretim kısıtlamaları, özellikle ticari iflaslarda beklentileri mekanik olarak yukarı çekiyor. Euro Bölgesi geneli için iflasların yüzde 40’tan fazla artması bekleniyor.

Kurumsal kredi marjları ise sınırlı da olsa genişleyecek ancak gelecek yıl bir miktar daralacak. Yüksek negatif reel oranların, tüketiciler ve firmalar üzerindeki yaşam maliyeti krizinin etkisini yumuşatmak için daha yüksek bütçe açığı harcamalarını kolaylaştırdığı ifade edilirken, faiz oranlarının yükseleceği dönemler için ülkelerin daha fazla borçlu hâle geleceği belirtiliyor. Bu nedenle gelecek yılın sonunda potansiyel olarak sancılı bir mali düzeltme risk artışı bekleniyor.

Gelişmekte olan ülkelerde mali dengeye yönelik risk tehlikesi

Raporda yer alan verilere göre bazı Gelişmekte olan Ülkeler (GoÜ) ödemeler dengesi krizi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Türkiye’nin yanı sıra Arjantin, Şili, Kolombiya, Mısır, Macaristan, Kenya, Pakistan, Polonya ve Romanya’da mali dengeye yönelik riskler halihazırda tehlikeli seviyelerde. Ancak bu ülkeler için hâlâ getiriler ve alış-satış farkları için daha fazla artış alanı var. Küresel ekonomi daha derin bir resesyondan kaçınabilecek olsa bile, gelişmekte olan ülkelerdeki koşulların gelecek yılın sonlarına kadar iyileşmesi beklenmiyor.

GoÜ’lere dair ekonomik tahminleri değerlendiren Allianz Trade Türkiye CEO’su Ahmet Ali Bugay, “Görünümün yönü, önemli ölçüde büyük ekonomilerdeki finansal sıkılaştırmanın etkisine ve mali desteğin etkinliğine bağlı olacak. Piyasalar gelecek yıl toparlanarak tek haneli getiriler sunana kadar hisse değerlemelerinde aşağı yönlü daha fazla risk görüyoruz. Artan ithalat faturaları, zayıf küresel talep, Çin’deki sıfır Covid politikası, emlak krizi, jeopolitik anlaşmazlıklar gibi sorunlar nedeniyle tüm GoÜ’lerde, enerji ihracatçıları hariç, cari dengeler bozulacak. Sermaye/Finans hesabı kaleminden de bu durumu rahatlatmaya yönelik bir destek gelmeyecek. Olumsuz yatırımcı hissiyatı ve gelişmiş ekonomilerde artan faiz oranları, güvenliğe kaçış şeklinde sermaye çıkışlarını ve güçlü bir ABD dolarını teşvik ediyor.” dedi.

Allianz Trade Türkiye CEO’su Ahmet Ali Bugay, GoÜ’lerin para birimlerinin çoğunun 2022 yılında güçlü dolar karşısında değer kaybettiğini ancak yalnızca birkaçının eurodan daha kötü durumda olduğunu ifade etti. Türkiye’nin durumunun ise Arjantin, Ukrayna ve Venezuela’da olduğu gibi kendine özgü sebeplerden kaynaklandığını söyledi: “GoÜ’lerde kamu temerrüdü riski endişe verici seviyelere ulaşıyor. Ulusal para biriminin değer kaybetmesiyle daha da artan döviz cinsinden kamu borcunun GSYH’ye oranı kamu borcu riskine yönelik endişeleri artırıyor. Türkiye, Arjantin, Mısır ve Pakistan hâlâ risk altında olsa da önümüzdeki yıl büyük GoÜ’ler arasında bir temerrüt dalgası beklemiyoruz çünkü 1980’ler ve 1990’lara göre borcun daha büyük bir kısmı yerel para biriminde ve yerel piyasalarda ihraç edildi. Prensipte, IMF son savunma hattı olarak hazır ancak ülkelerin kendi iç dinamikleri, zamanında bir kredi anlaşmasını engelleyebilir. Bazı ülkeler için ikili destek seçeneği de muhtemel: Örneğin, Fed pandemi sırasında olduğu gibi Latin Amerika ülkelerini destekleyebilir; KİK, Türkiye ile daha fazla swap düzenlemesi üzerinde anlaşabilir ve AB ile Avrupa Merkez Bankası, gerekirse Orta ve Doğu Avrupa’daki AB üyelerine yardımcı olabilir. Çin, RMB’nin uluslararası geçerliliğini artırarak finansal nüfuzunu artırmak için destek verme konusunda istekli olabilir.”

“Türk lirasının da aralarında bulunduğu, bazı GoÜ yerel para birimlerinde devlet tahvili getirileri yüzde 12’nin üzerinde ve sürdürülebilir değil. İkinci çeyrekten bu yana, yabancı yatırımcılar gelişmekte olan ülkelerin hisse senetlerinden ve tahvillerinden 38 milyar doları geri çekti. Bu da rekor düzeyde en uzun net yabancı portföy çıkışları serisi oldu. Gelişmiş ekonomilerdeki, özellikle Fed olmak üzere merkez bankalarının yenilenen şahin duruşundan devlet tahvillerindeki alış satış farkı olumsuz etkilendi. Ancak, yıl sonuna kadar daha fazla kötüleşme beklemiyoruz ve durum önümüzdeki yıl daha iyiye dönmeli. 2023 yılının önemli bir kısmında gelişmekte olan ülkelerin borcu tehlikeli bölgede kalacak olsa da herhangi bir büyük GoÜ’nün borç sıkıntısı yaşamasını beklemiyoruz.” diye konuşan Allianz Trade Türkiye CEO’su Ahmet Ali Bugay, ABD doları cinsinden ülke borcunun bu yıl biraz daha artmasını ve seneye az da olsa azalmasını beklediklerini belirtti. Euro ve yerel para birimlerinin borç bakımından daha iyi olmayacağını söyleyen Bugay, yerel para birimi cinsinden borçlar için yıl sonu beklentisinin, getirilerin şu anki yüzde 6,9 oranından hafifçe artarak yüzde 7,3’e çıkması yönünde olduğunu ifade eti.

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

  • Recep Erçin: Değişken faizli mevduata ilgi yok

    Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları özendirmek ve bankacılık sistemindeki aktif-pasif uyumsuzluğunu gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine yönelik…

  • İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Asya Borsaları Düştü, Petrol 100 Doları Aştı

    Trump yatırımcıları savaşın biteceğine ikan edemdi. İran Hürmüz'ü kitledi. Panik satışlar yine başladı

  • Merkez Bankası’nın Zor Sınavı! Sanayi Toparlanamıyor! & Turizmde İptaller Başladı | Erdal Sağlam – Semih Sakallı video

    Bu hafta Gündemin Şifresi'nde Erdal Sağlam ve Semih Sakallı, tırmanan savaş geriliminin Türkiye ekonomisine, piyasalara ve siyasete olan etkilerini masaya yatırdı.

  • Çetin Ünsalan:  ‘Cambaza bak’ın adı faiz

    Bu ayki faiz kararı ne olur? Muhtemelen dünyadaki gelişmelere, enflasyonist baskılara baktığınızda faiz oranlarının sabit bırakıldığı bir fotoğraf karşımıza çıkacak.

  • İran’dan Uzun Savaş Tehdidi: Trump “Tahran Yenilgiye Yakın” Dedi

    Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar enerji piyasalarında büyük dalgalanma yaratırken petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel ekonomide yeni bir şok riskini gündeme getirdi.

  • Gazprom: TürkAkım Altyapısına Saldırılar Artıyor, Enerji Piyasasında Baskı Yükseliyor

    Enerji uzmanları ise BOTAŞ’ın artan maliyetler nedeniyle doğal gaz tarifesinde yeni bir artışa gidebileceğini belirtiyor.

  • İran’dan Tehdit: “Dünya 200 Dolarlık Petrol Fiyatına Hazır Olsun”

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan savaş küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor. İran güçlerinin Körfez’de ticari gemilere…

  • Mehmet Öğütçü: Orta Doğu’daki Savaş Türkiye Ekonomisini Nasıl Etkiler?

    ürkiye için petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş cari açık, enflasyon ve finansal piyasalarda oynaklık riskini artırıyor. Bununla birlikte kriz, Türkiye’ye yatırım ve lojistik açısından yeni fırsatlar da yaratabilir.

  • Besler, inovasyon ve Ar-Ge stratejileriyle 2025’te sürdürülebilir büyümesini güçlendirdi 

    Besler’in 2025 yılında konsolide cirosu 32,5 milyar TL, brüt kârı ise 8 milyar TL oldu...

Benzer Haberler