Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Veliaht Prens’ten beklentiler ne yönde?

Türkiye Suudi Arabistan Veliaht Prensi’ni ağırlayacak. Kaşıkçı cinayeti nedeniyle sert eleştirilen Prens’e yönelik tutum neden değişti? Uzmanlara göre bunun nedeni…

Veliaht Prens’ten beklentiler ne yönde?

Türkiye Suudi Arabistan Veliaht Prensi’ni ağırlayacak. Kaşıkçı cinayeti nedeniyle sert eleştirilen Prens’e yönelik tutum neden değişti? Uzmanlara göre bunun nedeni bölgesel dengelerdeki değişim ve Ukrayna savaşı.

Türkiye, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı ağırlamaya hazırlanırken, Cemal Kaşıkçı cinayeti nedeniyle sert eleştirilen Suudi Arabistan’a yönelik tutumun değişmesinde gerek farklılaşan bölgesel dengelerin gerek içinde bulunulan ekonomik darboğazın rol oynadığı tespiti yapılıyor.

Türkiye’den önce Mısır ve Ürdün’e de gideceği açıklanan Muhammed bin Selman’ın Çarşamba günü Ankara’daki temaslarında yatırım ve enerji gibi alanlarda bir dizi anlaşmanın imzalanması bekleniyor.

Enflasyonun düşürülemediği ve döviz üzerindeki yukarı yönlü baskının sürdüğü bir dönemde Veliaht Prens bin Selman’ın ziyaretinden çıkacak sonuçlar piyasalarda da yakından takip ediliyor. Kulislere yansıyan bilgilere göre Ankara daha önce Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile yaptığı swap anlaşmalarının bir benzerini Riyad ile de yapmak istiyor ve bir süredir bunun için çaba harcıyor.

Veliaht Prens bin Selman’ın ziyaret turu, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinin ardından Körfez bölgesi dışına yapacağı ilk ziyaret olması açısından önem taşıyor.

Veliaht Prens ile ilişkiler neden onarılıyor?

Türkiye’nin eski Katar büyükelçilerinden Mithat Rende Muhammed bin Selman’ın Ankara ziyaretini genel anlamda Türkiye’nin bölgede İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır gibi ülkelerle attığı normalleşme adımlarının bir parçası olarak değerlendiriyor.

Ukrayna savaşıyla birlikte artan petrol fiyatlarının sadece Türkiye’yi değil diğer ülkeleri de Riyad’a karşı yumuşamaya mecburen de olsa ittiğini söyleyen Rende, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Ukrayna savaşı ve Avrupa’nın karşı karşıya bulunduğu enerji krizi ile mücadele için, ki kış geldiğinde daha ciddi şekilde hissedilecek bu kriz, dünyada ekstra kapasitesi olan birkaç ülkeden birisi Suudi Arabistan. Bu ekstra kapasitenin kullanılması gerekiyor, miktarı 2-2,5 milyon varil kadar. Biden bunun için gidiyor. Biraz da iş başa düştü yani. Reel politik gereği bir durum denilebilir, tutumunu beğenmeyebilirsiniz ama bir taraftan da çalışmak mecburiyetindesiniz.”

“Veliaht Prens’le bir 50 yıl mı?”

Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi Ali Semin de Veliaht Prens ile ilişkilerin geliştirilmesinde bölge dengelerinin değişmesinin yanı sıra Kral’ın sağlık durumunun giderek kötüleşmesine de işaret ediyor.

Kral Selman bin Abdülaziz Al Suud’un çok yaşlandığını ve ciddi sağlık sorunları bulunduğunu hatırlatan Semin, işleri fiili olarak Veliaht Prens’in yürüttüğünü söylüyor ve şöyle konuşuyor:

“Bu sadece ABD için değil Türkiye için de bir risk. Krallık görevi artık üçüncü nesle geçiyor. Şu anda Veliaht 37 yaşında ve bir 50 yıl görevi götürse… Siz 50 yıl kriz yaşadığınız bir kralla olacaksınız demektir. Ayrıca şu anda bir diyalog kurmak değil de baba hayatını kaybettikten ve iktidara geldikten sonra Veliaht ile ilişki kurmak daha çok tepkiye yol açar. Onun için Türkiye’nin bence bu aşamada kral hayatını kaybetmeden önce bir adım atılması gerekiyordu.”

Büyükelçi Rende ise Suudi Arabistan’da kral olmanın belki daha kolay olabileceğini ancak sürdürmenin o kadar kolay olmadığını belirterek, “Çünkü orada çok ciddi dengeler söz konusudur. Şu anda Veliaht Prens denetimi tam gibi görünüyor. Ama hiç belli olmaz. Körfez ülkelerinde ve Ortadoğu’da kimin ne zaman ne kadar ıslak zeminde yürüdüğünü hiç bilemezsiniz” yorumunu yapıyor.

Kaşıkçı cinayeti unutuldu mu?

Bin Salman’ın ziyareti öncesinde Kaşıkçı cinayetinin unutulduğu ile ilgili eleştiriler de devam ediyor.

Dış politika yorumcularına göre ise konuya “real politik” açısından da bakmak gerekiyor. Dr. Ali Semin, “Kaşıkçı olayı çok büyük ve insanlık dışı bir olay” derken, bununla birlikte uluslararası ilişkiler açısından bakıldığında hiçbir devletin “kalıcı düşman ya da kalıcı dost” olmadığını belirtiyor.

Semin, sadece Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin düzelmediğini, bölge ülkelerinin birbiri ile ilişkilerinde de farklı bir aşamaya geçtiğini söyleyerek, Türkiye açısından sadece Katar üzerinden bir Körfez politikasının ya da sadece Katar üzerinden bir Ortadoğu politikasının tam anlamıyla sonuç vermediğini kaydediyor.

Emekli Büyükelçi Rende ise Kaşıkçı cinayeti ile bağlantılı eleştirilerle ilgili olarak Körfez ülkelerindeki kraliyet üyelerinin “cezasızlık” haline dikkat çekiyor. Bu prenslerin sanki “insan üstülermiş” gibi yetiştirildiğini ve bunun da onları bir çeşit “kibre” sevk ettiğini belirten Rende, şöyle konuşuyor:

“Çok kolay zenginliğin de verdiği bir kendini aşırı muktedir hissetme hali içindeler. Bu kibir ve aşırı muktedir hissetme hali bir cezasızlık kültürüne de yol açıyor. Yani ‘ben yaparım, isterim, olmayacak şeyler de isterim, olmayacak şeyler de yaparım. Sonra gerekirse para öderim yani, bunun parasını da öderim’ gibi.”

Rende, bölgeye dair projeksiyonunda ise İran, Türkiye, Mısır, İsrail, Suudi Arabistan gibi bölgesel güçler arasındaki mücadelenin devam edeceğini ancak aynı zamanda diyalog kapısının da açık kalması gerektiğini belirterek, “Aksi halde Ortadoğu’da etnik, dini, mezhepsel çatışmalar devam edecek ve kan akacaktır. Yani istikrar için refah lazım, ekonomik işbirliği lazım” diyor.

Haberin tamamı için DW Türkçe

BAKMADAN GEÇME

  • ANALİZ: 2025 Bütçe Yılı Analizi: Mali Disiplinde Beklentileri Aşan Performans 

    Türkiye ekonomisi için kritik bir dönemeç olan 2025 yılı, merkezi yönetim bütçesi açısından piyasalara "hoş bir sürpriz" yaparak kapandı. Aracı kurumların son raporları, bütçe disiplininin dezenflasyon sürecine beklenenden daha güçlü bir destek verdiğini ortaya koyuyor. Özellikle bütçe açığının GSYH’ye oranının %3 barajının altında kalması, makroekonomik istikrar açısından dönüm noktası olarak görülüyor. İşte Gedik Yatırım, İş Bankası ve Şeker Yatırım’ın verilerinden yola çıkarak hazırladığımız kapsamlı 2025 bütçe analizi.

  • En Düşük Emekli Aylığı 20 Bin TL’ye Yükseltiliyor: Düzenleme TBMM Komisyonu’ndan Geçti

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, en düşük emekli aylığının artırılmasını da kapsayan kanun teklifinin görüşmeleri tamamlandı. Görüşmelerin ardından, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye yükseltilmesini öngören madde komisyonda kabul edildi.

  • Tüketici Güveni Aralık Ayında Artış Gösterdi

    Bloomberg HT Tüketici Güven Endeksi, Aralık ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 1,42 artış göstererek 75,85 seviyesine yükseldi. Endekste artış eğilimi sürerken, öncü endekse göre sınırlı bir gerileme dikkat çekti.

  • Goolsbee: “Merkez Bankası Bağımsızlığı Aşınırsa Enflasyon Patlar”

    Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, CNBC’ye verdiği röportajda, son dönemde Fed’e ve Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik siyasi ve hukuki baskıların enflasyon açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.

  • Bakanlık Duyurdu: Bütçe Açığı 528,1 Milyar TL’ye Ulaştı

    2025 yılının Ocak–Aralık döneminde merkezi yönetim bütçesi, 14 trilyon 634,6 milyar TL harcama ve 12 trilyon 835,5 milyar TL gelir ile tamamlandı. Bu dönemde bütçe açığı 1 trilyon 799,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Aralık ayında ise bütçe açık verdi.

  • TCMB Başkanı Karahan: Dezenflasyonda Ana Eğilim Güçleniyor

    Merkez Bankası Başkanı Karahan, Londra ve New York’ta uluslararası yatırımcılarla bir araya gelerek Türkiye’nin yeni yol haritasını paylaştı. Dezenflasyon sürecinde ana eğilimin güçlendiğini vurgulayan Karahan, kısa vadeli dalgalanma riskine karşı "ihtiyatlı ve veri odaklı" kalmaya devam edecekleri mesajını verdi. Küresel finans dünyasının kalbi olan Londra ve New York’ta gerçekleştirilen yatırımcı toplantılarında, Türkiye’nin para politikasına dair kararlılık bir kez daha teyit edildi. TCMB Başkanı Fatih Karahan tarafından sunulan projeksiyonlarda, fiyat istikrarı hedefine ulaşana kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağı ve herhangi bir sapma durumunda ek sıkılaşma adımlarının atılabileceği vurgulandı.

  • MetroPOLL’den “Toplumsal Tükenmişlik ve Güven” Raporu: Güvensizlik ve Yorgunluk, Türkiye’nin Duygusal Tablosunu Şekillendiriyor”

    MetroPOLL’ün 2025 sonu verileriyle hazırladığı rapor, Türkiye’de “toplumsal tükenmişlik” tablosunu ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek düzeyde tükenmişlik yaşarken, her iki kişiden biri son bir yılda psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtti. MetroPOLL Araştırma’nın 2025 yılı sonu verileriyle hazırladığı "Toplumsal Tükenmişlik ve Güven" raporu, Türkiye’nin ağır bir duygusal yorgunluktan geçtiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek veya çok yüksek tükenmişlik yaşıyor. Seçmenlerin neredeyse yarısı "hiçbir yere güvenmeyenler" sınıfında yer alırken, özellikle gençler arasında ülkeden gitme isteği "ana akım" bir düşünceye dönüşmüş durumda.

  • TCMB Rezervleri Yükseldi: Swap Hariç Net Rezerv 70,1 Milyar Dolara Çıktı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt rezervleri, 9 Ocak 2026 ile biten haftada 196,1 milyar dolara yükseldi. Önceki hafta bu rakam 189,1 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

  • WEF’in 2026 Küresel Riskler Raporu’ndan Kritik Analiz: Dünya Ekonomisini Zorlu Bir Dönem Bekliyor

    Dünya Ekonomi Forumu’nun (WEF) Davos’ta gerçekleştireceği toplantılar öncesinde yayımlanan Küresel Riskler 2026 Raporu, dünya ekonomisini tehdit eden unsurları gözler önüne serdi. Rapora katkı sunan katılımcılar, önümüzdeki iki yıla ilişkin beklentilerini “Çalkantılı ve fırtınalı” olarak tanımlarken, küresel ölçekte en ciddi riskin jeopolitik gerilimler olduğuna dikkat çekti.

  • TÜİK: İnşaat Üretimi Kasım Ayında Yıllık Yüzde 22,3 Arttı

    Türkiye’de inşaat üretimi Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,1 oranında gerilerken, yıllık bazda yüzde 22,3 artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayına ilişkin inşaat üretim endeksi verilerini yayımladı.

  • EspressoLab, CHP Mitinginde Kahve Dağıttı: Bardaklarda Özgür Özel’in İsmi Yer Aldı

    CHP’nin boykot listesinde bulunan ünlü kahve zinciri EspressoLab, CHP’nin Beşiktaş’ta gerçekleştirdiği mitinge yüzlerce kahve gönderdi. Gönderilen kahvelerin bardaklarında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in isminin yazılı olduğu görüldü.

  • Artık Her Şirket Konkordato İlan Edemeyecek: Konkordato Suistimaline Sert Önlemler Geliyor

    Bazı şirketlerin konkordato sistemini kötüye kullandığının tespit edilmesinin ardından, ilgili firmalar ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kaldı. Sistemin suistimal edilmesine kesinlikle izin verilmeyeceğini vurgulayan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Adalet Bakanlığı ile ortak bir çalışma yürütüldüğünü açıkladı. Adalet Bakanlığı ise, denetim süreçlerinde yaşanan usulsüzlüklerin önüne geçmek amacıyla yeni bir İcra ve İflas Kanunu düzenlemesi için harekete geçti.

  • Hizmet Sektöründe Büyüme Sürüyor: Kasım Ayında %4’lük Artış

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) son verilerine göre, hizmet üretim endeksi 2025 yılı Kasım ayında yıllık bazda %4,0 oranında yükseldi. Sektörel…

Benzer Haberler