Sosyal Medya

Döviz

Güldem Atabay: Türkiye neden kara parayla mücadelede “Gri Liste” içinde ve bunun sonuçları ne?

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Ülkemize yönelik bir kara para soruşturması açılması ya da ülkemizin…

Güldem Atabay: Türkiye neden kara parayla mücadelede “Gri Liste” içinde ve bunun sonuçları ne?

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Ülkemize yönelik bir kara para soruşturması açılması ya da ülkemizin Mali Eylem Görev Gücü (FATF) kara listesine alınması kesinlikle söz konusu değildir” dedi.

Bakan’a göre, AKP döneminin sayısız varlık barışı düzenlemeleri ve ödemeler dengesi içindeki net hata ve noksan kalemi girişli kaynağı belirsiz 25 milyar dolar konusunda FATF tarafından hükümete yapılmış herhangi bir eleştiri de yok.

Türkiye’nin kara listeye her şeye rağmen girmemiş olması elbette sevinilecek bir durum. Ancak 2023’ü de neden hala “gri listede” geçirecek olmamızın nedenlerinin ve sonuçlarının da gerçekçi bir analizi gerekli.

Türkiye neden gri listeye alındı?

Türkiye 21 Kasım 2021’de, kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadele önlemlerinin yetersiz olduğu sonucuna varıldığı için Mali ve Ürdün ile birlikte küresel kara para aklama ve terör finansmanı gözlemcisi FATF tarafından “gri listeye” alındı. Böylece, Türkiye’yi bugüne kadar bu ünvanı alan en büyük ekonomi olarak da tarihe geçti. Türkiye, kara para aklamayla mücadelede istenen standartlarda bazı gelişmeler göstermesine rağmen FATF’ın “gri listesinde” bir yıl daha kalacak; 2023 de bu listede geçecek.

Bakın listede hangi ülkeler Türkiye ile yan yana:

Türkiye’nin aynı zamanda ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından Kara Para Aklama ve Mali Suçlar açısından “Birincil Riske Sahip Ülke” olarak kategorize edildiğini de atlamamak gerek.

Gri liste, kara para aklama, yayılma ve terörizmin finansmanına karşı yeterli güvenceye sahip olmayan ülkelerin ilan edildiği bir küresel liste. Türkiye, FATF’a üye devletlerden birisi ve bu nedenle mali suçlarla uluslararası standartlarda mücadele etme sözü var.

FATF, 21 Ekim 2021’deki basın açıklamasında eleştirilerini birkaç noktaya odakladı:

  1. Kara paraya karşı Türkiye’de yapılan denetim bankalar, altın ve değerli taş tüccarları ve emlakçılar gibi yüksek riskli sektörlerde yeterli değil.
  2. El Kaide-IŞİD gibi terörist gruplar ve diğer kara para aklayıcılarının yasadışı olarak edindikleri fonları Türk emlak piyasasına aktarmaları, orada “aklanan parayı” ise emlak sektöründen başka sektörlere entegre etmeleri söz konusu.
  3. İran, Irak, Suriye ve Lübnan’a coğrafi yakınlığı yanında Türkiye’nin sınır kontrolündeki aksamalar FATF’de terör finansmanının Avrupa kapılarında durmadığı endişesi yaratmakta.
  4. Türkiye’nin “Terörle Mücadele Kanunu”nda yer alan “kitle imha silahlarının finansmanının yaygınlaşmasını önlemek” konusunda da eleştiriler var. Başlığın aksine, kanun kara para aklamaya veya kitle imha silahlarının terörist amaçlarla finanse edilmesine karşı cezalar veya kontrol mekanizmaları içermiyor. Bunun yerine, cumhurbaşkanına sadece terör şüphelilerinin fonlarını ve varlıklarını “yakalanmaları” halinde dondurma hakkı veriyor.
  5. Türkiye’nin kâr amacı gütmeyen kuruluşlarla olan ilişkisi de FATF’ın eleştiri listesinde. Bir sivil toplum örgütü, dernek veya vakfın yönetim kurulu üyelerine yönelik terör iddialarına ilişkin cezai soruşturmaların varlığı, İçişleri Bakanlığı’na ve hükümet tarafından atanan valilere ilgili kişiyi görevden alma, ilgili derneğin faaliyetlerini felç etme ve onların yerine resmi bir kayyım atama hakkı vermekte.

Türkiye “gri liste” ile kara para aklamada şüpheli ülkeler arasına girince sonuçları ne oldu?

Türkiye’nin FATF’nin gri listesine dahil edilmesinden bu yana geçen yaklaşık bir yıllık sürede FATF tarafından daha fazla inceleme altına alındı. Bu nedenle de FATF kara para aklamayla ve terörle mücadele standartlarına uymak için eksiklikleri gideren bir eylem planı başlatan FATF ile işbirliği yapmakla yükümlü. Uygulama sonuçları da FATF raporlarıyla her yıl Ekim’de dünyaya açıklanacak.

FATF, üyelerine “gri” listedeki ülkelere karşı harekete geçmeleri için doğrudan bir direktif vermiyor.   Ancak üye ülkelerin şirketlerinden Türkiye’de yaptıkları risk analizlerinde FATF bilgilerini dikkate almalarını ve gerektiğinde daha fazla önlem almalarını istiyor.

Türkiye’nin gri listeye dahil edilmesi, yabancı bankalar ve yatırımcılarla olan ilişkisini zorlamakta. Kara para aklama ve terör finansmanı konusunda “gri listedeki Türkiye” ile ticari ilişkilerini sürdüren devletler, Türk bankalarıyla çalışmanın risklerini göz önünde bulundurarak işlem yapmak zorunda kalıyorlar. Muhabir bankacılık ilişkileri için de benzer zorluklar ek yükümlülükler şeklinde devreye girmekte.

Türkiye’nin “gri listesi”, gelişmiş durum tespiti denetimleri de gerektirebilir. Daha net ifadeyle, şirketler tedarik zincirlerinin Türkiye ayaklarında “gri” listeye giren başka bir ülkeden de mi geçtiğini kontrol etmekle yükümlü olur. Sürekli bir “yaptırım listesi” kontrolü devreye girer.

Gri listedeki Türkiye’nin Almanya ile tedarik zinciri ilişkileri tehlikede

2023’ten itibaren Alman şirketleri, tedarik zincirleri boyunca kara para aklama ile ilgili yasal pozisyonların ihlalinin yanı sıra insan hakları ve çevreye yönelik riskleri tespit etmek ve ortadan kaldırmakla da yükümlü olacak. Türkiye’den şirketlerle iş yaparken gereken risk analizinde Türkiye’nin “gri listede” olduğu gerçeği göz önünde bulundurularak kararlar alınacak ve gri listede olmak risk algısını yükseltecek. Türk iş ortaklarıyla ticaret yapan Alman şirketler artık özel durum tespiti yükümlülüklerine tabi.

Tüm bu ek yükler, Alman şirketlerin Türkiye’deki firmalarla iş yapmasına yönelik iştahlarını düşürecek. Almanya halen Türkiye’nin en büyük ihracat pazarları arasında.

“Gri listede” olmanın orta vadeli ekonomik sonuçları neler olabilir?

Çok yüksek dış finansman ihtiyacına sahip Türkiye ekonomisinde Türk lirasında devam eden düşüş eğilimi, AKP hükümetinin rezerv yakarak TL’yi baskı altında tutma çabası ve %85’e varan çok yüksek enflasyon “gri liste” gerçeği ile birleştiğinde Türkiye’ye olan yabancı yatırım ilgisini düşürecek. Gri listede kalmaya devam eden bir Türkiye ekonomisi tüm bu zorluklarla mücadele etme yönünde elinin giderek zayıflaması gerçeğiyle karşı karşıya.  Çünkü yabancı yatırım ve ticaret akışları üzerinde “gri listede” kalmaya devam etmek ek bir caydırıcı etkiye sahip.

Uluslararası Para Fonu (IMF) bir çalışmasında FATF’ın gri listesindeki bir ülkenin sermaye girişleri üzerinde büyük ve önemli bir olumsuz etkiyle karşı karşıya olduğunu ispatladı. Çalışmanın sonucuna göre söz konusu ülkeye gelen hem yabancı yatırımlar hem de banka transferleri şeklindeki sermaye akışları, GSMH’nin ortalama %7,6’sı oranında azalmakta ve GSYİH’nın %3’ü oranında doğrudan yabancı yatırımlarda düşüş izlenmekte. FATF tarafından yapılan bir incelemeye göreyse, bankalar gri liste statüsü alınan ülkeye karşı daha fazla riskten kaçınıyor ve bankacılık hizmetlerine erişimi daraltıyor.

Bir devletin gri listeye dahil edilmesi, uzmanlar tarafından genellikle daha katı yaptırımların ilk adımı olarak görülüyor. Türkiye söz konusu olduğunda, “gri liste” statüsü AB’ye Türkiye’yi kendi kara para aklama listesine dahil etmesi için baskı yaratıyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütü, Türkiye’nin bir sonraki adım olarak Dünya Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın yaptırımlarıyla ve kredi sağlamada zorluklarla karşı karşıya kalabileceği konusunda uyarmakta.

FATF’ın gri listesine 2021 sonunda giren, 2022’de de bu kategoriden çıkmayı başaramayan Türkiye için orta vadeli ekonomik riskler çok büyük.

Bakan Nebati Türkiye’nin gri listeden kara listeye geçmediği ile övünedursun, gri listeden çıkamayışı sonucunda bugün cari açığın %65-70’i kaynağı belirsiz döviz girişleriyle ancak finanse edilebiliyor. Bu elbette sürdürülebilir bir durum değil.  Ülkenin kuruyan döviz kaynakları sonucu Suudi Arabistan’dan Erdoğan’ın Bin Salman ziyareti arkasından TCMB’ye mevduat olarak gelen 5 milyar dolar 800 milyar dolarlık bir ekonomide “önemli” haber olarak yer alıyor.

İçler acısı bu hal, AKP hükümeti tarafından bir “başarı” olarak sunuluyor.

Neyse ki önümüzde 2023 seçimleri var.  İktidar değişimi ve beraberinde devreye sokulacak gerçek reformlarla kara para ile samimi mücadele, Türkiye’nin gri listeden çıkmasını ve ülkeye yeniden şaibeli değil kaliteli sermaye akışını sağlayacak bir sıçrama olasılığı.

Politik Yol

BAKMADAN GEÇME

  • Yapı Kredi’den 750 Milyon Dolarlık Tahvil Hamlesi

    Yapı Kredi, Sermaye Benzeri Tahvil (Tier II) ihracında talebi karşılamak amacıyla toplam tutarı 750 milyon dolara yükseltme kararı aldı. KAP…

  • ABD’de Üretici Enflasyonu Kasım Ayında Enerji Maliyetlerinin Etkisiyle Artış Gösterdi

    ABD’de üretici enflasyonu, enerji maliyetlerindeki artışın etkisiyle kasım ayında yükseliş kaydetti. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun (BLS) açıkladığı verilere göre, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kasım ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2 artarak beklentilere paralel gerçekleşti. Bir önceki ay ÜFE yüzde 0,1 oranında artış göstermişti.

  • Grönland: Buzların Altındaki Büyük Satranç

    Haritalarda beyaz ve ıssız bir alan gibi görünen Grönland, iklim değişikliğiyle birlikte 21. yüzyılın en kritik jeopolitik cephelerinden birine dönüşüyor. Eriyen buzullar yalnızca yeni deniz yollarını değil, büyük güç rekabetinin askeri, ekonomik ve teknolojik fay hatlarını da ortaya çıkarıyor. Danimarka’nın hukuki egemenliğine rağmen, adanın güvenliği fiilen ABD’nin stratejik şemsiyesi altında şekilleniyor. Rusya ve Çin’in Arktik hamleleri ise Grönland’ı küresel satranç tahtasının merkez karelerinden biri haline getiriyor.

  • İran’dan ABD’ye sert uyarı: Trump saldırırsa misilleme gelir, Türkiye de uyarılan ülkeler arasında

    İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın olası bir askeri müdahalesine karşı bölge ülkelerini açık şekilde uyardı. Tahran yönetimi, Washington’un İran’a yönelik bir saldırı düzenlemesi halinde, ABD’nin Orta Doğu’daki üslerinin hedef alınacağını bildirdi. Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkiliye göre bu uyarı Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye’ye de iletildi. Artan gerilim nedeniyle ABD, Orta Doğu’daki bazı askeri üslerinden personel çekmeye başladı.

  • “Kaynak milliyetçiliği” altını 5.000 dolara, gümüşü 100 dolara taşıyabilir

    Küresel piyasalarda altın ve gümüş, 2025’i rekorlarla kapattıktan sonra 2026’ya da son derece güçlü bir başlangıç yaptı. Yatırımcılar, arz kısıtları, jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının bağımsızlığına ilişkin endişelerin etkisiyle değerli metallerde yeni zirvelerin gündeme gelebileceğini düşünüyor. Bazı piyasa oyuncularına göre, bu yıl altın 5.000 doları, gümüş ise 100 doları test edebilir.

  • Enflasyonla Mücadelede Sona Yaklaşılırken Sanayi Devleri 2026’ya Umut Bağladı

    Türkiye’de yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikaları, son iki yılda sanayi sektörünü ağır bir baskı altına aldı. Vestel, SASA ve Arçelik gibi sanayi devleri yüksek faiz, güçlü TL ve zayıf iç talep nedeniyle ciddi zararlar açıklarken, 2026 yılına doğru daha dengeli bir makro görünümle birlikte kademeli bir toparlanma beklentisi güçleniyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde iflaslar ve konkordato başvurularında yaşanan rekor artış, reel sektörün kırılganlığının sürdüğüne işaret ediyor.

  • Enflasyon Kıskacındaki Türkiye’de Yeni Trend: Son Kullanma Tarihi Yaklaşan Ürünler Satan Marketler

    Türkiye’de uzun süredir devam eden yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, tüketim alışkanlıklarını köklü biçimde değiştiriyor. Alım gücü hızla gerileyen orta gelirli şehirli kesim, daha ucuz gıdaya erişim için alternatif kanallara yönelirken, ülkede ilk kez “salvage grocery” olarak bilinen, son kullanma tarihi yaklaşan ya da tavsiye edilen tüketim tarihini aşmış ürünleri satan market zincirleri ortaya çıkıyor. Bu alandaki öncü girişimlerden biri olan Yenir, kısa sürede büyüme hedefleri ve yatırımcı ilgisiyle dikkat çekiyor.

  • Türkiye’nin Dev Tekstil Markasıydı: O da Ekonomik Kriz Karşısında Konkordato Başvurusunda Bulundu

    Türkiye’nin köklü tekstil firmalarından Famateks Tekstil Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., yaşadığı mali sıkıntılar nedeniyle konkordato başvurusunda bulundu. Ev, otel, plaj ve promosyon tekstilleri üreten ve 25 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren şirket; başta ABD olmak üzere Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve Japonya’ya ihracat yapıyordu.

  • AB Komisyon Başkanı Von der Leyen Duyurdu: Ukrayna’ya AB’den 90 Milyar Euro’luk Destek Paketi Sağlanacak

    Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği’nin 2026-2027 döneminde Ukrayna’ya toplam 90 milyar euro finansman sağlayacağını açıkladı. Von der Leyen, bu tutarın 60 milyar eurosunun askeri destek, 30 milyar eurosunun ise bütçe desteği olarak ikiye bölüneceğini belirtti.

  • Formül Plastik Payları Yarın Borsada İşlem Görmeye Başlıyor, 9 Endekse Dahil Edilecek

    Halka arz süreci, 7-9 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilen talep toplama işleminin ardından yatırımcılara pay dağıtımı ile tamamlandı. Formül Plastik’in payları yarından itibaren işlem görmeye başlayacak ve Borsa İstanbul tarafından 9 farklı endekse dahil edilecek.

  • Riskli Varlıklar Parlıyor: Kripto Piyasasında Ralli Sürecek mi?

    Bitcoin, haftalarca dar bir fiyat aralığında işlem gördükten sonra yaklaşık iki ayın en yüksek seviyesine çıkarak riskli varlıklar ve değerli metallerdeki genel ralliyi takip etti. Bu yükseliş, yatırımcıların alternatif varlıklara yönelmesi ve jeopolitik belirsizliklerin destekleyici etkisiyle gerçekleşti.

  • Allianz Commercial 2026 Risk Barometresi: Siber Tehditler Zirvede, Yapay Zekâ Hızla Yükseliyor

    Allianz Commercial tarafından hazırlanan yıllık küresel iş dünyası riskleri araştırması, Allianz Risk Barometresi’nin 15. sayısını yayımladı. 97 ülke ve bölgeden, 23 farklı sektörde görev yapan 3 bin 338 risk yönetimi uzmanının görüşleriyle oluşturulan rapora göre, 2026 yılında siber olaylar, özellikle fidye yazılımı saldırıları, tüm şirketler için art arda beşinci kez en büyük risk olarak öne çıktı.

  • Sürücüler Dikkat: 2026 Trafik Sigortası Fiyatları Açıklandı

    2026 yılı trafik sigortası primleri belli oldu ve milyonlarca araç sahibini doğrudan ilgilendiriyor. Ocak ayından itibaren geçerli olacak tarifede, aylık maksimum artış oranı yüzde 0,66 olarak belirlendi. Yeni tarifede, araç sahibinin hasar geçmişi, araç tipi ve bulunduğu il prim tutarlarını önemli ölçüde etkiliyor.

Benzer Haberler