Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Ekonomi

Sadi Uzunoğlu Yazdı: 'IMF Direktörleri Savaşın Küresel Etkilerini Değerlendirdi…'

IMF’nin bloğunda (*) 15 Mart 2022’de IMF bölge direktörleri olan A. Kammer , C. Azour , A. Selassie , I. Goldfajn ve C. Rhee tarafından yayınlanan bir çalışmayı özetlemek istiyorum. Geçen hafta yazdığım “yedi risk” olarak özetlediğim küresel riskleri de destekler nitelikte bir çalışma…

24 Mart 2022

Sadi Uzunoğlu Yazdı: 'IMF Direktörleri Savaşın Küresel Etkilerini Değerlendirdi…'

IMF’nin bloğunda (*) 15 Mart 2022’de IMF bölge direktörleri olan A. Kammer , C. Azour , A. Selassie , I. Goldfajn ve C. Rhee tarafından yayınlanan bir çalışmayı özetlemek istiyorum. Geçen hafta yazdığım “yedi risk” olarak özetlediğim küresel riskleri de destekler nitelikte bir çalışma… Direktörler, Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan çatışmanın tüm küresel ekonomi için daha yavaş büyüme ve daha yüksek enflasyon anlamına geldiğini belirtiyorlar. Bu sonuca ulaşmalarının nedeni üç kanaldan gelecek olan riskler: Birincisi, gıda ve enerji gibi emtia fiyatlarının yüksek olması enflasyonu daha da yükseltecek ve karşılığında gelirleri aşındırarak talebi zayıflatacak. İkincisi, özellikle komşu ekonomiler; bozulan ticaret ve tedarik zincirleri ile beraber işçi dövizlerindeki belirsizliğinin yanı sıra mülteci akışlarında tarihi bir artışla boğuşacak. Üçüncüsü, azalan iş güveni ve daha yüksek yatırımcı belirsizliği varlık fiyatları üzerinde baskı yaratacak, finansal koşulları sıkılaştıracak ve potansiyel olarak gelişen piyasalardan sermaye çıkışlarını teşvik edecek… Rusya ve Ukrayna küresel düzeyde başlıca emtia üreticileri ve aynı zamanda da ihracatçı ülkeler. Bölgeden yapılan ihracatın kesintiye uğraması petrol ve doğal gaz fiyatların yükselmesine neden oldu. İki ülkenin dünya ihracatının yüzde 30'unu oluşturduğu buğdayla birlikte gıda maliyetleri rekor seviyeye yükseldi.

Diğer taraftan bu iki ülke ile doğrudan ticaret, turizm ve finansal ilişkilere sahip ülkeler ek baskılar hissedecek. Petrol ithalatına bağımlı ekonomiler daha geniş mali ve ticaret açıkları ve daha fazla enflasyon baskısı görecek, ancak Orta Doğu ve Afrika'dakiler gibi bazı ihracatçılar daha yüksek fiyatlardan faydalanabilecek.

Gıda ve enerji fiyatlarında daha yüksek fiyat artışları, Sahra Altı Afrika ve Latin Amerika'dan Kafkaslar ve Orta Asya'ya kadar bazı bölgelerde daha büyük bir huzursuzluk riskini artırırken, Afrika ve Orta Doğu'nun bazı bölgelerinde gıda güvensizliğinin daha da yükselme olasılığı da artacak.

Direktörler, ortaya çıkacak zararı ölçmenin zor olduğunu ancak daha uzun vadede; enerji ticaretinin değişebileceği, tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılabileceğini, ödeme ağlarının parçalanabileceğini ve ülkelerin tuttukları rezerv para varlıklarını yeniden değerlendirmeye tutabileceklerini ve bu durumda savaşın küresel ekonomik ve jeopolitik düzeni temelden değiştirebileceğini ifade ediyorlar. Yazarlara göre; artan jeopolitik gerilim, özellikle ticaret ve teknoloji için ekonomik parçalanma risklerini daha da artırıyor.

Avrupa nasıl etkilenecek?

Rusya'ya yönelik benzeri görülmemiş yaptırımlar; finansal aracılık ve ticareti bozuyor ve kaçınılmaz olarak Rusya’da derin bir durgunluğa neden olacak. Rublenin değer kaybı enflasyonist baskıyı artırmaya devam ediyor ve toplumun yaşam standartları daha da düşüyor.

Rusya, Avrupa için önemli bir doğal gaz ithalat kaynağı olduğundan, enerji Avrupa için ana yayılım kanalıdır. Tedarik zincirindeki daha geniş kırılmaların da Avrupa için olumsuz karşılıkları olabilir. Bu etkiler enflasyonu artıracak ve pandemideki toparlanmayı yavaşlatacak. Doğu Avrupa, artan finansman maliyetleri ve bir mülteci dalgası ile karşı karşıya kalacak. Birleşmiş Milletler verileri son zamanlarda Ukrayna'dan 3 milyonun üzerinde insanın Avrupa’ya aktığına dikkat çekti.

Avrupa hükümetleri ayrıca enerji güvenliği ve savunma bütçelerine yapılan ek harcamalardan kaynaklanan mali baskılarla karşı karşıya kalabilecek. Ayrıca Avrupa bankalarının Rusya’ya yönelik makul ve yönetilebilir olsa da riskleri var.

Kafkasya ve Orta Asya nasıl etkilenir?

Avrupa'nın ötesinde, komşu ülkeler ve Rusya’nın hinterlandı, Rusya'nın ekonomik durgunluğunu ve yaptırımların daha büyük sonuçlarını hissedecekler. Yakın ticaret ve ödeme sistemi bağlantıları, ticareti, işçi dövizlerini, yatırımları ve turizmi frenleyerek ekonomik büyümeyi, enflasyonu ile dış ve mali hesapları olumsuz yönde etkileyebilecek.

Emtia ihracatçıları daha yüksek uluslararası fiyatlardan faydalanırken, yaptırımların Rusya üzerinden boru hatlarına kadar uzanması halinde enerji ihracatını azaltma riskiyle karşı karşıya kalacaklar… Orta Doğu ve Kuzey Afrika nasıl etkilenir?

IMF direktörlerine göre; yüksek gıda ve enerji fiyatları ile daha sıkı küresel finansal koşullardan kaynaklanan büyük dalgalanma etkileri kaçınılmaz. Örneğin Mısır, buğdayının yaklaşık yüzde 80'ini Rusya ve Ukrayna'dan ithal ediyor. Ve her iki ülke için de popüler bir turistik yer olan Mısır, turizm gelirlerinin daraldığını görecek.

Devlet sübvansiyonlarını artırmak gibi enflasyonu kontrol altına almaya yönelik politikalar, zaten zayıf olan mali dengeleri baskılayabilecek, kötüleşen dış finansman koşulları sermaye çıkışlarına neden olabilecek ve yüksek borç seviyeleri ile büyük finansman ihtiyaçları olan ülkelerde büyüme olumsuz etkilenecek.

Artan fiyatlar, zayıf sosyal güvenlik ağları, düşük iş fırsatı, sınırlı mali alan ve sosyal desteği yeterli olmayan hükümetler gibi olumsuzluklara sahip ülkelerde sosyal gerilim yükselebilecek.

Sahra-altı Afrika nasıl etkilenir?

Kıta pandemiden yavaş yavaş kurtulurken, Rusya-Ukrayna çatışması bu ilerlemeyi tehdit ediyor. Bölgedeki birçok ülke, özellikle yüksek enerji ve gıda fiyatları, azalan turizm ve uluslararası sermaye piyasalarına erişimdeki potansiyel zorluklar nedeniyle savaşın etkilerine karşı savunmasız görünüyor.

Rekor buğday fiyatları, özellikle arzının yaklaşık yüzde 85'ini ithal eden ve üçte biri Rusya veya Ukrayna'dan gelen bir bölge için endişe verici.

Batı yarımküre nasıl etkilenir?

Gıda ve enerji fiyatları, bazı durumlarda önemli olabilen ana yayılım kanallarıdır. Yüksek emtia fiyatlarının, halihazırda yüzde 8'lik bir ortalama yıllık enflasyon oranıyla karşı karşıya olan Latin Amerika ve Karayipler’in en büyük beş ekonomisinde (Brezilya, Meksika, Şili, Kolombiya ve Peru) enflasyonu daha da artırması kaçınılmaz görünüyor. Bu durumda Merkez Bankalarının enflasyonla mücadelede güvenilirliklerini daha da artırmaları gerekebilir.

Direktörlere göre; yüksek emtia fiyatlarının büyüme etkileri değişkendir. Yüksek petrol fiyatları Orta Amerika ve Karayipli ithalatçılara zarar verirken; petrol, bakır, demir cevheri, mısır, buğday ve metal ihracatçıları için daha fazla döviz geliri sağlayabilir ve büyüme üzerindeki baskıyı azaltabilir.

ABD'nin Ukrayna ve Rusya ile bağı oldukça zayıf, bu doğrudan etkileri azaltıyor. Ancak savaş, emtia fiyatlarını artırmadan önce de ABD’de enflasyon zaten kırk yılın en yüksek seviyesindeydi. Bu, Federal Rezerv faiz oranlarını yükseltmeye başladığında fiyatların yükselmeye devam edebileceği anlamına geliyor.

Asya ve Pasifik nasıl etkilenir?

Bölge ile yakın ekonomik bağların eksikliği göz önüne alındığında, Rusya'dan kaynaklanan yayılımlar muhtemelen sınırlı olacaktır. Ancak Avrupa ve küresel ekonomideki daha yavaş büyüme, büyük ihracatçılar üzerinde ağır bir etki yaratacaktır.

Cari işlem hesapları üzerindeki en büyük etkiler, petrol ithalatçısı olan ASEAN ekonomileri, Hindistan ve Pasifik Adaları dahil olmak üzere bazı sınır ekonomileri üzerinde olacaktır. Bu olumsuz etki Rus turistlere bağımlı ülkeler için turizmin zayıflamasıyla daha fazla hissedilebilir olacaktır.

Çin’in mali teşvik paketi bu yıl yüzde 5,5 büyüme hedefini destekleyeceği ve göreli olarak küçük miktarda da olsa ihracatının belli bir kısmını Rusya oluşturacağı için Çin açısından ani etkiler daha küçük olacaktır. Yine de emtia fiyatları ve büyük ihracat pazarlarında zayıflayan talep Çin için zorluklara neden olacaktır.

Yeni petrol sübvansiyonlarının etkileri hafifletebileceği Japonya ve Kore için de süreç benzer olacaktır. Hindistan’da ise daha yüksek enerji fiyatları, zaten Merkez Bankasının hedef aralığının en üstünde olan enflasyonunu daha da artıracaktır.

Asya'nın gıda-fiyat baskıları, yerel üretim ve buğdaydan ziyade daha çok pirince dayalı olarak hafifletilebilir. Yakıt, gıda ve gübre için sübvansiyonlar ve fiyat tavanları ani etkiyi hafifletse de yüksek gıda maliyetleri ve enerji ithalatı tüketici fiyatlarını artıracaktır.

SONUÇ:

IMF direktörlerinin yukarıda yaptığı değerlendirmeler açık: Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan savaş ve Rusya’ya yönelik yaptırımlar sadece Rusya’yı ve/veya savaşan iki ülkeyi değil, küresel ölçekte başta komşular olmak üzere tüm ülkeleri etkileyecek. İthalata bağımlı ülkelerde yükselen enflasyon oranları ve büyüme üzerinde baskı görülürken; emtia bazlı ekonomiler bu olumsuzluklardan daha az etkilenecek… Yazının Kaynağına Buradan Ulaşabilirsiniz

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

Web TÜFE’de Eylül enflasyonu yüzde 2,29: Akaryakıt fiyatları öne çıktı
Ekonomi

Web TÜFE’de Eylül enflasyonu yüzde 2,29: Akaryakıt fiyatları öne çıktı

Enflasyon baskıları yükse kalıyor, TCMB faiz indirmek için gerekçe bulmakta zorlanacak

25 Eylül 2026
İstanbul, StartupBlink 2026 Endeksi'nde Avrupa'nın En İyi 10 Girişimcilik Ekosistemi arasına girdi
Ekonomi

İstanbul, StartupBlink 2026 Endeksi'nde Avrupa'nın En İyi 10 Girişimcilik Ekosistemi arasına girdi

İstanbul, StartupBlink 2026 Global Startup Ecosystem Index'te Avrupa'da 9'uncu, dünyada 45'inci sırada yer alarak ilk kez Avrupa'nın En İyi 10 girişimcilik ekosistemi arasına girdi...

24 Eylül 2026
Yüksek Faiz Dönemi Uzuyor: Piyasa Analizleri Ne Söylüyor?
Ekonomi

Yüksek Faiz Dönemi Uzuyor: Piyasa Analizleri Ne Söylüyor?

Citi Wealth’ün 22 Eylül 2026 tarihli analizinin temel tezi, küresel ekonominin sanıldığı kadar yüksek faiz kırılganlığı göstermediği ve bu nedenle merkez bankalarının enflasyona karşı daha sıkı para politikasını sürdürebilecek alanının bulunduğu yönünde. Fed, Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası’nın faiz artırımlarını aynı küresel eğilimin parçaları olarak değerlendiren Citi, özellikle ABD’de güçlü büyüme, gevşek finansal koşullar ve dirençli şirket bilançolarının yüksek faiz ortamının ekonomi tarafından şimdilik absorbe edilmesini sağladığını düşünüyor. Fed’in 25 baz puanlık faiz artırımının ardından S&P 500’ün yükselmesi, VIX’in gerilemesi, kredi spreadlerinin daralması ve 10 yıllık ABD tahvil faizinin ilk tepki olarak düşmesi de Citi tarafından piyasanın kararı panik değil, “makul bir sıkılaşma” olarak okuduğunun göstergesi şeklinde değerlendiriliyor.

24 Eylül 2026