Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Ekonomi

İstanbul Planlama Ajansı: Gıda enflasyonu genç nesli kaybetmemize yol açacak

İBB'ye bağlı İstanbul Planlama Ajansı'nın gıda krizi ve çocuklara ilişkin raporunda gıdaya erişim ve sağlıklı beslenme konusunda en kırılgan kesimi çocuklar olduğu belirtildi. Ayrıca Türkiye'nin gıda enflasyonunda dünyada 4. olduğu ifade edildi.

20 Ekim 2022

İstanbul Planlama Ajansı: Gıda enflasyonu genç nesli kaybetmemize yol açacak

İBB'ye bağlı İstanbul Planlama Ajansı'nın gıda krizi ve çocuklara ilişkin raporunda gıdaya erişim ve sağlıklı beslenme konusunda en kırılgan kesimi çocuklar olduğu belirtildi. Ayrıca Türkiye'nin gıda enflasyonunda dünyada 4. olduğu ifade edildi.

Türkiye’de gıda fiyatları krizi yaşanıyor. Her geçen gün gıda fiyatları kat kat artıyor. Bu krizden en çok çocuklar etkileniyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı (İPA) “Gıda krizinde ilk kurtarılacaklar: Çocuklar ve okul yemeği programları” adlı raporunu yayınladı.

Rapor sağlıklı gıdaya erişim ve sağlıklı beslenme konusunda en kırılgan kesimi çocuklardan oluştuğuna ve çocukların beslenmesi en acil müdahale gerektiren alan olduğuna dikkat çekiyor. Dünya genelinde pek çok ülkede onlarca yıldır uygulanan ve Türkiye’deyse sürekli ertelenen okul yemeği programının (OYP), en ivedi ihtiyaç olduğunun altı çizilen raporda “Dünya örneklerinden görüldüğü üzere finansman oluşturma ve uygulama konusunda merkezi hükümetle yerel yönetimler arasında verimli iş birliği oluşturulması, okul yemeği programlarının en temel güvencesini oluşturuyor” deniliyor. Raporda okul yemeği için Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinde (MEB) ek kaynak oluşturulması gerektiği vurgulanıyor.

‘En yüksek 4. Gıda enflasyonu’ Raporda Türkiye’nin sırasıyla Zimbabve, Lübnan ve Venezüella’nın ardından dünyanın en yüksek dördüncü gıda enflasyonuna sahip ülke konumunda olduğuna dikkat çekilerek “Yapılan araştırmalar, gıda fiyatları arttıkça öğünlerin atlandığını, gıdaya erişim imkânlarının hızla kötüleştiğini gösteriyor” denildi. Türkiye’de sağlıklı gıdaya erişim ve beslenme konusunun, uluslararası karşılaştırmalara göre 2020 yılı öncesinde dahi olumsuz göstergelere sahip olduğu anlatılan raporda son yıllarda yaşanan enflasyonla birlikte göstergelerin daha çok gerilemiş durumda olduğuna dikkat çekildi. Raporda sağlıklı gıdaya erişim ve sağlıklı beslenme konusunda en kırılgan kesimin çocuklar, en acil müdahale gerektiren alanın da çocukların beslenmesi olduğunun altını çizildi. Dünya genelinde pek çok ülkede onlarca yıldır uygulanan ve Türkiye’deyse sürekli ertelenen okul yemeği programının (OYP), en ivedi ihtiyaç olduğu öne çıkın raporda “Öncelikle Türkiye’de çocukların, küresel göstergelere göre hayli yüksek oranda yoksulluk yaşadığının altı çizilmeli. 0-17 yaş arası yoksullukta Türkiye, bütün İktisadi İş birliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) ülkeleri arasında en güncel verilere göre Kosta Rika’nın ardından en yüksek orana sahip ikinci ülke konumunda. TÜİK verileri de tablonun kötüleştiğini gösteriyor. Hem toplam çocuk yoksulluğu oranı hem de farklı alt yaş kırılımları beş yıl öncesine göre daha da kötü durumda olduğumuzu gösteriyor” ifadeleri yer aldı.

‘Pay düzenli olarak azaldı’ Raporda bu yüksek yoksulluk oranlarının, kriz anlarında sağlıklı beslenme sorunları ve gıda güvencesizliği olarak daha alarm verici seviyelere ulaştığı vurgulanarak acil çözüm için okullarda temel programları önerdi. Okul yemeği için ek kaynak oluşturulması gerekirken 2016 yılından bu yana merkezi yönetim bütçesinden MEB bütçesine ayrılan pay düzenli olarak azaldığı vurgulanan raporda şu ifadeler yer aldı: Ayrıca, MEB bütçesinin önemli bir kısmı personel giderlerinden oluşurken özellikle ısınma, temizlik, beslenme ve kırtasiye kalemlerine dahi yeterince bütçe ayrılamıyor. Dolayısıyla hâlihazırda sadece taşımalı eğitimden ve pansiyon hizmetinden yararlanan öğrencilere yönelik sunulan okul yemeği uygulamasının genişletilmesine yönelik adımlar şimdilik sadece plan ve programlarda kalmış durumda. Benzer şekilde okullarda satılacak gıda ürünlerine sınırlama getiren ve aynı yılın Eylül ayında yürürlüğe girecek şekilde Haziran 2019’da duyurulan “Okul Gıdası” uygulaması her yıl erteleniyor. “Okul Gıdası” uygulaması son olarak 2023-2024 eğitim yılının başlangıcına ertelendi.

Adımlar sıralandı Raporun sonuç bölümünde ise çocukların sağlıklı gıdaya erişiminin güvence altına alınmasının ilk öncelik olduğunun altı çizilerek atılacak kısa vadede atılacak öncelikli adımlar şöyle sıralandı: • MEB bütçesinin toplam bütçe içerisindeki payı artırılmalı, • MEB bütçesi, öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde ilgili kalemlerin payı arttırılarak güncellenmeli, • Kalkınma planları, stratejik planlar ve yıllık programlarda vadedilen okul yemeği programı için bütçe ve finansman oluşturulmalı, • Okul yemeği programları, bütçe ve planlarda sabit bir kalem olarak yer almalı, yıldan yıla değişim göstermemeli, • Milli Eğitim Bakanlığı’nın il ve ilçe teşkilatları, okul yemeği başta ilgili konularda ilçe belediyeleri ile bütçe ve sorumluluğu paylaşmalı, söz konusu programa erişim yerel yönetimlerle iş birliği içinde kolaylaştırılmalı, • Büyükşehir belediyelerine, ilçe belediyelerinin kendileri arasında ve MEB ile koordinasyonu konusunda görev ve yetki tanımlanmalıdır.

halktv.com.tr

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

Yüksek Faiz Dönemi Uzuyor: Piyasa Analizleri Ne Söylüyor?
Ekonomi

Yüksek Faiz Dönemi Uzuyor: Piyasa Analizleri Ne Söylüyor?

Citi Wealth’ün 22 Eylül 2026 tarihli analizinin temel tezi, küresel ekonominin sanıldığı kadar yüksek faiz kırılganlığı göstermediği ve bu nedenle merkez bankalarının enflasyona karşı daha sıkı para politikasını sürdürebilecek alanının bulunduğu yönünde. Fed, Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası’nın faiz artırımlarını aynı küresel eğilimin parçaları olarak değerlendiren Citi, özellikle ABD’de güçlü büyüme, gevşek finansal koşullar ve dirençli şirket bilançolarının yüksek faiz ortamının ekonomi tarafından şimdilik absorbe edilmesini sağladığını düşünüyor. Fed’in 25 baz puanlık faiz artırımının ardından S&P 500’ün yükselmesi, VIX’in gerilemesi, kredi spreadlerinin daralması ve 10 yıllık ABD tahvil faizinin ilk tepki olarak düşmesi de Citi tarafından piyasanın kararı panik değil, “makul bir sıkılaşma” olarak okuduğunun göstergesi şeklinde değerlendiriliyor.

24 Eylül 2026
EBRD'den Türkiye Büyümesinde Aşağı Yönlü Revizyon
Ekonomi

EBRD'den Türkiye Büyümesinde Aşağı Yönlü Revizyon

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), faaliyet gösterdiği bölgeleri kapsayan son "Bölgesel Ekonomik Görünüm" raporunu yayımladı. Banka, yüksek enflasyon ve sıkılaşan finansal koşulların etkisiyle Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme beklentilerini aşağı yönlü revize etti.

24 Eylül 2026
Bakan Mehmet Şimşek, ABD Dönüşü Fon Tasviyeleri ve Ödemelerin Planlanması İçin Toplantı Yapacak
Ekonomi

Bakan Mehmet Şimşek, ABD Dönüşü Fon Tasviyeleri ve Ödemelerin Planlanması İçin Toplantı Yapacak

ABD’deki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu temaslarını tamamlayarak yurda dönen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ayağının tozuyla finans piyasalarını yakından ilgilendiren önemli bir toplantıya başkanlık ediyor. Zirvede, 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye ve ödeme süreçlerine ilişkin teknik detaylar ele alınıyor.

24 Eylül 2026