Sosyal Medya

Dr. Zeynep Stefan

Dr. Zeynep Stefan Turan: Finansal Kapsayıcılıkta Kıtasal Ayrımlar

Geçtiğimiz hafta sonu uzun zamandır ‘Young Professional Advisor’ olarak katkıda bulunduğum ‘Tink-Tank’ United Europe’un davetlisi olarak Berlin’deydim. Albaraka Türk için…

Dr. Zeynep Stefan Turan: Finansal Kapsayıcılıkta Kıtasal Ayrımlar

Geçtiğimiz hafta sonu uzun zamandır ‘Young Professional Advisor’ olarak katkıda bulunduğum ‘Tink-Tank’ United Europe’un davetlisi olarak Berlin’deydim. Albaraka Türk için çalışırken tanıştığım ve içerisindeki inanılmaz potansiyele hemen hayran kaldığım katılım (etik) bankacılığı ve finansal kapsayıcılığa etkisi çerçevesinde ve Afrika ülkeleri özelinde sıkı bir çalışmanın gerçekleştiği iki tam günün ardından İstanbul’a bu potansiyelin nasıl parlatılabileceği ile ilgili (bence) harika fikirlerle döndüm.

Makro perspektiften baktığımızda Afrika ülkeleri hem finansal piyasalarının olgunluk derecesi hem gayrı safi milli hasılaları hem de ekonomilerinde ana girdiyi oluşturan üretim bileşenleri açısından ülkemizden oldukça farklı. Bizde penetrasyonu orta düzeyde yüksek, kesinlikle iyi regüle edilen ve Avrupa Birliği pazarı ile azami derecede organik bağları olan finansal yapılar olmakla birlikte Afrika bu saydıklarımızın onda birine bile geniş anlamda sahip olmaktan çok uzak. Olgunluk dereceleri birbirinden farklı ülkelerin bir araya gelmesiyle ortalama oldukça inse de içerisinde olgun tanımına yaklaşan piyasalar da yok değil. Afrika ülkelerindeki potansiyel ile ilk yakın temasım Tanzanya ile olmuştu. Sonrasında kısa zamanda Kongo ve Nijerya’daki finansal faaliyetlerin ortaya çıkma hikayeleri de gündemime girmişti ki aslında keşfedilmeyi bekleyen birçok özellik mevcut.

Afrika’nın genellikle kıyılarına yerleşmiş finans merkezlerini bir kenara bırakırsak hem altyapı eksikliği hem de oldukça düşük yaşam standartları ile şekillenen hayat koşullarında yerleşik bir finansal erişim ağına sahip olmak oldukça zor. Ancak ekonomide hiçbir şeyin yeri boş kalmaz, yani her talep er geç arzını yaratır. Afrika’da ise bu açığı GSM operatörleri doldurmakta. Özellikle Afrikalı gençlere ulaşmanın yolu bu operatörlerden geçmekte ki hem sundukları hizmetlerde gömülü olan finansal ürün yelpazesinde yer alabilmenin bedeli hem de oluşturdukları pazar yerine girmek alternatifsiz olduklarından yüksek operasyon maliyetlerini de gerektirmekte.

Peki bir katılım bankası veya İslami şartlara uygun bir sigorta ürün yelpazesi oluşturmak isteyen girişim ne yapmalı? İşte burada beni de katılım piyasasındaki potansiyele inandıran ‘mecburen inovatif’ olmak kavramı karşıma çıkıyor. 2016 yılından beri inovasyon piyasasında gördüğüm mecburen inovatif olmak finansal piyasalardaki gerçek ve sürdürülebilir başarının sırrı benim gözümde. Ki bence bu alandaki eksikliği nedeniyle Almanya piyasası FinTech alanında 2016 yılından beri yakalamak istediği sıçramayı bir türlü başaramadı, ancak üçte biri bütçesiyle İsrail piyasayı sallamaya devam ediyor. Nedeni ise inovatif davranmaya mecbur olmaları ve sürü psikolojisinin getirdiği monotonluğu finanse edememeleri. Özellikle konvansiyonel taraftaki hareket sahasına sahip olmayan ve bütün karar süreçleri ‘Sharia Board’ çerçevesinde şekillenen finansal kurumlar için Schumpeter’in yazdığı yaratıcı yıkımın başucu kitabında altı çizilen ‘sinekten yağ çıkartma kapasitesi’ gerçek anlamda karar süreçlerine yedirilmesi gereken bir özellik haline gelmeli.

Sadece etik taraf mı? Giderek azalan kar marjları ile sigortacılığın temel yasalarının kolaylıkla işletilemediği piyasamızda bu kapasite İslami şartlara uygun finansal kurumlar kadar konvansiyonel tarafa da gerekli değil mi? Cevap aslında çok açık.

 

 

BAKMADAN GEÇME

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

  • TCMB Rezervlerinde Düşüş: Toplam Rezervler 189,1 Milyar Dolara Geriledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam brüt rezervleri gerileme kaydetti. 2 Ocak 2026 ile sona eren haftada TCMB’nin toplam rezervleri, önceki haftaya göre 4,8 milyar dolar azalarak 189,1 milyar dolara düştü. Bir önceki hafta rezervler 193,9 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Jeopolitik Riskler GOÜ Varlıklarını Baskılıyor

    Gelişmekte olan ülke hisse senetleri ve para birimleri, artan jeopolitik risklerin etkisiyle düşüşünü sürdürdü. MSCI gelişmekte olan piyasalar hisse endeksi yüzde 0,8 gerileyerek Aralık ortasından bu yana en sert günlük düşüşünü kaydetti. Döviz tarafında ise Tayland, Güney Kore ve Güney Afrika para birimleri kayıplara öncülük etti.

  • Güldem Atabay: Küresel ekonomi şoklara dirençli çıktı, bizde de enflasyon

    Dünya ekonomisi jeopolitik şoklara beklenenden daha güçlü dayanıklılık sergilerken, bizde TCMB yapışkan enflasyona rağmen faiz indiriminin yolunu arıyor

  • Hazine’den 3,5 Milyar Dolarlık Dış Borçlanma

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, 7 Ocak’ta gerçekleştirdiği dolar cinsinden çift dilimli tahvil ihracıyla uluslararası piyasalardan 3,5 milyar dolar kaynak sağladı.…

  • TÜİK, Aralık Ayında En Çok Kazandıran Yatırım Araçlarını Açıkladı

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, aylık bazda en yüksek reel getiri Devlet İç Borçlanma Senetleri’nde (DİBS) görüldü. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) dikkate alındığında DİBS’in reel getirisi yüzde 4,13 olurken, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile hesaplandığında bu oran yüzde 3,98 olarak gerçekleşti.

  • İSO: İhracat Pazarları İklim Endeksi Aralık’ta Geriledi

    İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, Aralık 2025’te bir önceki aya göre düşüş göstererek 51,6 seviyesine geriledi. Kasım ayında 52,4 olan endeks, böylece son beş ayın en düşük değerini aldı. Endeksin 50 eşik değerinin üzerinde kalması, ihracat pazarlarında talep koşullarının zayıf da olsa iyileşmeye devam ettiğine işaret ederken, mevcut toparlanma eğilimi Aralık ayı itibarıyla ikinci yılını tamamlamış oldu.

  • Hükümet Harekete Geçti: Emekliye Asgari Ücret Oranında Zam Yapılacak mı?

    Milyonlarca emekli, açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verirken yapılacak maaş artışına odaklanmış durumda. Enflasyon farkının yetersiz kalması nedeniyle, iktidarın emekli maaşlarına asgari ücret artışı oranında zam yapmayı değerlendirdiği ifade ediliyor.

  • Demirören Grubu’nda İflas Kararı: Demirören’in Veliahtıydı, O da İflas Etti

    Karşılıksız çek kullandığı iddiasıyla tutuklandıktan sonra serbest bırakılan Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi Fikret Tayfun Demirören’in iflasına karar verildi.

  • Küresel Piyasalarda İvme Kaybı: Rekorların Ardından Kâr Satışları, Jeopolitik Riskler Yeniden Gündemde

    Küresel piyasalarda yılın başından bu yana risk iştahını destekleyen iyimser hava, hafta ortasında yerini temkinli bir duruşa bıraktı. ABD borsalarında endeksler gün içinde yeni zirveler test etse de, özellikle yılın başında güçlü performans gösteren sektörlerde gelen kâr satışlarıyla birlikte kapanışlar karışık gerçekleşti.

Benzer Haberler