Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Yapı Kredi Yatırım piyasa stratejisi:  Yolları Olmayan Yer

Murat Berk dünya piyasalarında "büyük manzarayı" anlattı

Yapı Kredi Yatırım piyasa stratejisi:  Yolları Olmayan Yer

Kedi sağ patisini sallayarak, “O yönde bir şapkacı yaşıyor” dedi. Diğer patisini sallayarak, “O yönde bir Mart Tavşanı  yaşıyor. İstediğini ziyaret et, ikisi de deli.”

“Ama delilerin arasına girmek istemiyorum” dedi Alice.

“Ah, buna engel olamazsın” dedi Kedi, “Burada hepimiz deliyiz. Ben deliyim, sen de delisin.”

“Deli olduğumu nereden biliyorsun?” diye sordu Alice.

“Öyle olmalısın” dedi Kedi, “Yoksa buraya gelmezdin.”

-Alice Harikalar Diyarında

Bugün, piyasalar için birkaç haftadır sürekli olarak tekrarladığımız görüşlerimizi yinelemek istemiyoruz.Bugün biraz daha  gündemden uzaklaşıp büyük resme bakalım. Dünya tarihinde görülmemiş derecede farklı dinamikler, aslında  gözümüzün önünde cereyan ediyor ama yarattığı ve yaratacağı etkilerin henüz tam olarak farkında değiliz. Bu dinamikleri  hissediyoruz ama değişim bir tankerin dönüşü kadar yavaş. Öte yandan günlük haber kalabalığı o kadar yoğun ki, akıl sınırlarımızı zorluyor. Aslında tavşan deliğinden aşağı ineli çok oldu ama yeni yeni gözlerimizi açıp gerçeğin etkilerini hissetmeye başlıyoruz.

Aşağıda özetini sıralayacaklarımızın bir kısmı, tarihte daha önce benzerleri gerçekleşmiş ama hepsi bir arada yaşanmamış dinamikler.

“Peak oil’’e yakınız, yani daha önce anlatmaya çalıştığımız gibi enerjinin arz tarafı çok sıkıntılı. Bu da OPEC+’ın, özellikle de Suudilerin daha önce hiç olmadığı kadar güçlü olduğu anlamına geliyor. 1973’te petrol fiyatlarının dört katına çıkmasından bu yana yaşanan tüm büyük enflasyon sarmalları, petrol fiyatı nedeniyle olmuştur. Bu stagflasyonist dinamik de merkez bankalarının enflasyonu kontrol etmedeki zorluklarını artırır ve belirli bir noktada daha yüksek enflasyon ve Irving Fisher’ın borç deflasyonu, depresyon ve yaratacağı sistematik risk arasında tercih yapmaya zorlar.

Bu zor seçimi yapmak, önümüzdeki senenin en önemli konusu olacak ve bizce enflasyon şeklinde nihayete erecek. Bu da stagflasyon döngüsünü uzatacak.

Tek kutuplu bir dünya düzeninden çok kutuplu bir dünya düzenine geçiyoruz ve dünya tarihindeki batı liberal düzen karşısında aralarındaki bağlar çok sağlam olmasa da bir kutup oluşuyor. Aslında tek kutuplu dünya, ABD’nin tartışmasız küresel hegemon olduğu bir anomaliydi.

Kırk yıl sonra güç, tüketicilerden özellikle de temel emtia üreticilerine geçiyor. Bu durum portföy yatırım fırsatlarının yanı sıra, reel ekonomik fırsat ve risklerini de yaratıyor.

“Üretimimiz, birçok ülkeden temin edilebilen petrolün aksine, işlem gücümüz temel olarak bir dizi tıkanma noktasına bağlıdır. Genellikle bir avuç şirket tarafından üretilen kimyasallar, çipler ve yazılımlar…Ekonominin başka hiçbir yönü bu kadar bağımlı değildir.”

Chip War: The Fight for the World’s Most Critical Technology”, Chris Miller

 

Yeterince yer almadığı için farkında değiliz ama ABD, çip ve yarı iletkenler kısıtlamaları ile Çin’e savaş ilan etti. Kongre sonrası, sertleşmesi beklenen Çin’in misillemesi nasıl olacak merak konusu. Burada Avrupa’nın pozisyonu çok enteresan. Yeşil enerji geçişi için Çin’e bağımlı olan Avrupa, aynı anda Rusya ve Çin’i kaybedebilir mi?

 

Rusya tahıl koridorunu da kapattıktan sonra Ukrayna savaşında kısa vadede barış için bir umut maalesef bizce yok.Stagflasyon nedeniyle ABD Merkez Bankası ve ECB, ekonomileri resesyona doğru giderken önlemleri sıkılaştırıyor.

Milton Friedman’ın zamanında dediği gibi: “Faizlerdeki değişimin ekonomi üzerindeki etkisini ölçmek için 6 ila 12 ay beklemek gerekir, bu nedenle de merkez bankacıları çoğu zaman faizi kolaylıkla aşırı gevşetiyor ya da sıkılaştırıyor.”

Bizce, bugün piyasalarda en fazla aklımızda tutmamız gereken fikir bu. Bugün itibariyle ABD 10 yıllık bono faizleri 12 haftadır aralıksız yükselişini sürdürüyor ki bu en son 1980 başlarında görülmüştü.

Aslında faizlere bakarken nominal yerine reel faizlere ve değişim hızına bakmak daha faydalı olabilir. Enflasyona karşı korumalı TIPS’lere bakarak reel faiz fiyatlamasına ve değişim hızına bakmak bizce makul. Bu şekilde baktığımızda bazı tahminlere göre reel artış, dört standart sapmalık bir artışa tekabül ediyor. Bunun ekonomi ve şirket karları üzerinde şu ana kadar gördüklerimizden daha fazla bir etki yapması beklenmeli. En azından biz öyle bekliyoruz. Örnek vermek gerekirse; 2000, 2007 ve 2018’de bu artışın iki standart sapma olduğunu söyleyelim. Akabinde ekonomi ve piyasalarda hoş olmayan görüntüler oluştuğunu ve şu anki sistem yapısının, devlet bilançolarına devredilen borçlar nedeniyle de daha kırılgan olduğunu belirtelim. Modern ekonomilerin artık bu kadar hızlı artmış reel faiz oranlarından etkilenmeme ihtimali bizce sıfır.

Biraz fazla iddalı gelecek ama bugün yüzde 4,5 civarında olan ABD 2 yıllık bono faizlerinin önümüzdeki sene ikinin altını görebilir. Bu düşüşle birlikte kredi piyasalarında ciddi bir çalkalanma ve spreadlerde açılma görürsek şaşırmayacağız ama piyasalar için büyük sürpriz olacak. Yani önümüzdeki senenin ilk yarısında hisse senedi piyasalarında para kazanmak ustura ucundan bal yalamak kadar kolay olacak!

 

“Gerçek, yolları olmayan bir yerdir” der J. Krisnamurti. Gerçekten de herkesin kendi yolunu bulması gerekiyor. Biz dahil başkalarının ne söylediği, sizin için gereğinden fazla önemli olmasın. Başkaları olsa olsa yolda iyi veya kötü rehberlik edebilir, en iyi ihtimal kapıyı bulmaya yardım edebilir. Ama Morpheus’un Neo’ya söylediği gibi: ‘‘O kapıdan sadece sen geçebilirsin.

 

 

Yazar:  Murat Berk, Baş Stratejist

 

 

 

FÖŞ yazdı:  Jeo-politik gerginlik 2023’te ekonomi ve piyasaları zorlayacak

 

Erda Gerçek’le piyasalarda GERCEK: Bilanço daraltmanın görünmez eli

 

ANALİZ: Kripto para piyasalarında son 24 saatte neler oldu?

BAKMADAN GEÇME

  • S. Cem Çiloğlu: Ufak Bir ÖSBA Analizi: Bir Resim Bin Kelime

    Özel sektör tahvil pazarı hala hak ettiği yere gelemedi

  • Küresel piyasalarda ralli sürüyor: Dolar zayıfladı, altın yükseldi, ABD borsaları toparlandı

    Küresel piyasalarda risk iştahı artarken, doların zayıflaması hisse senetleri ve altını destekledi. Asya borsaları yükselişini sürdürürken, yatırımcıların ABD varlıklarından kademeli çıkış eğilimi dikkat çekti. ABD’de ise Trump’ın Avrupa’ya yönelik tarife tehditlerinden geri adım atmasıyla birlikte borsalar ikinci gün üst üste yükseldi; S&P 500 ve Nasdaq güçlenirken küçük ölçekli hisseleri izleyen Russell 2000 rekor kırdı.

  • Japonya’da enflasyon Mart 2022’den bu yana en düşük seviyede

    Japonya’da yıllık enflasyon Aralık ayında yüzde 2,1’e gerileyerek Mart 2022’den bu yana en düşük seviyesini gördü. Genel fiyat baskıları belirgin şekilde azalırken, pirinç fiyatları hâlâ tarihi zirvelere yakın seyrediyor. Seçim sürecine giren ülkede hayat pahalığı siyasi gündemin merkezinde yer alırken, gözler Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) bugün açıklayacağı para politikası kararına çevrildi.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Boş laf karın doyurmuyor…’

    Türkiye ekonomisinin gerçeklikten kopmuş fotoğrafı sorunların kendisinden daha büyük bir problem teşkil ediyor...

  • Borsa İstanbul’da gong Üçay Mühendislik için çaldı

    Enerji, elektromekanik, iklimlendirme ve e-mobilite alanındaki faaliyetleri ile döngüsel ekonomiye katkı sağlayan Üçay Mühendislik’in gong töreni bugün Borsa İstanbul’da gerçekleştirildi...

  • Metal İşkolunda müzakerelerin 140. gününde anlaşmaya varıldı…

    MESS, muhatabı üç işçi sendikası ile son iki dönemde olduğu gibi, bu dönemde de üçlü mutabakatla eş zamanlı olarak Grup Toplu İş Sözleşmelerini imzaladı...

  • Haftalık Para Hareketleri: TCMB rezervleri doldu taştı, yabancı tahvile üşüştü

    16 Ocak haftasında Türkiye finansal piyasalarında güçlü sermaye girişleri ve rezerv artışı dikkat çekti. TCMB’nin brüt ve swap hariç net rezervlerinde sert yükseliş yaşanırken, yabancı yatırımcılar tahvil ve hisse senetlerine alımlarını hızlandırdı. Döviz mevduatlarında artış sürerken, KKM’de çözülme neredeyse tamamlanma aşamasına geldi. Tahvil faizlerindeki gerileme ve yabancı ilgisi, parasal sıkılaşma sürecine olan güvenin güçlendiğine işaret ediyor.

  • Euro Bölgesi Tüketici Güveni Ocak’ta Beklentilerin Üzerinde Kaldı

    AB Komisyonu, Ocak ayına ilişkin tüketici güveni verilerini açıkladı. Buna göre, Euro Bölgesi’nde tüketici güveni -12,4 seviyesinde gerçekleşerek beklentilerin üzerinde kaldı. Aralık ayına kıyasla endeks 0,8 puan düşüş gösterdi; piyasa beklentisi ise -13,6 seviyesindeydi.

  • ANALİZ: TCMB’nin “Şahin” Sürprizi: Faiz İndirimleri Sürecek Mi?

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında piyasa beklentilerinin aksine "temkinli" bir duruş sergileyerek politika faizini 100 baz puan indirdi. Piyasa oyuncularının genel konsensüsü olan 150 baz puanlık indirim beklentisinin altında kalan bu karar, finansal piyasalarda kartların yeniden karılmasına neden oldu. Politika faizinin %38’den %37’ye çekilmesi, ekonomi çevrelerinde "TCMB enflasyon hedeflerinde ne kadar kararlı?" sorusunu gündemin ilk sırasına taşıdı.

  • ING Global’den TCMB’nin Yılın İlk Faiz Kararı Sonrası Yeni Faiz Tahmini Geldi

    Hollanda merkezli büyük bankalardan ING Global, TCMB’nin faiz kararını takiben yayımladığı raporda, mevcut ekonomik görünüm doğrultusunda Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini sürdürmesini beklediğini ifade etti. Banka, önümüzdeki dönemde atılacak adımların büyüklüğünün ise "100–150 baz puan aralığında kalacağını" öngördü.

  • Bakır fiyatlarındaki sıçrama madenciler için “sahte umut” mu?

    Bakır fiyatları son bir yılda yüzde 50’ye yakın yükselerek Londra Metal Borsası’nda ton başına 13 bin doların üzerine çıktı. Ancak analistler, bu yükselişin büyük ölçüde geçici faktörlerden kaynaklandığını ve yeni maden yatırımlarını kalıcı biçimde teşvik etmek için yeterli olmayabileceğini vurguluyor. ABD tarifeleri, arz sıkışıklığı ve jeopolitik belirsizlikler fiyatları desteklerken; talep görünümündeki soru işaretleri, geri dönüşüm arzı ve yatırım maliyetleri bakır piyasasında temkinli duruşu öne çıkarıyor.

  • Commerzbank Analisti Yorumladı: ABD ve Avrupa Gerilimi Hangi Para Birimine Avantaj Sağlar?

    Commerzbank analisti Baur, ABD ile Avrupa arasında yeniden bir gerilim oluşması durumunda, dolar dışındaki para birimlerine olan yönelimin hız kazanabileceğini ve böyle bir ortamda euronun öne çıkabileceğini ifade etti. Commerzbank analisti Volkmar Baur’a göre Avrupa, küresel çapta euroya duyulan güveni artıracak koşulları sağlayabilir.

  • ABD Ekonomisi Büyüme Verileri Belli Oldu

    ABD ekonomisi, üçüncü çeyrekte ihracattaki artış ve stoklardan kaynaklanan olumsuz etkinin azalmasıyla birlikte ilk tahminlerin üzerinde bir büyüme kaydetti. Güçlü ihracatın desteğiyle geçen yılın üçüncü çeyreğine ilişkin büyüme verileri yukarı yönlü revize edildi.

Benzer Haberler