Sosyal Medya

Döviz

Piyasa Bülteni: FED + Rusya = Küresel finansal türbülans

Küresel mali piyasalar adeta dün günü büyük bir tedirginlik ve beraberinde yüksek bir dalga boyu ile tamamladı. 2020’nın ilk çeyreği…

Piyasa Bülteni: FED + Rusya = Küresel finansal türbülans

Küresel mali piyasalar adeta dün günü büyük bir tedirginlik ve beraberinde yüksek bir dalga boyu ile tamamladı. 2020’nın ilk çeyreği yani pandemi sonrası kulaklardan fışkıracağı anlaşılan likiditenin de yardımı ile, 2021 sonuna kadar risk iştahı denince akla ilk gelen varlık sınıfı olan ABD teknoloji borsası Nasdaq, dün belki de tarihinin en büyük gün içerisinde ‘zigzaglarından’ birini kaydetti.

FED’in bugün başlayacak ve yarın sonuçlanacak olağan FOMC toplantısı öncesinde, akşamüzeri güne düşüşle başlayan ABD borsası Nasdaq, yaklaşık %5 kayıpla işlem görmesi ardından, kapanışa yakın bir zaman diliminde gelen alımlarla geceyi artıda bitirmeyi başardı!

Gün boyu tedirgin bir seyir izleyen küresel mali piyasaların arkasında, günlerdir bültenlerimizde de işlediğimiz üzere, FED’in yarın akşam enflasyona karşı geç kaldığı yönünde artan inanışlara paralel daha sert ve daha erken para politikasını sıkılaştırabileceği endişesi ve elbette Ukrayna ekseninde tırmanan jeopolitik risk algısında bozulma yatıyor.

Dün gün içerisinde, başta FED ve devamında Rusya – ABD gerginliği olmak üzere, küresel mali piyasalar genele yayılan bir satış baksının altında kaldı. Adeta ne var ne yok satıldı; güvenli liman ABD doları ve tahvilleri ise yine sığınılacak ‘liman’ oldu. 10 yıllık gösterge ABD tahvili, geçen hafta %1,90 seviyesine varan bir yükseliş ardında dün akşam alımların eşliğinde %1,70 seviyesine kadar geriledi (tahviller alındıkça getirisi düşüp, fiyatı ise artıyor).

Ön plana çıkardığımız Sterlin, dolar karşısında geçen hafta 1,3750 seviyesine tırmanarak son 3 ayın en yüksek seviyesine yükselmesi ardından dün küresel panik eşliğinde 1,3440’a varan bir düşüş kaydetti. Geçen hafta 43bin seviyesini aşan Bitcoin, dün 33bin dolar seviyesinin de altına sarkarken, tepeden düşüş ise son 11 hafta %52 olarak gerçekleşti.

Rusya, enerji, jeopolitik risk, artan talep derken kuzeye doğru yönelen ve oldukça kritik bir eşik olarak gördüğümüz 86,70 doları aşarak ve son 7 yılın zirvesine 90 dolar ile tırmanan Brent cinsi petrol, dün akşamki satış dalgasından nasibini alarak 85 doların diplerine kadar geriledi.

Listeyi daha da uzatmak çok kolay. Lakin, anlaşılacağı üzere, FED’in enflasyona karşı uzun bir süre “geçidir” söylemi ile ‘hatalı’ çıkması ardından manşet enflasyonun %7 ile son 40 yılın zirvesine yükselmesi sonrası ‘paniklediği’ ve daha erken ve daha hızlı faiz artışına gidebileceği endişesi, küresel piyasalarda dalga boyunu artırdı.

Her ne kadar FED korkusu ön planda olsa da, ABD – Rusya gerginliğinde ABD’nin Avrupa’ya 8,500 asker göndermek için hazır tuttuğu haberini de not etmemiz gerekiyor. Benzer bir şekilde, NATO’nun da Doğu Avrupa’daki savunma hattını güçlendirme kararı aldığının eklemiş olalım.

Dün tırmanan jeopolitik risk algısı ve FED gerginliği küresel arenanın ana satır başlıklarını teşkil ederken, içeride de havanın oldukça bozuk seyrettiğine şahitlik ettik. Hisse senedi piyasalarının küresel bazda sert bir satış baskısına maruz kalmaları, içeride de BİST100 endeksini derinden etkiledi. Dışsal sorunlar yetmezmiş gibi, ağır kış şartları ve beraberinde içeride etkili olan doğalgaz ve elektrik kesintilerinin de fabrikalarda üretimin durdurması, borsa  cephesinde devre kesicilerin bu yıl ikinci kez devreye girmesiyle dün BIST100 ana endeksi günü %5 değer kaybıyla tamamlandı.

İran’ın gaz kesintisine gitmesi ve Avrupa’nın Rus gazına muhtaç olduğu bir ortamda yaşanan gaz ve elektrik kesintileri kafaların da adet karışmasına neden oldu. İran doğalgazının Türkiye ithalatı içinde payı kabaca %8,5 ; Rusya’nın ise %40-50 bandında bulunuyor. İran doğalgaz kesintisine gitmesi ve Rusya ile olan ilişkiler bağlamında zihinler net olmasa da, enerji bağımsızlığının ne kadar önemli bir konu başlığı olduğunu bir kez daha tecrübe ediyoruz.

Dün adeta zift tonunda karamsar bir günün içinden sıyrılan USDTRY kuru, nispeten sakin bir seyir izleyerek günü önemli sayılmayacak bir değişimle tamamladı. Dün günün ilk yarısında ağırlıklı olarak 13,40 seviyesinin hemen altında işlem gören USDTRY kuru, günün ikinci yarısında ve belki de ABD borsalarında satışların derinleştiği akşamüzeri 13,50 seviyesine varan bir yükseliş kaydetti. Son yıllarda yabancı yatırımcılara getirilen swap kısıtlaması sonrasında yabancı payının oldukça azalması, TL’nin dışarısı ile korelasyonunun da ne kadar azaldığına tanıklık ediyoruz.

Yurtdışı piyasalarda satış baskısının daha da artması durumunda TL’nin kayıtsız kalacağını ima etmeye çalışmasak da, içeride devreye alınan kur korumalı mevduat ürününün kurumsal müşterileri de kapsaması ve beraberinde getirilen vergi istisnası, TL’yi kısa vadede olumlu etkilemeye; en azından yurtdışı olumsuz havaya karşı korumaya devam edeceğini düşünüyoruz. Lakin, büyük resimde, TL’nin kırılganlıklarının ön planda kalmaya devam etmesini beklediğimizin de altını çizmek gerekiyor.

Dün %5 düşüşten %0,6 artışa dönerek günü tamamlayan Nasdaq endeksi ardından yeni günün de pek iyimser başladığını iddia edemeyiz. FED’in bu akşam başlayacak toplantısı ve gözler Rusya-ABD gerginliğine çevrilmişken, sabah Asya piyasalarında sert bir satış baskı hakim. Asya genelinde, genele yayılan satış baskısı ile endeksler %1’in üzerinde ekside seyrederken, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de %1-2 arasında kırmızı renk adeta  gözümü yoruyor.

Okurlarımız, dün bültenimizde, biraz da karamsar havayı dağıtmak amacıyla Sezen Aksu’nun Gülümse şarkısına yer verdiğimiz hatırlayacaklardır. Bugün bir araya gelecek olan FED yetkililerinin, pandemi daha tam olarak bitmeden, küresel piyasalarının 2022 yılına adeta ‘casino’ gibi ne kadar büyük bir satış baskısı ve volatilite ile başladıklarını tartışacaklardır!

Masanın altın kuralı belki de yine çalışacaktır. Varlık balonlarına sebebiyet vermeden, salınan korku ile (bu yıl en az 4 kez faiz artışı hatta Mart ayında direkt 50 baz puan artırım ile sıkışlaştırmaya başlanması…) belki de FED arzuladığı düzeltmeyi piyasaya yaptırarak bu yıl daha küçük montanlı faiz artışı ile istediğini elde edecektir. Moral bozmadan fiyatı takip etmeye ve anlamlı düşüşlerde, yatırımcı kimliği ile portföy oluşturmaya devam edelim.

Yarın KKTC saati ile 21:00’de sonuçlanacak FED’in kritik nitelikteki toplantısının karar metninde ilk faiz artırımının Mart ayına yönelik verilmesi bekleniyor. Karar metninde, ileriye dönük verilecek olan rehberlik de piyasaların yakın vadeye ilişkin seyrine ışık tutacaktır. İçeride ise bugün kapasite kullanım oranı ve reel kesim güven endeksi, dışarıda ise Almanya IFO endeksi ve ABD tüketici güven endeksi takip edilebilir.

 

 

iktisatbank.com

BAKMADAN GEÇME

  • Alman Ekonomisi 2022’den Bu Yana İlk Kez Büyüdü 

    Almanya ekonomisi, iki yıl süren daralmanın ardından 2025’te yeniden büyümeye geçti. Gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) yüzde 0,2 artarken, toparlanmanın ana itici gücü hanehalkı tüketimi ve kamu harcamaları oldu. Buna karşın sanayi, inşaat ve ihracat cephesindeki zayıflık sürüyor. Ekonomistler, mali genişlemenin büyümeyi destekleyeceğini kabul ederken, kalıcı toparlanma için yapısal reform ihtiyacına dikkat çekiyor.

  • Elektrikli Araçlar Devrimi Geride Kaldı

    Ünlü finans yorumcusu Patrick Boyle'un videosuna dayalı kapsamlı analiz. Ford'un milyarlarca dolarlık zararı, Tesla'nın strateji değişikliği ve Çin'in batarya savaşı galibiyeti elektrikli araç pazarını kurutuyor.

  • Petrol Fiyatları Sert Düştü: ABD–İran Gerilimi Yumuşarken Piyasalar Arz Fazlasına Odaklandı

    Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki askeri gerilim ihtimalinin zayıflamasıyla birlikte sert düşüş yaşadı. Brent petrol yüzde 4’ün üzerinde gerileyerek haftalık kazançlarının büyük bölümünü geri verirken, piyasa odağını yeniden jeopolitik risklerden küresel arz fazlası sinyallerine çevirdi. ABD stok verileri ve Venezuela’nın ihracata dönüş ihtimali, düşüşü hızlandıran unsurlar oldu.

  • ANALİZ: 2025 Bütçe Yılı Analizi: Mali Disiplinde Beklentileri Aşan Performans 

    Türkiye ekonomisi için kritik bir dönemeç olan 2025 yılı, merkezi yönetim bütçesi açısından piyasalara "hoş bir sürpriz" yaparak kapandı. Aracı kurumların son raporları, bütçe disiplininin dezenflasyon sürecine beklenenden daha güçlü bir destek verdiğini ortaya koyuyor. Özellikle bütçe açığının GSYH’ye oranının %3 barajının altında kalması, makroekonomik istikrar açısından dönüm noktası olarak görülüyor. İşte Gedik Yatırım, İş Bankası ve Şeker Yatırım’ın verilerinden yola çıkarak hazırladığımız kapsamlı 2025 bütçe analizi.

  • En Düşük Emekli Aylığı 20 Bin TL’ye Yükseltiliyor: Düzenleme TBMM Komisyonu’ndan Geçti

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, en düşük emekli aylığının artırılmasını da kapsayan kanun teklifinin görüşmeleri tamamlandı. Görüşmelerin ardından, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye yükseltilmesini öngören madde komisyonda kabul edildi.

  • Tüketici Güveni Aralık Ayında Artış Gösterdi

    Bloomberg HT Tüketici Güven Endeksi, Aralık ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 1,42 artış göstererek 75,85 seviyesine yükseldi. Endekste artış eğilimi sürerken, öncü endekse göre sınırlı bir gerileme dikkat çekti.

  • Goolsbee: “Merkez Bankası Bağımsızlığı Aşınırsa Enflasyon Patlar”

    Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, CNBC’ye verdiği röportajda, son dönemde Fed’e ve Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik siyasi ve hukuki baskıların enflasyon açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.

  • Bakanlık Duyurdu: Bütçe Açığı 528,1 Milyar TL’ye Ulaştı

    2025 yılının Ocak–Aralık döneminde merkezi yönetim bütçesi, 14 trilyon 634,6 milyar TL harcama ve 12 trilyon 835,5 milyar TL gelir ile tamamlandı. Bu dönemde bütçe açığı 1 trilyon 799,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Aralık ayında ise bütçe açık verdi.

  • TCMB Başkanı Karahan: Dezenflasyonda Ana Eğilim Güçleniyor

    Merkez Bankası Başkanı Karahan, Londra ve New York’ta uluslararası yatırımcılarla bir araya gelerek Türkiye’nin yeni yol haritasını paylaştı. Dezenflasyon sürecinde ana eğilimin güçlendiğini vurgulayan Karahan, kısa vadeli dalgalanma riskine karşı "ihtiyatlı ve veri odaklı" kalmaya devam edecekleri mesajını verdi. Küresel finans dünyasının kalbi olan Londra ve New York’ta gerçekleştirilen yatırımcı toplantılarında, Türkiye’nin para politikasına dair kararlılık bir kez daha teyit edildi. TCMB Başkanı Fatih Karahan tarafından sunulan projeksiyonlarda, fiyat istikrarı hedefine ulaşana kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağı ve herhangi bir sapma durumunda ek sıkılaşma adımlarının atılabileceği vurgulandı.

  • MetroPOLL’den “Toplumsal Tükenmişlik ve Güven” Raporu: Güvensizlik ve Yorgunluk, Türkiye’nin Duygusal Tablosunu Şekillendiriyor”

    MetroPOLL’ün 2025 sonu verileriyle hazırladığı rapor, Türkiye’de “toplumsal tükenmişlik” tablosunu ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek düzeyde tükenmişlik yaşarken, her iki kişiden biri son bir yılda psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtti. MetroPOLL Araştırma’nın 2025 yılı sonu verileriyle hazırladığı "Toplumsal Tükenmişlik ve Güven" raporu, Türkiye’nin ağır bir duygusal yorgunluktan geçtiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek veya çok yüksek tükenmişlik yaşıyor. Seçmenlerin neredeyse yarısı "hiçbir yere güvenmeyenler" sınıfında yer alırken, özellikle gençler arasında ülkeden gitme isteği "ana akım" bir düşünceye dönüşmüş durumda.

  • TCMB Rezervleri Yükseldi: Swap Hariç Net Rezerv 70,1 Milyar Dolara Çıktı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt rezervleri, 9 Ocak 2026 ile biten haftada 196,1 milyar dolara yükseldi. Önceki hafta bu rakam 189,1 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

  • WEF’in 2026 Küresel Riskler Raporu’ndan Kritik Analiz: Dünya Ekonomisini Zorlu Bir Dönem Bekliyor

    Dünya Ekonomi Forumu’nun (WEF) Davos’ta gerçekleştireceği toplantılar öncesinde yayımlanan Küresel Riskler 2026 Raporu, dünya ekonomisini tehdit eden unsurları gözler önüne serdi. Rapora katkı sunan katılımcılar, önümüzdeki iki yıla ilişkin beklentilerini “Çalkantılı ve fırtınalı” olarak tanımlarken, küresel ölçekte en ciddi riskin jeopolitik gerilimler olduğuna dikkat çekti.

  • TÜİK: İnşaat Üretimi Kasım Ayında Yıllık Yüzde 22,3 Arttı

    Türkiye’de inşaat üretimi Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,1 oranında gerilerken, yıllık bazda yüzde 22,3 artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayına ilişkin inşaat üretim endeksi verilerini yayımladı.

Benzer Haberler