Sosyal Medya

Çetin Ünsalan: Kimin cirosu arttı?

13 Ocak 2021

Ülkede gün geçmiyor ki, akılla alay eden yeni bir veri açıklanmasın. Ya tamamen oluruna bıraktılar ya da herkesin gerçekten bu açıklamalara inandığını zanneden bir yaklaşım var. Boğmaca olan insana ‘taş gibisin, hiçbir şeyin yok’ demeye benzemeye başladı artık açıklamalar.

Son olarak ciro endeksi paylaşıldı. Kahramanız yine aynı: TÜİK… Kuruma göre 2020 yılında Kasım ayı itibariyle sanayi, inşaat, ticaret ve hizmetler sektörünün toplam ciroları yıllık bazda yüzde 38,9 arttı.

İşin iktisadi tarafını bir kenara bırakalım. Yoldan birini çevirseniz ve deseniz ki ‘2020 yılında sektörlerin büyümüş olma ihtimali var mı?’ Bırakın ekonomi bilmeyi, sadece çevresinde yaşananlar üzerinden yorumlasa yüzünüze ‘şaka mı, dalga geçmek mi, gerçekten mi soruyor’ diye bakar ve yanıtı ‘hayır’ olur.

Fakat benim canım ülkemin koskoca istatistik kurumu, sektörlerin 2020 yılı gibi bir senede neredeyse yüzde 39 cirosunu arttırdığını söyleyebiliyor. Hadi o söyledi. Ekonomiyi yöneten kurmaylardan biri de çıkıp ‘nereden çıktı bu’ demez mi?

Elinizi vicdanınıza koyun, 2020 yılından sektörlerin kazançlı çıkmış olma ihtimali mümkün müdür? Elbette e-haciz korkusuyla, tamamen hayali olarak matrah artırımlarına gitmedilerse… Gerçekten reel sektör faaliyeti içinde bir kaç istisna ve pandemiye uygun sektör dışında, Türkiye ortalamasını yüzde 38,9 ciro artışına taşıyacak bir fotoğraf yaşandı mı?

Sanayinin çarklarının yavaşladığı, kapatmaların gerçekleştiği, sadece bizde değil, dünya pazarlarında da durdurmaların söz konusu olduğu bir ortamda yıllık bazda sanayi ciro endeksi yüzde 46,2 nasıl artar? Bitmedi… Hadi diyelim ki zararına faizli kredilerle inşaat sektörünü alevlendirdik.

Oradaki ciro artışı yüzde 16,6. Peki zararına faizli kredilerle inşaat mı yapıldı; eldeki gayrimenkuller mi satışa sunuldu? Diğer iki başlık zaten esnafla TÜİK’in tamamen ilgisinin koptuğunu kanıtlar nitelikte…

Kasım ayı baz alındığında 2020’de yıllık olarak ticaret cirosunu yüzde 44,6 arttırıyor; kan ağlayan hizmetler sektörü de ciro bazında yüzde 16’lık bir yükseliş performansı elde ediyor. O zaman adama sorarlar, Türkiye’de 11,5 milyon mükelleften Aralık sonu itibariyle 6,5 milyon mükellef neden yapılandırmaya başvurdu?

Hatta bu ciro artışları, yine TÜİK’in açıkladığı, gerçekle ilgisi olmayan resmi enflasyon hesaplamaları üzerinden tüketici fiyatlarına yansıtılamayan yüzde 11’lik maliyet farkına rağmen nasıl başarıldı?

Madem perakendeyi de içine alan, hizmetleri de kapsayan ticarete konu sektörlerde sırasıyla yüzde 44,6 ve yüzde 16’lık ciro artışı var; ortada bu kadar kan ağlayan esnafı, hatta bu veri açıklanmadan bir gün önce yakınması yankılanan Birleşmiş Markalar Derneği’nin yüzde 40 ciro kaybı beyanını nasıl okuyacağız?

Bitmedi… TL bazında ciro artışı varsa; reel sektörün resmi rakamlara göre yüzde 25’i aşan enflasyonu ve geçtiğimiz yıl dolar karşısında yüzde 25 eriyen TL gerçeğini, buna karşılık da bu oranların kat be kat üzerinde artan girdi maliyetlerini nasıl yorumlamak gerekiyor?

Kazanmadan ciro artışının bir anlamı varsa, ben bunu destekleyenleri üniversitelerde okutulan İşletmeye Giriş ve Maliyet Muhasebesi derslerini tekrar okumaya davet ediyorum. Ortaya bir rakam atıldı ve muhtemelen herkes far görmüş tavşan gibi kaldı.

TÜİK diyor ki cirolar yüzde 38,9 arttı. Sektörlerin geneli ve işletmelerin tamamına yakını zarar yazarken son soru da şu: Kimin cirosu arttı ve bu rakam gerçekse bu ortalamayı kaç firma yükseltti?

cetinunsalan@yahoo.com

@cetinunsalantv

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları