Sosyal Medya

Çetin Ünsalan: Beklenti samimiyetsizliği

17 Ocak 2021

Merkez Bankası 2021 yılının sonuna ilişkin dolar ve enflasyon beklentisini açıkladı. Ocak 2021 itibariyle, yıl sonunda tüketici enflasyonunun yüzde 11,15, dolar / TL kurunun da 8,09 olması öngörülüyor.

Şimdi bu beklenti yoldan geçen vatandaşın öngörülerinden oluşsa, tahmin diyebilirsiniz. Fakat reel sektör ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 63 kişinin öngörüsü olarak ortaya atılınca değerlendirmeyi farklı okumak gerekiyor.

Çünkü bu, ‘ben söyledim oldu; en fazla yanılırız’ denilebilecek bir şey değil. Merkez Bankası bunu beklenti anketi olarak kamuoyuna duyuruyor. O zaman biraz ciddiyet lazım. Zira ortada çok büyük bir samimiyetsizlik var.

Öngörmekle beklenti yönetmek arasında objektiflik açısından kalın bir çizgi var. Açıklama Merkez Bankası tarafından sahipleniliyorsa ve duyuruluyorsa, iş dünyasından yatırımcısına, vatandaştan esnafa kadar herkesi etkiliyor demektir.

Her ay beklentiyi yükseltip, yılın sonunda yaklaşmayı tahmin yeteneği kuvvetli herkes yapar. Sürekli revize, yılbaşındaki tahmini unutturur hale geliyor. Yılbaşından yılsonuna yönelik bir şey söylüyorsanız, işe alımlardan yatırımlara, fizibilitelerden ihracat pazarlarına girişe kadar her başlığı etkiliyorsunuz demektir.

O zaman da bu noktada ciddiyet gerekir. Lakin Merkez Bankası anketleri o kadar ciddiyetsizce ve fütursuzca paylaşılıyor ki, yılın sonundaki sapmaların hesabı bile sorulmuyor.

Bu noktaya dönmeden önce yeni açıklanan hedeflerle ilgili bir kaç başlığa ışık tutalım. Enflasyonun düşeceği tahmin ediliyorsa, mesela üretici ve tüketici enflasyonu arasında halen var olan yüzde 11’lik fark ne oldu?

Ya bu fark yansıyacak ve bu öngörü çökecektir; yani enflasyon yukarılara doğru tırmanacaktır ya da ‘sermaye erimesine bağlı ciddi iflaslar ve işsizlikte artış bekliyoruz’ açıklamasını da buna eklemeniz gerekir. Yüzde 11 maliyet farkı herhalde buharlaşıp uçmayacak.

Fakat mesele adım adım o kadar büyük bir samimiyetsizlik içinde cereyan ediyor ki, günün sonunda kimse dönüp hesap sormayı bile aklına getirmiyor. Daha somut anlatayım.

Aralık 2020 Merkez Bankası anketindeki tahminlere bakalım. Yıl sonu dolar / TL 7,77 ve yıl sonu TÜFE yüzde 14,18. Gerçekten de 31 Aralık itibariyle alım satım ortalama dolar/ TL 7,42, 2020 enflasyonu da yüzde 14,6… Bilmişler değil mi?

Her ay güncellerseniz bilirsiniz tabi… Şimdi 2021 yıl sonunu konuşuyoruz. Peki geriye dönüp, 2020 sonunda bu rakamları tutturan Merkez Bankası Beklenti Anketi, bir yıl önce Ocak ayında ne demiş, baktınız mı?

Ocak 2020 itibariyle, 2020 sonu öngörülen dolar / TL 6,40, enflasyon da yüzde 9,54… Yani yaklaşık kurda yüzde 17, enflasyonda yüzde 70 sapma. Ayrıca Merkez Bankası ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda değişim olmasaydı, kurdaki sapmanın da yüzde 17’lerde kalmayacağı açıktı.

Peki o tarihte Merkez Bankası beklenti anketine göre yatırım yapan, personel alan, ihracatta pozisyon belirleyen bir firmanın ve hatta tüketicinin aradaki bu sapmayı finanse etme şansı var mı? Doğal zarar ne olacak?

Her ay yeniden revize ederek, yılın sonunda rakamlara yaklaşmanız beklentilerinizi doğru çıkarıyor mu? Pandemi senesi diye böyle zannetmeyin. Geçmişe yönelik tüm öngörüler çöp. Fakat kimse bunun hesabını vermiyor.

Öyleyse ya bu samimiyetsiz tavrı bir kenara bırakacağız ve bugün itibariyle vurgusunun altını çizeceğiz ya da beklenti anketi açıklamayacağız. Çünkü aradaki boşluk ve fark, fizibilite yoksunu ülkemde, zannedildiğinden daha büyük hasarlar veriyor.

Ya firmalar zarara uğruyor ya da Merkez Bankası’nın itibarı… İkisi de tolere edilmeyecek kadar önemli. Şimdi başa dönüp Ocak 2021 itibariyle beklenti anketinin sonuçlarını tekrar okuyun.

Dolar / TL 8,09, enflasyon da yüzde 11,15… Bakalım Aralık 2021’deki beklenti anketinde ne diyecekler?

cetinunsalan@yahoo.com

@cetinunsalantv

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları