Sosyal Medya

Borsa

Şeker Yatırım’dan Türk Telekom için finansal görünüm değerlendirmesi

Türk Telekom 1Ç21’de kuvvetli operasyonel performansı ile yıllık %105.2 ve çeyreklik %22.7 artışlarla, piyasa ortalama beklentisi olan 1,099mn TL’nin ve tahminimiz 1,159mn TL’nin üzerinde, 1,356mn TL net kar açıklamıştır...

Şeker Yatırım’dan Türk Telekom için finansal görünüm değerlendirmesi

Kuvvetli gerçekleşen 1Ç21 sonuçları ile 2021 yılı beklentileri yukarı yönde güncellendi

Türk Telekom 1Ç21’de kuvvetli operasyonel performansı ile yıllık %105.2 ve çeyreklik %22.7 artışlarla, piyasa ortalama beklentisi olan 1,099mn TL’nin ve tahminimiz 1,159mn TL’nin üzerinde, 1,356mn TL net kar açıklamıştır. Grup’un 1Ç21 satış gelirleri, özellikle genişbant segmentindeki kuvvetli performansı ile, yıllık %20.4 (çeyreklik %-0.8) artarak, piyasa ortalama beklentisi olan 7,493mn TL’nin ve tahminimiz 7,481mn TL’nin paralelinde, 7,587mn TL olarak gerçekleşmiştir. FAVÖK’ü ise yıllık %27.7 artarak 3,803mn TL’ye ulaşmış ve piyasa ortalama beklentisi 3,514mn TL’nin ve tahminimiz 3,517mn TL’nin üzerinde gerçekleşmiştir. Kuvvetli gerçekleşen 1Ç21 sonuçlarının ardından Türk Telekom, 2021 yılna dair beklentilerini yukarı yönde güncellemiştir. Açıklanan sonuçların ve 2021 yılına dair beklentilerde yukarı yönlü revizyonun Grup payları kısa dönem pay performansı üzerinde olumlu etkili olabileceğini düşünmekteyiz.

Genişbant segmentinde kuvvetli performans

Türk Telekom’un genişbant abone alımları, 2020 yılında COVID-19 salgınının da etkisiyle oldukça kuvvetli seyretmiş, 1Ç21’de ise görece olarak normalleşerek net 204bin olarak gerçekleşmiştir.
Bu segmentte abone başına elde edilen aylık gelirler ise %14.1 artarak 61.0 TL’ye yükselmiştir. Grup’un toplam mobil abone sayısı ise 1Ç21’de 103bin artarak 23.3mn’a ulaşmış, mobil abone başına elde edilen aylık gelirler, abone kompozisyonunun olumlu gelişimi ile yıllık %12.2 artarak 36.4 TL’ye ulaşmıştır. Böylelikle Grup’un 1Ç21 konsolide satış gelirleri, özellikle genişbant segmentindeki kuvvetli performansı ile, yıllık %20.4 artarak (çeyreklik %0.8 azalışla) 7,587mn TL olarak gerçekleşmiştir. Türk Telekom’un FAVÖK’ü de yıllık %27.7 oranında kuvvetli artış göstererek 3,803mn TL’ye ulaşmış, FAVÖK marjı, yıllık 2.9 y.p. (çeyreklik 3.8 y.p.) yükselerek %50.1’e ulaşmıştır. Grup’un 1Ç21’de yatırım faaliyetlerinden elde edilen gelirleri yıllık 2.2x artarak 208mn TL’ye ulaşmıştır. Türk Telekom’un net yabancı para pozisyonu, 1Ç21 sonu itibarıyla US$100mn uzun olarak gerçekleşmiştir. Böylelikle net finansal giderleri yıllık %27.1 (çeyreklik %47.8) azalarak 536mn TL olarak gerçekleşmiştir. Sonuç olarak, Türk Telekom’un net karı yıllık 2.1x ve çeyreklik %22.7 artarak 1,356mn TL’ye ulaşmıştır. Grup’un konsolide net borcu 1Ç21 sonunda 16.2mlyr
TL’ye yükselmiş (4Ç20-sonu: 15.7mlyr TL), net borç/FAVÖK oranı ise 1.15x seviyesinde sabit kalabilmiştir.

“AL” önerimizi sürdürmekteyiz

Türk Telekom, kuvvetli 1Ç21 performansının ardından 2021 yılına dair beklentilerini yuları yönde güncellemiştir. Buna göre Grup, (UFRYK 12 etkisi hariç ) konsolide satış gelirlerinin %16 büyümesini (önceki beklenti: %14), FAVÖK’ünün 15.4mn TL (önceki beklenti: 15mlyr TL) ve yatırım harcamaların yaklaşık 8mlyr TL (önceki beklenti: 7.7mlyr TL) seviyesinde gerçekleşmesini beklemektedir. Değerlememizi bu beklentiler ışığında, yeni makroeokomik ve kur tahmini setimiz ve risksiz faiz oranı varsayımımızda 200 baz puan artırım ile güncelleyerek, 12 aylık 14.25 TL olan hedef fiyatımızı yinelemekte ve AL önerimizi sürdürmekteyiz. Grup payları, tahminlerimize göre 2021T 2.7x FD/FAVÖK çarpanıyla, yurt dışı benzerlerinin 5.5x olan medyanına kıyasla iskontolu işlem görmektedirler.

 

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 

Şeker Yatırım

BAKMADAN GEÇME

  • Garanti BBVA Portföy’den Rekor Büyüklük: Yatırımcı Güveniyle 1 Trilyon Lira

    Garanti BBVA Portföy, yönettiği yatırım fonlarının toplam büyüklüğünün 1 trilyon lirayı geçtiğini açıkladı. Bankadan yapılan bilgilendirmeye göre, 15 Ocak tarihli TEFAS verilerine göre, şirketin portföy yönetimindeki yatırım fonlarının toplam değeri 1 trilyon lirayı aşarak sektörde önemli bir dönüm noktasına ulaştı.

  • Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Kasım’da Azaldı

    Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, Kasım ayı itibarıyla bir önceki aya göre %1,3 azalarak 163,7 milyar dolar seviyesine geriledi.

  • Japonya’nın İlk Kadın Başbakanı Takaichi, Erken Seçime Gidiyor

    Ekim ayında Japonya’nın ilk kadın Başbakanı Sanae Takaichi’den dikkat çeken bir adım geldi. Japon Başbakan Takaichi, bugün yaptığı açıklamada erken seçim kararı aldığını duyurdu. Kendisinin Liberal Demokrat Parti’deki (LDP) lider değişikliği sonucunda başbakan olduğunu ve Japonya Inovasyon Partisi (JIP) ile yeni bir koalisyon hükümeti kurduğunu hatırlatan Takaichi, "Bu kapsamda uygulayacağımız politikaların çoğu, LDP’nin son Temsilciler Meclisi seçimlerindeki kampanya vaatleri arasında yer almamıştı" dedi.

  • Euro Bölgesi Enflasyonu Aralık’ta Hedefe Yaklaştı

    Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Aralık ayında %1,9’a geriledi. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi’nin Aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı.

  • Javier Blas: İran Petrolü İçin Asıl Risk Bombalar Değil, Grevler

    İran denildiğinde enerji piyasalarının aklına ilk olarak askeri gerilimler ve Hürmüz Boğazı riski geliyor. Ancak Bloomberg Opinion yazarı Javier Blas’a göre, İran petrol arzı açısından asıl tehlike askeri çatışmalar değil, ülkenin derinleşen ekonomik kriziyle tetiklenebilecek işçi grevleri. Tarihsel deneyim, göz ardı edilen bu riskin petrol üretimi üzerinde çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

  • Grönland Krizi Derinleşiyor: Avrupa, ABD’ye Karşı “Ticaret Bazukası” Seçeneğini Masada Tutuyor

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik yeni tarife tehdidi, transatlantik ilişkilerde gerilimi tırmandırdı. Brüksel’de olağanüstü diplomasi trafiği başlarken, Avrupa Birliği’nin daha önce hiç kullanmadığı “Anti-Zorlama Aracı” (ACI) dahil sert ekonomik karşılıkları değerlendirdiği bildiriliyor. Piyasalar ise bu belirsizliği sert satışlarla fiyatlıyor.

  • IMF’den Yeni Rapor: Türkiye’nin Büyüme Tahminini Nasıl Yorumladılar?

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Ocak 2026 sayısını “Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrar” başlığıyla yayımladı. Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme öngörülerinde artışa gidildiği belirtildi.

  • Trump’ın Grönland Hamlesine AB’den Misilleme Planı

    Avrupa Birliği başkentleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı kontrol altına alma yönündeki girişimine karşı çıkan NATO müttefiklerini hedef alan tehditlerine yanıt olarak, ABD’den yapılan yaklaşık 93 milyar euroluk ithalata gümrük vergisi uygulanmasını ya da Amerikan şirketlerinin AB iç pazarına erişiminin kısıtlanmasını masaya yatırdı. Bu gelişme, transatlantik ilişkilerde son on yılların en ciddi gerilimlerinden biri olarak görülüyor.

  • PİYASA ANALİZ: Trump’ın Tarife Hamlesi Risk İştahını Bozdu, Güvenli Limanlar Işıldıyor

    Küresel piyasalar haftaya belirgin bir riskten kaçış havasıyla başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland merkezli tarife restleşmesi, jeopolitik tansiyonu yeniden yükseltirken, hisse senetlerinde baskı, kripto varlıklarda geri çekilme ve güvenli limanlara güçlü bir yöneliş görüldü. Altın ve gümüş “para gibi” davranarak tarihi zirveleri test ederken, döviz cephesinde euro, yen ve İsviçre frangı öne çıktı. Türkiye varlıkları ise küresel dalgalanmaya rağmen pozitif ayrışmasını sürdürdü.

  • Ekonomik Kriz Ortamında Dikkat Çeken Adım: İzmir’de 11 Zincir Market Güçlerini Birleştirdi

    İzmir’de faaliyet gösteren 11 zincir market, güçlerini birleştirerek yeni bir ticari yapılanmaya gitti. Kurulan şirketin ilk mağazasının şubat ayında Menderes’te hizmete girmesi planlanıyor. Ortak girişimin kamuoyuna tanıtımı ise Gaziemir’de gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla yapıldı.

  • Barış Soydan Yazdı…’Fintekte Sorunlar Merkez Bankası’na Devirle Başladı, Acil Müdahale Zamanı’

    2025 yılı elektronik para ve ödeme kuruluşları açısından neredeyse bir kaos ve yıkım yılı olarak geride kaldı. Savcılık operasyonları, lisans iptalleri, faaliyetlerin askıya alınması gibi hukuki ve idari kararlar tüm yıl boyunca gündemdeydi. Daha da kötüsü, finansal sistemin bu parçası bir süredir ciddi bir şeffaflık ve güven krizinin içine girmiş durumda; söylentiler ve spekülasyonlar hâlâ devam ediyor. Artık bir kırılma noktasına gelindiği açık. Bir tarafta genç nüfus, yüksek dijital adaptasyon, güçlü bankacılık altyapısı ve dev elektronik ticaret hacmiyle bölgesel bir “fintek merkezi” olabilecek kapasite var. Diğer tarafta ise giderek daha sık anılan suç ve bahis gelirleri, kara para, şüpheli transferler tartışmaları… Bugün fintek sektörü başarı hikâyeleriyle değil bu tür risk başlıklarıyla gündeme geliyorsa, bunun sebebi sadece “birkaç kötü örnek” değil. Esas faktör daha derinde, yapısal ve sistemsel sorunlarda.

  • Konut Fiyat Endeksi 2025’te Reel Olarak Geriledi

    Konut Fiyat Endeksi, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 artarken, yıllık bazda yüzde 29 yükseldi. Ancak endeks, 2025 yılı genelinde reel olarak yüzde 1,4 oranında değer kaybetti.

  • Suriye’de Kürt otonomisine darbe

    Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa’nın Kürtleri Suriye vatandaşı olarak tanıması ve bazı kültürel hakları resmen kabul etmesi, uluslararası kamuoyunda temkinli bir iyimserlik yarattı. Ancak sahadaki askeri ve siyasi gelişmeler, bu adımların kalıcılığı ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yönetiminin geleceği konusunda ciddi belirsizlikler olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre, Şam yönetiminin temel hedefi, ülke genelinde merkezi otoriteyi yeniden tesis etmek.

Benzer Haberler