Sosyal Medya

Döviz

Piyasadaki gerginlik faiz indirimini erteler mi yoksa TL’de Altın Vuruş mu?

Piyasalar riskten uzaklaşmaya çalışıyor.  Bu da tabi Dolar Endeksi’ne fayda sağlıyor.  Eş zamanlı olarak da hisse senetleri, emtialar ve kripto…

Piyasadaki gerginlik faiz indirimini erteler mi yoksa TL’de Altın Vuruş mu?

Piyasalar riskten uzaklaşmaya çalışıyor.  Bu da tabi Dolar Endeksi’ne fayda sağlıyor.  Eş zamanlı olarak da hisse senetleri, emtialar ve kripto para birimleri üzerine satışlar yoğunlaşıyor.  Bu riskten kaçma motivasyonunun iki temel nedeni de Çin’in Evergrande hikayesi ile bu hafta içinde çıkacak Fed kararı öncesindeki belirsizlikler.  Türkiye özelinde Perşembe günü faiz kararı ile ilgili yapılacak açıklama da belirsizliklere de eklenmekte.

Evergrande, dünyanın en büyük ikinci ekonomisinin en büyük ikinci emlak firması.  Su yüzüne vuran mali sıkıntıları bir yana, Çinli yetkililerin bu “kurtarmak için çok büyük” olarak algılanan şirketi kurtarıp kurtarmamakta kararsız olmaları.  Çin’de piyasalar tatil nedeniyle kapalıyken, tüm dünyadaki hisse senetleri Çin’in yüksek borçlu gayrimenkul şirketlerinde daha geniş bir kriz olabileceği ve tabi bunun da küresel büyüme için etkileri korkusuyla düşmekte.

Zor durumdaki Evergrande’ın 300 milyar dolarlık devasa borç dağı var ve ödemlerini gerçekleştirmek için bitmemiş mülkleri dahi teklif ediyor.  Şirketin Perşembe günü önemli bir borç ödemesi bulunuyor ve tam da Fed’in açıklamalarının ertesi gününe gelen bu ödemenin tamamlanamayacağı korku yaratıyor.

Geniş bir emlak krizi korkusu inşaatta kullanılan emtiaları aşağıya çekerken, altın da bu belirsizliklerden destek alarak 1.750 dolar civarında el değiştiriyor. WTI ham petrol da 71 dolar civarında işlem görüyor.

Güvenli liman dolar kazançlarını genişleterek EUR/USD’yi 1,17’ye ve GBP/USD 1,37’ye doğru itmekte. Bitcoin’in 45.000 dolara, Ethereum’un 3.200 dolara gerilemiş durumda.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Soğuk geçen geçen kış sonrası bir de üretim patlaması gelince Avrupa’da gaz stoklarını diplerde. Artan gaz fiyatları ve hatta kış aylarındaki potansiyel kesintilerle ilgili endişeler hem avro hem de sterlin üzerinde baskı yaratıyor. Avrupalı politika yapıcılar daha yüksek maliyetler ve halkın öfkesiyle boğuşmakta, Avrupa kıtasında bazı firmalar çoktan üretim kesintilerine gitmeye başladılar. tedarik sorunları zaten hem enflasyonu artırmakta hem de üretimi yavaşlatmakta.

ABD Merkez Bankası Fed Çarşamba günü faizini değiştirmeyecek; ancak 120 milyar dolarlık aylık tahvil alım planını ne zaman azaltmaya başlayacağı konusunda sinyal bekliyor piyasalar. Karar öncesinde gerginlik artarken, analistlerin beklentisi Kasım ve Aralık olarak ikiye bölünmüş durumda.  Bu arada gelen veriler biraz daha yumuşak enflasyon ve istihdam piyasasında yavaş toparlanmaya karşın sağlam perakende satışlar olarak kafa karıştırmaya devam ediyor.

Fed ne açıklayacak?

Eylül toplantısında tahvil al programında hemen bir değişiklik açıklaması hiç beklenmiyor.  Ancak, ne zaman başlayacağına dair beklenen açıklamayı ne zaman yapacağı önemli.

Ağustos ayında, Fed Başkanı Powell, delta varyantının yayılmasını kritik bir faktör olarak göstererek bir “Eylül’de tapering” açıklamasının gündemden uzak olduğunu belirtti. 27 Ağustos’ta yaptığı konuşmadan bu yana, bankanın iki görevi -istihdam ve enflasyon- yumuşadı ve Başkan’ın güvercin yaklaşımını da haklı çıkardı.  Yine de piyasalar enflasyonun kalıcı olmayacağına ikna olmuş değil. %5,3 seviyesinden düşeceği öngörülmekte ancak NY Fed anketine göre üç yıl için beklenen seviye %4 ile hala çok yüksek. Çekirdek enflasyonun %4,3’ten %4,0’e gerilemesi önemli; ancak henüz yeterli değil.

Tarım dışı istihdam Ağustos’ta sadece 235 bin kişi artarak hayal kırıklığı yarattı ancak bu veride dalgalanmalar nedeniyle üçer aylık ortalamalardan gitmek daha anlamlı.  Orada rakam 750 bin civarında.  Bu verilere bakarak istihdama doğrudan teşviklerin tarihinde gri çekildiğini unutmamak gerek. Son veri tek başına herhangi bir sıkılaşmayı haklı çıkaran bir toparlanmayı yansıtmaktan çok uzak. Ancak Eylül-Ekim verileri burada belirleyici olacak.

Dolayısıyla piyasaların dikkati Fed’in nokta grafiğinden çok, Powell’ın ağzından çıkacak sözlerde, gidişatı ve gelen verileri nasıl yorumladıklarında olacak:

  1. Tahvil alım programında zamanlama kritik.  Powell piyasalara “önceden” bir uyarı vereceğine söz vermişti ancak Jackson Hole konuşması bir ön duyuru olarak sayılmıyor çünkü tapering zamanlaması zamanlaması net değil. O zaman bu haftaki toplantıda Powell ya Kasım ya da Aralık diyebilir. Powell eğer  tahvil alımında azalma başlangıcını Aralık ayına ertelerse nedenleri arasında daha yumuşak enflasyon rakamları ve işgücü piyasası ile delta varyantı belirsizlikleri olacaktır. Eğer Aralık ayı işaret edilirse Dolar Endeksi kısa bir süre baskı altında kalır ve TL de beraber “rahatlar”.
  2. Tahvil alım programı kaç ayda sıfırlanacak?  Başka bir bakış açısıyla Fed daha kaç ay piyasalara- azalan ölçekte de olsa- likidite vermeye devam edecek? 2022 ilk ayda tamamlanması ile 2022’nin sonuna kadar daha yumuşak bir geçişle sıfırlanması arasında piyasalar açısından önemli fark var.  Bir kere enflasyonun ve istihdamın nereye vardığından emin olunacak, erken faiz artışı tartışmaları azalacak ve en önemlisi faiz artışı tartışmaları da ertelenecek. Tahvil alım programının sıfırlanışının 12 aya yayılması Dolar endeksini göreceli olarak zayıflatırken, hızlı sıfırlanması (6 ay civarı) Dolar Endeksi’ni güçlenme eğilimine sokacak. TL’de her iki senaryondaki dolar hareketinin tam ters yönünde etkilenecek.
  3. Tapering ve faiz artışı ayrı ama…  Powell uzun süredir tahvil alım programını sıfırlamak ile faiz artışının kol kola düşünülmemesi, biri tamamlanınca diğerinin hemen izlemeyebileceği konusuna vurgu yapıyor.  Piyasa duydu ama odak tabi faiz artışının zamanı.  Her iki sıkılaştırma adımının arasının açılması Dolar Endeksi’ni gevşeteceğinden TL’ye nispeten zaman kazandırır.

Olur da Powell enflasyonun hala yüksek kalması, küresel arz darboğazlarının devam etmesi ve fiyatları daha yükseğe gidebileceği vurgusuna ağırlık verirse piyasalar oldukça karışacak. Bu mesajlar hızlı tapering ve 2022 sonu faiz artışı beklentilerini körükleyecek.  TL de beraberinde baskı altında kalacak.

İşçi cephesinde, Amerika henüz tam istihdama ulaşamasa da, son aylardaki ortalama iş kazanımlarının bu hedefe ulaştığına işaret ettiği ve bunun da bazı teşviklerin geri çekilmesini garanti etmeye yetecek kadar olduğu iddia edilebilir. Muhtemelen Powell’ın düşüncesi bu değil ama köşeye sıkışmış olabilir.

Bu daha şahin senaryoda, piyasalar Kasım konik duyurusunu ve 2023’ün başlarında veya hatta öncesinde gelen kur zamlarını fiyatlandırmaya başlayacağı için dolar yükselecekti. Ancak, şans daha düşüktür.

Kavcıoğlu ne yapacak?

Erdoğan faiz insin istiyor, Mart’ta göreve geldiğinden beri Kavcıoğlu da faiz indirimi için zaman kolluyor ama bulamıyor.  En azından yılın çeyreğine kadar bulamadı.  Fakat anketler 23 Eylül toplantısında olmasa da sene sonuna kadar 100 baz puan indirimi beklentiye yansıtmış durumda.

Evergrande’nin Çin CDS’i ile beraber Türkiye’nin CDS primini de yeniden yükseltmiş olması piyasalardaki gerginliğin en önemli göstergesi.  Bu havada ve enflasyon henüz %19,25 iken faiz indirmek riskli bir hareket.

Ancak, Fed’den gelecek açıklamalar Eylül özelinde beklendiği gibi yumuşak olursa TCMB de sınırlı risk alarak ölçülü bir veya iki faiz indirimi yapabilir.  Net döviz rezervlerinin eksi 40 milyar dolarda olması bir yana, IMF’ten gelen 6,5 milyar dolar ve yeni swap anlaşmaları yine piyasaya döviz satışlarını faiz indirime eşlikçi yapabilir.  Bu durumda, yani Fed yumuşak bir açıklama yaparsa faiz indiriminin TL’de etkisi de merkez bankası “marifetiyle” sınırlı kalabilir. o zaman TL/doların 8,80 ler civarında kalması makul görünebilir.

Fakat, Evergrande belirsizliği netleşmezken ve sistematik bir krize büyümesi olasılığı konuşulurken, bir de Fed’den tapering başlangıcı sert ifadelerle gelirse TCMB’nin faiz indirimi şüphesiz Altın Vuruş niteliğine dönüşecektir.

GA.

 

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • ING’den Türkiye Analizi: Dış Ticaret Açığındaki Artış Cari Dengeyi Zorlayabilir

    ING Global’e göre jeopolitik risklerdeki artış ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye’nin cari dengesi üzerinde baskı yaratabilir. Banka, dış ticaret açığındaki büyüme, turizm gelirlerinde yaşanabilecek olası kayıp ve artan altın ithalatının cari açık görünümünü olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

  • Yabancı Yatırımcılar Hissede Net Satışa Geçti

    Yabancı yatırımcılar, 6 Mart ile biten haftada hisse senedinde 755,6 milyon dolar ve tahvilde 1,72 milyar dolarlık satış gerçekleştirdi. Böylece, 13 haftadır süren kesintisiz hisse alımının ardından yabancı yatırımcılar bu hafta hisse tarafında net satışa geçmiş oldu.

  • TCMB Toplam Rezervleri Mart Başında Sert Düştü: 197,5 Milyar Dolara Geriledi

    Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 6 Mart haftasında 12,8 milyar dolarlık düşüşle 197,5 milyar dolara geriledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haftalık para ve banka istatistiklerine göre, brüt döviz rezervleri 6 Mart itibarıyla 10,7 milyar dolar azalarak 62,8 milyar dolara indi. Önceki hafta, 27 Şubat’ta bu rakam 73,4 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Visa’dan Çarpıcı Araştırma: Türkiye’de Banka Şubesi Bağımlılığı Azalıyor

    Visa’nın 2026 Finansal Hizmetler Araştırması, Türkiye’nin Avrupa’nın en hızlı dijitalleşen ödeme ekosistemlerinden birine sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırma, fiziksel banka şubelerine olan ihtiyacın azalırken, temassız ve karekodlu ödemelerin günlük hayatın vazgeçilmez parçaları hâline geldiğini gösterdi.

  • Gündeme Bomba Gibi Düşen İddia: Soma Termik Santrali Satılıyor mu?

    Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), Konya Şeker’in (Torku) işlettiği Soma Termik Santrali’nden olan alacağını tahsil etmek için yeni yollar arıyor. İddiaya göre, santrale ilişkin borç uzun süredir ödenememiş ve faizleriyle birlikte yaklaşık 24 milyar TL’ye ulaşmış durumda.

  • SON DAKİKA! TCMB Faiz Kararını Açıkladı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), mart ayı toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmedi. Banka, bir hafta vadeli repo ihale faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Ekonomistlerin büyük çoğunluğu da faiz oranının bu seviyede korunmasını bekliyordu.

  • Euro Kuru Yeniden Yükseldi: 13 Mart’tan İtibaren İlaç Fiyatlarına Yeni Zam Geliyor

    İlaç fiyatlarına, kullanılan Euro kurundaki güncelleme nedeniyle bu geceden itibaren zam yapılacak. Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, ilaç fiyatlarının hesaplanmasında kullanılan Euro kuru güncellendi. Mevcut 25,3346 TL olan Euro, 13 Mart 2026 Cuma günü saat 00.00’dan itibaren yüzde 6,5 artışla 26,8767 TL’ye çıkacak.

  • Bakan Kurum, Kira Sorununa Çözümü Açıkladı: İstanbul’a Özel ‘Kiralık Konut Projesi’ Hayata Geçirilecek!

    İstanbul’da kira fiyatlarının hızla yükselmesi milyonlarca kiracının en büyük sorunu olmaya devam ederken, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) projeleriyle ilgili yeni bir açıklama geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’a özel kiralık sosyal konut projesinin devreye alınacağını belirterek kira fiyatlarını dengelemeyi hedeflediklerini söyledi.

  • Türkiye’de Yaşlı Nüfus Artarken 65 Yaş Üstünde İşgücüne Katılım Yükseliyor

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfus artmaya devam ederken, 65 yaş ve üzeri bireylerin işgücüne katılım oranında da yükseliş gözleniyor. 2024 yılında yaşlıların işgücüne katılım oranı yüzde 13,1’e ulaşırken, istihdamın sektörel dağılımında tarımdan hizmet sektörüne doğru belirgin bir kayma yaşandığı görülüyor.

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

Benzer Haberler