Sosyal Medya

Gündem

Yöneylem Anketi:  Milleti İttifakı yükseliyor, Erdoğan’a oy vermeyecekler çoğunlukta

Editör’ün notu:  Yöneylem’in “Türkiye Siyaset Paneli” Eylül araştırması sonuçları firma tarafından bize iletilmişitir. Aşağıdaki metin tamamen Yöneylem’in araştırmasından alınmıştır. ParaAnaliz…

Yöneylem Anketi:  Milleti İttifakı yükseliyor, Erdoğan’a oy vermeyecekler çoğunlukta

Editör’ün notu:  Yöneylem’in “Türkiye Siyaset Paneli” Eylül araştırması sonuçları firma tarafından bize iletilmişitir. Aşağıdaki metin tamamen Yöneylem’in araştırmasından alınmıştır. ParaAnaliz yazar ekibinin yorumu değildir.

 

 

İşte kritik bulgular

 

Türkiye Siyaset Paneli Eylül ayı gündemi araştırmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonominin durumuyla ilgili değerlendirmeleri, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın tartışma yaratan açıklamaları, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon rakamlarının inandırıcılığı ve önümüzdeki günlerde hayata geçirilmesi planlanan sosyal medyaya yönelik düzenlemelerle ilgili vatandaşların düşünceleri ele alınmıştır. Ayrıca seçmenlerin, Cumhurbaşkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, TÜİK ve Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumlara yönelik güven durumu da incelenen konular arasındadır.

-Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türk ekonomisi toparlanma sürecini geride bırakarak atılım ve şahlanış dönemine girdi” açıklamasına katılıp katılmadıkları sorulduğunda seçmenlerin yüzde 70’i ekonomide bir toparlanma olduğunu düşünmediğini ifade etmiştir. Türkiye ekonomisinin şahlanış dönemine girdiğine inananların oranı yüzde 22 seviyesindedir.

-Seçmenlere “Diyanet İşleri Başkanı’nın siyasi konularla ilgili yorum yapması sizce normal midir, değil midir?” İkinci turda muhalefet adayına, Erdoğan karşısında oy vereceğini söyleyenlerin oranı yüzde 50,2; Erdoğan’a oy vereceğini söyleyenlerin oranı yüzde 37,2 olarak ölçülmüştür.

-AK Parti’ye oy vereceğini söyleyen seçmenlerin yüzde 38’i TÜİK’in enflasyon rakamlarını doğru hesapladığına inanmakta, yüzde 37’si gerçek enflasyonun açıklanandan daha yüksek olduğunu düşünmektedir. Vatandaşların yüzde 71’i gerçek enflasyonun TÜİK tarafından açıklanandan daha yüksek olduğuna inandığını ifade etmiştir. TÜİK’in enflasyon rakamlarının doğru olduğuna inananların oranı yüzde 14’tür.

-Seçmenlere “sosyal medyanın kontrol edilmesiyle ilgili yasal düzenleme yapılmasını destekliyor musunuz?” şeklinde bir soru yöneltildiğinde yüzde 55’lik bir kesim sosyal medyanın kontrol edilmesine karşı olduğunu; yüzde 39’luk bir kesim sosyal medyanın kontrol edilmesiyle ilgili yasal düzenleme yapılmasını desteklediğini ifade etmektedir.

 

Ağustos ayında yaşanan yangınlar, seller ve düzensiz göç hareketleri nedeniyle seçmende AK Parti’ye yönelik bir tepki oluştuğunu gözlemlemiş, bu tepkinin kalıcı bir kopuşu beraberinde  getirip getirmeyeceğini ileriki aylarda takip etmek gerektiğini vurgulamıştık. AK Parti,  oy oranında Ağustos’ta yaşadığı 2,7 puanlık kaybın 1 puanını Eylül’de geri kazanabilmiş  görünmektedir. Dahası, kararsızlar içinde de oy vermeye yakın hissettiği partinin AK  Parti olduğunu söyleyen seçmen sayısında artış gözlemlenmektedir. Tüm partilerin oy  oranlarında aydan aya dalgalanmalar yaşansa da genel trende bakıldığında AK Parti’nin  yüzde 30 seviyesinin altında kalmaya devam ettiği, yüzde 25 seviyesinin altına da düşmediği  görülmektedir.

 

 

Kararsız Seçmen Analizi

Kararsız seçmen oranı Eylül ayında yüzde 11,7 olarak ölçülmüştür. “Bu Pazar seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz” diye sorulduğunda “kararsızım” diyenlere hangi partiye kendilerini yakın hissettikleri sorulduğunda yüzde 18’i AK Parti, yüzde 12,5’i CHP, yüzde 2,6’sı HDP, yüzde 7,3’ü MHP, yüzde 10,2’si İYİ Parti yanıtını vermiştir.

Kararsızlar içinde kendisini herhangi bir partiye yakın hissetmeyen ve kararsız kalmaya devam eden yüzde 37,2’lik kesime “Kendinizi Cumhur İttifakı’na mı Millet İttifakı’na mı, yoksa ittifaklar dışındaki partilerden birine mi yakın görüyorsunuz?” sorusu yöneltildiğinde, bu seçmen  kümesinin yüzde 21,9’u Cumhur İttifakı’nı, yüzde 37,2’si Millet İttifakı’nı, yüzde 3,6’sı da diğer  partileri destekleme eğiliminde olduğunu ifade etmektedir.

 

Erken Seçim Gerekli mi?

Muhalefet partileri tarafından Mayıs ayından itibaren yoğun bir biçimde dile getirilmeye  başlanan erken seçim talebi, Eylül ayında da Türkiye siyaseti gündemindeki yerini korudu.  Türkiye Siyaset Paneli Eylül araştırmamızda seçmenlere “Son günlerde kamuoyunda erken seçim  konuşulmakta. Siz Türkiye’de erken seçim yapılmasının yanında mı yoksa karşısında mısınız?”  şeklinde bir soru yönelttik. Buna göre seçmenlerin yüzde 54’ü erken seçim isterken, erken  seçime karşı olanların oranı yüzde 39 olarak ölçülmüştür.

 

Erdoğan’ın Oy Potansiyeli

“Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olması  durumunda Recep Tayyip Erdoğan’a oy verir misiniz?” şeklinde  bir soru yöneltildiğinde seçmenlerin yüzde 56’sı “Erdoğan’a  asla oy vermem” derken, yüzde 32,5’i “kesinlikle oy veririm”  demektedir. Şubat ayında yüzde 43 olan “asla oy vermem”  diyenlerin oranı beş ayda 14 puan artarak Ağustos’ta yüzde  57’yi bulmuştu. Son 1 ayda Erdoğan’a asla oy vermem  diyenlerin oranında yaklaşık 1 puanlık bir düşüş yaşanmıştır.

 

Cumhurbaşkanlığı Seçimi İlk Tur Senaryosu

Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda, Cumhur İttifakı’nın Recep Tayyip Erdoğan’ı, HDP’nin Selahattin Demirtaş’ı, Millet İttifakı’nın ise Kemal Kılıçdaroğlu’nu aday  göstermesi durumunda, seçmenlerin yüzde 36,6’sı Erdoğan’ı, yüzde 30,4’ü Kılıçdaroğlu’nu,  yüzde 12,7’si Demirtaş’ı destekleyeceğini ifade etmektedir. Kararsızım diyenler yüzde 3,5; oy  kullanmam diyenler yüzde 15 seviyesindedir.

 

 

 

Seçmenlerin Muhalefet Adayı – Erdoğan Tercihi

Seçmenlerde “Önümüzdeki Pazar Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu yapılacak olsa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a mı muhalefet adayına mı oy verirsiniz?” sorusu sorulduğunda, yüzde 50,2’si muhalefet adayına, yüzde 37,2’si Erdoğan’a oy vereceğini ifade etmektedir.

 

 

 

 

 

Kayıt için linki tıklayın

BAKMADAN GEÇME

  • Konkordato Takip: Bir dev, çok sayıda orta ölçekli firma da kervana katıldı

    2025 yılının ekonomi basınında en sık yer alan gündem maddelerinden biri konkordato ve iflaslar. Geçen sene pandemiden bu yana rekor kırılırken, bu yılda da şirketlerde yaprak dökümü devam ediyor. Birçok uzman açısından sayı olarak patlayan konkordato ve iflaslar, ekonomide yaşandığı iddia edilen ağır çekim çözülmenin yüzeye yansıması.

  • Konut Piyasasında 2026 Rotası: Fiyatlar ve Talep Yeniden mi Şekilleniyor?

    Türkiye gayrimenkul sektörü, son yılların en çalkantılı dönemlerinden birini geride bırakarak 2026 yılına giriyor. 2022-2024 yılları arasındaki "fiyat patlaması" ve 2025 yılındaki "reel düzeltme" dönemlerinden sonra, piyasa şimdi daha rasyonel bir dengenin izini sürüyor. Sektörün önde gelen analistleri ve veri devleri, 2026’nın bir "fiyat balonu" yılı değil, "ertelenmiş talebin dönüşü" yılı olacağına işaret ediyor.

  • Emekli maaşlarında yeni polemik: Çok uzun yaşıyorlar, iyi besleniyorlar

    En düşük emekli maaşının 20 bin lirada kalması ve asgari ücretin 28 bin 75 liraya yükselmesiyle milyonlarca emekli açlık sınırının altına sıkışırken, iktidar cephesinden gelen açıklamalar yeni bir polemiği tetikledi. AKP’li bir milletvekilinin “emekliler uzun yaşıyor” gerekçesi, siyasi tartışmayı alevlendirirken; veriler, emeklilerin uzun yaşamasından çok yetersiz beslenme ve sağlık riskleriyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

  • Parayı Anlama Rehberi II

    Parayı Anlama Rehberi II Hazine’nin gün içinde gerçekleştirdiği üç temel işleme yakından bakalım. Hazine, ana hesabını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası…

  • Allianz GI 2026 Raporu: Gelişmekte Olan Piyasalarda İkinci Bahar

    Küresel makroekonomik dengeler, gelişmekte olan piyasalar lehine dönmeye devam ediyor. ABD ekonomisinin sert bir resesyon yerine "yumuşak iniş" senaryosunu takip etmesi, Fed’in faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi ve likidite koşullarının pozitif seyri, 2026 yılının başında risk iştahını yüksek tutuyor.

  • ANALİZ: Wall Street Trump’ın Maceracılığını Cesaretlendiriyor

    Washington’dan gelen sert ve sarsıcı başlıklara rağmen Wall Street sakinliğini koruyor. Fed’in bağımsızlığına yönelik tartışmalar, İran ve Grönland kaynaklı jeopolitik riskler ve yeni ticaret tehditleri piyasaları kalıcı biçimde sarsmazken, güçlü risk iştahı ABD Başkanı Donald Trump’ın daha agresif ve sınırları zorlayan bir politika gündemi izlemesi için alan açıyor.

  • ABD’nin Grönland Çıkışı Ticaret Savaşını Tetikleyebilir 

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ilhak etmeye yönelik söylemleri, Avrupa Birliği ile ABD arasında yeni bir ticaret savaşı riskini gündeme taşıdı. Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure, böyle bir adımın transatlantik ekonomik ilişkileri ciddi biçimde zedeleyebileceği uyarısında bulunurken, analistler olası yaptırımların piyasaları sarsabileceğini belirtiyor.

  • TCMB Rezervlerinde Ocak Coşkusu,  Yabancı Alım Yapıyor

    9 Ocak haftası verileri ve 14 Ocak tarihli analitik bilanço tahminleri, TCMB’nin swap hariç net rezervlerinde ve yabancı yatırımcı girişlerinde çok güçlü bir performansa işaret ediyor. Özellikle altın fiyatlarının olumlu etkisiyle birleşen döviz girişleri, rezervlerdeki iyileşmeyi kalıcı bir trende dönüştürmüş durumda. Yabancı yatırımcılar da 2026'ya Türkiye varlıkları alarak girdi. 

  • Fitch Raporu: Küresel Arz Fazlası, Jeopolitik Risklerin Önüne Geçiyor

    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, petrol piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendiren kritik bir rapor yayımladı. Rapora göre, Orta Doğu ve…

  • Şişecam, 7 Yıl Vadeli 500 Milyon Dolarlık Eurobond İhracını Tamamladı

    Şişecam, uluslararası yatırımcılar ve finansal kuruluşlara yönelik olarak 7 yıl vadeli ve 500 milyon dolar tutarında bir eurobond ihracı gerçekleştirdiğini…

  • Koleksiyon Planlamasında AI Kullanımı: Veri Odaklı Tasarımın Yükselişi

    Moda dünyasında koleksiyon planlaması, yaratıcılıkla analitik düşüncenin dengeli biçimde bir araya geldiği en kritik süreçlerden biri. Günümüzde, hemen her alanda olduğu gibi, moda sektöründe de AI (Artificial Intelligence – Yapay Zeka) kullanımı git gide daha da yaygınlaşıyor. SARAR Group Yönetim Kurulu üyesi Sara Sarar, bu makalemizde, koleksiyon planlamasında yapay zeka kullanımından bahsetti.

  • ABD Sanayi Üretimi Aralık’ta Güçlü Artış Gösterdi

    ABD’de Aralık ayına ilişkin sanayi üretimi verileri beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Buna göre sanayi üretimi Aralık ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 0,4 artarak, yüzde 0,1 seviyesindeki piyasa beklentisini geride bıraktı. Fed verilerine göre Kasım ayında sanayi üretimi yüzde 0,4 artış göstermişti. Yıllık bazda sanayi üretimindeki artış ise yüzde 2 olarak kaydedildi.

  • Küresel Piyasalarda Risk İştahı Zirvede: Hisse Fonlarına 45 Milyar Dolarlık Dev Giriş

    Yatırımcılar nakit varlıklardan hızla uzaklaşarak hisse senetlerine yöneldi. 14 Ocak ile biten haftada küresel hisse senedi fonları, 45,59 milyar dolar…

Benzer Haberler