Sosyal Medya

Genel

İhsan Dağı yazdı:  Yoksulluk bir ‘rejim’ sorunu mu?

Toplumun çok büyük kesimlerinin derdi yoksulluk, işsizlik, hayat pahalılığı. Her gün giderek derinleşen ve yaygınlaşan sorunlar bunlar.   ‘Açlık sınırı’…

İhsan Dağı yazdı:  Yoksulluk bir ‘rejim’ sorunu mu?

Toplumun çok büyük kesimlerinin derdi yoksulluk, işsizlik, hayat pahalılığı. Her gün giderek derinleşen ve yaygınlaşan sorunlar bunlar.

 

‘Açlık sınırı’ asgari ücretin üzerinde. Çalışanların yarıya yakını asgari ücret alıyor. Bu demektir ki, halihazırdaki işsizlerle birlikte toplumun en az yarısı ‘açlık sınırı’nda yaşıyor. Metropoll’ün verilerine göre halkın neredeyse yüzde 80’i temel ihtiyaçlarını ancak karşılayabiliyor veya karşılamakta zorlanıyor.

 

Türkiye hiçbir dönem bu kadar ‘yoksulluk’ konuşmadı. Dikkat ediniz; ekonomik kriz, geçim sıkıntısı, işsizlik değil ‘yoksulluk’ ve ‘açlık’ konuşuyoruz.

 

Peki, neden? Yine Metropoll araştırmasına göre toplumun ancak yüzde 16’sı ekonominin ‘iyi yönetildiğini’ düşünüyor. Ekonominin ‘kötü yönetildiğini’ düşünenlerin oranı ise yüzde 81.

 

Ekonominin kötü yönetildiği ortada. Ama sorun sadece bu mu? Sürekli değişen ekonomi yönetimi, Merkez Bankası’na Cumhurbaşkanı’nın müdahalesi, düşük faiz ısrarı mı?

Yaşadığımız yoksulluk ve yoksunluk sadece yanlış ekonomi yönetimiyle açıklanabilecek bir felaket değil. İktidarın son 10 yılda kurduğu ‘rejim’ bir bütün olarak yoksulluk üretiyor. O ‘rejim’ değişmeden de yoksulluk yenilemez, ekonomi düzeltilemez. Bu da halkın, ekonomik sıkıntıları ile otoriter yönetim, insan hakları ihlalleri, yargının siyasallaşması gibi ‘siyasal sorunlar’ arasında ilişki kurmasından geçiyor. Mevcut krizden böyle bir ‘aydınlanma’yla çıkabilir miyiz?

 

 

Otoriterleşen ve denetlenemeyen iktidar, siyasetin emrine giren hukuk, zapturapt altına alınan basın, liyakatsizliğe teslim edilen bürokrasi bumerang gibi geri dönüp herkesin elinden ekmeğini aldı.

Buna şaşıranlar hiç de az değil, özellikle ‘iktidar bloku’ cenahında. Adım adım inşa edilen bir baskı rejiminin altında, haklar çiğnenip hukuksuzluklar işlenirken ekonominin ‘tıkırında’ gideceğini sanıyorlardı.

 

Oysa, bir ülkede son dört yılda 1,5 milyona aşkın vatandaş hakkında ‘terör’ soruşturması açılmış, 13 milyon kişi ‘şüpheli’ ise…

 

Cumhurbaşkanına hakaretten 160 bin kişi hakkında savcılıklar soruşturma başlatmışsa…

 

Bir ülke AİHM’de en çok hak ihlali kararına muhatap oluyorsa, mahkemeleri açık anayasa hükmüne rağmen AİHM kararlarını uygulamıyorsa, 325 bin vatandaşı Anayasa Mahkemesi’ne temel insan hakları ihlal edildiği için son birkaç yılda dava açmışsa…

 

Sayıştay raporları yayınlanmıyor, hükümet, bütçe, ihaleler denetlenemiyorsa…

 

Kamuya personel alımları liyakate değil birkaç yandaş vakfın listelerine göre yapılıyorsa…

Ne yoksulluk yenilebilir, ne işsizlik sorunu çözülebilir, ne enflasyon durdurulabilir. Böyle bir rejimde refah yaratılamaz çünkü refahı ekonomi politikaları üretmez sadece.

 

Kurumlarınıza güven olmazsa, hukuk yoksa yabancı sermaye gelmez.

 

Özel mülkiyet bile güvencede değilse içerde para kazanan da parasını dışarıya kaçırır.

 

Özgür basın yoksa kamu yönetiminin yanlışlarını duyuracak, yolsuzluklarını sorgulayacak bir mekanizma olmaz. Birileri haksız ihalelerle, çifte maaşlarla zenginleşirken halk yoksullaşır.

 

Dünyada en fazla gazetecinin hapiste olduğu bu ülke hukukun üstünlüğü endeksinde 139 ülke arasında 117’nci sırada.

 

Özgürlük endeksinde ‘özgür olmayan ülke’ olarak 195 ülke arasında 146’ncı sırada.

 

Dünya Demokrasi endeksinde 179 ülke arasında 149’uncu sırada.

 

Dünya Basın Özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 154’üncü sırada.

 

Küresel Barış endeksinde 163 ülke arasında 152’nci sırada.

 

Demokrasi, hukuk ve özgürlük karnesi böyle olan bir ülkenin Venezüela’nın başı çektiği Dünya Sefalet endeksinde 21’nvi sıraya kadar yükselmesi kaçınılmaz.

 

Yoksulluk, kötü ekonomi yönetiminin sonucu değil sadece; rejim, yoksulluk üretiyor.

 

 

Yazarın Diken’de yayınlanan makalesinde alıntıdır, tamamını okumak için tıklayın

 

 

FÖŞ:  Yoksulluk, Ekonomi ve Siyaseti Sarsıyor | Soluk Paketi Çare Olur mu?

 

Avrasya Ekim seçim anketi: Yüzde 62 Erdoğan’ın ekonomiyi kötü yönettiğini düşünüyor

 

YENİLEME (Barış Soydan görüşleri eklendi)–Hükümet soluk paketi hazırlıyor, yoksa erken seçime hazırlık mı?

 

BAKMADAN GEÇME

  • UYP Verileri Açıklandı: Türkiye Kasım Ayında 313,9 Milyar Dolar Açık Verdi

    Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP), 2025 yılı kasım ayı itibarıyla eksi 313,9 milyar dolar olarak kaydedildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yayımladığı Kasım 2025 dönemine ait UYP verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları bir önceki aya kıyasla önemli bir değişim göstermeyerek 399,2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Yurt dışı yükümlülükler ise yüzde 1,6 oranında azalarak 713,2 milyar dolara geriledi.

  • Kariyer. net’ten 2026 Beklentiler Araştırması: İş Değiştirme Eğilimi Artıyor

    Kariyer.net, iş dünyasındaki dönüşüm ve beklentileri hem çalışanlar hem de işverenler perspektifinden ele alan 2026 Beklentiler Araştırması” nın sonuçlarını paylaştı. Kariyer.net CEO’su Fatih Uysal, yaptığı açıklamada, “Adaylar için tatmin edici ücretin yanı sıra iş-yaşam dengesi ve güven, adalet ile empatiye dayalı liderlik anlayışı da öncelikli kriterler arasında yer alıyor” dedi.

  • Gentaş Kimya, Avrupa, ABD ve Asya İş Birlikleriyle Stratejik Büyüme Hedefliyor

    Türkiye'nin formaldehit bazlı reçineler ve akrilik levha üretiminde öncü şirketler arasında yer alan Gentaş Kimya, 2025-2027 büyüme stratejisini Avrupa, ABD ve Asya'dan artan iş birliği talepleri doğrultusunda şekillendiriyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Gentaş Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Macit Aydın, "Türkiye, Avrupa ve ABD’li şirketlerin tedarik zincirlerini çeşitlendirme arayışının yanı sıra, artan enerji maliyetleri ve ticaret politikalarındaki değişimle birlikte stratejik bir üretim üssü haline geldi" dedi. Bu durumun Gentaş Kimya için de avantaj yarattığını belirten Aydın, uzun vadeli tedarik anlaşmaları ve Asyalı üreticilerle planlanan iş birlikleri sayesinde sürdürülebilir büyümelerini güçlendireceklerini açıkladı.

  • Reuters’tan Çarpıcı Anket: Ekonomistlerin TCMB Faiz Beklentileri Neler?

    Reuters’in düzenlediği ankete göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini 150 baz puan indirerek %36,5 seviyesine çekebilir. Ankete katılan 20 ekonomistin tamamı, faiz indirimi öngörüsünde birleşti. Bu durum, Merkez Bankası’nın parasal gevşeme sürecini sürdürmeye devam edeceğine işaret ediyor.

  • Halka Arz Rüzgarı ve Rekor Prim Borsayı Canlandırdı: Yatırımcı Sayısı 6,6 Milyona Ulaştı

    BİST 100 endeksi, 2026 yılına oldukça güçlü bir başlangıç yaptı. Ocak ayı henüz tamamlanmadan endeks %13,20 oranında değer kazanarak dikkat çeken bir prim gerçekleştirdi. Rekorlar kıran borsada, ocak ayında dört yeni halka arz için de talep toplandı. Bu gelişmelerin etkisiyle yılın başında borsaya 100 bin yeni yatırımcı katıldı ve toplam yatırımcı sayısı 6 milyon 610 bine yükseldi.

  • 2026’ya Girerken Küresel Ekonomi: Yapay Zekâ, Ticaret Savaşı ve Mali Riskler Gündemde

    Geride kalan yıl; yapay zekâ yatırımlarındaki patlama, ABD–Çin geriliminin kalıcılığı ve artan mali risklerin küresel piyasalar üzerindeki etkisini net biçimde ortaya koydu. Bu başlıklar 2026’ya da damga vuracak. Ancak 2025’te öne çıkan bazı anlatılar zayıflarken, küresel ekonomi yeni ve zorlu bir döneme farklı risklerle giriyor.

  • Hamidiye AŞ Damacana Su Fiyatlarını Zamladı: Yeni Tarifeler 1 Şubat’ta Yürürlüğe Girecek

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Hamidiye AŞ, artan maliyetleri gerekçe göstererek damacana su fiyatlarına zam yaptı. Yapılan düzenleme ile birlikte 19…

  • Kartlı Ödemelerde Yüzde 48 Artış: Temassız Kullanım Rekor Kırdı

    Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, Türkiye’de Aralık 2025’te kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlarla yapılan toplam ödemeler, geçen yılın aynı dönemine göre %48 artarak 2,51 trilyon liraya ulaştı. Toplam kartlı ödeme adedi ise %11 artışla 1,8 milyar oldu.

  • Anketler Ne Diyor? AKP’nin Performansı Zayıf, Seçmen Memnuniyetsizliği Artıyor

    Son dönemde yayımlanan kamuoyu araştırmaları, iktidarın ekonomi başta olmak üzere birçok alanda seçmenden geçer not alamadığını ortaya koyuyor. Metropoll, GENAR ve Piar Araştırma’nın anketleri; ekonomi, tarım, sığınmacılar ve asgari ücret politikalarında memnuniyetsizliğin yüksek seyrettiğini, siyasi dengelerde ise CHP’nin birinci parti konumunu koruduğunu gösteriyor.

  • Piyasalarda, Altında, Kriptolarda ve Hisselerde Neler Olacak? Dr.Cüneyt Akman & Zeynep Ece Ulukaya video

    Dr. Cüneyt Akman, Suriye ve İran'daki diplomatik riskleri değerlendirirken, Türkiye'nin bütçe dengesi ve 2026 piyasa beklentilerine dair kritik uyarılarda bulunuyor.

  • Matriks’ten DEV Araştırma: Borsa, Döviz ve Faiz 2026’da Nereye Gidiyor?

    Matriks Haber’in 2026 strateji raporlarına dayalı kapsamlı araştırmasına göre, piyasalarda önümüzdeki yıl için “temkinli iyimserlik” öne çıkıyor. Dezenflasyon sürecinin devam etmesi beklenirken, küresel jeopolitik riskler ve finansal oynaklık nedeniyle yatırımcıların fırsat odaklı ancak dikkatli bir yaklaşım benimsemesi gerektiği vurgulanıyor.

  • BofA’dan Yeni Türkiye Ekonomisi Raporu

    Bank of America (BofA) Global Araştırma birimi, Türkiye ekonomisine dair 2025 ve 2026 yıllarına ilişkin makroekonomik öngörülerini açıkladı. BofA’nın analizine…

  • Mahkeme Park Holding’de Yönetim Kayyımını Kaldırdı, TMSF Denetim Kayyımı Olarak Görev Yapacak

    Mahkeme, firari iş insanı Turgay Ciner’e ait Park Holding hakkında uygulanan yönetim kayyımı tedbirini kaldırdı. Bundan sonra şirketin denetim kayyımı olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) görev yapacak.

Benzer Haberler