Sosyal Medya

Borsa

Erdoğan-Biden günü: Somut anlaşma mümkün mü?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ABD Başkanı Joe Biden Brüksel’deki NATO zirvesi çerçevesinde yeni haftanın ilk günü buluşmaya hazırlanıyor. Görüşme, iki…

Erdoğan-Biden günü: Somut anlaşma mümkün mü?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ABD Başkanı Joe Biden Brüksel’deki NATO zirvesi çerçevesinde yeni haftanın ilk günü buluşmaya hazırlanıyor. Görüşme, iki ülke ilişkilerinin gergin olduğu bir sırada gerçekleşiyor.

İki isim birbirlerini yıllardır tanısa da görüşme ilk defa iki devlet liderini bir araya getiriyor. Bu, Biden’ın başkan olarak Erdoğan’la ilk görüşmesi olacak.

İki ülke arasındaki anlaşmazlık konuları NATO müttefikleri açısından beklenmedik şekilde fazla. Amerika’nın Suriye’deki Kürtler’e desteği, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 füze savunma sistemi ve Nisan ayında Biden’ın 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak nitelemesi.

Daha önceki ABD başkanları ilişkileri olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle bu terimi kullanmaktan kaçınıyordu.

Başkan Biden’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Biden’ın Erdoğan’la Afganistan, Suriye ve Libya’yı konuşacağını söyledi.

Sullivan, Biden’ın Erdoğan’la Afganistan’daki büyükelçiliklerin nasıl güvende olacaklarını ele alacaklarını kaydetti.

Erdoğan’ın bu açıklamaya tepki göstermesine rağmen karşılık vermemesi, Washington’daki düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nden Rachel Ellehuus’a göre Erdoğan’ın Biden’la iyi ilişkilere sahip olmak istemesinin işareti.

Ellehuus, özellikle Erdoğan’ın Amerika’yla ekonomik ilişkilere ihtiyacı olduğunu belirtiyor ve Ellehuus’a göre Erdoğan’ın destekçilerine Amerika’yla işbirliği içinde olduğunu göstermesi önemli.

Yaklaşık 20 yıldır iktidarda olan Erdoğan Türkiye’nin ekonomik sorunları nedeniyle son dönemde Batı karşıtı söylemini yumuşattı. Partisi AKP de organize suç örgütü kurmak suçlamasıyla aranan Sedat Peker’in son dönemde yolsuzluk iddialarıyla karşı karşıya.

Ortadoğu Demokrasi Projesi’nde Türkiye Program Direktörü Merve Tahiroğlu, “Erdoğan için en önemlisi Türkiye’nin imajı açısından Amerika’yla ilişkilerin olumlu olduğunu göstermek” diyor. Tahiroğlu’na göre Erdoğan Türkiye’ye uluslararası yatırımcıları çekmek için Amerika’yla iyi ilişkilere sahip olduğu imajını göstermek zorunda olduğunu anlamış görünüyor.

Biden kariyeri boyunca dünya liderleriyle geliştirdiği kişisel ilişkilerden övgüyle bahsetti ve şu sıralar eski Başkan Donald Trump’ın uluslararası alanda Amerika’nın imajına verdiği zararı gidermeye çalışıyor.

İsmini vermek istemeyen yönetimden üst düzey bir isme göre Biden son günlerde yardımcılarına yıllar içinde Erdoğan’la güçlü bir uyum geliştirdiğini söyledi.

Söz konusu yetkili, Biden’ın Küresel Girişimciler Zirvesi’nde konuşmak için 2011’de Türkiye’deyken ameliyat olduğu için zirveye katılamayan Erdoğan’ı evden aramasını ve ardından da evinde ziyaret etmesini, 2 saatten fazla süren görüşmesini hala sevgiyle hatırladığını belirtiyor.

Ancak yine de ilişkiler son dönemde karışık. 2014 yılında başkan yardımcısı olduğu dönemde Biden Erdoğan’dan Türkiye’nin yabancı savaşçıların sınırdan geçmesine izin vererek IŞİD’in yükselmesine yardım ettiği iddiası nedeniyle özür dilemişti.

2020 başkanlık seçimi sürecinde Biden’ın The New York Times gazetesine verdiği demeçte Erdoğan’dan ‘otokrat’ olarak söz etmesi Türk yetkililerin tepkisini çekmişti.

Erdoğan’ın eski Başkan Donald Trump’la ilişkileri iyi olarak değerlendiriliyordu. Türkiye’ye yönelik insan hakları ihlalleri suçlamalarına Trump fazla değinmiyordu ve Suriye’nin kuzeyinden Amerikan askerlerini çekmişti. Bu karar ardından Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde YPG’ye karşı operasyon başlatmıştı. Biden bu kararı eleştirmiş ve Trump’ı Amerika’nın müttefiklerine çıkarları için ihanet etmekle suçlamıştı.

Erdoğan, Trump’ın sonuçlara itiraz ettiği dönemde Biden’ı başkan seçilmesinden sonra kutlamak için birkaç gün beklemişti. Erdoğan aynı zamanda Trump’a teşekkür ettiği bir mektup da göndermişti.

Başkan olmasının ardından da Biden Erdoğan’ı aramak için 3 ay beklemişti. Seçimden sonra ilk konuşmalarında Biden Erdoğan’a 1915 olaylarıyla ilgili ‘soykırım’ ifadesini kullanacağını söyledi.

İki ismin görüşmede Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 savunma füzeleri, savunma sanayi sektöründeki bazı Türk yetkililere uygulanan yaptırımlar, askeri ihraç ruhsatına yasaklar gibi konuları ele alması bekleniyor. Washington S-400’lerin NATO güvenliğine tehdit olduğunu söylüyor ve Türkiye’nin 2,5 milyar dolarlık sistemden kurtulmadan yaptırımların kalkmayacağını belirtiyor.

Türk medyasına göre Türkiye S-400’lerin Amerikalı askeri yetkililerin de gözetiminde olacak şekilde İncirlik Üssü’ne yerleştirilmesini önerecek. Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu S-400’lerin yüzde yüz Türk denetiminde olacağını, Rus askeri yetkililerin Türkiye’de olmayacağını söylemişti.

Erdoğan’ın görüşmede Amerika’nın YPG’ye desteğini gündeme getirmesi bekleniyor.

Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Biden ve Erdoğan’ın Suriye, İran ve Türkiye’nin Amerikan askerlerinin Afganistan’dan çekilmesiyle nasıl bir rol oynayabileceğini görüşeceklerini söylemişti. Sullivan iki isimin ayrıca insan hakları ve diğer değerlerle ilgili görüşeceklerini de aktarmıştı.

Sullivan, Biden’ın Erdoğan’ı çok iyi bildiğini de söylemişti.

İki Lider S-400’ler Konusunda Anlaşabilecek mi?

VOA Türkçe’ye konuşan uzmanlar görüşmede S-400 konusunda anlaşmaya varılmasını olası görmediklerini belirtiyor; ABD Kongresi’ndeki güçlü kaygılara dikkat çekiyor.

Türk yetkililer Biden-Erdoğan görüşmesiyle iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin kapılarının aralanmasını umuyor. ABD tarafı ise görüşmeyi daha çok iki müttefikin doğrudan ve açık bir şekilde kaygı yaratan konuların görüşüleceği ve birlikte çalışabilecekleri alanlara odaklanabilecekleri bir fırsat olarak görüyor.

Alman Marshall Fonu’ndan (GMF) kıdemli Türkiye uzmanı Jonathan Katz’a göre, özellikle S-400 gibi hala çözüme kavuşmamış sorunlar olduğu düşünüldüğünde görüşmeden beklentinin çok yüksek olmaması gerek.

Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ziyade Türk halkına verilecek en önemli mesajlardan birinin “ABD’nin ve transatlantik ittifakın Türkiye’ye değer verdiği’’ şeklinde olacağını söyleyen Jonathan Katz, Biden yönetiminin Türkiye’ye yalnızca Erdoğan’ın perspektifinden bakmadığının altını çizdi; Türk halkının hem pandemi hem de ekonomik durum sebebiyle zor dönemden geçtiğinin farkında olduklarını kaydetti.

Türkiye’de bazı çevreler S-400’lerin Türkiye topraklarında kalacağı ve İncirlik Üssü’nde tutulabileceği önerisini gündeme getirmişti. Daha önce de bu konunun çözümüne ilişkin Türk tarafının gündeme getirmiş olduğu başka önerilerin de olduğunu hatırlatan Jonathan Katz, ABD Kongresi’ndeki güçlü kaygılara dikkat çekerek bu konuda Kongre’nin ikna edilmesinin zor olacağı görüşünde.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken bu hafta Senato Dış İlişkiler Komisyonu’ndaki oturumda Demokrat Senatör Bob Menendez’in Türk hükümetini hedef alan sorusunu yanıtlarken, Türkiye’nin pek çok açıdan bir NATO müttefikinin davranması gerektiği gibi davranmadığı ifadelerini kullanmıştı.

Blinken’ın soruya verdiği yanıtta Türkiye’nin önemli olduğunu ancak çözülmesi gereken önemli sorunların da olduğunu vurgulamasına dikkat çeken Katz, “Ben kullanılan dile baktığımda bu konunun (S-400) çözülmek üzere olunduğu izlenimini edinmiyorum” dedi.

Türkiye’nin Afganistan önerisi hayata geçebilir mi?

İki ülkenin birlikte çalışabileceği belirtilen konu başlıklarından biri de 11 Eylül’e kadar ABD ve NATO askerlerinin çekilmeyi planladığı Afganistan. Reuters haber ajansı, Türkiye’nin ABD ve NATO askerlerinin Afganistan’dan çekilmesinin ardından başkent Kabil’deki havaalanında güvenliği sağlama teklifinde bulunduğunu aktarmıştı. Haberde ABD’li yetkililerin Ankara’nın bunun için bazı koşullar öne sürdüğünü söylediği bilgisi yer almıştı.

Jonathan Katz, Kabil Havaalanı’nda güvenliği Türkiye’nin sağlaması önerisini, “Türkiye 11 Eylül sonrası dönemde Afganistan’da uzun süre önemli bir rol üstlendi. Türkiye orada NATO üyesi olarak iyi bir sicile sahip. Ancak böyle bir noktaya nasıl gelineceğine ilişkin ayrıntılar önemli olacak. Bunun olası bir işbirliğinin görüşüleceği bir konu olduğunu düşünüyorum. Ama aynı zamanda çok zor bir konu. Afganistan’daki durum son derece istikrarsız. Türkiye’nin de Afgan halkıyla tarihi bir ilişkisi var’’ sözleriyle değerlendirdi.

Reuters’a konuşan bir Taleban sözcüsü ise ABD ile geçen yıl varılan çekilme anlaşması uyarınca Türkiye’nin de askerlerini çekmesi gerektiğini söyledi. Taleban sözcüsü Süheyl Şahin’in bu açıklaması örgütün Ankara’nın Kabil havaalanının güvenliğini sağlaması yönündeki önerisini fiilen reddetmesi olarak değerlendirildi.

Halkbank davası

Türk-Amerikan ilişkilerinde pürüz yaratan konulardan biri de New York’ta devam eden Halkbank davası. Jonathan Katz, VOA Türkçe’nin Türkiye’de ekonomik durum göz önünde bulundurulduğunda, Halkbank davası bağlamında görüşmeden ne beklenmesi gerektiği konusundaki sorusuna, “Benim önerim S-400’lerin geri gönderilmesi. Çünkü Türkiye ekonomisi Halkbank’tan daha fazlası. ABD yaptırımları ihlal edildiğinde, bunun bir cezası var. Türkiye’nin insanların rahat bir şekilde yatırım yapabildikleri bir yöne doğru gitmesini istiyorsanız, o zaman hem yaptırım konularını, yolsuzluk sorunlarını ve hukukun üstünlüğünü gözetmek zorundasınız” yanıtını verdi.

VoA

BAKMADAN GEÇME

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

  • TCMB Rezervlerinde Düşüş: Toplam Rezervler 189,1 Milyar Dolara Geriledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam brüt rezervleri gerileme kaydetti. 2 Ocak 2026 ile sona eren haftada TCMB’nin toplam rezervleri, önceki haftaya göre 4,8 milyar dolar azalarak 189,1 milyar dolara düştü. Bir önceki hafta rezervler 193,9 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Jeopolitik Riskler GOÜ Varlıklarını Baskılıyor

    Gelişmekte olan ülke hisse senetleri ve para birimleri, artan jeopolitik risklerin etkisiyle düşüşünü sürdürdü. MSCI gelişmekte olan piyasalar hisse endeksi yüzde 0,8 gerileyerek Aralık ortasından bu yana en sert günlük düşüşünü kaydetti. Döviz tarafında ise Tayland, Güney Kore ve Güney Afrika para birimleri kayıplara öncülük etti.

  • Güldem Atabay: Küresel ekonomi şoklara dirençli çıktı, bizde de enflasyon

    Dünya ekonomisi jeopolitik şoklara beklenenden daha güçlü dayanıklılık sergilerken, bizde TCMB yapışkan enflasyona rağmen faiz indiriminin yolunu arıyor

  • Hazine’den 3,5 Milyar Dolarlık Dış Borçlanma

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, 7 Ocak’ta gerçekleştirdiği dolar cinsinden çift dilimli tahvil ihracıyla uluslararası piyasalardan 3,5 milyar dolar kaynak sağladı.…

  • TÜİK, Aralık Ayında En Çok Kazandıran Yatırım Araçlarını Açıkladı

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, aylık bazda en yüksek reel getiri Devlet İç Borçlanma Senetleri’nde (DİBS) görüldü. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) dikkate alındığında DİBS’in reel getirisi yüzde 4,13 olurken, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile hesaplandığında bu oran yüzde 3,98 olarak gerçekleşti.

  • İSO: İhracat Pazarları İklim Endeksi Aralık’ta Geriledi

    İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, Aralık 2025’te bir önceki aya göre düşüş göstererek 51,6 seviyesine geriledi. Kasım ayında 52,4 olan endeks, böylece son beş ayın en düşük değerini aldı. Endeksin 50 eşik değerinin üzerinde kalması, ihracat pazarlarında talep koşullarının zayıf da olsa iyileşmeye devam ettiğine işaret ederken, mevcut toparlanma eğilimi Aralık ayı itibarıyla ikinci yılını tamamlamış oldu.

  • Hükümet Harekete Geçti: Emekliye Asgari Ücret Oranında Zam Yapılacak mı?

    Milyonlarca emekli, açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verirken yapılacak maaş artışına odaklanmış durumda. Enflasyon farkının yetersiz kalması nedeniyle, iktidarın emekli maaşlarına asgari ücret artışı oranında zam yapmayı değerlendirdiği ifade ediliyor.

  • Demirören Grubu’nda İflas Kararı: Demirören’in Veliahtıydı, O da İflas Etti

    Karşılıksız çek kullandığı iddiasıyla tutuklandıktan sonra serbest bırakılan Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi Fikret Tayfun Demirören’in iflasına karar verildi.

  • Küresel Piyasalarda İvme Kaybı: Rekorların Ardından Kâr Satışları, Jeopolitik Riskler Yeniden Gündemde

    Küresel piyasalarda yılın başından bu yana risk iştahını destekleyen iyimser hava, hafta ortasında yerini temkinli bir duruşa bıraktı. ABD borsalarında endeksler gün içinde yeni zirveler test etse de, özellikle yılın başında güçlü performans gösteren sektörlerde gelen kâr satışlarıyla birlikte kapanışlar karışık gerçekleşti.

Benzer Haberler