Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Ekonomi

VoA: “Türkiye-ABD İlişkilerinin Geleceği S-400’e Bağlı”

20 Ocak 2021’de yemin ederek ABD’nin 46’ıncı Başkanı olarak göreve başlayan Joe Biden’ın öncelikleri Corona salgınıyla mücadele ve ekonomi olsa da, Biden yönetiminin nasıl bir dış politika izleyeceği en çok tartışılan ve merak edilen konuların başında geliyor.

16 Mart 2021

VoA: “Türkiye-ABD İlişkilerinin Geleceği S-400’e Bağlı”

20 Ocak 2021’de yemin ederek ABD’nin 46’ıncı Başkanı olarak göreve başlayan Joe Biden’ın öncelikleri Corona salgınıyla mücadele ve ekonomi olsa da, Biden yönetiminin nasıl bir dış politika izleyeceği en çok tartışılan ve merak edilen konuların başında geliyor.

Biden’ın göreve gelmesinin ardından ABD ve Türkiye arasında Şubat ayında iki resmi temas gerçekleşti. Ancak görevinde ilk 50 günü geride bırakmasına rağmen Başkan Biden’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hala aramamış olması Ankara’da gergin bir bekleyişe yol açıyor.

Geçtiğimiz günlerde Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, “Biden'ın hala araması gereken birçok dünya lideri var. Biden, gelecek haftalar ve aylarda bu görüşmeleri yapacaktır. Bir noktada Erdoğan ile de görüşeceğinden eminim’ şeklinde bir açıklama yapmış olsa da, iki liderin ilk resmi teması ne zaman kuracağı hala bilinmiyor.

Uzmanlar, Biden-Erdoğan arasında gerçekleşecek ilk görüşmenin ABD-Türkiye ilişkilerinin önümüzdeki dört yıl boyunca nasıl bir seyir izleyeceği hakkında ipuçları vermesi açısından önemli olduğunu vurguluyor. Bu konunun masaya yatırıldığı toplantılardan biri de Uluslararası İlişkiler Konseyi’nin (UIK), SECOP: İşbirliği Yoluyla Güvenlik Projesi kapsamında 9 Mart’ta gerçekleştirdiği “Biden Döneminde Türk-Amerikan İlişkilerinden Beklentiler” başlıklı webinar oldu.

Moderatörlüğünü UIK Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın’ın yaptığı toplantıya Brooking Estitüsü Türkiye uzmanı Prof. Dr. Kemal Kirişçi, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden uluslararası hukuk ve uluslararası ticaret uzmanı Doç. Dr. Pınar Artıran ve Kadir Has Üniversitesi’nden uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Soli Özel katıldı.

ABD-Türkiye ilişkilerinin geleceğinin tartışıldığı webinar, Prof. Dr. Kemal Kirişçi’nin geçtiğimiz günlerde ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken tarafından açıklanan dış politika önceliklerini değerlendirmesiyle başladı.

İç siyaset bağlantılı bir dış politika söz konusu Biden yönetiminin izleyeceği iç ve dış siyasetin yavaş yavaş netleşmeye başladığını söyleyen Kirişçi, Blinken’ın öne çıkardığı sekiz dış politika önceliğinin pandemiyle mücadeleden ekonomiye, göçmenlikten iklim değişikliğine hepsinin iç siyasetle bağlantılı olduğunun altını çizdi.

Brookings uzmanı, Blinken’ın “Amerikan Halkı İçin Bir Dış Politika” başlığı altında yaptığı konuşmasının, ABD dış politikasında Obama dönemine geri dönüşün değil dünyanın ve ABD’nin değiştiği gerçeğinden yola çıkan ve yeni dünya düzenine göre hareket eden “reformist” bir politikanın sinyallerini de verdiğini söyledi.

Blinken’ın değindiği sekiz konu başlığı içinde üç sloganın öne çıktığını söyleyen Kirişçi bunları şöyle sıraladı: Dünyada demokrasi yurtta demokrasi; ABD’nin olmadığı bir dünya düzeninde kaos oluşur; savaş yerine diplomasi.

Dış politikada bölgeler değil sadece Çin öne çıkıyor ABD Dışişleri Bakanı’nın konuşmasında dikkat çeken başka bir unsur daha bulunduğunu belirten Kirişçi, “Eskiden Amerika’nın bölgelere yönelik bir siyasi duruşu vardı. Ancak burada çarpıcı olan hep konulara değinilmesi ve en sonunda da sadece Çin’den bahsedilmesi. Tabi bununla bağlantılı konu da teknoloji. Çünkü bugün Amerika’nın başındaki en büyük dert siber saldırılar ve bu da teknolojiyle ilgili” dedi.

Kirişçi’nin ardından söz alan Bilgi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Pınar Aydın, önümüzdeki dört yılda Türk-ABD ilişkilerinin ticari boyutundan neler beklemeliyiz sorusuna odaklandı. Dünya Ticaret Örgütü Kürsü Programı’nda yer alan Artıran sözlerine “Başkan Trump döneminde uluslararası ticaret çok renklendi. Çünkü korumacı ticaret politikalarına geçildi. Bu da, gümrük vergileri ve kota sistemlerinin uygulamaya koyulması anlamına geldi. Bu durumdan ilk ve en fazla etkilenen sektörse çelik sektörü oldu” diyerek başladı ve Türkiye’nin Trump döneminde çelik sektörüne getirilen gümrük vergilerinden en kötü etkilenen beş ülkeden biri olduğuna dikkat çekti.

ABD çok taraflı ticaret politikasına geri dönüyor Başkan Biden’ın ABD Ticaret Temsilciliği’ne aday gösterdiği Katherine Tai’ın çok stratejik bir isim olduğunu vurgulayan Artıran, Tai’ın Senato Finans Komisyonu’nda senatörlerin sorularını yanıtladığı oturumdaki en dikkat çekici ayrıntının ABD Ticaret Temsilcisi adayının bütün sorulara çok kısa, hiçbir hukuki atıf içermeyen ve çok tedbirli cevaplar vermesi olduğunu söyledi. Artıran’a göre bu, Biden yönetiminin ticaret ilişkileri anlamında etrafı biraz gözlemlemek istediğinin ve Trump’ın tek taraflı ticaret politikasından uzaklaşıp Obama döneminde olduğu gibi Transatlantik işbirliklerini teşvik eden bir politikaya yönelmeyi planladığının işareti.

Clinton döneminden beri Türkiye-ABD arasındaki işlerin en kötü gittiği dönemlerde bile Türkiye’nin stratejik ortaklığı öne sürerek durumu toparlamaya çalıştığı çerçevenin ortadan kalktığını söyleyen Özel, artık Türk-ABD ilişkilerinde böyle bir ortaklıktan bahsetmenin mümkün olmadığını ifade etti.

Özel, Türkiye-ABD ilişkilerinde bugün gelinen aşamanın, 1990’lardan beri ortak çıkarların ne olduğuna bir türlü karar verilememesinin getirdiği bir patlama noktası olarak görülmesi gerektiğini söyledi ve ekledi: “Daha fazla top çevirmek mümkün değil. Hem Türkiye hem ABD bir karar vermeli.”

S-400’de Türkiye ağır bir bedel ödedi Türkiye ve ABD arasındaki S-400 sorununa değinen Özel, “Bu konuda her iki tarafta da bir kafa karışıklığı olduğu kesin” dedi ve sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Türkiye S-400 konusunda çok ağır bir bedel ödedi bile. Türkiye, hava kuvvetlerinin geleceği açısından son derece önemli olan F-35 programından atıldı ve bunun hesabını ne veren var, ne de soran. Dolayısıyla bizim yaptırımlara odaklanmamız bana biraz gerçek dışı geliyor. İşte böyle bir ortamda Türkiye’ye gelmeyen telefonun birkaç mesaj içeren bir hareket olarak görüyorum. Bunlardan biri, ‘Biraz bekle bakalım. Sen benim için o kadar da önemli değilsin’ mesajı. Bir diğer mesaj da, ‘Sen benimle İncirlik’i kapatırım gibi sürekli tehditkar bir dilde konuşacaksan, ben bunu göğüsleyecek manevra alanına sahibim’ mesajı.”

Türkiye eski bölgesel gücüne sahip değil Türk-ABD ilişkilerinde, Türkiye’nin bölgesel durumunun çok önemli olduğunu hatırlatan Özel, “Türkiye ABD ile ilişkilerini belli bir rotaya sokmak istiyorsa öncelikle artık 2003 veya 2011’dekinden çok farklı bir bölgesel stratejik dengeyle karşı karşıya olduğunu anlaması gerekir” dedi. Türkiye’nin neredeyse bütün komşularıyla ilişkilerinin bozulduğunu ve bölgede yeni eksenler oluştuğunu söyleyen uzman, bu durumun ABD ile ilişkilere olumsuz yansıdığını belirtti.

Özel, Türkiye-ABD arasındaki Halkbank konusuna da değindi ve bunu Trump döneminde idare edilen sorunlardan biri olarak tanımladı. Biden yönetiminin Halkbank konusunda yargıya müdahale etmek istemeyeceğini öngören Özel, bu konuda mahkemeden çıkacak kararın Washington-Ankara ilişkilerinin geleceğinde kritik önemli bir rol oynayacağını söyledi.

Trump döneminde dış politikada kişisel ilişkilerin ön planda olduğunu söyleyen Özel, Biden döneminde ilişkilerin yeniden kurumsallaşacağını ifade etti. Soli Özel konuşmasını, “S-400 sorununa ortak bir çözüm bulmadan Türk-Amerikan ilişkilerinin bir yere gitmesi zor” diyerek tamamladı.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

Cevdet Yılmaz: "Sermaye Piyasaları Daha da Güçlendirilmiş Şekilde Yoluna Devam Edecek"
Ekonomi

Cevdet Yılmaz: "Sermaye Piyasaları Daha da Güçlendirilmiş Şekilde Yoluna Devam Edecek"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Ticaret Kongresi’nde yaptığı konuşmada Türkiye ekonomisi, sermaye piyasaları ve ihracat hedeflerine ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. Türkiye sermaye piyasalarında herhangi bir yapısal problem bulunmadığını vurgulayan Yılmaz, dönemsel ve spesifik aksaklıkların geride bırakılmasıyla piyasaların gelecekte çok daha dirençli bir yapıya kavuşacağını belirtti. İstanbul’un küresel bir finans merkezi olma vizyonu doğrultusunda adımların kararlılıkla atılmaya devam edeceğini ifade etti.

23 Eylül 2026
OECD Türkiye Raporunu Güncelledi: Büyüme Tahminleri Düştü, Enflasyon Beklentisi Yükseldi
Ekonomi

OECD Türkiye Raporunu Güncelledi: Büyüme Tahminleri Düştü, Enflasyon Beklentisi Yükseldi

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye ekonomisine yönelik enflasyon ve büyüme tahminlerinde revizyona gitti. Yeni yayımlanan raporda, Türkiye için enflasyon beklentileri yukarı çekilirken ekonomik büyüme öngörüleri aşağı yönlü revize edildi.

23 Eylül 2026
FATF’ten Türkiye’ye Tam Not: Gri Liste Riski Olmadığı Tescillendi
Ekonomi

FATF’ten Türkiye’ye Tam Not: Gri Liste Riski Olmadığı Tescillendi

Mali Eylem Görev Gücü (FATF), Türkiye’nin kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele sistemini ele alan 5’inci Tur Karşılıklı Değerlendirme Raporu’nu resmi internet sitesinde yayımladı. Raporun ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin mali suçlarla mücadelede stratejik bir eksikliğinin bulunmadığı ve gri listeye girme riskinin ortadan kalktığı belirtildi.

23 Eylül 2026