Sosyal Medya

FÖŞ yazdı: Mart ayında hem siyaset, hem ekonomi silkelenecek

23 Şubat 2021

Bugün bir ay aradan sonra, zaruri ihtiyaçlarımı (sigara, whisky, ve cephane) temin için Höttürk’e gittim.   En sevdiğim takılma mekanı olan “Riches” kapanmış. Off, off, Riches bu buhrana dayanamazsa, Standart & Poors ne yapsın? Bu o kadar derin bir espri ki, çözmeniz bir ayı filan alır. İlk doğru yorum yapana imzalı çorabımı yollayacağım.

 

Konuya geçerken, Ahaber ve Takvim’e gönülden teşekkürlerimi sunmak isterim. Onların beni sürekli gündeme getirmeleri sayesinde, şu anda İslamcı-muhafazakar camiada yıldızı en hızlı yükselen ekonomistim. Sitemin basın sayfasını gezin, aynı haftada hem Ahval, hem Aydınlık, hem Takvim, hem Milli Gazete benim yorumlarıma sayfalarında yer vermiş. Böyle geniş bir kapsama alanı, halkla organik ilişki kurabilme becerisi, süper-seksüaliteyi aşıp ökült-fantazi sınırına dayanan erkeksi manyetizm hangi ekonomistte var?  Kimse kusura bakmasın, eğer 24 saat içinde noterden tasdikli dilekçeyle tekzip edilmezsem, kendimi Türkiye’nin tek Milli ve Yerli Ekonomist’i ilan (MİYEKO) ediyorum.

Artık okur kitlem Beyaz Türkler ve parklarda uzun trençkotlarla dolaşan karanlık kişilerden, yeşil-kırmızı ve siyah Türkler’e de yayıldığına göre,   benim de “oyunumu yükseltmem”, yani her ekonomistin yaptığı gibi asla tutması mümkün olmayan, fakat kurnazca kelime oyunlarıyla yazara “Yok ben aslında öyle demek istemimiştim, siz yanlış anladınız” kapısı açık bırakacak tahminler yapmalıyım.

Ve….işte geliyor:  Give it up  for Big Atilla “FÖŞ” Yeşilada:  Mart’ta hem siyaset hem ekonomi silkelenecek. “Silkelenmek”     derken tozlanan ceketi silkelemeyi değil, ensesinden tutup boğazından bademcikleri fırlayıncaya kadar hunharca sarsmayı kastediyorum.

Şimdi, önce bu tahmini kuramsal-dialektik bir çerçeveye oturtalım. Efendim, güzel Türkiye’miz siyasi-ekonomik olarak bir At Eğeri Dengesi’nin üstüne çömelmektedir. Aslında, çömelmek burada tercih ettiğim ilk fiil değildi. “D”yle başlayan alternatifini tercih ederim, ama dedim ya ben artık İslamcı-muhafazakar kitlenin hassasiyetlerini de göz önüne alarak yazacağım. Bu yüzden domalmak fiilini kullanmayacağım.

Benim gibi en prestijli üniversitelerde doktora yapma şansına sahip olamayan Urfa’lı kardeşlerim için size At Eğeri Dengesi’nin bir tasvirini de sunayım. Bakın, tasvir, İslamcı-muhafazakar kitle ile  rahat iletişim kurayım diye:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Efendim, şimdi yukardaki resmi soldan sağa incelediğinizde, eğerin üstüne koyulan bir bilye veya küresel bir cisim en düşük enerji noktasına eriştiği için sürdürülebilir bir dengededir.  Öte yanda, resme Kuzey Doğu’dan Güney Batı’ya doğru baktığınızda, bilyenin aslında çok ince bir sırt üstünde eğreti durduğunu görürsünüz. At kıçını, pardon makadını sallasa, bilye ya Kuzey Doğu, ya da Güney Batı cihetine doğru temarüz edecek ve denge kaybolacaktır.

Şimdi At Eğeri Dengesi teoremini siyasete uygulayalım. Bir yanda gücü, kudreti ve şanı cihanı aşmış bir cumkurbaşkanımız, sadık ortağı Sayın Bahçeli ve TBMM’nde sarsılmaz bir çoğunluğu var. Astığı astık, kestiği kestik, hesap soracak, dur diyecek tek bir mevki, merci veya kul yok.

Öte yanda, sürekli düşen AKP-MHP oyları, tabandan kopup kararsızlara geçen çok geniş bir kitle, ve bu kaçışı hızlandıracak ekonomik sıkıntılar ve cazip alternatifler mevcut (DEVA, Gelecek ve İYİP gibi).

Peki, bilyeyi dengeden çukurlara yuvarlayacak olan şoklar neler?  İki  tane sayacağım.

ABD-AB yaptırım olasılığı

Mart’ta normalleşme aceleciliği

 

Ankara hala S-400’leri tutup ABD-AB’yle pazarlık edeceği hayalinde. Yok öyle bir model. S-400’ler gidecek, ek olarak artık ismini ve sayısını sıralamakta zorlandığımız siyasi tutuklular da serbest kalacak. Bu iki şart asgaridir. Bunlar acilen yerine getirilmezse, önce CAATSA yaptırımları sembolikten can yakıcıya doğru yükseltilecek—Halkbank’a hiç girmiyorum, ona Eyalet Mahkemesi girecek. Ardından da Biden’den cesaret alan AB de Gümrük Birliği’nin bazı maddelerini askıya almak gibi yaptırımları tartışacak. Zaten ekonomi öylesine kırılgan ki, yaptırıma da ihtiyaç yok. Basında böyle bir söylenti dolaşması dahi yeter. Hele bir de HDP’nin kapatılması gibi bir hata yapılırsa, Batı kontağı kapatır. Yani, kredi ve sıcak para akımı hızla tersine döner, burası yıllardır sulanmamış gül bahçesi gibi 3 ayda söner.

 

Eminim AKP-MHP de bu tehlikeyi biliyor, ama “Boşver, nasıl olsa vatandaş hemen arkamızda saf tutar, beka meselesi der atlatırız” havasında. Siz bekayı Gara Dağları’nda kaybettiniz, Abiler. Artık kendi seçmeniniz dahi size günahı kadar güvenmiyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yukardaki Metropoll anket tablosuna bakın, “işler iyiye gidiyor” diyenlerin AKP-MHP seçmeninin %60’nı aşmadığını göreceksiniz. Gerisi?  Tespihatta, belki ülkeyi kurtarırlar diye, “Fesüphanallah”a talim ediyor.

Gelelim ikinci büyük hataya. Mart’ta normalleşme kararı. Bu kararın tıpla, halk sağlığıyla zerre kadar alakası yok. Çünkü, vaka sayısı düşmüyor, günlük test sayısı düşüyor. Son 2 haftada vaka/test oranı %3’ten  %6’ya fırladı.

Nisan sonunda 105 milyon aşı elimizde olacakmış…..Yani? Bunların test edilmesi ve aşılama yapılması ile EN ERKEN Mayıs sonunda Türkiye sürü bağışıklığı sınırın alt eteklerine doğru yaklaşmaya başlayacak.

 

Etraf mütant virüs kaynıyor, bu güzel millet, kayak merkezlerinde, otellerde, hastane kafelerinde parti yapmakla meşgul. Zaten halkımız eve kapanmak istese, AKP memurları gelip, kolundan tutup zorla İl Lebalep Kongresi’ne götürüyorlar, SÜ-PER-SP-READ-ER!!! Sevgili Liderimiz Erdoğan hangi ilde sahne alsa bir hafta sonra orası kırmızı karantina bölgesi.

 

Sonuç?  Açarsın ekonomiyi, halk alkışlar. Amma..bir ay sonra kapatırsan, öyle bir psikolojik ve ekonomik bir şok dalgası yayılır ki sath-ı vatana, bu hükümet dayanamaz. Mart ayında vakaları, ve doktorlardan gelecek yakınmaları takip edin, size erken seçime giden yolu gösterecekler.

 

Ekonomiye gelince, gelmeyelim ya.  Hiç bir anlam ifade etmeyen verilerden, sürekli artan güvenden, halkın açlığı ve sefaletiyle adeta alay eden “Bu sene büyüme patlama yapar” diye ekranda boy gösteren ekonomistlerden sıtkım sıyrıldı.

 

Ekonomide ne olduğunu mu anlamak istiyorsun, Ey Cemaat-i Müslimin?

Cumhuriyet:  Salgın nedeniyle ekonomik kriz giderek derinleşti. Son iki ayda işini kaybeden ve geçim sıkıntısı yaşayan 95 yurttaş yaşamına son verdi. 2020 yılında 99 bin 588 esnafın dükkânı ve 40 bin 735 şirket kapandı, gerçek işsiz sayısı 10.7 milyona ulaştı. Bir hanede bir değil, birden fazla kişi borçlu.

 

ParaAnaliz:  Esnafın yüzde 75’i salgın kapsamında alınan ekonomik önlemleri “yetersiz” ve “kesinlikle yetersiz” buluyor. “Kesinlikle yetersiz” bulanların oranı yüzde 32. Buna karşın yüzde 10’u “yeterli”, yüzde 2’si “kesinlikle yeterli” diyor.

 

Ekonomide durum budur, Dostlar.  Şimdi, bu insanları “Mart’ta  açılıyoruz” diye beklentiye soktunuz. Ya, vakalar artarsa da yeniden sokağa çıkma yasakları başlarsa?  Bu halk sizi affeder mi?

 

Mart çok zor geçecek, bence Başka Erdoğan’ın tarihe geçecek şansı ve en zor zamanlarda tezahür eden “esnekliği” sonuna kadar sınanacak.

 

FÖŞ

 

FÖŞ yazdı: Anketlere bak, siyasetteki gerginliği anlarsın

 

FÖŞ anlattı: Grafiklerle Ocak Sonunda Türkiye Ekonomisi

 

Yetkin Report: AK Parti’nin Berat Albayrak açmazı

 

Cüneyt Akman: Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılmak istenen, tüm vatandaşları vuracak

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları