Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Çin hisselerindeki dalgalanma küresel yatırımcıyı kaygılandırıyor

Pekin hükûmetinin Çin ekonomisinin çeşitli sektörlerini dizginlemeye çalışması nedeniyle Çin’de son yaşanan piyasa dalgalanmaları uluslararası yatırımcılara bir darbe daha koydu.…

Çin hisselerindeki dalgalanma küresel yatırımcıyı kaygılandırıyor

Pekin hükûmetinin Çin ekonomisinin çeşitli sektörlerini dizginlemeye çalışması nedeniyle Çin’de son yaşanan piyasa dalgalanmaları uluslararası yatırımcılara bir darbe daha koydu. Çin ile ilgili bu son sorundan önce bile, uluslararası yatırım zor bir oyundu. Şimdi, uluslararası fon yöneticileri bunun daha da zorlaştığını söylüyor.

Miller Tabak’ın baş piyasa stratejisti Matt Maley, “Çin’e yatırım eğilimi her zaman için Çin’in bir sonraki büyük küresel güç olacağı fikrine dayanıyordu. Ancak bu düşünceden son zamanlarda tereddüt edilmeye başlandı. Şimdi akıllardaki soru ise: Çin’in ne yapacağı belli değilken yatırım riski nasıl azaltılabilir?”

Çin’e yatırım yapmaya odaklanan KraneShares ETF’lerini yöneten Brendan Ahern, “Birçok yatırımcı uluslararası yatırımdan vazgeçti. Uluslararası bir danışmansanız ve 10 yıllık düşük performansa sahipseniz, sürekli olarak neden yurtdışına yatırım yaptığınızı savunuyorsunuz.” dedi.

Gerçekten de uluslararası fon yöneticileri bir süredir savunmada. Çin, on yıldan fazla bir süredir ABD’den daha düşük performans gösteriyor. Ancak Çin’in, gelişmekte olan piyasa fonlarına etkisi ağır olduğu için, söz konusu gelişmekte olan piyasalar da düşük performans gösterdi:

Yine de Avrupa, Japonya ve hatta Kore gibi genellikle “gelişmiş” kabul edilen ülkeler de dahil olmak üzere gelişmiş dünyanın geri kalanı da ABD’den daha düşük performans gösterdi.

Peki ya ABD neden sürekli olarak daha iyi performans gösteriyor? Dünya çapında yatırımları tahsis etmek için ETF’leri kullanan Astoria Advisors’ı yöneten John Davi, ABD’nin “daha kaliteli” bir pazar olduğunu kanıtladığına dikkat çekiyor. Davi, “Uluslararası pazarlar bir veya iki yıl daha iyi performans gösterebilir, ancak sonra ABD her zaman geri gelir. ABD daha kaliteli bir pazar ve dünyanın geri kalanının çoğu daha düşük kaliteli. Düşük kalite, kısa süreler için daha iyi performans gösterebilir, ancak uzun vadede değil. Bunu yaptığım 25 yılda, büyüme ve kalite uzun vadede her zaman daha iyi performans gösterdi ve bu da çoğunlukla ABD pazarları anlamına geliyor.” dedi.

 

ETF’ler uluslararası yatırımları kolaylaştırdı

Pasif yatırım stratejileri son 15 yılda yatırımcıların beğenisini kazanırken, küresel yatırımlar arttı. Bu pasif fonlar, genellikle ETF’ler, S&P, MSCI ve FTSE-Russell gibi firmalar tarafından oluşturulan endekslere bağlı. Birçok yatırımcı, çeşitlendirme stratejisinin bir parçası olarak bu uluslararası fonlara para tahsis ediyor. Endeksler genellikle endekste temsil edilen ülkelerin piyasa değeri ile ağırlıklandırılıyor.

Çin, Asya ve gelişmekte olan piyasa fonlarında yoğun bir şekilde temsil edilmekte. Örneğin, Hong Kong ve Çin anakarası, en büyük yükselen piyasa ETF’lerinden ikisi olan Vanguard FTSE Emerging Markets ETF ve iShares MSCI Emerging Markets ETF’nin ağırlığının neredeyse %40’ını oluşturuyor.

Halihazırda denizaşırı yatırımlar konusunda giderek daha fazla savunmacı olan uluslararası fon yöneticilerinin artık yeni bir engeli var: Çin, yüksek düzenleyici riski nedeniyle ayrı bir varlık sınıfı mı?

ETF Trends araştırma direktörü Dave Nadig, cevabın evet olduğunu düşünüyor.

Nadig, “Çin, küresel ekonomide benzersiz ve özel bir durum. Bir ABD yatırımcısının bakış açısından, uluslararası yatırıma ABD, Çin ve diğer herkes gibi bakmalıyız. Çin, oyunun kurallarını o kadar hızlı değiştirebilir ki, bunu ayrı kefeye koymak zorundayız. Geri kalan her şey diğer ülkelerle aynı bile olsa, ülkede düzenleyici riski düşündüğümüzden çok daha yüksek.”

Cathie Wood tarafından yönetilen Ark Innovation ETF gibi bazı büyük fonlar, Çin hisse senetlerini çoktan kesti. Küresel piyasaların diğer gözlemcileri, bu gerilimin çoğunun ABD ile sürtüşmeden kaynaklandığına ve ilişkiler düzelirse Çin’in daha az saldırgan olacağına inanıyor.

Uluslararası Para Fonu baş ekonomisti Gita Gopinath CNBC’ye yaptığı açıklamada, “ABD ve Çin birlikte küresel ekonominin yaklaşık %40’ını oluşturuyor, bu nedenle bu tür gerilimler yatırımcılar için kesinlikle bir ters rüzgâr oluşturuyor. Evet, düzeltilmesi gereken şeyler var. Küresel ticaret sistemi mükemmel olmaktan çok uzak ve bunun ele alınması gerekiyor. Endüstrilerin iyi bir şekilde düzenlendiğinden emin olmamız lazım. Ancak yine de dünyanın en büyük iki ekonomisinin uyum içinde çalışmadığında ortaya çıkan sonuçlar dünya ekonomisi için pek iyi olmuyor.”

 

Çin’e kim yatırım yapacak?

En azından, küresel endekslerle kıyaslamaya ihtiyaç duymayan yatırımcıların Çin pozisyonlarını yeniden düşünecekleri anlamına geliyor.

Davi’ye göre, her zaman Çin yatırımcıları olacak, tabi doğru fiyata. Davi, S&P 500’ün 20 kat vadeli kazançla, buna rağmen MCHI’nin (Çin’in en büyük ETF’si) 14 kat vadeli kazançla işlem gördüğünü belirterek, “Çin’e para yatırmak isteyen yatırımcılar her zaman olacak, çünkü ucuz” dedi.

Davi ayrıca birçok yatırımcının hala 20 yıldır Çin’e güç veren laik büyüme hikayesine inandığını belirtiyor. Konuyla ilgili olarak, “Gelişmekte olan piyasalar, kalbin zayıflığı için değil. Oynaklık bu fonların DNA’sında var. Çok uzun vadeli olmalısınız; Çinli tüketicinin dünyanın geri kalanından daha hızlı büyümeye devam edeceği laik temaya inanmalısınız. Çin hisseleri de bunun bir kısmını yakalayacaktır. Ama bu zamana kadar, durum yatırımcılar için çok acı verici olabilir” yorumunu yaptı.

 

Uluslararası yatırım henüz ölmedi

Genel olarak uluslararası yatırımlara gelince, Nadig, yatırımcıların bu yıl bir toparlanma üzerine bahis oynadığını ve 2021’de yalnızca ABD’de uluslararası hisse senedi ETF’lerine 100 milyar dolarlık yeni para aktığını belirtti. “Ekonomistlerin endişelerini anlıyorum, ancak akış açısından bakıldığında oldukça iyi oldu” dedi.

Tutarlı düşük performans önemli bir sorun, ancak Nadig birçoğunun hala gelişmiş pazarların en azından geçmişte olduğu gibi geri dönüşü anlamına geleceğine bahse girmeye kararlı.

“ABD’nin son on yılda gösterdiği performans göz önüne alındığında, uluslararası hisse senetleri olması zor bir yatırım yeri. Ancak asıl soru; söz konusu düşük performansın önümüzdeki yıl, hatta 10 yıl boyunca devam edeceğine inanıyor musunuz?”

 

Kaynak: cnbc.com

Çeviri: Cem Cetinguc

BAKMADAN GEÇME

  • Halep’te çatışmalar yeniden alevlendi: Suriye ordusu ile SDG karşı karşıya

    Suriye’nin kuzeyindeki Halep kentinde Suriye hükümet güçleri ile Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yeni ve kanlı çatışmalar yaşandı. En az dört kişinin hayatını kaybettiği olaylarda taraflar birbirini sivilleri hedef almakla suçlarken, SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonunu öngören anlaşmanın akıbeti yeniden tartışmaya açıldı.

  • Türkiye–Venezuela hattı yeniden tartışma konusu: Destek iddiaları, altın ve ticaret bağlantıları

    Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD güçleri tarafından yakalanmasının ardından, Türkiye’nin Caracas yönetimiyle kurduğu yakın ilişkiler yeniden uluslararası gündeme taşındı. ABD’li siyasetçiler ve bazı analizler, Ankara’nın Maduro yönetimine diplomatik ve ekonomik destek sağladığını öne sürerken, Türk yetkililer ve iş dünyası temsilcileri yasa dışı faaliyet iddialarını kesin bir dille reddediyor.

  • Revolut Türkiye’ye giriş için FUPS’u satın almayı değerlendiriyor

    Avrupa’nın en büyük fintech şirketlerinden Revolut’un, Türkiye pazarına girmek için dijital banka FUPS’u satın almaya yönelik görüşmeler yürüttüğü iddia edildi. Taraflar henüz bağlayıcı bir anlaşmaya varmazken, olası bir satın almanın BDDK onayına tabi olacağı belirtiliyor.

  • Altında kâr satışı: Güçlenen dolar fiyatları geri çekti

    Altın fiyatları, son aylarda rekorlar kıran yükselişin ardından kâr satışları ve doların güçlenmesiyle geriledi. Kısa vadede dalgalanma artarken, küresel bankalar ve yatırım kuruluşları 2026’ya yönelik altın görünümünde iyimserliğini koruyor.

  • Altın ve Gümüşte Rekor Fiyatlar Mücevher Ticaretini Kilitledi

    Altın ve gümüş fiyatlarının tarihi zirveleri test ettiği bir dönemde, dünyanın 50 ayrı ülkesinden 550 mücevher firmasının temsilcileri Antalya’da buluştu. Mücevher İhracatçıları Birliği (MİB) tarafından organize edilen Jewellery Antalya Alım Heyeti organizasyonuna Güney Amerika’dan Orta Doğu’ya, Balkanlar’dan Rusya’ya, Türk Cumhuriyetleri’nden Avrupa ülkelerine kadar geniş bir coğrafyadan toplam bin 350 satın almacı katılım sağladı.

  • Tahmin piyasaları Trump’ın yeni hamlelerini fiyatlıyor: Panama Kanalı ve Grönland öne çıktı

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’ya yönelik askeri operasyonunun ardından, tahmin piyasalarında ABD’nin yeni uluslararası hamlelerine ilişkin bahisler hızla arttı. Yatırımcılar, Trump yönetiminin Panama Kanalı’nı kontrol altına alması ya da Grönland üzerinde adım atması ihtimallerini daha yüksek olasılıkla fiyatlamaya başladı.

  • Euro Bölgesi’nde Enflasyon Yavaşlıyor

    Euro Bölgesi’nde enflasyonun Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) yüzde 2’lik hedefi doğrultusunda yavaşlaması, politika yapıcıların faiz oranlarını mevcut seviyelerde tutabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. Aralık ayında tüketici fiyatları geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2 artarken, bu oran ekonomist beklentileriyle uyumlu gerçekleşti. Aylık enflasyon ise yüzde 0,2 oldu. Kasım ayında yıllık enflasyon yüzde 2,1 seviyesindeydi. Aynı dönemde çekirdek enflasyon yüzde 2,3’e gerilerken, hizmet fiyatlarındaki artış hızında da düşüş görüldü.

  • HSBC’den Gümüş İçin Yeni Tahmin: Fiyatlar Rekor Seviyelere mi Koşuyor?

    HSBC, gümüşe yönelik fiyat beklentilerini yukarı yönlü güncelledi. Banka, 2026 yılı için ons başına ortalama fiyat tahminini 44,50 dolardan 68,25 dolara yükseltirken, 2027 tahminini ise 40 dolardan 57 dolara çıkardı. Bu revizyonda, ABD dolarındaki zayıflama ile arz-talep dengesinde görülen sınırlı açıkların etkili olduğu belirtildi.

  • CFO’nun Yeni Rolü: Stratejik Lidere Dönüşüm ve Yapay Zeka Destekli Finans

    Volatil ekonomi ikliminde finans liderlerinin ajandası kökten değişiyor. Artık CFO’lardan beklenen yalnızca "geriye dönük finansal tabloları raporlamak" değil veriye dayalı öngörülerle şirketin geleceğine yön veren "stratejik bir iş ortağı" olmaktır.

  • B2B Pazarlamada Yapay Zekâ: “Daha Fazla İçerik” Değil, Daha İyi Pipeline Üreten Operasyon Sistemi

    B2B pazarlamada rekabet artık “kim daha çok içerik üretiyor?” yarışından çıktı; “kim satın alma niyetini daha erken görüyor, daha doğru besliyor ve satışla daha iyi orkestre ediyor?” oyununa dönüştü. Özellikle uzun satış döngülerinde, çok paydaşlı buying committee yapısında ve kararların büyük kısmının Dark Social (DM’ler, kapalı topluluklar, WhatsApp grupları, yüz yüze sohbetler) içinde şekillendiği bir dünyada, klasik pazarlama kasları tek başına yetmiyor.

  • ABD vize başvurularında yeni uygulama: Bazı ülkelere teminat zorunluluğu getirildi

    ABD Dışişleri Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde yayımlanan bilgilere göre, vize başvurularında yeni bir uygulama hayata geçiriliyor. Buna göre, belirlenen bazı…

  • Borsada Manipülasyon Yapanlara Şafak Baskını: 17 Kişi Yakalandı

    Sermaye piyasalarında şeffaflığı bozmaya yönelik girişimlere karşı mücadele sürüyor. SPK’nın suç duyurusu sonrası İstanbul merkezli başlatılan operasyonda, yatırımcıları sosyal medya…

  • Yurt Dışından Gelen İlaç ve Takviye Gıdaya Yeni Vergi Düzenlemesi

    Şahsi kullanım amacıyla yurt dışından posta veya hızlı kargo yoluyla getirilen ilaç ve takviye edici gıdalara yönelik gümrük rejimi sil…

Benzer Haberler