Sosyal Medya

Güldem Atabay: Merkez bankacılığına dönüş ve akılda kalan sorular…

16 Aralık 2020

Yeni merkez bankası başkanı Naci Ağbal’ın sunumundan, soru-cevap bölümündeki diyaloglardan geriye akıllarda ilk kalan herhalde böylesi bir merkez bankacılığının nasıl da özlenmiş olduğu.

Erdem Başçı ve sonrasında para politikası yönetiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sayısız müdahaleleriyle akıl ve bilgi yolundan uzaklaşan para politikası yönetiminin Türkiye’yi nasıl da iflasın eşiğine getirdiğine son senelerde hep beraber tanık olmuştuk.  Dünyada enflasyon kalmamışken Türkiye’de enflasyonun kontrolden çıkışı, TL’nin değerini -neden o seviyede hedeflendiği bile net değilken- dolara karşı 6,5 seviyelerinde tutmak için yapılan dolambaçlı piyasa oyunlarının nasıl ters teptiği ve bu uğurda çok değerli döviz rezervlerinin eksi 50 milyar dolar seviyesine düşürülmesi işte hep bu “faiz enflasyonun nedenidir” yaklaşımının uygulama yansımaları.

Sonuç, büyük bir batak.

Maliye Bakanı olarak nispeten güven vermiş Naci Ağbal’ın göreve getirilişi, para politikasının yeniden geleneksel anlayışa dayandırma çabaları hep bu batağa saplanışın idraki ile beraber düşünülmeli.

Şimdi, yine bir Erdoğan hamlesiyle bankanın başına geçen Ağbal dönemi, aslında 2016’ya kadar hatasıyla doğrusuyla yapılan para politikası yönetiminde ilkelerin, şeffaflığın ve öngörülebilir olmanın ne kadar değerli olduğunun bir kanıtı esasında.

Para politikasının yeniden “enflasyon hedeflemesi önceliği” ile yönetileceği mesajı yeni değil elbette.  Son yılların tüm o zihni-sinir para politikaları uygulamaları devreye sokulduğunda da ağızlardan düşmeyen bir etiket olarak para politikası metinlerinde yer almıştı.  O nedenle Ağbal’ın basın toplantısındaki soru-cevap kısmında, yeni yönetim göreve gelirken Erdoğan’dan “karışmama sözü” alıp almadığına Ağbal’ın verdiği cevap da aslında yeni-eski yaklaşımın tam da merkez noktası. Ağbal’ın uzun ve dolambaçlı cevabından anlaşılan ise, en azından 2021 sonuna kadar Erdoğan’ın geri planda kalmayı kabul ettiği ve 2021 sonunda kur-enflasyon verilerine bakarak Ağbal’ın kalıcı mı gidici mi olacağına karar vereceği. Bu anlamda, 2021 bir test dönemi; değişen bir yaklaşımın olup olmayacağı ise şimdilik meçhul.

Para politikasında geleneksel yaklaşıma geri dönüşün mihenk taşları da, yüksek faizin değil TL devalüasyonunun enflasyondaki yükselişe neden olduğu ve merkez bankasının döviz kurunu sabitlemek için zaten kalmayan rezervleri ile müdahalede bulunmayacağı açıklamaları.  Bir anlamda yakın geçmişte, Erdoğan-Albayrak güdümündeki para politikası yönetiminde yapılan ölümcül hataların da kabul edilişi.

Orta vadede %5; 2021 sonunda %9,4 enflasyon hedefi/beklentisi verilerine çok fazla vurgu yok bugün Ağbal tarafından yapılan sunumda.  Daha çok merkez bankacılığının nasıl yapılmaması dersi alındıktan sonra, ortodoks para politikasına dönüşün güven aşınmasını telafi etmesi ve bu sayede hem TL’nin değer kazanması hem de enflasyon beklentilerinin yeniden hedeflere yakınsaması için bir çıpa oluşturması çabası metinde ağırlıkla dikkat çeken unsur.

Bu amaçla, şeffaflık, öngörülebilirlik ve güven sağlamak için banka büyüme yerine enflasyon hedeflemesine öncelik verileceğinin; diğer araçlar amacına hizmet ederken haftalık repo faizinin tek politika aracı olacağının; herhalde kamu bankaları üzerinden yapılanlar dahil döviz alım satımı yoluyla TL’nin değeri ile oynanmayacağının ve amacın fiyat istikrarı yanında sıfırın altına ciddi şekilde inen döviz rezervlerini yeniden inşa etmek olduğunun altını çizerek sunumu kurgulamış.

Enflasyon hedeflemesinin iletişim becerisinin bir fonksiyonu olduğunu hatırlayarak, özel toplantılar ve basın açıklamaları aracılığıyla da beklentilerini, kendi modellemelerini ve öngörülerini yüksek sesle paylaşacağı sözü var yine önemli.

Enflasyonda ve TL’nin değerindeki mevcut seviye nedeniyle de doğal olarak sıkı para politikasına 2021 döneminde bağlı kalınacağı sözü; hatta garantisi verilmekte.

Bugün yeniden izleme sansı bulduğumuz merkez bankacılığı yaklaşımı, esasta Türkiye’nin 2001 krizi sonrası dönemde uygulamaya koyduğu; Durmuş Yılmaz döneminde- dönemin kendi içindeki tüm hatalarına rağmen- şahlanan ve daha sonra da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarafında yok edilen yönetim şeklinin yeniden hayat bulması. Sayın Ağbal teknik olarak son derece doğru bir yaklaşımla göreve adım atmışsa da, doğal olarak akla takılan iki ana sorun var:

  1. Cumhurbaşkanı Erdoğan sıkı para politikası ile büyümeden ödün vererek düşürülen enflasyon için ne kadar zaman tanıyacak? Erdoğan’ın verimlilik artırmak, kaliteli fon çekmek için yapması gereken hukuki ve ekonomik reformları gerçekleştirebilme gücü, merkez bankasının enflasyonu %13’lerden %5 hedefine yakınlaştırmasında temel belirleyici faktör. Bunu akıldan çıkarmamak gerek.
  2. Merkez Bankası Başkanı Ağbal, enflasyonun tek haneye inmesi ile yetinecek mi yoksa gerçekten bağımsız araç kullanımını devam ettirip enflasyonu aslında bugünün dünyasında zaten yüksek bir hedef olan %5’e kadar çekecek adımları atacak mı? Bu açıdan bakınca, Ağbal’a gelen “Erdoğan ile karışmaması yönünde bir anlaşmanız oldu da mı görevi aldınız” sorusuna net verilmeyen cevap önemli.  Eğer Erdoğan ve Ağbal arasında 2021 sonuna kadar en azından devam ettirileceği anlaşılan “anlayış” enflasyon diyelim %8lere indiğinde bitcek ve Ağbal enflasyon hedeflemesini ikinci plana itip 2023 seçimlerine gidildikçe büyümeye alan açacak para politikasına kapıyı açacaksa, bu tekrarlanan “acı reçete” dönemlerinin devam edeceği kehanetinde bulunmak zor değil.

İster danışıklı dövüş olsun, ister gerçek bir değişim olsun, 2021 para politikasına giriş belirsizlik denizinde boğulduğumuz bu dönemde “elde var bir eksi” olarak rahatlatıcı. Bu başlangıcın kısa ve orta dönemde sözlerin yerine getirilmesiyle süslenmesi TL üzerinde mucizeler yaratabilir.

Ancak, Ağbal ile doğru yola giren para politikasının Türkiye’de başkanlık sistemi ile kök salan yapısal çürümeye, açlığı yaygınlaştıran ekonomik sorunlara tek başına ilaç olması mümkün değil. Bu gerçeği unutmadan Ağbal’ın adımlarını izlemek, değerlendirmek ve daha geniş perspektiften bakarak beklentileri oluşturmak gerekir.

GA.

 

 

@guldematabay

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları