Sosyal Medya

TÜRKİYE’NİN YOĞUN BAKIMLARI AVRUPALI ZENGİNLERE Mİ TAHSİS EDİLDİ?

1 Aralık 2020

Hem Prof. Ahmet Saltık defalarca iddia etti hem de Avrupa’daki haber siteleri haberleştirdi. Türkiye’de yoğun bakım yatakları dolma noktasına gelmişken, yoğun bakım sırası beklerken ölenler olduğu iddiaları medyada yer alırken Türkiye’nin yoğun bakım imkanları Avrupa’nın zengin covidli hastalarına tahsis ediliyor iddiaları ciddi şekilde konuşuluyor. Aşağıdaki haberde bunun nasıl yürütüldüğünü, kaç paraya mal olduğunu ve ne kadar büyük çapta olduğunu örneklerle göreceksiniz. Ve sonunda da bazı yakıcı sorular sorulacak. Umarız bu kez yetkililer bu soruları görmezden gelmez ve cevap verir.

                                                           ***

28 Kasım gecesi Batman’da 1,5 yaşındaki Sakine Akdağ, özel bir hastanede hayatını kaybetti. Akdağ’ın ölüm nedeni hastane raporuna “Bulaşıcı hastalık (doğal ölüm)” olarak kaydedildi.

Ölümünün ardından ailesi, çocuklarının COVID-19 hastalığı nedeniyle hayatını kaybettiğini düşündüklerini, üstelik bebeğe müdahale için geç kalındığını çünkü 7 saat yoğun bakım için bekletildiğini söyledi.

Batman Valiliği ve İl Sağlık Müdürlüğü ise ortak bir açıklama yayımlayarak iddiaları reddetti.

Aile ise iddialarında ısrarlı… BBC Türkçe’ye konuşan bebeğin halası Safiye Akdağ çocuğunun testinin pozitif çıktığını söylüyor ve şunları söylüyor: “Bölge illeri dahil birçok hastaneyi aradık, ama hiçbirinde yer bulamadık. Canhıraş şekilde bölgedeki tüm hastaneleri arayıp yer arayışına girdik ama maalesef yer yoktu. Haber bekledik ve bu durumun en kötü yönlerinden biri de kendi hastanızın tedavisi için bir başka hastanın iyileşmesini ya da ölmesini bekliyorsunuz.” Ve öyle oluyor. Özel bir hastanede bir hasta ölünce yoğun bakımda yer açılıyor ama nihayet yoğun bakıma alınabilen bebek ne yazık ki kurtarılamıyor.

Haberin ayrıntıları burada:

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-55130374

Bu haber medya ve sosyal medyada yayımlanınca birçok insan İsveç’ten Türkiye’ye uçakla Türk hastanın getirilmesi ile ilgili övünç dolu haberleri hatırladı…

( https://www.aa.com.tr/tr/koronavirus/isvecteki-turk-hasta-ambulans-ucakla-turkiyeye-getirildi/1818876 )

…ve elbette kaçınılmaz olarak şöyle sorular da gündeme geldi: Batman İsveç’ten daha mı uzak?

 

YOĞUN BAKIMLAR DOLU

Ne var ki bu trajik olay sadece Batman’a has da değil. Türkiye’nin her tarafında ama özellikle İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde yoğun bakım ünitelerindeki doluluk oranının son derece korkutucu bir noktaya geldiği uzmanlarca dile getiriliyor. Medyaya yansımasa da benzer olayların her gün buralarda da yaşanması, yaşanmış olması olası.

Tam bu meseleler tartışılırken medyaya, yine gözlerden saklanmak istenen bir haber daha düştü.

Prof. Ahmet Saltık’a göre hizmetten çıkarılan Atatürk Hava Limanı’na hemen salgının başlarında yapılan “sahra” hastanesi yabancı ülkelerden gelen paralı hastaları yüksek ücretlerle tedavi etmek için kullanılıyordu.

Prof. Saltık daha önce de müteaddit defalar dile getirdiği ve yetkililer tarafından yalanlanmayan bu iddialarını dün gece HalkTV’de Şirin Payzın’ın programında da yineledi.

http://www.krttv.com.tr/gundem/prof-dr-ahmet-saltik-ataturk-havalimanina-yapilan-hastaneye-h55881.html

Prof. Saltık’a göre bu tür hastalardan alınan para 20 bin dolardı.

 

AVRUPA’DAN TÜRKİYE’YE ZENGİN COVİDLİ AKINI

Fakat benzer iddialar devletin bu çok özel “sahra” hastanesi ile de sınırlı değil. Yurt dışında çıkan haberlere göre Türkiye’deki özel hastanelerdeki yoğun bakımlara yurt dışından ağır durumdaki Covid 19’lu hastalar yüksek ücretler mukabilinde yatırılıyor.

Bu iddialar doğruysa karşımıza şöyle bir acıklı tablo çıkıyor: Kendi vatandaşlarımız yoğun bakım sırası beklerken hayatını kaybetme riski taşırken özel hastaneler ve ne vahimdir ki belli bir devlet hastanesi de yoğun bakımlarını zengin yabancı hastalara tahsis ediyor.

Bu “zengin” hasta trafiğinin – zengini tırnak içine aldık çünkü aralarında yaşamak uğruna varını yoğunu satıp buraya nakledilen orta halli insanlar da var- mesela Arnavutluk’ta nasıl yürütüldüğünü BalkanInsight sitesi “Arnavutlar Türkiye’de COVID-19 Tedavisinde Milyonlar Harcıyor” başlığıyla haberleştirmiş.

https://balkaninsight.com/2020/11/24/albanians-spend-millions-on-covid-19-treatment-in-turkey/

Haberde örnek olay olarak 54 yaşındaki Bilal isimli bir Arnavutluk vatandaşının hikayesi naklediliyor.

Bilal, COVID-19’a yakalanıp da 11 Ağustos’ta kaldırıldığı Tiran Bulaşıcı Hastalıklar Hastanesi’nde yaşama şansının zayıf olabileceği kendisine söylenince akrabaları bir çare arıyor. Aralarında para toplayıp son dönemde hızla büyüyen hava ambulans şirketleri vasıtasıyla Türkiye’deki bir özel hastaneye naklediliyor.

Soyadını vermeden anonim kalma şartıyla konuşan Bilal “Hayatım tehlikeye irdiğinde bir charter uçuşu ile Türkiye’ye gönderilme kararını aldım” diyor.

Balkan Insight son aylarda yüzlerce Arnavutluk vatandaşının aynı şekilde Türkiye’ye tedavi için nakledildiği bilgisine ulaştıklarını yazıyor.

Arnavutluk Sivil Havacılık Otoritesi’nin yazılı olarak BalkanInsight’e yaptığı açıklamaya göre Kasım 18 itibarı ile bu yıl içinde tıbbi amaçlarla” yapılan özel uçuş sayısı 565 adet.

Bu sayının büyük çoğunluğu Arnavutluk’ta salgının çok hızlı yayılmaya başladığı ekim ve kasım aylarında gerçekleşmiş. Biraz daha ayrıntı vermek gerekirse mayıs yılında sadece 5 adet olan uçuş ekim ayında 152’ye çıkmış; kasımın sadece ilk 18 gününde bu sayı 206’ya ulaşmış.

 

SADECE ARNAVUTLUK’TAN GELEN PARA… AMA NE PAHASINA?

Haber sitesinin hava ambulansı hizmeti sunan iki firmadan derlediği bilgilere göre bu süre zarfında COVID-19 hastaları yurt dışına gitmek için 6,7 milyon avro harcamışlar.

BalkanInsight sitesi meselenin Türkiye tarafını da incelemiş; Türkiye’deki özel hastanelerden topladığı bilgiye göre buraya gelen hastaların geldikten sonra fazladan 12 milyon avro daha harcadığını bildiriyor.

Haber itesine göre Türkiye’ye COVİD-19 tedavisi için gelmek için sadece charter uçuşa ödenmesi gereken tutar 10 bin 500 avro. Ama bu rakam sadece acil durumda olmayan hastalar için geçerli; habere göre eğer durum acil ise rakam 20 bin avrolara kadar fırlıyor.

Aranvutluk’tan Türk özel hastanelerine gelen bu hastaların o hastanelere gece başına ödedikleri rakamın 1200 avro olduğu, eğer bazı daha lüks sayılabilecek hizmetlerden yararlanılırsa rakamın 3 bin 500 avroya kadar çıktığı bildiriliyor.

Yine Arnavutluk Sivil Havacılık Kurumu’nun verdiği resmî bilgiye göre Arnavutluk’tan tedavi için yurtdışına bu tür uçuşların %87’si Türkiye’ye yapılmış. Sadece 37 uçuş İtalya’ya ve az miktarda uçuş da Avusturya, İsviçre ve Almanya’ya yapılmış.

Türkiye’ye yapılan uçuşların büyük çoğunluğu da yoğun bakımlarda büyük sıkıntı çekildiği belirtilen ve salgının en çok yayıldığı kentlerin başında gelen İstanbul’a yapılmış. Söz konusu 496 uçuştan 20 tanesi ise Ankara’ya yapılmış.

Haberde söz konusu edilen hasta kişi Bilal, bu tedavinin kendisine 45 bin avroya mal olduğunu söylüyor. 15 bin avro uçuş ücreti olarak, 30 bin avro ise Türkiye’deki hastaneye 20 günlük tedavi parası olarak… Şimdi ise iyileşmiş ama bir hayli borca batmış durumda imiş.

Arnavutluk yetkilileri bu işi organize eden çok sayıda aracı şirketin türediğini, bunların çoğunun sağlıkla ilgili uzmanlığının olmadığını ve hastalara sadece nakit para gözüyle baktıklarını ama yine de vatandaşlarının seyahatlerini engelleyemeyeceklerini söylüyorlar.

Buraya kadar anlattıklarımız sadece Avrupa’nın en fakir ülkelerinden olan az nüfuslu Arnavutluk’ta yaşananlar. Daha zengin ve kalabalık ülkelerden Türkiye’ye ne kadar COVİD-19 vakası tedavi için geliyor ve yoğun bakıma yatıyor henüz bilmiyoruz.

Elbette Türkiye’de “sağlık turizmi” sektörünün gelişmesinden herkes memnunluk duymalı. Bunda bir sorun yok.

Sorun şu anda resmi rakamlara göre %80’e yaklaşmakta olan yoğun bakım doluluğu oranının –ki doktorlar bu oranın birçok yer için fiilen tamamen dolu olmak anlamına geldiğini ısrarla vurguluyor- mevcut olduğu ülkemizde özel hastanelerin Türkiye’nin kendi vatandaşları yerine yabancılara para karşılığı tahsis edilmesine müsaade edilmesinin doğru olup olmadığı…

Soru, İsveç’ten hava yoluyla Türk vatandaşı getirip tedavi ettik diye öğünür ama öbür yanda Batman’dan Sakine bebeği acilen yatıracak yoğun bakım yatağı bulamayan sağlık sistemimizin, bu yeni türemiş “COVID turizmi” sonucunda hesaba geçmemiş kaç vatandaşımızın muhtemelen hayatını kaybettiği..

Soru bu çok zor dönemde özel hastanelerin yatak ve yoğun bakım ünitelerini de kamu sağlığı için kullanması gereken devletin nasıl olup da kendi hastanesini bile bir nevi gizli saklı şekilde bu “turizm” vasıtası ile zengin yabancıların emrine tahsis ettiği!

Tabi insanın aklına bir de bu özel hastanelerin arasında sayın sağlık bakanının ve Ak Parti’ye yakın isimlerin sahip olduğu bazı özel hastanelerin de olup olmadığı sorusu geliyor?

Zira öyleyse kendi vatandaşlarının salgın nedeniyle ölüm ihtimalinden kazanç sağlayan bir siyasi kimlik ortaya çıkar ki, böyle bir şeyi düşünmek bile istemiyorum.

 

@cakman4

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları