Sosyal Medya
**8*

FÖŞ yazdı: TCMB ne zaman faiz artıracak?

13 Şubat 2020

BloombergHT’yi çok severim, sabah kalktım, AKP’ye yakın gazete turunu bitirip CHP’nin nasıl hain ve sinsi bir kripto-FETÖ’cu kuruluş olduğunu ezberledikten sonra,  BloombergHT’ye geçtim. Şu başlık dikkatimi çekti:

 

“Manulife/Segal: TCMB bir sonraki toplantıda 75 baz puan indirir

 

Son olarak yılsonu dolar/TL tahminini de paylaşan Stratejist, “Şu anki TL’yi düşündüğümüz zaman yılsonu 6.50-6.60 olacaktır dolar karşısında… Ufak bir kötüleşme olabilir.  Yılın bir döneminde önden yüklemeli olarak faiz indirimlerinin yapılacağını söyleyebilirim.  bir sonraki toplantıda 75 baz puan beklenebilir. Kur oynak kalmaya devam ederse belki 50 baz puana düşebilir.  Şu an yüzde 12’de olan enflasyonun yüzde 8’de bitmesi bekleniyor.  Yani yılın sonuna doğru enflasyon konusunda biraz iyimserlik olabilir. Faizler daha da düşebilir” dedi.

 

Bay Segal Türkiye’yi ziyaret etmiş midir, Türkiye ekonomisi ve siyaseti hakkında bir kaç yatırım bankası raporu dışında hiç bir halt bilir mi? Bilmiyorum, belki beni donunda oynatacak kadar ustadır. Ama, fonlara öneri veren  bir uzman olarak bir şahsın hala faiz indirimlerinden bahsetmesine afalladım. Ağzım açık kaldı. Belki de kalmamalı, çünkü ülkenin Cumhurbaşkanı da aynı şeyleri söylüyor.

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan grup toplantısında “Enflasyonda yıl sonu hedefi olan %8,5’in de altına indireceğiz” dedi”.  Türkçe kaynakta bulamadım, ama Reuters’e göre Erdoğan “faizler düşmeye devam edecek” diye de eklemiş. (Kaynak:  UPDATE 1-Turkey’s Erdogan says interest rates will continue falling)

 

Buna da şaırmadım. Putin ekonomist değil, Trump insan değil öküz, Boris Johnson hammaldı galiba. Demokratik bir ülkede başkan olmak için ekonomist olmak gerekmez. Siz bilmiyorsanız, bilenleri bakan, müsteşar, ya da danışman olarak yanınıza alırsınız, onlar size basitçe anlatırlar.

TCMB eminim bir sonraki toplantıda faiz indirecektir. Çünkü TCMB bir memuriyettir. Saray’dan gelen emirleri uygular.  Kanunda tersi yazılmasına rağmen, enflasyonun %5’te  tutulması ve finansal istikrarın  korunmasından da sorumlu değildir.  Saray’ın emirlerini yerine  getirmekten mesuldür. Getirmezse, TCMB çalışanları görevden alınır, yerlerine emirleri uygulayacak daha uysal bürokratlar atanır.

Buraya kadar her şey tamam. Eksik olan Saray’da, AKP’de, Ankara’da hatta belki  Türkiye’yle ilgili görüş sunan çok geniş beynelminel camiada hiç bir şahıs veya şahsi-ye-nin Ekonominin En Temel Kuramlarından Biri Olan İmkansız Üçlemeyi  bilmemesi veya düşünce sistematiğinde uygulamamasıdır.

Nedir İmkansız Üçleme, küşlemeyle benzerlik ve farklarını anlatabilir miyim?  Saray’ın danışmanlarının anlayacağı kadar basit anlatayım. Sermaye hesabı açık bir ülkede döviz kuru ve faizi eşzamanlı olarak kontrol edemezsiniz. Üçünden birinden taviz vereceksiniz. TCMB faiz indirirse, kur fırlar. İspatı da basittir, ama hayatı Üst Akıl, Yüksek Faiz Lobisi ve kripto-FETÖ’cülerin Türkiye’yi dize getirmek için sürekli düzenledikleri komplolar penceresinden algılayan bir beyni tatmin etmez.   TCMB ne zaman faizleri beklenen enflasyonla tutarlı olan düzeyin altına çekse, Türkiye’de döviz kuru patlamıştır.  Bazen buna dahi gerek kalmamış, Erdoğan Başkanı’mın artık dünya literatörüne giren ”düşük faiz düşük enflasyon getirir” sloganını atması ile döviz kur arş-ı semaya kaçınılmaz hareketine başlamıştır.

İspatı mı?   Ne ispatı ya?  Ben mecbur muyum size grafik çizmeye. Açın TCMB websitesini, orda bir veri bankası var, çizin politika faizleriyle döviz kurunu üst üste, görecesiniz.

“Peki o zaman” diyecek şimdi sivri akıllılar, “TCMB bu kez 1.200 bilmem kaç puan faiz indirdi de, kur niye patlamadı, koçum?”  Patladı, anam, patladı, TCMB’nin elinde patladı. TCMB kamu bankalarına swaplar yoluyla en az $30 milyar borç verdi, onlar da milletin parasını döviz kurunu sabit tutmak için har vurup harman savurdular. Artık hayatta en büyük fantazim, Sayıştay’dan 3 üye alıp TCMB ve kamu bankaları defterlerini incelemek oldu. Karşıma çıkacak “açıkların” boyutları beni çok eğlendirecek.

Durun, daha yetmedi. Aslında faizler Erdoğan’ın onaylanma oranından daha hızlı düşerken, dövizin orasını-burasını oynatmaması İmkansız Üçleme’nin en güzel ispatıdır. Çünkü, sermaye hesabını kapatmaya başladık.  Yok döviz işlemlerinden vergi al, yok ihracatçıya dövizini Türkiye’ye getir, yok MASAK’ı yolla millete “sen niye yurtdışına döviz yolladın?” diye aba altından sopa göster, denendi. Sonra swap piyasası Bağcılar Topkapı minibüsüne döndü. Bir duruyor, bir gidiyor.

Bugün de dolar/TL 6.05’de tutuluyora, sebebi kamu bankalarının SİZİN dövizinizi satmalarıdır. Bloomberg’e göre geçen hafta $4 milyar, Salı günü $500 milyon satmışlar. Şimdi niye Bloomberg muhabirlerinin bilgi manipülasyonundan yarglandığını anladınız mı?  Çünkü onlar kripto-sahte haber yapıyor.

Geçen sene bu milletin parasını anayasa ve teamüllere aykırı olarak devlet kurumlarının husyelerini sıkarak çarçur etme operasyonu yürüdü, çünkü cari fazla vardı. Bu arada o da başarı değildi, Sevgili Başkan’ıma hatırlatayım. Eğer ithalatınız ekonomiyi büyütecek ölçüde sürerken, ihracat patlamasıyla cari fazla elde ederseniz, cari fazla makbuldur. Ama işdünyası artık mal satamadığı için ithalat daralmasıyla cari fazla elde ediyorsanız, bu fakirleşmedir.

 

Bu sene 2 şey değişti. Birincisi artık en saf, masum ve aç gözlü hedge fon bile Türkiye’de işlem yapılmayacağını, çünkü sadece hükümetin kazanmasına izin verildiğini öğrendiği için sattı gitti. Son bir haftadır da artık en inatçı ve Türkiye’ye vatanı gibi bağlı olanların bavulunu toplaması sürecini seyrediyorsunuz. İkincisi, bu sene $7-10 milyar arası bir cari açık vereceğiz. Normalde    finanse edilemeyecek bir rakam değil, ama bizim zengin vatandaş ve işdünyası o denli bezdi ki bu ideolojik ve nihilist müdahaleci anlayıştan, ilki döviz alıyor, yakında bankalardan da çekecek. İkincisi de yatırım ve istihdam yapmıyor, döviz borcunu ödüyor. Her iki halde de sistemden döviz çıkıyor.

Sermaye hesabını da kapatamazsınız. Türkiye gibi her ay $10-12 milyar dış kredi almadan ya da çevirmeden nefes alamayan bir ekonomide sermaye hesabı kapanırsa, yoldaki kedicikler ve kuçukuçulara gıda maddesi gözüyle bakmaya başlarız. O zaman, kardeşlerim, değerli devlet büyükleri ve sevgili meslektaşlarım….

Size Kennedy’nin Amerikalı’lara söylediği meşhur sözü tekrarlayalım:  “Bana TCMB daha ne kadar faiz indirir diye sormayın, siz ne zaman TCMB faiz artırsın diye bağıracaksınız?” diye sorun.

 

JF Kennedy, “Ask not what your country can do for you – ask what you can do for your country,”

Ekonomi toparlanmıyorsa hapse atalım

Piyasalarda büyük çalkantıya hazır mısınız?

Kerim Rota Yazdı: Hoşgeldin bebek, kefil olma sırası sende…

Prof Ali T. Akarca:  Üç Tür Popülizm ve Ekonomik Uygulamaları

 

 

 

 

 

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları