Sosyal Medya

FÖŞ yazdı: Ekonomiye üçlü darbe

25 Ağustos 2020

Sabah gözümün çapaklarını silmeden, BloombergHT websitesine girdim, döviz dün gece başımıza ne dertler açmış diye. TL’nin değer kazanacağı yok tabii, kamu bankaları satışı kestiği anda, Arz’ın Merkezine Seyahat durumları.  Ama daha ilginç haber TCMB cephesinden geldi:

“Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) geç likidite penceresi (GLP) repo imkanı ile piyasaya 1 milyar TL verdi. …. Pazartesi sabahı yaptığı açıklamayla TCMB, gerektiğinde BIST repo pazarında yapılan fonlamanın azaltılabileceğini söylemişti. BIST repo gösterge faizi TLREF açıklama sonrası çift hanelere ulaşarak son 6 ayın en yükseğini gördü”.

Yani, dostlarım Türkiye’de artık TCMB faizi %11.25’tir. Bu da yetmedi, TCMB piyasalara verdiği parayı çeşitli yollardan kısarak, bankalardaki fazla likidteyi emiyor.  Sonuç olarak, TCMB’nin deklare edilmeyen yeni “sıkı, fakat şefkatli ve merhametli” para politikası, mevduat ve kredi faizlerinde yükselişi başlattı.  Aşağıdaki grafikten görüyorsunuz, kredi ivmesi (yani 13 haftalık hareketli ortalama ile ölçülen kredi büyümesi) acil bakımda hastanın nabzı gibi düşüyor.

 

 

 

 

 

 

Bu ekonomiye vurulan ilk balyoz darbesi. Yaz boyunca gözlenen ekonomik dirilmenin 2 nedeni vardı. İlki, Hazine cömertçe harcamıştı.  Öyle cömertçe ki, Dr Ali Orhan Yalçınkaya analizinde şöyle diyor:  “Ocak-Temmuz dönemi itibariyle bütçe açığı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 102.6 artarak 139.1 milyar TL’ye yükseldi. 2020 yılı Bütçe Kanununda yılın tamamında bütçenin 140.1 milyar TL açık vereceği öngörülmüştü”—grafik aşağıda.

 

 

 

 

 

 

 

 

İkinci neden de tüketici kredisi patlaması oldu. BloombergHT şöyle yazıyor:   “Tüketici kredileri, pandemi sürecinin başından bu yana 13 haftalık yıllıklandırılmış ve kur etkisinden arındırılmış büyüme verilerine göre, 14 Ağustos itibariyle %115’ten fazla büyüme kaydetti. Aynı dönem içerisinde ticari kredilerin büyüme hızı yavaşlayarak, 14 Ağustos itibariyle % 10 civarında gerçekleşti”.

 

Bütçe artık daha az harcama yapacak, çünkü TCMB’nin para arzında büyümeyi yavaşlatması, bankaların daha yüksek getiriden DİBS talep etmesi anlamına gelecek. Fitch’in kredi görünümü negatife çevirmesi ardından dış borçlanma da çok pahalı.  Ehh, o zaman yorganı ayağa göre değil, ayağı yorgana göre uzatacağız.

Bütçe harcamalarının frenlenmesi ekonomiye balyoz değil, kafaya tam isabet meteor etkisi yapacak. Çünkü, dün itibarıyla yeni korona hastası sayısı 1.443’e yükseldi.  Ama bu veriye rağbet eden pek yok.  Gerçek vaka sayısı ki, bunlara hiç semptom göstermeye süper taşıyıcılar da dahil, 10 bin civarında olabilir.

BirGün Gazetesi’nden İsmail Arı şunları yazdı: “Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri Bülent Nazım Yılmaz ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Sekreteri Pınar İçel, birçok kentte görev yapan sağlık çalışanlarının emeklilik ya da istifa başvurusunda bulunduğuna dikkat çekti.

Yılmaz, BirGün’e yaptığı açıklamada, “Batman’da, Alanya’da, Diyarbakır’da ve birçok yerdeki hastanelerde çalışan arkadaşlarımız Covid-19 salgınına karşı önlem alınmadığı ve sağlık çalışanlarını koruyucu düzenlemeler yapılmadığı için istifa etti. Yine birçok ilde emekli maaşlarının çok düşük olmasına rağmen yoğun bir emeklilik başvurusu var. Sağlık Bakanlığı’na istifa eden veya emeklilik talebinde bulunan sağlık çalışanlarına yönelik rakamları açıklaması için çağrı yapıyoruz” diye konuştu”.

 

Aritmatik hesap yapalım:

Artan yeni hasta sayısı + tükenen sağlık çalışanları =  Artan işgücü kayıpları + korkudan evine kapanan tüketici

Hükümet tam harcamaları hızlandırması gereken dönemde benzinsiz kaldı.

Son şok da   turizmden geliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın istatistiklerine göre Türkiye, 2020 Temmuz ayında önceki yılın aynı ayına göre %85,9 azalışla 933 bin yabancı ziyaretçi ağırladı.

Ağustos’ta durum farklı değil.  20 Ağustos itibarıyla, Antalya 1 milyon turiste erişti.  2019’da bu dönemde kaç turist ağırlamıştı?  10.7 milyon.  Hani turizmde canlanma ballandıra ballandıra anlatılıyor ya, işte “ebadı” budur. Geçen senenin %10’nu daha yeni yakaladık. Ehh, gelir de herhalde geçen senenin %10’nda kalır, yani seneyi $26 milyarla değil, $2.6 milyarla kapatabiliriz.  Bu $26 milyarın çok yüksek çarpan etkisi var, yani ekonomide tur atarak öteki sektörleri de canlandırıyor, belki GSYİH’nin %10’nu teşkil ediyor.

Manzara çok net değil mi?  Artan hasta sayısı istihdam ve iç tüketimi baskılayacak. Çok cılız seyreden yabancı turist sayısı da ödemeler dengesini. Tüketici artık krediyle de alışverişi kısacak, ve kamu sonbaharda gittikçe genişleyen “çıktı açığını” kapatacak fonlara sahip değil.  Döviz de bitmek üzere.

Ne yapsak?  Belki Karadeniz doğalgazını “kırdırırız” yani uluslararası bir faktoring şirketine devreder iskontolu değerini alırız.

Ekonomi toparlanacak?  “V” şekli?  Türkiye bu savaştan zaferle çıkacak?  Gelecek sene %5 büyürüz?  Nerde be kardeşim?  Bunları yazan ya da iddia edenler, çok fazla sıtma ilacı almışlar, halüsinasyon başlamış.

 

FÖŞ

 

 

Websitemde yenilemeler var, ziyaretiniz rica olunur. Link işte burdadır

 

FÖŞ anlattı:  Türkiye Ekonomik Buhranı Nasıl Aşar?

 

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları