Sosyal Medya
**8*

FÖŞ yazdı: Ekonomide belirsizlikler tuneline girdik

21 Şubat 2020

Kendimi bildim bileli otoriteden, hiyerarşiden, disiplinden ve genel kabul gören düşüncelerden nefret ederim. Aslında çok uysal ve itaatkar bir tabiata sahibim. Bu tezat niye, sık sık danıştığım psikiatrist camiası cevap bulamıyor. Aynı sıklıkta temaşa ettiğim din alimleri ise çok net:  “Kafanın arkasına kazınmış 666 damgasına bak, Öküz. Seni Şeytan doğurmuş”. Darbe ve askeri rejimlerin her türlüsüne karşıyım, en kötü sivil hükümetin en iyi askeri cuntaya bin basacağını savunurum. Ama oldum olası TSK’yı başımın tacı ettim, çünkü o insanlar benim canım, malım ve özgürlüğüm için hayatlarını tehlikeye atıyor. Hem de bir kaç kuruş para, bir lojman uğruna değil, Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet’in kurucu prensiplerine inandıkları için. Hepsi saygıyı hakediyor. İdlib’te başlayan savaşı, Esad’ı, Rusya ve ABD’yi desteklersiniz, desteklemezsiniz, umurumda değil, ama  TSK’dan desteğinizi esirgemeyin.

 

Hazır İdlib’ten söz açılmışken, bu fasıldan başlayarak bir hafta içinde tüm ekonomist ve stratejistlerin 2020 Türkiye tahminlerinin nasıl balyoz yemiş kerpiç duvar gibi darmadağın olduğunu anlatmak ve  naçizane bilgi ve tecrübemle yeni durumu analize etmek isterim.

Savaş, zaferle sonuçlanacak, bundan hiç şüphem yok, ama ekonomik olarak loss-loss. İdlib’ten çekilsek, Esad 2 milyon Suriyeli’yi daha bize yolcu edecek, sosyal destek, sağlık ve eğitim sistemi çökecek. Kazanıp İdlib’in yarısını da “mandamız yapsak”, bu kez de Güvenli Bölge’den başlayıp İdlib’e uzanan “Suriye sahil şeridini” savunmak, asayişini temin etmek ve ekonomisi varil bombalarından haldıraş olan bölgelerde yaşayan zavallıları beslemek Hazine’yi göçertecek. Bu durumdan önce dahi bu sene bütçe açıklarının GSYİH’nin %4.5’na varacağını düşünüyorduk. Hadi, insaflı olalım, %5.5 diyelim. Bunun finasmanını vergiyle yaparsanız, iç talep sıfırlanır. Bankalarda bu kadar DİBS alacak para da yok, o zaman TCMB para basacak herhalde.

Covid-19 beklenenden çok daha dişli çıktı. Şimdi  Güney Kore’de  2.5 milyon nüfuslu Daegu kentinde patlak verdi, ülkede vaka sayısı 104. Japonya bu şirin ve insan dostu küçük yaratığın sıradaki hedefi. Asya’nın coronadan zurnaya dönmesi ilk analizde Türkiye için iyi haber. Artık Asya’nın güvenilmez bir tedarik merkezi olmasından kaygılanan Avrupa’lı üretici ve toptancılar siparişleri bize kaydırıyor. Asya turizmi çöker, bu sene Göbeklitepe ve Kapadokya  “in”.  İllevelekin, Avrupa ekonomisi haşat. Bizden mal alacak gücü kalmadı. Brent de $60/varile dayandı. Türkiye Covid-19’dan net bir ekonomik yarar görür diyemiyorum.

 

İran’da 2 ölü var, vaka sayısı 5, Kum kenti karantina altında. Bize sürekli hava yoluyla İranlı turist geliyor. Van üzerinden de resmi ve kaçak ticaret ve insan trafiği var. Covid-19 ülkeye girerse yandık. Çünkü hala gripken sinemaya girip hapşırıyoruz, ve ilk tanıştığımız kişiyle şapur şupur öpüşüyoruz. Bu konuda ekonomik bir tahmin yapmak istemem, ama turizm rezervasyonları başlarken “Türkiye’de salgın var” Avrupa’da manşete düşerse, yandı gülüm keten helvası. Sağlık Bakanlığı derhal kamuyu aydınlatma kampanyası başlatıp bu virüsün nasıl sinsice ve hiç beklenmedik yollardan yayıldığını halka açık açık anlatmalı. Belki Orhan Gencebay yerine günün yükselen ismi Erkin Koray Abim kullanılmalı.

Ek olarak, Covid-19’un global esintilerinin bizi nasıl sarsacağı belli oldu bile:  Dolar ve altın  uçuyor. Kurumsallar mecburen spot piyasadan dolar toplayıp dış borç ödemeleri için stok yapacak, vatandaş da döviz ve altın toplayacak. TCMB daha indirsin faizleri, yerleşiklere ucuz maliyetle altın ve dolar toplama fırsatı vesin. Odin TCMB’den razı olsun.

 

Ek olarak, Gelişmekte Olan Piyasaların (GOP, Ülkeler =GOÜ) altın döneminde, yani son bir yılda Türkiye’den $5.5  milyar sıcak para kaçtı, bir de global panik atak başlarsa, kimse GOÜ’e borç vermek istemezse ne olacak?

Gelecekte tüm senaryolar kötü de demiyorum.  İdlib’te akıllara durgunluk veren, ruhlara azap saçan insanlık dramı Almanya ve Fransa başta AB’yi harekete geçirdi. Türkiye’nin bu göç ve katliama dur deme çabaları takdir topluyor. Ankara hala “Bizim Rusya’yla bir sıkıntımız yok” havasında da belli ki Rusya’nın seninle bir sıkıntısı var ki tek parmağını kaldırıp Esad’a dur demiyor. Rusya’yla askeri ortaklığın soğuması, Türkiye AB-ABD arasında ilişkilerin gelişmesi hem ekonomik açıdan yararlı olur, hem de ABD Senatosu S-400 yaptırımlarını unutabilir.

IMF’nin yeni Başkanı Kristalina Soyadıtelaffuzedilemezola “Artık belirsizlikler hayatımızın parçası haline geldi” dedi. Haklı, Yenge. Bu sözün çok derin ve ağır bir ekonomik karşılığı var. Belirsizlik ortamında hanehalkı tüketimi erteler, işdünyası daha az sabit sermaye yatırımı yapar. Türkiye’de istihdam zaten nanay, dün yayınlanan Şubat TUIK tüketici güven endeksi de aylık %2.7 geriledi. Zaten çok cılız seyreden “toparlanma” bu belirsizlik devam ederse, “yuvarlanmaya” dönüşebilir.

 

Sevgili Berrak “Enflasyonda, kurda ve faizlerde ihtimal dahi verilmeyecek bir iyileşmenin başarısını sağladık ama yetmez, daha yeni başladık” demiş. Öyledir, Berrak’cığım. Kader de ağlarını örmeye yeni başladı, bazen alındaki teri silmeye peştemal yetmez.

 

FÖŞ

 

Fakirleştiren büyüme

 

Dr Ali Orhan Yalçınkaya:   Tüketicinin ne güveni ne iş umudu var…

ANALİZ: İdlib’te 2 Mehmetçik şehit, ekonomi,  Avrupa tedirgin

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları