Sosyal Medya

Dr Yalçınkaya:  YEP’de hayaller ve gerçekler

30 Eylül 2020

BÜYÜME

2020 yılında ekonominin yüzde 0.3 büyüdükten sonra, 2021 yılında olumlu bazın da etkisiyle yüzde 5.8 ve takip eden iki yılda yüzde 5.0 büyüyeceği tahmin ediliyor.

Önümüzdeki 3 yıl için öngörülen yüzde 5 ve üzeri büyüme hedefi ile cari açık beklentisinin uyumlu olmadığını belirtmeliyiz.

2021 yılı için büyümenin kaynaklarına baktığımızda kamunun tüketimi azalırken özel tüketimin artacağı bekleniyor. Toplam iç talebin katkısı 3.8 yüzde puan olurken, net ihracatın büyümeye katkısının 2.0 yüzde puan olacağı tahmin ediliyor. Dikkat çeken bir başka nokta ise sabit sermaye yatırımlarının kamuda yüzde 14.2 artarken, özel sektörün yüzde 5.1 ile daha mütevazı kalması.

Büyüme beklentileri ile ilgili olumlu olarak değerlendirilebilecek nokta ise alternatif bir kötümser senaryonun çalışılmış olması. Buna göre 2020 yılında yüzde 1.5’lik bir daralma sonrası 2021 yılında yüzde 3.7 ile piyasa beklentisine daha yakın bir tahminde bulunulmuş.

ENFLASYON

TÜFE’de 2020 yılı için artış yüzde 10.5 olarak tahmin edilmiş.

Geçen yıl açıklanan Yeni Ekonomi Programı’ndaki tahmin yüzde 8.5, Merkez Bankası’nın son enflasyon raporundaki tahmin ise yüzde 8.9’du. 28 Ekim’de açıklanacak enflasyon raporunda bu rakamın yukarı doğru güncelleneceği anlaşılıyor.

Yılın ilk sekiz ayında TÜFE yüzde 7.29 artış kaydetti. YEP’te 2020 yılı için TÜFE’nin yüzde 10.5 düzeyinde olacağı tahmini yapılmış. Geçtiğimiz 17 yılın ortalamalarına baktığımızda Eylül’de yüzde 1.14, Ekim’de yüzde 1.97, Kasım’da yüzde 0.78 ve Aralık’ta yüzde 0.31 arttığını görüyoruz. Bu veriden hareketle TÜFE’nin yılı yüzde 12.0’in üzerinde kapatacağı anlaşılıyor. Dolayısıyla daha başından çok iyimser bir tablo ile karşı karşıya olduğumuz söylenebilir.

Ayrıca 24 Eylül’de gerçekleştirdiği toplantıda TCMB Para Politikası Kurulu’nun politika faizini 200 baz puan artırarak yüzde 10.25’e yükseltmesi ile YEP’teki  enflasyon tahmininin yüzde 10.5 ile yukarıda belirttiğimiz beklentinin altında kalmış olması, alınan kararlar ile bir içsel tutarsızlığa işaret etmektedir.

TÜFE ile ilgili dikkat çeken bir diğer nokta ise 2021 için yüzde 8.0, 2022’deki yüzde 6.0 ve 2023 için yüzde 4.9’luk enflasyon beklentilerinin önceki YEP’teki tahminlerin bir yıl ileri ötelenmesini yansıttığı. 2021 yılında enflasyondaki seyri etkileyecek bir baz etkisi bulunmuyor, bu nedenle yüzde 10.5’ten (beklentimiz yüzde 12.0) yüzde 8.0’e inmenin kolay olmayacağını düşünüyoruz.

 

CARİ DENGE

YEP’te 2020 yılı için cari açık/GSYH tahmininin yüzde 3.5 olduğu görmekteyiz. İlk 7 ayda cari açık 21,6 milyar dolar. 2020 yılı için GSYH tahmini ise 700 milyar dolar, dolayısıyla yılı 24.4 milyar dolar düzeyinde bir cari açıkla kapatacağımız bekleniyor. Bir başka ifadeyle söyleyecek olursak yılın geri kalan 5 ayında 2.9 milyar dolar cari açık vereceğimiz düşünülüyor.

Ticaret Bakanlığı’nın geçici verilerine göre Ağustos ayında dış ticaret açığı 6.3 milyar dolar oldu. Turizm sektöründen katkının da sınırlı olduğu dikkate alındığında mevcut dış ticaret temposu cari açığın yılın ilk sekiz ayı itibariyle 26 milyar doların üzerine çıkabileceğini düşündürüyor. Yılın tamamında ise cari işlemler açığının 32 milyar dolara kadar yükselmesini bekliyoruz.

Bu da YEP’te yüzde 3.5 olarak öngörülen cari açık/GSYH tahmininin yüzde 4.6’ya kadar tırmanması anlamına geliyor. YEP’teki bu kadar iyimser tahminin arkasında Ağustos ayından sonra ülkeye turist akacağı ve Karadeniz’de bulunduğu söylenen doğalgazın yılın son çeyreğine yetişerek enerji maliyetimizi düşüreceği beklentisi olabilir.

2021 yılında bazın da etkisiyle ekonominin yüzde 5.8 büyüyeceği sonraki iki yılda yüzde 5.0 seyredeceği öngörülürken bunu her yıl azalan cari açık ile yapacağımız bekleniyor. Bu durumda ihracatın ithalattan daha fazla artması beklenir. Detaylarda 2021 yılında ihracatın yüzde 10.9 artışla 184 milyar dolar olacağı, ithalatın ise yüzde 9.5 artışla 223.3 milyar dolar olacağı varsayılmış. Dolayısıyla 2020 yılı için 38.1 milyar dolar olarak öngörülen dış ticaret açığı 2021 yılına gelindiğinde 39.3 milyar dolara yükseliyor.

Bunu da bir önceki yıla göre yüzde 92.2 oranında artarak 10.3 milyar dolardan 19.8 milyar dolara yükselecek olan seyahat gelirlerinin telafi edeceği bekleniyor. Buradaki seyirde belirleyici olanın pandemi koşulları ve aşının bulunması olduğunu belirtmeliyiz.

3 yıl gibi kısa bir sürede, ekonomide yapısal bir dönüşüm gerçekleşmemişken büyüme yüzde 5 seviyesinde seyrederken cari açığın nasıl sıfırlanacağı ise bir muamma.  Dolayısıyla ikisinden birinin gerçekleşmeyeceğini söyleyebiliriz.

 

 

KUR TAHMİNİ

YEP’te GSYH’nin cari fiyatlara göre olan büyüklüğü ve dolar cinsinden büyüklüğü açıklanıyor. Bu iki büyüklükten hareketle ekonomi yönetiminin doları hangi düzeyde tahmin ettiğini hesaplayabilmekteyiz.

Buna göre dolarda bu yılın ortalama dolar kuru 6.91 TL olarak öngörülürken, 2021 yılı için ortalama kur 7.68 TL olarak tahmin edilmiş. 2022’nin kuru 7.48 TL, 2023’nin kuru ise 8.02 TL olarak öngörülüyor. YEP’in açıklandığı gün itibariyle dolar alış kurunun 7.80 TL olduğu dikkate alındığında önümüzdeki yıl kurdaki beklentinin yükseldiğinden daha fazla gerileyeceği yönünde olduğu anlaşılıyor.

 

 

 

 

İŞSİZLİK

İşsizlik oranının 2020 yılında yüzde 13.8 olacağı, 2021’de yüzde 12.9’a, 2022’de yüzde 11.8’e gerileyeceği öngörülüyor. 2020 yılı Şubat-Mayıs ortalamasının yüzde 13.3 olduğu dikkate alındığında Ağustos-Kasım ortalamasının yüzde 14.4’e yükseleceği anlamına geliyor. Son açıklanan rakamın Haziran dönemi olduğu dikkate alındığında hükümet kalan aylarda yasak ve kısıtlamalara rağmen işsizlik oranının daha da yükseleceğini bekliyor.

 

2019 yılında 28.1 milyon kişi olan istihdam 2020 yılında 1.3 milyon kişi azaldıktan sonra 2021 yılında 1.6 milyon kişi artarak 28.3 milyon kişiye yükselerek ancak telafi edeceği anlaşılıyor. İşsizlik rakamlarının büyüme tahminleri ile uyumlu olmadığı görülüyor. İstihdam kayıplarının telafi edilebilmesi ise büyümenin öngörülenin çok üzerinde artması ile mümkün görünmektedir.

 

KİŞİ BAŞI GELİR TAHMİNİ

Bir önceki YEP’te 2020 yılı için 9.739 dolar olarak öngörülen kişi başı gelirin 1.357 dolar azalarak 8.381 dolara gerileyeceği tahmin ediliyor. 2021 yılında tekrar 10.000 doların üzerine çıkacağı öngörülen kişi başı gelir bu seviyeyi ancak 2023 yılında yakalayabilecek. Bu aynı zamanda 2013 yılında görülen 12.575 doların 2.542 dolar altında kalınacağı anlamına geliyor.

 

 

Dr Ali Orhan Yalçınkaya

 

Yeni Ekonomi Programı Açıklandı; “Pozitif Büyüme Öngörüyoruz”

 

FÖŞ anlattı:  Ekonomi Eylül’de Tökezledi, Ekim’de Çakılacak

 

Çetin Ünsalan Yazdı: Kritik soru şu; Kaynak ne?

 

QNB Finansbank Araştırma:  Finansal koşullardaki sıkılaşma henüz sınırlı seyrediyor

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları