Sosyal Medya

Dr Yalçınkaya:  Faizi Artırmam, Likiditeyi Sıkarım

21 Ağustos 2020

Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta  vadeli repo ihale faiz oranını değiştirmeyerek yüzde 8.25’te sabit tuttu.

Kararı değerlendirmeden önce bir önceki toplantıdan bu yana gelişmelere göz attığımızda TCMB aylık beklenti anketinde, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 10.2’den yüzde 10.8’e; 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi 0.4 yüzde puan artarak yüzde 9.7’ye ve 24 sonrası için beklenti 0.2 yüzde puan artarak yüzde 8.6’ya yükselmişti.

 

Detaylarda, medyan değerler itibariyle, TCMB politika faizinin bu ay yüzde 8.25’te sabit kalacağı, 6-12 ay vadede ise yüzde 9.0’a yükseleceği beklentisi söz konusuydu. Ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti beklentileri ise Ağustos için yüzde 9.4, 3 ay sonrası için yüzde 10.0 ve 12 ay sonrası için yüzde 9.5 olmuştu. Bu, TCMB’nin likidite araçlarını kullanarak parasal sıkılaşmaya gideceğini ima ediyordu.

 

Kurdaki yükseliş ve enflasyon görünümündeki bozulma ile beraber Merkez Bankası yüzde 8.25 politika faizinden sağladığı 1 haftalık repo ihalelerini durdurmuştu. Bu faizin 1 puan altından sağlanan piyasa yapıcısı bankalara repo imkânını da önce yarıya indirmiş, sonra tamamen sonlandırmıştı. Böylece bankalar daha fazla gecelik repo (O/N) fonlama imkânını (yüzde 9.75) kullanmak zorunda kalmıştı.

TCMB, Kasım 2013’ten sonra ilk kez, faizi piyasada belirlenen geleneksel usulde repo ihaleleri açmaya başlamış, ihalelerde ortalama faiz politika ve O/N borç verme faizinin üzerine çıkmıştı.

TCMB tarafından bankalara sağlanan fonlamanın ağırlıklı ortalama maliyeti, 16 Temmuz’da yüzde 7.34 seviyesine kadar geriledikten sonra 19 Ağustos itibariyle yüzde 9.37’ye kadar yükselmişti.

Özetle TCMB PPK toplantısını beklenmeden parasal sıkılaşmayı hızla artırmıştı. Foreks’in yayımladığı ankette medyan beklenti politika faizinin yüzde 8.25’te sabit kalacağı yönündeydi.

Açıklanan karar metnine gelecek olursak, salgın döneminde uygulamaya konularak iktisadi faaliyetin toparlanmasını sağlayan, ithalatı canlandıran likidite ve kredi politikalarının alınacak kademeli tedbirlerle sıkılaştırılacağı anlaşılıyor. Neden olarak da birim maliyetlerdeki artışlara ilave olarak döviz kuru ve kredilerde yaşanan gelişmelerin talep yönlü dezenflasyonist etkileri sınırlaması ve bunun da çekirdek enflasyon göstergelerinin eğilimlerini yükseltmesi gösteriliyor.

Turizm gelirlerinde seyahat kısıtlamalarının hafifletilmesiyle kısmi bir iyileşmenin başladığını not eden Kurul, bir önceki toplantı metninde cari dengeyi destekleyici faktörler olarak saydığı ihracattaki toparlanma ve düşük emtia fiyatlarına bu toplantı metninde reel kur düzeyini de eklemiş bulunuyor.

Faizi artırmayarak likidite önlemleriyle durumu idare eden TCMB’den bundan sonrası için bankaları geç likidite penceresine yönlendirecek (yüzde 11.25) bir hamle gelebilir. Ama bunun için halen limitsiz olan gecelik borçlanma imkânının sınırlandırılması gerekiyor.

 

 

 

Dr Ali Orhan Yalçınkaya

 

Mevduat, Fon Akımı ve Rezerv Gelişmeleri

 

Türk Lirası aşırı mı değersiz yoksa düşüşü hak ediyor mu?

 

Yabancılar satışa doymuyor!

 

Negatif Faizin Ekonomiye Verdiği Zarar: Spekülatif Balonlar Şişiyor!

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları