Sosyal Medya

Güncel

YORUM: Geri kalmışlık nedir?

‘Demokrasi Matriksi‘nin 2019 yılı verilerine göre Türkiye, 2012-2019 döneminde en keskin düşüş gözlenen ülkeler arasında gösterildi. 2012’de ‘eksik demokrasi’ olarak sınıflandırılmasına rağmen hızlı demokratikleşme gösterdiği belirtilen Türkiye, 2019’da ise ‘ılımlı otokrasi’ seviyesine geriledi...

YORUM: Geri kalmışlık nedir?

Geri kalmışlık iki kuruş  uğruna demokrasiden uzaklaşarak popülist liderlerin peşinde macera aramaktır.  Kendi evini dışında cereyan eden toplumsal sorunlarla zerre kadar ilgilenmemektir.   Yüce Atamızın Cumhuriyeti emanet ettiği gençliğe paspas muamelesi yapmaktır.

Türkiye, maaaaaşşallah bir yanda “kendi hikayesini yazarken”, öte yanda da, Orta Çağ’a doğru Mehet Adımları’yla koşuyor.  İstnabul Ekonomik Araştırmalar anketine göre katılımcıların %52’si  İstanbul sözleşmesinin ne olduğunu bilmiyor. Almanya’da Würzburg Üniversitesi’nden bilim insanlarının dünya çapında demokrasilerin gelişimiyle ilgili yürüttüğü araştırmada Türkiye ‘ılımlı otokrasiler’ arasında yer alıyor.  Z Kuşağı da tümden gelecekten umudunu yitirdi.  Mühim değil, nasıl olsa Aya Sofya ibadete açıldı, ve sosyal medyada artık müstehçen içerik göremeyeceğiz.  Herşey güzel olacak!!!!

 

İstanbul Ekonomik Araştırmalar:  Katılımcıların %52’si İstanbul Sözleşmesi’nin ne olduğunu bilmiyor

Hergün bir kaç kadınımız erkek zulmüne kurban gidip, tarikatlar “medeni kanun istemezük” diye feryat ederken, toplumun yarısından biraz fazlasının kadın hakları umurunda değil.

Katılımcılara “Hükümet 2011 yılında Türkiye’nin de imzaladığı  İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını planlıyor. Sizce Türkiye İstanbul Sözleşmesinden çıkmalı mıdır?” sorusunu sorduğumuzda yaklaşık %40 ‘Çıkmamalıdır’ yanıtını verirken, %9 ise “Çıkmalıdır” yanıtını verdi. Bu araştırmada elde ettiğimiz en çarpıcı sonuç ise katılımcıların %52’sinin İstanbul Sözleşmesi’nin ne olduğunu bilmemesi oldu.

 

Araştırmamızın ikinci kısmında ilk soruya “Çıkmalıdır” yanıtını veren katılımcılara neden böyle düşündüklerini sorduk. Verilen yanıtlar içerisinde sözleşmenin boşanmalarda artışa sebep olduğu, erkekleri mağdur ettiği, mevcut durumu kötüleştirdiği ve gelenek ve ahlak kurallarımıza aykırı olduğu gibi ifadeler yer aldı. Öte yandan bu soruya verilen yanıtlara baktığımızda bazı katılımcıların İstanbul Sözleşmesi hakkında yanlış bilgi sahibi olduğu görüldü. Zira bazı cevaplar İstanbul Sözleşmesi’nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile karıştırıldığını gösterir nitelikte.

 

Araştırma: Türkiye ‘eksik demokrasi’den ‘ılımlı otokrasi’ye geriledi

Almanya’da Würzburg Üniversitesi’nden bilim insanlarının dünya çapında demokrasilerin gelişimiyle ilgili yürüttüğü araştırmada Türkiye ‘ılımlı otokrasiler’ arasında yer aldı.

Araştırmada ülkelerin demokratiklik ölçeği sırasıyla ‘işleyen demokrasi’, ‘eksik demokrasi’, ‘melez rejimler’, ‘ılımlı otokrasi’ ve ‘sert otokrasi’ olarak sınıflandırılıyor.

 

1900’lü yıllardan bu yana 175’i aşkın ülkedeki yönetim şekilleri ve demokrasi kalitesindeki değişimleri mercek altına alan ‘Demokrasi Matriksi‘nin 2019 yılı verilerine göre Türkiye, 2012-2019 döneminde en keskin düşüş gözlenen ülkeler arasında gösterildi. 2012’de ‘eksik demokrasi’ olarak sınıflandırılmasına rağmen hızlı demokratikleşme gösterdiği belirtilen Türkiye, 2019’da ise ‘ılımlı otokrasi’ seviyesine geriledi.

 

‘Eksik demokrasi’den ‘ılımlı otokrasi’ye gerileyen ülkeler arasında en belirgin örnekler olarak Türkiye’nin yanında Sırbistan, Macaristan, Brezilya ve Hindistan gösterildi. Türkiye matrikste 179 ülke arasında 140’ıncı sırada yer aldı.   (Kaynak:  Diken)

 

 

Z Kuşağı havlu  attı

 

Yakın bir zamanda oy verecek yaşa gelecek olmaları sebebiyle siyasetin dikkatini çeken Z kuşağı gençleri, Türkiye’nin geleceğine dair ümitsiz.

 

Milliyet gazetesinin mikrofon uzattığı gençler, yaşam tarzına saygı, düşünce özgürlüğü gibi kavramlara önem veriyor.

 

19 yaşındaki genç, Türkiye’ye dair umudu olmadığını şu ifadelerle anlatıyor:

 

Türkiye’ye dair umudum yok. Her yerde insan kayırma var. Liyakat denilen şey yok. Böyle olunca da insanın umudu da olmuyor. Siyasetle ilgilenmiyorum, sağcısı da solcusu da aynı. Türkiye’de insanların birbirine tahammülü yok. Hayatımı kafama göre yaşıyorum, yalansız ve kimseye zarar vermeden, ön yargılardan uzak. Ailem aşırı dindar ama benim yaşam tarzıma karışmıyor. Fakat uzun saçlı ve küpeli olduğum için çevremdeki bazı insanlar çok ön yargılı. Tek istediğim de iyi bir müzisyen olmak.

 

“Kişinin dini beni ilgilendirmiyor”

 

19 yaşındaki başka bir genç, Türkiye’de düşünce özgürlüğü olmadığını şöyle anlatıyor:

 

Mimarlık okumayı düşünüyorum. Genelde internette vakit geçiriyorum. ‘İyi ki internet var’ diyebilirim. Öğreniyoruz, bakış açımız değişiyor. Sadece okulda ya da ailemizden öğrendiklerimizden ibaret değil hayat. En basiti; kişinin dini beni ilgilendirmiyor. Karşımdaki insanın diniyle değil, vicdanıyla ilgileniyorum. Tuttuğu oruç, kıldığı namaz benim için bir şey ifade etmiyor. Çevreye, insana, hayvana karşı duyarlı mı önemli olan bu. Şort giymeyi çok seven biriyim ancak toplu taşıma kullandığımda giymiyorum, tacizden korkuyorum. Bu korkuyu yaşamak istemiyorum. Türkiye’de o kadar önemli konular varken biz çok farklı konuları konuşuyoruz. Ancak yanlış olan her şeyi de dile getiremiyoruz. Çünkü, düşünce özgürlüğümüz yok.

 

Hafızlık okuyor, insanların diniyle ilgilenmiyor

 

16 yaşında hafızlık okuyan bir genç de şunları söylüyor:

Hafızlık okuyorum, liseyi de dışarıdan okuyorum. Küçüklüğümden beri doktor olmak istiyordum, liseyi dışardan bitirirsem inşallah doktor olacağım. 24 saatin yaklaşık 9-10 saatini internette geçiriyorum. İnternette genelde oyun oynuyorum. Ailemle birçok konuda aynı düşünmüyorum, ancak bunları onların yanında pek dile getiremiyorum. İnsanların dini tercihleri ya da yaşam biçimleriyle ilgilenmiyorum. Ateist birine saygı duyarım, ancak arkadaşlık yapmam. Hepimizin inandığı ya da inanmadığı kendisine, herkes kendisinden sorumlu…  (Kaynka:  Milliyet, The Independent Türkçe)

 

YORUM:  Yoruma gerek var mı ya?

 

FÖŞ:  Kadın Eşitliği Olmadan Kalkınma da Olmaz

 

Sosyal medya düzenlemesi TBMM’ne geliyor

ANALİZ: Meral Akşener İstanbul Sözleşmesini savundu

 

Türkiye dâhil gelişmekte olan ülkeler pandemi sonrası sosyal patlama dalgası ile karşı karşıya

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler