Sosyal Medya

FÖŞ yazdı: Boynuna ilmik geçen kim?  Sosyal medya?  AKP?

23 Temmuz 2020

Bugün yine global Yahudi finans kartelinin önde gelen 3 ismi  ile Zoomlaşıyorum. CIA uydusu üzerinden geçiyoruz ki, MİT bizi dinlemesin diye. Zaten Yiddish konuşuyoruz.  Kişilerin ismini vermeyeyim,  övünmek olur, ama baş harfleri GS, JR ve BN.  Kadim dostlarım ve Üst Akıl Derneği’nde de sponsorlarım. Şu malum sosyal medyayı açık hava hapishanesine çevirecek “Sosyal Medya’yı da SABAH Gazetesi’ne Benzetme Yasası’na” çok hayıflanmışlar. Çünkü, Erdoğan rejimini yıkmak için muhalif ve vatan haini ve bozguncu-FETÖcü-radikal feminist içerik üreten gruplara büyük paralar dökmüşlerdi. Aya Sofya’yı ibadete açan Büyük Liderimiz’in artık sırtı yere  gelmez diye korkuyorlardı.

“Sosyal medya da olmazsa, nasıl darbe yapacağız, tam swap manipülasyonuyla  bir noktaya varıyorduk, kapıyı kapattılar” diye yakındılar.

Onlara “Merak etmeyin” dedim. “Boynuna yağlı ilmik geçen sosyal medya değil, AKP”.  Bu Yasa da tarihe “Sen de benim hatalarımdan birisin” yasası olarak geçecek.  Hemen Aya Sofya’yı ibadete açma kolposunun yanında.    KONDA’dan Bekir Ağırdır’ı okuyorum, Istanbul Ekonomik Araştırma ve Metropoll anketlerine bakıyorum, bu kahraman fakat vefasız millet denen illet, Aya Sofya’yı ibadete açtı diye AKP’ye tek kör oy vermez diyorlar. Vermez tabii, kim Koca Mustafa Paşa’dan, Bahariye’den, Göktürk’ten kalkıp Covid-19 bulaşma tehlikesini göze alıp Aya Sofya’da namaz kılmaya gidecek? Hadi, Covid-19 bulaşmaz diyelim, millette para mı kaldı ki 2 otobüs, bir feniküler, bir de metro bileti ödeyip namaza gidecek?  Acaba namaza gitmek için kredi çekmek mübah mıdır?  Cuma namazı Zoom’la seyredilebilir mi?   Artık kadın-erken eşitliğinden ekonomi politikası ve  uzay araştırmalarına kadar her konuda tek karar verici merci olan Diyanet’ten bu konuda yol göstermesini diliyorum.

Batı basını ve sözüm ona “Türkiye eksperleri” arasında pireyi deveye çevirten Aya Sofya hikayesi, 24 Temmuz’da şaaşalı bir açılış töreni ardından, tarihin tozlu raflarına kaldırılacaktır.

Soysal medyayı sansürleme girişimi ise   graviteyi kontrol etme girişimine benzer. Sosyal medya politikasında çok basit iki yol vardır. Ya, alabildiğine kapıları açıp her türlü deliliğe izin vereceksiniz, halkın aklına ve vicdanına güveneceksiniz. Ya da toptan yasak edeceksiniz. Ara-çözümlerin niye işe yaramadığını size kendi örneğimle anlatayım.

Halen 4 YouTube kanalım, satın alıp ötekileri kapatırlar diye yedekte tuttuğum 8 domain ismim, Instagram’da ise 11 ayrı ismim var. Gryder’da zaten Stud-Bull nickini kullanıyorum. Snapchat’e gelince, benim maske taktığım aletimi Türkiye’deki 40 milyon erkeğinkinden ayırt edebilecek savcı varsa alnını karışlarım. Atilla Yeşilada kanalından içerik çıkartırsın, yarın yedek kanalım olan Hose Manuel Lopez kanalını aktive edip, aynı içeriği oraya yerleştirir, bir de orta parmak işareti kondururum tepesine.

Diyeceksiniz ki, İran, Çin nasıl yapıyor?  Ha, oralarda durum başka. Onlar sosyal medya gelişirken baştan duvarları diktiler. Türkiye’de sanayi ve hizmetler teknolojik bağlamda Sanayi 0.3’le G4.5 arasında bir yerde, ama vatandaş köküne kadar dijitalleşti.  Son 10 yılda gazetelerin trajı %50’den fazla azalırken, sosyal medyaya içerik, izleyici ve reklam yağıyor.

Hele Türkiye gibi içerik tarayan Yapay Zeka ya da algoritmaların da kankalara yazdırıldığı ve araklamasyon  olduğu bir ülkede, 40 milyonu öteki 40 milyonun başına sansürcü dikseniz, yine başa çıkamazsınız. Artık Türkiye’de bile googletranslate’i kullanıp saçma sapan içeriklerle dolu binlerce site var. Ulan, kafamı bozmasınlar, googletranslate’de Mandarince butonuna basar, Çin’de ne yayınlanıyorsa, hepsini 20 bin websiteme yığarım, hadi bulup kapatsınlar. Ben sosyal medya işine girdiğimden bu yana site kurma ve açma ücretleri %100 düştü. Artık çok ufak bir aylık abonelik ücreti karşılığı size NASA kalitesinde websitesi yapan siteler var.

Yok, AKP aslında tüm kirli geçmişini bu yasayla temizleyecekmiş. Yasa sayesinde eski yolsuzluklar hiç bir zaman araştırılamayacakmış.  Yahu, bu ülkede kimse anonim Cloud server diye bir şey duymadı mı be?  Yüklerim tüm kirli çamaşırları Daniel Knechtbreth adına satın aldığım Avustralya menşeli bir Cloud dolabına, sansürcü içerik silme kararı alır, ben ertesi gün yine download ederim. Vay be, baktım bu makalede anlamını hiç bilmediğim 30 kelime kullanmışım. Benim için bile rekor.

Hadi yanıldım diyelim, mucize oldu ve AKP sosyal medyada sadece hoşuna giden içeriklerin yayınlanmasını sağladı. Bunun siyasi sonuçları ne olur bilen var mı?  Oryantalist’ler “Hah, işte ana akım medyayı kontrol etmek nasıl AKP’yi yenilmez kıldıysa, sosyal medyayı ele geçirmek de iktidarını 10 yıl daha uzatacak” diye bir sazan cevabı verir.

Şakadan da kötü!  Z Kuşağı hakkında hergün anket yapılıyor artık. Hatta, benim naçiz hesabıma göre, anketlerde sorgulanan denek sayısı, Z Kuşağı nüfusunun 2.5 katına ulaştı. Hepsinde de aynı sonuç çıkıyor. Z Kuşağı sanal alemde yaşıyor, ve işine karışılmasına feci halde bozuluyor. 2023’de sandık önümüze geldiğinde, Z Kuşağı potansiyel seçmenin %20’ni teşkil edecek. Şu anda tüm partilere mesafeli duran, ama AKP’ye tamamen sırtını dönen bu kuşağı protesto oyu vermek için sandığa çekeceksiniz, Sevgili AKP’li ülküdaşlarım.

Sosyal medyanın boynuna geçirmeyi planladığınız yağlı ilmik, ayağınıza dolanacak.

Beni sansurtikimdemisanki.net.org.cia’den takip edebilirsiniz.

Kapatılırsa senhalaugraskocum-atialanuskudarigecti.nz.bus’deyim.

 

FÖŞ

 

Websitemdeki yenilemeyi gözden geçirmenizi rica ederim:  http://atillayesilada.com/basin/

 

 

 

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları