Sosyal Medya

Evren Devrim Zelyut: Kırılmalar büyük değişimler getirecek!

22 Nisan 2020

Yaşadığımız ‘Virüs Krizi’ öncesi kur ve enflasyon yükselmeye başlamıştı. Merkez’deki rezervler suyunu çekmeye başlamış, yabancı tahvil ve hisseden çıkıyordu. Gelir dağılımında dünyanın en adaletsiz ülkelerinden biriydik… Peki ‘Virüs’le ne oldu? Yukarıda saydığım her başlıkta daha kötü rakamlarla karşılaşmaya başladık.

Bu kriz öncesi ‘Açlık Sınırı’ yani dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli beslenmesi için gereken tutarın altında yaşayan vatandaş sayısının 16 milyon olduğu tahmin ediliyordu. Açlık sınırı ise an itibari ile 2345 TL.

Krizle beraber 268 bin 717 firmanın, 3 milyon 44 bin 420 çalışanı ‘Kısa Çalışma Ödeneği’ne başvurdu. Başvuranların eşi ve bir çocuğu olduğunu kabul edersek, en az 9 milyon kişi 1752 TL almak için bekliyor.

Rakamlara devam edelim, 4,5 milyon haneye de 1000 TL yardım yapıldı/yapılacak… Aynı hesapla yardımdan etkilenecek kişi 13,5 milyon kişi eder… Ki, bu rakam başta verdiğimiz ‘Açlık Sınırı’ altında yaşayan toplam vatandaş sayısı ile örtüşüyor.

İşte bu 16 milyona kriz etkisi ile 3 milyon kişi daha eklendi, aileler ile rakam 25 milyona çıktı. Dikkatinizi çekerim bu 25 milyon kişi tatile gidemeyen, dışarda yemek imkanı bulamayan kimseler değil, bu vatandaşlar bildiğiniz zaman zaman aç kalan, yeterli beslenemeyen insanlar.

Devam edelim, kayıtsız çalışanları unuttum sanmayın. İş-Kur’a kayıtlı olmayan hizmet sektörü çalışanları bu krizde ilk biçilen kesim oldular. Onların da en az 3 milyon kişi olduğunu tahmin ediyoruz. Yani aileler ile rakama bir 9 milyon kişi daha ekleyebilirsiniz. O zaman 34 milyon vatandaşın son derece büyük zorluklar içinde olduğunu söyleyebiliriz. 85 milyon nüfusun, 34 milyonu! Geriye kalan 51 milyon ise balla, börekle yaşamıyor. Krizle artan gıda enflasyonu, işsizlik onları da vurdu…

Bu matematiği neden yaptım? 1999 Depremi ve arkasından 2001 Krizi ile geniş halk kitlelerinin fakirleştiğini, firmaların kapandığını görmüştük. Şimdi bu denklemin aynısı karşımıza çıktı. Bu sefer vuran deprem değil ‘Virüs’ oldu. Kurda ise bir gecede olmasa da 2017’ye göre yüzde yüzlük bir artışla karşı karşıyayız…

34 milyon açlık sınırında, 50 milyon ise dünkü yaşamını özlüyor… Düne göre bir farkımız var: 2001 öncesi insanlar varlık içinde değildi ama 2013 yılında Türk halkı FED dolarları sayesinde tatlı hayat yaşıyordu, bunu da deftere yazın…

Türk seçmeni devletin kaynaklarının nasıl savrulduğunu gördü, reformlardan uzakta kaldıkça ekonominin düze çıkamayacağını anladı, eğitim sistemindeki bozukluğun geleceği kendisinden çaldığını biliyor ve en önemlisi boş laflara artık karnı tok!

 

Demek istediğim şu: Doğal gaz, elektrik faturasıyla, et fiyatıyla, peynir fiyatıyla daralmış, ‘Virüs’ ile işini kaybetmiş seçmen burnundan soluyor! Faturayı AKP’ye kesti, zarfa koydu. Tebliğ için ‘Virüs’ün geçmesini bekliyor…

Önce ekonomide kırılmalar, bağlı olarak siyasette büyük değişimlerin yaklaştığını görüyoruz.

 

Prof. Dr. Seyfettin Gürsel: İşsizlik tusunami boyutlarında

 

 TURMOB:  10 milyon kişi işsiz kalabilir

 

Salgın Bayram’da biter mi? Ekonomi yazın normale döner mi?

 

Yorum: Erdoğan, muhalefetin yönettiği belediyelerin sosyal yardımlarını neden engelliyor?

 

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları