Sosyal Medya
**8*

2020’de siyaset: Ya kafa değişecek, ya hükümet

2 Ocak 2020

Yeni Yıla zil-zurna sarhoş, püfür püfür sigara tellendirerek girerken, bir yanda da Sevgili Başkan’ım için kadeh kaldırıyorum. Çünkü altı ay sigara ve içkiye zam yok. Bu da bana hem ucuza kafa bulma, hem de en karlı yatırımı yapma imkanı veriyor: TEKEL ürünü stokla! TL faizi brüt %10’a düşmüşken, enflasyon anketlere göre %12’ye doğru tırmanacakken, aptal mıyım mevduatta kalayım? İçki, gıda, benzin, ne varsa stoklayacağım.

Elimde olsa köprü geçişi de stoklardım, çünkü yeni yılda Yap-İşlet-Devret köprü geçiş ücretlerine %14 zam geldi. Yine Sevgili Başkanıma kadeh kaldırdım. Asgari ücrete %15, köprü geçiş ücretlerine %14 zam…Şimdiiiii…asgari ücret reel olarak köprü geçiş ücretlerine göre yükseldi demek değil mi bu?
Kardeşim, bırakın bu mangalda kül bırakmayan suni ekonomik başarılarla böbürlenmeyi, abra-kadabra yöntemlerle kur istikrarı sağlamayı, önce zam yapıp sonra Sevgili Başkanı’mın ianetiyle yarısını geri almayı (motorlu taşıtlar vergisi). Halk acından geberiyor. Her ay 3 anket yaptırıyorsunuz, “Ekonomiden memnun musunuz?” sorusuna ne cevap geldiğini görmüyor musunuz? Halkın %50-75’i ekonomik koşullardan şikayetçi, bir o kadarı da bu sene de ekonominin daha iyiye gitmeyeceğini düşünüyor.
Umudunu yitiriş bir toplumu yönetip, hala işleri düzeltmek için bizi perişan eden geçmişten kalma numaraları tekrarlıyorsunuz. Mesela, TCMB’yi faiz indirmeye zorlamak gibi. Varlık Barışı’nı altı ay uzatmak gibi.

Yetmezmiş gibi bir de kibir artık Kaf Dağı’nı sardı. Optimar gibi AKP’ye sempatiyle bakan bir kurumun anketine bakalım. Kanal İstanbul’a destek %38. Gerisi? Ya istemiyor, ya kararsız. Artıbir anketine göre İstabul halkının %72’si bu lanet hendeği istemiyor.

Eski yılda ABD yaptırımları, AB’yle bitmeyen bir mülteci itişmesi, Güvenli Bölge’yi güvenli tutma gibi diplomatik sorunları çözemedik. Noel Baba bir de İdlib’te sınırımıza yığılan 300 bin mülteci getirdi. Şimdi de Libya’da Ulusal Mütabakat Hükümeti’ne destek olacağız. Olalım tabii, bize deniz sınırları (münhasır alan) konusunda büyük kıyak yaptılar da, ortada iki büyük soru işareti var. Birincisi, Türkiye’nin kendi sahillerine de el atmasından acaip işkillenen Tunus ve Cezayir’in dostluğunu da kaybedeceksiniz, farkında mısınız? İkincisi, hangi donanmayla? Tank ve zırhlı araç taşıyan kaç uzun menzilli geminiz var ki Trablusgarp’a sıkışmış bir hükümete destek olabileceksiniz? İşte çok fazla cephede savaşmak ve sonuçlarını önemsememek de kibirdir.

Ama, Yeni Yıl’ın ilk makalesini karalar bağlamak, hükümete eleştiri üstüne eleştiri yağdırmak için kaleme almadım. Hiç bir toplum bu kadar hata yapan, bedelini de onlara ödeten bir hükümeti uzun süre sırtında taşımaz. Bu kış Erdoğan hükümeti için son şanstır. Ekonomiyi gerçekten ihya ederler, halk refahı yine sofrada ve cebinde hisseder, eyvallah. O zaman bu hatalar çorbası daha çok tuz kaldırır. Hükümet 2020’yi de çıkartır. Ama beceremeyecekler, çünkü “kafa sakat” yani ekonomik sorunları çözmek için uygulanan yöntemler külliyen yanlış.

Örnek? İşsizlik oranı artarken tüketiciyi kredi manyağı yapmak. Gelecek sene bu zamanda icra-iflaslardan ebesi ağlayan vatandaş kapınıza dayanır. Örnek: Yeni konuta daha düşük ipotek kredisi faiz uygulamak. Ulan, bu ülkede inşaatçılar birinci sınıf vatandaş da, ihracatçılar, yazılımcılar, turizmciler köle mi? Sen inşaatı kurtaracağım diye, zaten zar zor geçinen turizmciye %2 konaklama vergisi geçir!
Bakalım özel sektöre, yatırım hamlesi yapacakmış…Hangi parayla, lo? İşçilik %20 artmış (brüt asgari ücret). İthal girdiler %14-30 arası. Enerji en az %50. Vergi indirimi de yok. Ama talep zayıf, maliyeti fiyata yansıtamıyorsun? Bu işkadını nasıl para kazanıp da önce borç ödeyecek, sonra kalan naktiyle istihdam ve yatırım yapacak? Geçin bunları Kardeşim. Bu işi bilmiyorsunuz, beceremiyorsunuz, elinize-yüzünüze bulaştırdınız, yine bulaştıracaksnız.

Kış bittiğinde seçmen sizden illallah deyip Babacan ve Davutoğlu partileri önünde kuyruğa girecek. Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu ve diğer CHP belediye başkanları kurduğunuz bütün sinsi kumpaslar ve bütçe kesintilerini aşıp kentlerine hizmeti kesintisiz vermeyi başarırsa, AKP’den geriye akp kalır.
Siz daha Trump benim arkamı kollar diye ABD’ye posta koymaya devam edin. Senato Rusya ve Çin konusunda Trump’ın elini-kolunu bağlayan yaptırım yasaları çıkardı, size de aynı muameleyi yapacak. Suriye’de Güvenli Bölge’yi korumak ve göndereceğiniz Suriye’lilerle bölge halkını beslemenin maliyeti $8-10 milyara varınca, halk galeyana gelecek.
İşte makalenin başlığı bu ikilemlerden esinleniyor. Hükümet bu kafayla yola devam ederse, tabandaki kayıplar baharda MV’ne sıçrar. Kimse yeniden seçilmeyecek partide uzun süre kalmaz. Ya Erdoğan tarihe geçecek bir popülizm kampanyası eşliğinde rakip iyice palazlanmadan seçime gider, ya da TBMM onu zorlar.
Ama bunlar olmak zorunda değil. Bakın, yüksek değerli emlakta ek vergiden geri adım atılıyor. Yeni yılda Süleyman Soylu “Kadına yönelik şiddetle mücadele genelgesi” yayınlayıp, Türkiye’nin bu kanayan yarasını öncelediğini gösterdi en azından. Bu hükümet iyice sıkıştığında pragmatik, halk yararına kararlar da alabiliyor, Sırat Köprüsü’nden geçmeyi de becerebiliyor. Eğer partinin erimesi ve erken seçimde tarihe karışma riskini göze alamıyorsa, kafayı değiştirecek.
Benim açımdan kafa değişikliğinin simgesi yine bir kibir sembolü haline gelen “IMF istemezük” dayılanmasını bırakıp, stand-bye antlaşması yapmak. Ekonomi takımı da gidecek. Ali Babacan yeniden partiye davet edilerek bir taşla 2 kuş vurulabilir. Ama ben isimlerin peşinde değilim. Nüfus sorgulamadan kurrayla isim seçseniz, bu ekonomi ekibinden daha iyi yönetir ülkeyi.
Yol bitti, su bitti, Abilerim, ama sizin 15 yıllık başarılı yönetiminizin kazandırdığı bir itibar var, onu da bitirmeyin, akıllı olun.

2020 yılı Türkiye Ekonomisi Tahminleri

2020 siyaset: Ya IMF, ya erken seçim

Yılın ilk anketi Optimar’dan geldi

Evren Devrim Zelyut yazdı: Pollyanna İktisadi Ekolü ve 2020 Türk ekonomisi

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları