Sosyal Medya

Özlem Derici Şengül:  Doğalgaz keşfi bir dönüşüm hikayesi olabilir mi?

28 Ağustos 2020

Karadeniz’de 320 milyar m3’lük doğalgaz rezervi…

Türkiye ekonomisindeki kırılganlıkların ana kaynağı uzunca zamandır yalnızca pandemi sonrası küresel dengesizlikler nedeniyle değil, aynı zamanda Türkiye’nin kendi yapısal sorunları nedeniyle dış finansman ihtiyacı ve finansal istikrar kaybı oldu. Bunlardan en önemlilerinden biri olan enerji bağımlılığı ve yüksek enerji maliyetleri, ihracatın genellikle ithalatı aştığı kriz dönemleri dışında cari işlemler dengesinin açık vermesine neden oldu. Bu nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sakarya’nın Tuna-1 bölgesinde 320 milyar m3 doğalgaz rezervi bulunduğu açıklaması beklenen 800 milyar m3’ün altında da olsa büyük memnuniyetle karşılandı.

Çeşitli mühendisler tarafından yapılan teknik açıklamalara çok hakim değiliz ancak gazın net miktarı, çıkarılmaya uygun olup olmadığı ve ne kadarlık bir maliyetle çıkartılma işleminin yapılacağı daha sonraki çalışmalarla netleşeceği için bu açıklanan rezerv miktarı aşağı veya yukarı yönlü revize edilebilir. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylediğine göre doğalgaz arama çalışmaları Akdeniz’de ve de yurdun çeşitli yerlerinde denizden ve karadan devam ediyor ve önümüzdeki dönemde daha fazla doğalgaz bulunması söz konusu olabilir.

 

Bulunan yeni rezervle ilgili hedef doğalgazın 2023 yılında kullanıma sunulur hale gelmesi ancak uzmanlar rezervin kullanılır hale gerekli gelmesinin öncesinde gerçekleştirilmesi gereken yatırımların çok daha uzun zaman alacağını, gazın kullanımının 5-7 yılı bulabileceğini belirtiyorlar.

 

Yılda 50 milyar m3’e yakın tüketim…

Türkiye 2019 sonu itibariyle 52 milyar m3 olarak tahmin edilen miktarın altında kalarak 45.3 milyar m3 doğalgaz tüketimi gerçekleştirmiş durumda. Bu tüketim miktarı 2018 yılının %8.0 altında ancak ekonomik aktivitede canlanma görüldükçe doğalgaz tüketim miktarında da artış görmemiz söz konusu olacaktır. Buna göre yılda yaklaşık 50 milyar m3’lük bir doğalgaz tüketimi tahminine dayanarak, bulunan rezervin Türkiye’nin yaklaşık 6 yıllık doğalgaz ihtiyacını karşılayacağı söylenebilir. Ancak bunun Türkiye’nin toplam enerji faturasına etkisini hesaplarken gazı çıkarma ve gaz dağıtım hatlarına iletim yatırımlarının maliyetini göz önünde bulundurduğumuzda 5-5.5 senelik doğalgaz ihtiyacını karşılayabileceğini varsaymak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Türkiye 2019 yılında itibariyle 45.3 milyar m3’lük tüketime karşılık önceki seneye göre %10.1 artışla 45.2 milyar m3’lük ithalat gerçekleştirmiş. Önümüzdeki dönemde ekonomik canlanmanın belirginleşmesi bu oranın da üzerinde bir artışı beraberinde getirecek, enerji faturasının büyümesine neden olacaktır.

 

İthalat anlaşmaları yenilenmeyebilir…

 

Türkiye’nin 2019 itibariyle yılda 34 milyar m3’ü Rusya’dan ve 16 milyar m3’ü Türkmenistan’dan olmak üzere toplam 71.8 milyar m3’lük doğalgaz ithalat anlaşması bulunuyor. Petrol ve Doğalgaz Platformu Derneği’nin sağladığı verilere göre Türkiye’nin şu anda yeni bulunan rezervin kullanıma sunulacağı belirtilen 2023 yılına kadar yılda 12 milyar m3’ü Rusya’dan olmak üzere 23.8 milyar m3’lük ithalat anlaşması sona eriyor. Sonrasında ise 2026 yılında İran ile yapılmış olan 25 yıllık ve yılda 10 milyar m3’lük doğalgaz ithalatını öngören anlaşma sona eriyor. Bu anlaşmalarda al ya da öde koşulu olup olmadığını bilmiyoruz ancak bu süreye kadar bulunan doğalgazın kullanıma sunulur hale getirilmesi bu anlaşmaların yenilenme ihtiyacını ortadan kaldıracaktır. Bu da yılda 10 milyar dolara yakın bir tasarruf anlamına geliyor.

 

Türkiye mevcut doğalgaz ithalatının %33.6’sını Rusya’dan, %21.2’sini Azerbaycan’dan gerçekleştiriyor. Azerbaycan’ın devreye girmesiyle yıllar içinde payı azalan Rusya’nın önümüzdeki dönemde süresi dolan anlaşmaların yenilenmemesi ile payının daha da azalması söz konusu olacaktır.

 

Enerji faturasında düşüş imkanı…

 

Türkiye’nin 2019 yılı itibariyle yıllık 13 milyar dolar civarında (GSYH’nin %1.7’si) bir doğalgaz ithalatı faturası bulunuyor. Bu da 5 yılda 65 milyar dolar civarında bir tasarrufa karşılık gelir ki Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Sönmez de açıklamasında “geriye dönük hesaplandığında gazın değeri 65 milyar dolar” demişti. Böylece Haziran 2020 itibariyle 12 aylık toplam bazda 27.9 milyar dolar olan enerji dış ticaret açığının hemen olmasa da önümüzdeki 10 yıl içerisinde kalıcı olarak düşüş gösterdiğini görebileceğiz. Bu da doğrudan cari açığa yansıyacak ve GSYH’ye oran olarak açığı 1.5 puanın üzerinde düşürecektir. Hatırlatmak gerekirse cari denge 2019 sonunda %1.2 fazla verdi ancak 2018 yılında cari açık GSYH’nin %2.6’sı seviyesindeydi.

 

Doğalgaz bir dönüşümün habercisi olabilir mi? …

 

Haberin öncesinde piyasada oluşan beklenti nedeniyle Türkiye için bir dönüşümün habercisi olarak algılanan doğalgaz keşfinin hem makroekonomik açıdan hem de kalkınmışlığa hizmet açısından bir dönüşümün habercisi olmaktan çok uzak olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’nin enerji bağımlılığını azaltmakta önemli bir adım olduğunu kabul etmekle birlikte ara malı ithalatına dayalı üretim yapısında bir dönüşüm gerçekleşmeden cari açık yaratmayan bir büyüme gerçekleşmesinin zor olduğunu düşünüyoruz.

 

Bu konuda yapısal bir reform söz konusu olmadan yaratılan her büyüme hamlesi enerji dışı ithalat talebini körükleyecektir. Cari açıkta ve dış finansman ihtiyacında kalıcı ve kalkınmaya hizmet eden bir düşüş hem çıkartılan doğalgaz miktarının çok daha büyük boyutlarda olmasını hem de bununla birlikte katma değerli üretim ve ihracata dayalı bir büyüme modeli ile mümkün olacaktır.

 

Özlem Derici Şengül

Spinn Consulting Founding Partner

 

 

FÖŞ yazdı: Türkiye’nin kaderini değiştirecek keşif

 

Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Gazsal dönüşüm’

 

Abdulkadir Selvi Yazdı: “Albayrak’tan yeni dönemin kodları”

 

Doğalgaz fiyatı düşebilir!

@ozlemderici

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları