Sosyal Medya

Reel sektör

Enerjinin geleceği Fosil Yakıtlar Değil, Teknoloji

IEA, kömür yakıtlı elektrik üretiminin düşüşte olduğunu ve 2040 yılına kadar Sanayi Devrimi’nden bu yana ilk kez küresel enerji arzının yüzde 20’sinden daha azını oluşturacağını kanaatinde...

Enerjinin geleceği Fosil Yakıtlar Değil, Teknoloji

 

Kaynak: Bloomberg, Nathaniel Bullard 

Petrol uzmanları, onlarca yıldır aynı uzun vadeli tahmin zorluğuyla boğuşuyorlar: Gelecekte dünyadaki sıvı hidrokarbon rezervlerinin ne kadarının, nerede ve hangi ürünlerde kullanılacağını bulmak.

Ve on yıllardır uzun vadeli görüş oldukça tutarlıydı: Toplam olarak, ekonomi ve nüfus büyüdükçe küresel talep de artıyor. Kısa vadeli trendler oldukça çalkantılı  (mevcut petrol talebi Covid-19 sayesinde bir yıl öncesine göre günlük olarak 10 milyon varilden daha az), uzun vadeli grafik düzgün ve hareketli biçimde artıyor.

Petrol İhraç eden Ülkeler Örgütü ve Uluslararası Enerji Ajansı’nın en son iki uzun vadeli tahmininde de farkı sonuçlar ortaya çıkıyor. Talep artışının yukarı trendi kırlıyor. Petrol talebi, en muhafazakâr senaryolarda bile kısa sürede zirveye yaklaşıyor. Petrol İhraç eden Ülkeler Kurumu (OPEC) ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), petrol talebinin 2040 yılına kadar artmaya devam ettiğini gösteriyor ve hatta OPEC 2045 talebinin 2040’a kıyasla mütevazi miktarda azalacağını öngörüyor.

Daha da önemlisi, dramatik politika düzenlemeler nedeniyle, zaman zaman 2019 seviyelerinin altına düşen gelecekteki petrol talebi konusunda yarım düzine farklı tahmin mevcut. Bu sebeple, petrolün geleceğine yatırım yapan bazı şirketler için petrol talebi yükselişi her zaman olduğu gibi gündemde.

IEA ve OPEC’in tahminleri yakından incelendiğinde “petrol talebinin yakında zirve yapmasından” fazlası var. Örneğin IEA, kömür yakıtlı elektrik üretiminin düşüşte olduğunu ve 2040 yılına kadar Sanayi Devrimi’nden bu yana ilk kez küresel enerji arzının yüzde 20’sinden daha azını oluşturacağını kanaatinde. Bu düşüş çarpıcı görünse de nedeni durumun göründüğü gibi olmasından kaynaklanıyor. On yıl önce, IEA’nin böyle bir durumu öngörmesi “akıldışı” olarak karşılanırdı. 2010 Dünya Enerji Görünümünde bile, “kömürün küresel elektrik üretimin omurgası olmaya devam ettiği” savunuluyordu.

Teknoloji odaklı enerji analistleri ve gözlemcileri için daha az rasyonle  olarak karşılanan ve eşit derecede dramatik olan, IEA’nin bugün ve gelecekte en ucuz olarak gördüğü yakıt türüdür. IEA genel müdürü Fatih Birol, güneş enerjisinin “dünya enerji piyasalarının yeni kralı” olacağını belirtiyor.

OPEC’in ilgi alanı sadece petrolle sınırlı olsa da kurumun enerjinin geleceği hakkındaki görüşüne yaratıcı olarak bakmakta fayda var. Bu bakış açısını daha önce uyguladığımuzda, bir önceki sefer petrol talebindeki artış bileşenlerinin karayolu taşımacılığı, petrokimya ve havacılık gibi birkaç sektörde büyük ölçüde çarpıtıldığını gözlemlemiştik. Covid-19, bazı pazarlarda petrokimya talebinde olduğu gibi karayolu taşımacılığında da bir toparlanma oluştursa bile, bu sene havacılık sektörünü kötü vurdu. Daha da önemlisi, teknolojik gelişmeler, tıpkı güneş enerjisi sektörünün büyümesi ve gelişmesinin kömür için olan beklentileri değiştirmesi gibi, petrolün üstünlüğünü daha da kestirilemez hale getiriyor.

2020’de petrolün geleceğini düşünenlere karşı çıktığımız nokta, OPEC’in zaman içinde tercih ettiği ifadelere bakmak ve bunun petrolün geleceğini değiştiren faktörleri nasıl yansıttığını düşünmektir. Açıklamaları bir önem ölçüsü olarak düşünelim: Bir şeyden ne kadar çok bahsedilirse, o yıl enerjinin geleceği hakkındaki açıklama için önemli olma ihtimali de aynı ölçüde artar.

On üç yıl önce, kısıtlı arz, artan talep, yüksek olan ve daha da yükselen petrol fiyatları döneminde, çıkartılabilip piyasaya sunulabilecek petrol miktarı ve kaynaklarından Dünya Petrol Görünümünde her üç sayfada bir bahsediliyorken, teknolojiden daha az ve iklimden çok az bahsedilip, elektrikli araçlardan bahsedilmezdi.

2019 yılına gelindiğinde, teknolojiden kaynaklara oranla 3 kat daha fazla bahsedilmeye başlandı. Bu nedenle elektrikli araçlar kaynaklardan daha fazla, iklim de her ikisinden fazla bahsedildi. 2020 yılına gelindiğinde teknolojiden söz edilmesindeki keskin düşüşü fark edebilirsiniz. Elektrikli araçlar ve teknoloji konusundaki söz edilmeler önemli ölçüde azaldı, ancak şimdiye kadar bahsi açılmayan bir şeyden neredeyse 400 kez bahsediliyor: Kovid-19 salgını. Bu durumda petrole nazaran, uzun vadeli trend olarak sayılan teknoloji ve elektrikli araçlardan daha az bahsedilmesi şaşırtıcı değil. Ancak uzun vadeli olarak akıllara gelen soru pandemi ile ilgili değil. Asıl soru teknoloji ve petrol talebinin yeni teknolojilere, kömürün güneş enerjisine verdiği tepki gibi, yapısal bir talpe gerilemesiyle yanıt verip vermeyeceğiyle ilgilidir.

 

Çeviri: Cem Cetinguc

 

ParaAnaliz Online Seminerler eğitmen kadrosu ve içerik bilgileri linkte

 

IBM Anketi: ‘Covid dijitalleşmeyi hızlandırdı’

FÖŞ:  Doğalgaz Keşfi Türkiye’nin “Makus Kaderini” Değiştirir mi?

 

 

OECD’den 100 Milyar Dolarlık Vergi Devrimi

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler