Sosyal Medya

Çetin Ünsalan: Parayla girişimci batırmak

26 Kasım 2020

Son günlerde ekonomi gündeminin başlığını esnafın durumu oluşturuyor. Bilhassa pandemiyle birlikte zaten sıkıntıdaki bu kesimin daha da dara düşmesi, ekonominin taşıyıcı kolonlarından biri olmasıyla nedeniyle daha büyük tahribat yaptı.

 

Aslında pandemi öncesinde de durum çok tatlı değildi. Ama sağlık önlemleri çerçevesinde getirilen kısıtlamalar son darbeyi vurdu. Fakat ben resmi biraz daha büyütmek istiyorum. Yani buna KOBİ’leri, hatta pozitif ayrımcılık yapılmayan geniş çaplı büyük firmaları da dahil etmek gerekir.

 

Bugünlerde yine ekonomide reform adı altında bir takım desteklerden bahsediliyor. Tahmin edin ana tema yine ne? Kredi olanaklarının genişletilmesi… Zaten çocuğuna harçlık vererek eğitim verdiğini zanneden ebeveyn halimiz nedeniyle bu durumdayız. Lakin ders almıyoruz.

 

Şunu kabul edelim ki firmalarımızın sermayeleri kısıtlı. Bu nedenle şüphesiz destek vermeliyiz. Ama borçlanma imkanı sunarak durumu kurtardığımızı zannetmekten de vazgeçmek durumundayız.

 

Destek diye sürekli kredi teklif eden ekonomi yönetiminin, bugünlerde ekonomiyi birinci maddeye çekmişken artık bundan ders alır bir görüntü vermesi şart. Çünkü batık miktarını o kadar arttırdık ki, halen para verip biraz daha batırmanın telaşı içerisinde bir görüntüyle buradan çıkmamız mümkün değil.

 

Önce şu dilimizden reform sözcüğünü çıkaralım. Zira bu ülkede ne zaman bir reformdan bahsedilse, her şeyin daha kötü sonuçlandığını gördük. Bu, reform kavramından değil, bizim reformun içini doldurmayan, hamasi yaklaşımımızdan kaynaklanıyor.

 

Siyasiler çıkıyor; şu kadar kredi verdik; şöyle destekler sunduk gibilerinden söylemlerde bulunuyorlar ama bu kredileri ve destekleri niye verdiklerini, sonuçta da ortaya ne çıktığını anlatmıyorlar. Anlatamazlar zira kaşıkla verip kepçeyle alıyorsunuz, başka hiçbir yapısal soruna neşter vurmuyorsanız, sadece girişimci batırırsınız.

 

Girişimci demişken; sürekli bir yeni girişim yaratmak derdinden vazgeçip, mevcut girişimleri toparlayacak metotları tartışmaya başlamanın vakti geldi de geçiyor bile… yine ısrarla altını çizeceğim ki, envanter çalışmalarını yapmadan, gerçek nüfus/firma oranlarını çıkarmadan, akılcı bir ekonomik program ortaya koymadan para vererek ancak insanları batırırsınız.

 

Bu batırdığınız müteşebbisler de zincirleme olarak tedarikçilerinden bankalara kadar her dokunduğuna zarar verir. Günün sonunda sadece para saçar ve büyük bir görev zararı gerçeğiyle karşı karşıya kalırsınız.

 

O yüzden finansmandan firma sayısına, rekabet koşullarından yeni ekonomiye uyuma kadar her başlıkta gerçek bir program yapmalı; planlama üzerinden kıt kaynakları kullandıracak sistemler kurmalı, mevcut kamu alacaklarını dondurmalı ve piyasada uç noktadan başlayarak ödemelerin yapılmasını sağlayacak sistemleri tartışmalıyız.

 

Aksi takdirde destek içi boş bir kredi satışına, krediler de daha büyük batıklar eşliğinde ülke ekonomisine köstek olan bir yapı haline gelmeye devam edecektir.

 

cetinunsalan@yahoo.com

 

 

Çetin Ünsalan: Dolara şaşırıp, altınla oynamak

 

 

Güldem Atabay & Semih Sakallı: Reform tartışmaları gölgesinde Türkiye ekonomisi nereye?

 

 

Tuncay Mollaveisoğlu derinleşen ‘durgunluğu’ yazdı!

 

FÖŞ:  Türkiye’nin 3 Büyük Finansal Sorununu Çözmek Zorundayız

 

 

 

@cetinunsalantv

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları