Sosyal Medya

Raporlar

Turkrating raporu:  İnşaat sektörü 2020

Eylül 2019 döneminde yapı ruhsat ve kullanma izinlerinde düşüş görülmektedir. 2018 yılında yapı ruhsatı verilen daire sayısı 662 bin, yapı…

Turkrating raporu:  İnşaat sektörü 2020

Eylül 2019 döneminde yapı ruhsat ve kullanma izinlerinde düşüş görülmektedir. 2018 yılında yapı ruhsatı verilen daire sayısı 662 bin, yapı ruhsatı verilen yüzölçümü ise 147,9 milyon m² iken, bu istatistikler Eylül 2019 döneminde sırasıyla 180 bin konut ve 45,5 milyon m² olarak gerçekleşmiştir. Sektörün geleceğinde öncü gösterge niteliğinde olan ve beklentimize paralel olarak ciddi oranda düşen söz konusu izin istatistikleri olumsuz bir tablo çizmeye devam etmektedir.

 

Merkezi Hükümet, vergi ve harç avantajının yanı sıra inşaat sektörüne finansman desteğinin de verilmesini kalkınma programına almıştır. Söz konusu programa göre belli bir aşamaya gelmiş ve bitirilmeye yakın projelerin tamamlanması için finansman desteği verilmesi öngörülmektedir. İnşaat sektörünün bankalardan kullandığı kredi büyüklüğü finans sektörünü ciddi şekilde etkileyen bir yapıdadır. Kasım 2019 itibarıyla inşaat sektörünün bankacılık sektöründeki net nakdi kredi tutarı 220,1 milyar TL olup, bunun %9,3’lük kısmı yasal takibe düşmüştür. İnşaat sektörüne kullandırılmış olan toplam net nakdi kredinin 97,5 milyar TL’si kamu bankalarınca kullandırılmıştır.

Bu nedenle inşaat sektöründeki riskin yarısı neredeyse kamu bankaları üzerinde yer almaktadır. İnşaat sektörünün kullanmış olduğu kredilerin takibe düşme hızı, 2019 yılında oldukça artmış; Kasım 2018 döneminde %3,7 olan takibe düşme oranı, Kasım 2019 döneminde %8,5’e yükselmiştir. İnşaat sektörünün toplam gayri nakdi kredi tutarı ise Kasım 2018 dönemine göre sınırlı bir artış göstererek 158,9 milyar TL’ye yükselmiştir. Tahminlerimiz doğrultusunda birçok inşaat şirketi, ekonomik ortamın stresine karşı hazırlıksız olması nedeniyle sektörden çıkış yapmak zorunda kalmıştır. Birçok banka yeniden yapılandırmalar ile inşaat sektördeki risklerini tekrar düzenlemiştir. Temerrüde düşen inşaat sektörü kredilerinin yanı sıra yeniden yapılandırmaların bankacılık sektörünü olumsuz etkilemeye bir süre daha devam edeceği düşünülmektedir.

 

Mali disiplinin sağlanması ve kamu harcamalarında tasarruf amacıyla ihalesi yapılmamış ya da ihalesi yapılmış ancak başlamamış projelerin askıya alınması sonucu, Kamu Özel İşbirliği ve kamu taahhüt projelerinde gerileme yaşanmıştır.

2013-2016 döneminde toplamda altmış sekiz KÖİ projesi gerçekleştirilmiştir. 2017 yılında on bir, 2018 yılında sekiz KÖİ projesi gerçekleştirilirken bu sayı 2019 yılında beklentimiz çerçevesinde düşerek sadece dört proje ile sınırlanmıştır.

Yurtiçinde büyük çapta projelerin sınırlanması nedeniyle büyük inşaat şirketlerinin uluslararası projelere olan ilgisi artarak devam etmektedir. Uluslararası alanda oldukça iyi bir tecrübeye sahip olan Türk inşaat sektörü, 1972’den 2019 yıl sonuna kadar 126 ülkede 400,4 milyar dolar değerinde 10.108 proje üstlenmiştir. 2019 yılında inşaat sektörünün yurtdışında üstlendiği proje bedeli 18 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Sektörün yasal çerçevesinin yetersiz olmasına rağmen bu alanda bazı önemli adımlar atılmaktadır. Aralık 2019 döneminde yürürlüğe giren müteahhitlik sınıflandırma zorunluluğunun, sektörün pozitif ayrışmasına katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Söz konusu uygulamayla; iflas eden, usulsüz hareket eden ve işlerini askıya alan müteahhitlere inşaat yapma izni verilmeyecektir. İzin verilmiş olan projelerde can ve mal güvenliğini tehdit eden bir durumun yaşanması durumunda yetki belgesi 10 yıl boyunca iptal edilecektir. Söz konusu müteahhitlik yetki belgesi 8 gruba ayrılmakta, bunun haricinde geçici yetki belgeleri de bulunmaktadır. Bu yasa ile herkesin müteahhit olmasının önüne geçilerek sektörde uzmanlaşmanın önü açılmıştır.

Özellikle 2019 yılının ikinci yarısından itibaren faiz oranları ve teşviklerin etkisiyle canlanan sektör, 2020 yılı için olumlu bir beklentiye sahiptir. Yatırım ortamının halen geçen dönemin sıkıntılarını barındırdığı inşaat sektörü, her ne kadar ekonomi içerisinde önemli bir yer tutsa ve kısa vadede olumlu gelişmeler yaşansa da gelecek performansı makroekonomideki iyileşmeler çerçevesinde şekillenecektir.

 

 

Raporun tamamını okumak için tıklayın

 

 

 

 

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler