Sosyal Medya

Piyasalar

YKY Strateji Notu: Demir Zar

Carl von Clausewitz’in ünü, sadece askeri strateji alanı ile sınırlı değil. Askeri akademilerde tez konusu olan Clausewitz, “yönetim gurularının” da…

YKY Strateji Notu: Demir Zar

Carl von Clausewitz’in ünü, sadece askeri strateji alanı ile sınırlı değil. Askeri akademilerde tez konusu olan Clausewitz, “yönetim gurularının” da ilgisini çekmiş Boston Consulting Group kendisi ve stratejileri hakkında kitap dahi yayınlamıştır. Bu kadar popüler olmasına rağmen fikirlerinin, özellikle de “muhteşem üçleme” (wunderliche dreifaltigkeit) veya “paradoksal üçleme’’ kavramları bizce yeterince vurgulanmamıştır. Belki bunun sebebi, Clausewitz’in fikirlerini orijinal dili Almanca okumamak veya Rene Girard gibi uç yorumları zorlama isteği olabilir.

Carl von Clausewitz’in “üçleme” kavramında, özellikle belirsizliğe ve şansa vurgu vardır. Kendisi şansın rolünü vurgulamak için Schiller’in ilk defa kullandığı ‘‘demir zar’’ benzetmesini kullanır. Uzmanlığın ve otoritenin kesin yorumlarda bulunma ile ortaya konduğu düşünülür. Fakat riskler ve önlemlerin daha doğru bir şekilde değerlendirilebilmesi için özellikle ‘’toplum davranışları’’ ile ‘’ekonomi ve piyasalar’’ gibi karmaşık sistemlerdeki bazı konularda gerekli tüm bilgilere sahip olmanın mümkün olmadığının itiraf edilmesi ve şansın rolünün de kabullenilmesi gerekiyor. Belirsizliğe rağmen karar alırken bu belirsizliğin farkında olmak yok saymaktan çok daha yararlı.

Bu piyasalar için geçerli olduğu kadar deprem gibi doğal afet veya virüs salgınları için de geçerli. Aşırı basitleştirmek gerekirse teknik dilde bu tip risklere kalın kuyruklu (fat-tailed) risk denir. Sebebi de; sadece finansal değil, karmaşık sistemlerin serilerin normal dağılımdan daha kalın kuyruklu bir dağılıma sahip olmasıdır. Bu tip risklerde bizce daha doğru yaklaşım, tüm bilgi ve veriler oluşmasını beklemek ve linear olasılıklar ile düşünmeye çalışmak yerine proaktif, gerekirse aşırı ihtiyatlı davranmaya çalışmak olmalı.

Geçen haftaki yorumumuzu da aslında bu bakış açısı ile yazmıştık. “Piyasaların yükselmeye devam etmesi için sebeplerin olmasıyla birlikte, trend ve momentum olumlu devam etse de özellikle ABD piyasalarında oluşan aşırılıkların göz ardı edilmemesi gereken seviyelerde olduğunu düşünüyoruz.

Baktığımız birçok değişik ölçüye göre tarihi aşırılıklar ile karşı karşıyayız. Tarih her zaman tekerrür etmiyor. Ancak istatistik, istediğiniz sonucu desteklemek için maalesef çoğu zaman yanlış kullanılsa da, geçmiş örnekler ışığında özellikle ABD piyasalarının önümüzdeki kısa dönem için risk getiri açısından daha az cazip hala geldiğini görüyoruz.

Orta ve uzun vadeli görüşlerimiz değişmedi fakat oradaki potansiyel bir düzeltmenin, bizimki dahil diğer piyasaları etkileme potansiyelinin göz ardı edilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Taktik ve strateji olarak, ‘‘bunların nasıl anlamları var?’’ diye baktığımızda iki uç yaklaşım diyebileceğimiz ‘’her şeyi sıfırlamak’’ ve ‘’hiçbir risk yokmuş gibi davranmak’’, bizce çok makul değil. Kısmen proaktif davranıp risk azaltmanın, kısmen bazı potansiyel katalizörleri takip etmenin ve risk yönetimine daha fazla odaklanmanın daha makul olduğunu düşünüyoruz.”

Bildiklerimiz var, bilmediklerimiz var, daha önemlisi şu an bilmediğimizi bilmediklerimiz var. Dolayısıyla bakış açımız ve yaklaşımımız henüz değişmedi.

Örneğin ‘’Corona Virüsü’’ ile ilgili okuduğunuz kaynağa göre farklı bilgi ve istatistiklere ulaşıyorsunuz. Genelde 2003 SARS salgını ile benzerlikler kurulsa da, şu an itibariyle bilmediklerimiz epey fazla ve kesin yorumlarda bulunmak pek mümkün değil. Bildiklerimizi düşündüğümüzde; SARS, Kasım 2002’de ilk defa görülmesine rağmen Mart 2003’te ancak Çin gazetelerinde yer almasına izin verildi. Hatta Çin, o dönem Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırma yapmasını dahi engellemeye çalışmıştı. Bu sefer ise Çin’in verdiği bilgilere güven tam olmamakla birlikte; bilgi akışının daha fazla olduğu ve sorunu örtbas etmeye çalışmak yerine, kabaca İtalya kadar bir nüfusu temsil eden milyonlarca insanı nerdeyse karantinaya almak gibi tedbirlerin alındığı görülüyor.

 

Hem bunun harcama üzerine etkisi hem de Wuhan’ın otomobil üretimi için önemli olması nedeniyle bunların elbette ekonomik maliyeti olacaktır. Ama ne kadar olduğunu söylemek mümkün değil. Önceki salgınlarda, genelde mevsimsel olarak etkilerin Şubat ve Mart gibi gerilemeye başladığı görülüyor. Corona Virüsü’nün, bulaşıcılığı ve ne kadar ölümcül olduğu ile ilgili bilgiler netleşene kadar tüm tahminlerin, ‘’hata payı yüksek’’ olarak düşünülmesi gerektiğine inanıyoruz.

 

Baş Stratejist Murat Berk

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler