Sosyal Medya

Güncel

Corona Güncesi:  İnkara devam

Hastaneye yatan bu 600 hasta, Dünya ortalamasında olduğu gibi toplam hasta sayısının yüzde 10’u ise matematiksel olarak Türkiye’de “gerçek” günlük hasta sayısı 6 bin civarında demektir.....

Corona Güncesi:  İnkara devam

Hayret ki, ne hayret, Pazartesi günü de Türkiye’de yeni korona hasta sayıs 1.000 direncini yukarı kıramadı!

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’de Koronavirüs nedeniyle 19 kişinin daha hayatını kaybettiğini, 995 yeni vaka tespit edildiğini açıkladı. Böylece toplam ölü sayısı 5 bin 747’ye, vaka sayısı 233 bin 851’e yükseldi. Bakan Koca verilere ilişkin, “Vaka artışlarının önümüzdeki günlerde ülke geneline yayılmasından endişe duyuyoruz” açıklamasını yaptı.

Bu verilerin artık hiç bir inandırıcılığı kalmadı. Kapakta göreceğeiniz günlük vaka eğrisi, cetvelle çizilmiş gibi düz.  Bakanlığın, veya ona bilgi veren yerel kamu kuruluşlarının hata ya da hile yaptğına dair bir çok delil ortaya çıkmasına rağmen, Bakan Koca, basının önüne çıkıp açıklama yapmıyor. Sadece bilgi notuyla hesap verme gününü geciktiriyor.  Türkiye’de günlük gerçek vaka sayısı kaç kişi olabilir? Harbi 2ci dalga ne zaman başlar?

 

Önce, Bakanımız Koca’nın bilgi notu

Sağlık Bakanı Koca, yeni tip Koronavirüs’ün (Covid-19) Türkiye’deki güncel durumuna ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın verilerini paylaştı.

 

Bakan Koca’nın paylaşımı şöyle: “Bayram kutlamalarında, tatil yerlerinde, salgın faktörü ne yazık ki yeterince dikkate alınmadı. Daha önce, bazı illerle sınırlı olan vaka artışlarının önümüzdeki günlerde ülke geneline yayılmasından ENDİŞE duyuyoruz. TEDBİRDE GÜÇ BİRLİĞİNE ihtiyacımız”

 

Fatih Altaylı ne yazdı?

 

2 Ağustos, Habertürk köşe yazısı:  Sağlık Bakanlığı pandeminin başından bu yana ilk kez kontrolü elden kaçırmış gibi görünmenin yanı sıra, Bakan Koca’nın açıklamalarına olan güvende de ciddi bir erozyon var.

Muhalif yönü ağır basan Türk Tabipler Birliği bile bakanlığın sayılarına çok da fazla itiraz etmiyordu.

Ancak son günlerde bu durum değişmeye başladı.

Hem de muhaliflerin söylemleriyle değil, bilim adamlarının sayıları anlamlandırmasıyla.

COVİD 19 salgının başından bu yana Türkiye’de genel olarak güven veren iki isim vardı.Bunlardan biri Prof. Ateş Kara, diğeri ise Prof. Mehmet Ceyhan.

Prof. Kara Bakanlık Pandemi Bilim Kurulu üyesi olduğu için biraz daha resmi görüşü yansıtan bir tutum içinde olsa da, Prof. Ceyhan daha bağımsız ve daha güvenilir bir pozisyona evrildi zaman içinde. İşte o Mehmet Ceyhan bir kaç gün önce Hande Fırat’a çok önemli şeyler söyledi.

Söyledi ama hiç kimse bu söylemin üzerine gitmedi.

Ceyhan’ın söylediği mealen şuydu:

“Türkiye’de açıklanan hasta sayısının yüzde 65’i hastaneye yatmak durumunda olan hastalar. Oysa Dünya genelinde COVİD 19 pozitif hastaların sadece yüzde 5 ila 10’u arası hastaneye yatmak zorunda kalıyor”

Prof. Ceyhan bunu söylediği günlerde Türkiye’de açıklanan hasta sayısı 950 civarındaydı.

Ceyhan’ın verdiği oranla bunların düz bir hesapla 600’ü hastaneye yatırılmıştı.

Hastaneye yatan bu 600 hasta, Dünya ortalamasında olduğu gibi toplam hasta sayısının yüzde 10’u ise matematiksel olarak Türkiye’de “gerçek” günlük hasta sayısı 6 bin civarında demektir.

 

 

 

Türk Tabipler Birliği ne diyor?  Sağlık Bakanlığı verileri gizliyor

 

“Sağlık Bakanlığı, temaslılara teste kota koydu. Hasta geliyor, o hastayla temaslı olanlar da biliniyor ama test yapılmıyor. Testler azaldıkça yeni hasta sayısı da azalıyor. Hiç test yapılmazsa hasta sayısı sıfır olur zaten. Test miktarını arttırmanız lazım. Yoksa hastayı bulamazsınız. Her gün binin altında vaka açıklıyorsunuz ama yoğun bakımda yatan hasta oranı yüzde 10. Dünyada bu ortalama yüzde 1. Bölgede ise yüzde 15. İnsanın aklına geliyor. Bu oranlar ortaya çıkmasın diye bu testler kaldırıldı. Sağlık Bakanlığı halkı paniğe sevk ediyor. Hastalar eve gönderiliyor çünkü yer kalmadı bazı kentlerde. Şimdi evlere yolluyorsunuz ama evlerden çıkıp çıkmadığını bilmiyorsunuz ki.”

 

“Bu ikinci dalga değil”

 

TTB Başkanı Adıyaman, bazı kentlerde koronavirüs vakalarında yaşanan artışla ilgili olarak gündeme gelen, “Sağlık Bakanlığı’nın il müdürlükleri aracılığıyla, hastanelere, 50 yaşından genç, hafif hastalık tablosuyla başvuranların evlere gönderilmesi, bu kişilere ilaç tedavisinin evde başlanması talimatı verdiği”, “hastanelere gönderilen talimatta, yatış endikasyonu olmayanların servislere sevk edilmemesi, evde izolasyon ile takibi, filyasyon ekipleri ve aile hekimleri aracılığıyla günlük semptom sorgulaması yapılmasının istendiği” iddialarına ilişkin kendilerine de benzer bilgiler geldiğini belirterek, şunları söyledi:

 

“Bu ikinci dalga değil. Birinci dalga tüm hızıyla devam ediyor. Başta Şanlıurfa ve Diyarbakır olmak üzere yoğun bakımlar gerçekten dolmuş durumda. Sadece Türkiye değil, dünyada da yeniden artmaya başladı. Ankara’da yoğun bakım yataklarında ciddi sıkıntı var artık. Güneydoğu’da, Doğu’da hasta sayısında ileri derecede artış var. Muhtemelen Türkiye’nin sağlık kapasitesi bölgelerde bunu kaldıramayacak duruma gelebilir. Bundan korkuyoruz. Başından beri söylüyoruz, hem bireysel hem kamusal tedbir alınmalıdır. Siz sadece bireylere bırakırsanız olmaz. Şimdi Sağlık Bakanı da kurallara uyulmazsa yeni tedbir gelebileceğini söylüyor”

 

Bilim Kurulu Üyesi Dr Yeşim Taşova: ‘Artış bizi endişelendiriyor’

Bilim Kurulu üyesi, salgının devam ettiğini ve herkesin, hem kendisi hem de başkaları için maske, hijyen, sosyal mesafe kurallarına uyması gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi: “Sosyal mesafeye çok da önem veremiyoruz. Normalleşme ya da hafif gevşeme kısmı derken tam anlamıyla normalleştik. Dolayısıyla sosyal mesafenin birçok alanda ihmal edildiğini görüyoruz. Bunun akabinde ister istemez rakamlarımızda artışlar görülüyor. Allah’tan şu anda yoğun bakım anlamında riskli gruplarla ilgili olarak daha iyi durumda olduğumuzu söyleyebilirim ama bu artış bizi endişelendiriyor. Bu anlamda bakıldığında özellikle sosyal mesafenin çok uygulanmadığını görüyoruz. Özellikle düğünlerde ve parklarda, maske takma ve sosyal mesafe kuralları uygulanmıyor.”

 

‘Sağlık çalışanları çok yoruldu’

Kurallara uyulmazsa, pozitif vaka sayılarının sonbaharda beklenen muhtemel ikinci dalgada daha da artacağını belirten profesör, şunları kaydetti: “İlk döneme göre hem ilaç hem hastaneler bağlamında daha hazırlıklıyız tabii ki. Birtakım kurallar uygulanmaz ise şöyle bir tehlike var; sağlık çalışanları çok yoruldu. Sağlık çalışanlarının motivasyonlarının artırılması, onların da dinlenmesi gerekiyor. Bu ara süreci (normalleşme) bu amaçla kullanmayı çok istedik açıkçası. Sosyal mesafe, maske, hijyen gibi kurallara uyarsak, toplumda virüsün yayılım hızının azaldığını görüyoruz ama uymadığımız zaman da bu artacaktır. Herkes için gerçekten önemli bir döneme giriyoruz. Tekrar vurgulamak istiyorum, sağlık çalışanları çok yoruldu. Burada en önde savaşan kişiler de onlar. O yüzden kendimiz, sağlık çalışanları ve büyüklerimiz için daha dikkatli olmamız gerekiyor.”

 

Covid-19’un normal viral bir hastalık olarak kabul edilebilmesi için toplumun yüzde 60-70’inin hastalığı geçirmiş olması gerektiğinin altını çizen Taşova, henüz o rakamlara ulaşılamadığını dile getirdi.

 

Hile veya yanılmadan şüphelenmekte haksız mıyız?  Kararı toplum vicdanına bıraktık.

 

Fikret Bila yazdı:  Salgınla mücadele edin

FÖŞ yazdı: Ey Homo Sapiens, sana Covid’den korkmayı öğreteceğim

 

SAĞLIK SKANDALI:  Korona vakaları eksik rapor ediliyor!

 

FÖŞ sordu:  Salgından Ders Almadık, Sonumuz Ekonomik Kriz mi Olacak?

 

 

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler