Sosyal Medya

Güncel

Aşı bahardan sonra rahatlık sağlayacak…

Toplumsal bağışıklık için nüfusun yüzde 50-60’ının aşılanmasının şart olduğunu belirten Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Güner Sönmez, bu durumun birkaç ay sürebileceğine dikkati çekerek rehavete kapılmama uyarısında bulundu.

Aşı bahardan sonra rahatlık sağlayacak…

Toplumsal bağışıklık için nüfusun yüzde 50-60’ının aşılanmasının şart olduğunu belirten Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Güner Sönmez, bu durumun birkaç ay sürebileceğine dikkati çekerek rehavete kapılmama uyarısında bulundu.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle gündemin odağında Kovid-19 ilaçları ve aşılarına ilişkin haberler yer alıyor.

Ancak güvenli ve etkili olduğu onaylanan aşıların tedarik sürecinin yanı sıra bir de uygulama sırası bulunuyor.

Diğer bir deyişle, riskli grupta yer almayan kesim için aşıya ulaşmak aylar sürebilir.

Bilim insanların göre, toplumsal bağışıklığın oluşması için toplumun yarısından fazlasının aşılanması şart.

Bu oran, Türkiye’de en az 45 milyon civarında kişinin aşılanması anlamına geliyor.

“Aşının yüzde 50-60’lık kesime uygulanması en az 6 ayı alır”

Prof. Dr. Güner Sönmez, aşı alanındaki gelişmelerin toplumda büyük heyecan ve mutluluk oluştursa da, kısa vadede salgını bitirmenin mümkün görünmediğini belirtti:

“Aşı ve ilaçla kısmen salgının hızı azaltılabilir. Ülke olarak rahatlayabilmek, toplumun yüzde 50-60’ının aşı ve doğal enfeksiyonla oluşan bağışıklığa ulaşmasıyla gerçekleşir. Aşının yarın elimizde olduğunu öngörsek bile, sürü bağışıklığı oluşması için yüzde bu kesime hemen uygulanması mümkün değil. Aşının böyle bir nüfusa uygulanması en az 6 ay alacak.”

Sönmez, aşı vurulduktan hemen sonra da bağışıklığın oluşmadığını, ikinci dozun üzerinden en az 10 gün geçmesinin şart olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Rahatlayabilmemiz için virüsün bulaşma hızını azaltmamız, toplumda doğal enfeksiyonla bağışıklık oluşması gerekiyor. Bir de aşıda ilk dozdan itibaren bağışıklık oluşmuyor, ikinci dozdan 10 gün sonra oluşuyor. Bu da herkes aşılansa bile, bir ay daha virüse, salgına açık olunması demek. Yine enfekte olanlar ağırlaşabilir ya da ölebilir. Bu nedenle kapalı ortamlarda bulunmamaya, sosyal mesafeyi korumaya, maske takmaya dikkat etmeyi sürdürmeliyiz.”

“En azından 100 milyon doz aşı gerekli”

Semptom göstermeyen (asemptomatik) bireyler nedeniyle toplumun ne kadarının hastalığa yakalandığının net bir şekilde bilinmediğini de kaydeden Prof. Dr. Güner Sönmez, salgının birkaç ay daha böyle geçmesine hazırlıklı olunması gerektiğini ifade etti:

“Mart ayında aşılama biterse, salgında en erken nisan-mayıs gibi rahatlama olur, yaza doğru tam olmasa da kısmi bir rahatlamaya kavuşuruz. Bakan bey (Fahrettin Koca) 50 milyon dozdan bahsetti. Bu demektir ki 25 milyon kişiye yetecek. Nüfusun yüzde 30’una denk gelir ki, bu oran salgının belini kırmaktan uzak. En azından 100 milyon doz aşı gerekli. ABD’deki projeksiyona göre orada temmuz-ağustos gibi rahatlama olacağı düşünülüyor.”

Aşının yanı sıra bu hafta koronavirüs ilaçlarına ilişkin yaşanan gelişmelere de dikkati çeken Sönmez, Molnupiravir adlı ilacın 24 saat içinde virüsün bulaşmasını engelleyebileceğinin ve ağır hastalığı önleyebileceğinin, FYB 207 adlı ilacın ise virüsün giriş kapılarını kapattığının görülebildiğini belirterek, “İki ilaç heyecanlandırdı ama onaylansalar dahi, yakın zamanda elimizde olmaları pek mümkün görünmüyor. Örneğin FYB 207, en erken 2022’de elimizde olabilecek” dedi.

“Tam kapanma gerekirdi”

Kısmi kısıtlamanın yeterli olmadığını, kesin çözümün tam kapanma olduğunu savunan Güner Sönmez, kısıtlamanın kalktığı günlerde kalabalığın çok daha arttığını belirterek, yılbaşı zamanında da benzer bir tablonun ortaya çıkabileceği uyarısını yaptı:

“En çok bulaş, kapalı ortamlarda ve hatta ev içinde oluyor. Açık havadan, parktan pek bulaşmıyor. 3 gün evde olup, ev ahalisine bulaştırma ihtimaliniz çok yüksek. Tam kapanma gerekirdi, kısmi kapanmanın yeterli olduğunu düşünmüyorum. Vaka oranlarının yüksek olduğu illerde en az 14-15 gün tam kapanmaya gidilmesi daha faydalı olur. 3-4 günlük kısıtlamalarda, diğer günlerde (öncesinde ve sonrasında) her yer aşırı kalabalık oluyor. Yılbaşı zamanında da böyle olacağını düşünüyorum.”

 

Independent

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler