Sosyal Medya
**8*

FÖŞ yazdı: Covid salgını bitmedi ki, toparlanmayı konuşalım–ekleme

16 Mayıs 2020

İbret gibi bir eklemedir:  17 Mayıs Pazar:

Uşak’ta, 26 berberin ‘corona’ testi pozitif çıktı

 

Uşak Valiliği, kentte hizmet veren 421 berber ve kuaförü, yeniden açılmadan önce Covid-19 testi yaptırmaya çağırdı. Berberlerin çoğunluğu test yaptırdı. Testi pozitif çıkan berberler tedaviye alındı.

Bazı berberlerin ise sağlıklarının iyi olduğunu söyleyerek test yaptırmadığı, kendilerini evlerinde izole ettiği ve dükkanlarını açmayacaklarını bildirdikleri öğrenildi.

 

Dün akşam Laleli’de izbe bir kahvenin camları gazetelerle kapatılmış sigara dumanı tüten odasında “Meşru hükümeti  darbeyle devirip tüm AKP seçmenlerini Temizleme Hareketi Yürütme Heyeti” toplantısı yaptık. İngiliz Bankerler vardı, Osman Kavala zoom’la katıldı, Henry Barkey,  Fethullah Hoca Efendi, PKK üst düzey yöneticileri, Yerel İşbirlikçiler Derneği üst düzey azaları, Yüksek Faiz lobisi temsilcileri, bir de danışman olarak ben.

Bu genç tüfekler çok heyecanlı, mangalda kül bırakmıyor. “Bizim sitede 8 kişiyi işaretledim, onlar benim”. “Yarın sabah 20 silahlı adamla köprüyü ben kontrol ederim”.  “TBMM’yi basmaya gerek yok, o zaten kapalı”. “Kadayıfın altının kızarmasını beklemeyelim, biz kızgın ateşte kızartalım!”. “Durun lan” dedim. “Ne darbesi, öküz yavruları. Dışarsı Covid-19 virüsünden kırılıyor, birine testere, döner bıçağı sallasan,  senin adını İnkübe olarak değiştirecekler”. Hepsinin sesi kesildi, gözleri faltaşı gibi açıldı. “Nasıl yani, Ebola Abi?” (Yakın arkadaşlarım bana Ebola der) diye sordular hep bir ağızdan. ”Bu küflenmiş hükümette bir tek doğru laf yapan Fahrettin Koca Abimiz var, o da mı kandırıyor bizi?”  “Kandırmıyor” dedim.  Ama her  bildiğini de söylemiyor. Bir çok bilmesi gereken şeyi de bilmemeyi tercih ediyor. “Darbeye ne gerek var?  Bu hükümet zaten ‘salgın bitti, V tipi toparlanmaya geçtik, yallah gayret, tekbir!’ diye diye bütün ona inananları gömecek. Ülke çöpsüz üzüm, bize kalacak, hemen Amerikan mandası ilan edip, ardından da Amerikan ineği ithal edeceğiz. Sünnetsiz” diye taşı gediğine koydum.

Evet, salgınla mücadele buraya kadar. Hafta başında 1.100’e kadar düşen vaka sayısı, Perşembe günü yine 1.700’e yükseldi. AVM ve turistik tesislerin açılmasıyla da daha fazla düşmesi zor.  Dünyanın 5 kıtasında salgının tam kökü kazınmadan ekonomiyi normalleştirmeye geçen her hükümet ikinci dalgayı yaşıyor. Biz zemzem suyuyla mı yıkandık ki, kazasız atlatalım?  Hindistan’da vaka sayısı Çin’i geçti. Çin ve Almanya gibi virüs temizliği hususunda anal-retentif ülkelerde bile yeni vakalar başgösteriyor.

Bizde ise bazı gerçeklere önem verilmiyor. Size bir kaç örnek vereceğim.  Önce Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’ı dinleyelim: “Ceyhan, koronavirüs taşıyan 400 bin kişinin aramızda dolaştığını belirterek, virüsü bulaştırma riski yüksek olan sağlık personeli, garson, kasiyer, berber, otobüs şöförü, otel çalışanı, satış elemanı gibi meslek sahiplerine test yapılmasını gerektiğini söyledi.

Ceyhan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizde virüsü bulaştırabilecek, ancak kendisinde virüs bulunduğunun farkında olmayan 400 bin civarında insan aramızda dolaşıyor. Bir araya toplanmaların arttığı bu günlerde en azından virüsü bulandırma riski yüksek olan sağlık personeli, garson, kasiyer, berber, otobüs şöförü, otel çalışanı, satış elemanı gibi meslek sahiplerine belirti olmasa bile test yapılması ve + bulunanlara izolasyon yararlı olur.”

 

Bunlar asemptomatik hastalar.  Kimlikleri bilinmiyor, yasaklar kalkınca, hepimize bilmeden Covid bulaştıracaklar.  Zaten şu anda bile bulaşıcılık çok yüksek:

 

Türk Tabipler Birlği Raporu’na göz atalım:   TTB’nin hazırladığı Covid-19 salgının ikinci ay raporunda, Sağlık Bakanı Koca’nın Covid-19 bulaştırıcılık katsayısının 1,56 olduğu yönündeki açıklaması hatırlatılarak, “Bakanın dediği gibi bu değer 1,56 ise acilen toplanıp sıkı bir şekilde tekrar kapanmayı sağlamamız lazım. R0 değerini 1’in altına düşüremezseniz salgını kontrol altına alamazsınız” ifadelerine yer verildi. ‘Normalleşme’ yerine daha güçlü önlemler alınması gerektiği de vurgulanan raporda, AVM’lerin açılmasının erken olduğu belirtildi”.

 

1.56 kardeşim. İngiltere ve Almanya zar-zor 1’in altına indirdi, ama hala salgının sona erdiği kesin değil. Biz karakucak normalleşmeye daldık.

Üçüncüsü,  Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu ve Marmara Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER), “Marmara Bölgesi Hapishaneleri Covid-19 Salgın Raporu:

 

“Her ne kadar hapishanelerin iç kısımlarında görevli olan infaz koruma memurlarına yönelik karantina uygulaması getirilmiş ve memurların da dış dünya ile ilişkileri sınırlandırılmışsa da alınan tedbirlerin mahpusların yaşam ve sağlık haklarını güvence altına almaya yeterli olmadığı açıkça görülmektedir. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada da 79 infaz koruma memurunun coronavirüs testinin pozitif çıktığı belirtilmiştir. Yine revirlerde görevli olduğu için hapishanelere giden doktorlar arasında coronavirüs testi pozitif olanlar olduğu biliniyor”.

“Tarsus T Tipi Hapishanesinde, Buca Kapalı Hapishanesinde, Konya E Tipi Hapishanesinde, Silivri 7 Nolu L Tipi Hapishanesinde onlarca mahpus coronavirüse yakalanmıştır. Salgın hapishanelerde hızla yayılmaktadır. Uzun süre dış dünya ile teması kesilmiş olan mahpusların zayıf bağışıklık sistemleri ise mahpusları virüslere daha açık hale getirmektedir. Bu nedenle mahpusların virüs yayılırken hapishanelerde tutulmaları sağlık ve yaşam hakkının ihlali noktasında geri dönülemez zararlar vereceği endişesi her geçen gün artıyor”.

 

Dördüncüsü, sürekli yer değiştiren “karantinaya alınan beldeler”: 9 ilde bazı yerleşim yerleri karantinaya alındı:  Malatya, Bursa, Adıyaman, Şanlurfa, Osaniye, Manisa, Burdur, Aydın…Başka kaynaklardan Kayseri, Kütahya…Liste uzayıp gidiyor. Demek ki, virüsün Anadolu’da serbest dolaşımı kontrol altına alınamadı.  Şehirlerarası seyahat yasakları kalktığında, her beldeye rahatlıkla ulaşacak.

En nihayetinde de sınırların elek gibi olduğu Suriye, Irak ve İran var. Suriye’de salgının boyutları bilinmiyor, çünkü test yapan yok. Irak’da vaka sayısı hızlı artış dönemine geçti. İran’da yasaklar gevşetilince, vakalar yeniden yer yer patlamaya başladı.

Bizde  de aynısı olacak.  Çünkü bilimi de “biz ve onlar” diye kutuplaştırdık. Çünkü salgının ortasında İş Bankası’na çöreklenmekle uğraşıyoruz.  Çünkü salgından yararlanıp, HDP’nin yerel seçim kazanımlarını kayyıma devredip, oy verenleri dağa çıkmaya teşvik ediyoruz. Çünkü, ekonomide yaşanan derin acıya nakit parayla değil, asla ödeyecek gücü bulamayacak insan ve işyerlerini borçlandırarak “politika tepkisi” veriyoruz. Çünkü salgından başka herşeyi düşündüğümüz için Türkiye’nin bir döviz krizinin eşiğinde olduğunu söyleyeni içeri almakla tehdit ediyoruz.

İkinci dalga gelecek. Bu kez Saray ve AKP’yi vuracak. Ama arada sahildeki kum misali binlerce can daha feda olacak. Binlerce işyeri bir daha açılmamak üzere kepenk kapatacak. Onlara kredi veren bankalar sermaye yetersizliğine düşecek.

Gerçekler acıdır. En iyisi onlar hiç duymayıp SABAH okumaktır.

 

FÖŞ

 

İpsos Korona Araştırması: Halk Diğerlerine Güvenmiyor

 

FÖŞ Ramazan Özel: Bayramdan Sonra (Ekonomik) Hayat

 

ANALİZ:  Eyvah, ikinci dalga geliyor!

 

DİSK/GENEL-İŞ’ten Corona Raporu: İşsizlik Çığ Gibi Büyüyecek!

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları