Sosyal Medya

Genel

Doç. Dr. Aysel Gündoğdu yazdı: Niye tasarruf edemiyoruz?

Dünya eskisine göre daha zengin…buna karşın zengin ile fakir arasındaki uçurum daha da açılıyor. Artık ticaret pastasından daha az pay alan, ekonomik konjonktürden çok etkilenen gelişmekte olan ülkelerin tasarruf konusunda daha dikkatli olması gerekiyor.

Doç. Dr. Aysel Gündoğdu yazdı:  Niye tasarruf edemiyoruz?

Dünya eskisine göre daha zengin…buna karşın zengin ile fakir arasındaki uçurum daha da açılıyor. Artık ticaret pastasından daha az pay alan, ekonomik konjonktürden çok etkilenen gelişmekte olan ülkelerin tasarruf konusunda daha dikkatli olması gerekiyor. Özellikle yaşanan ekonomik şoklarda, krizlerde bireylerin daha dayanıklı finansal durumda olmaları yaşanan olumsuz etkileri azaltabilir.

Dünyada tasarruf oranlarına bakıldığında durumumuzun pek de parlak olmadığı görülüyor.  Yaklaşık 30 yıldır ülkemizin tasarruf oranı %26’nın üzerine çıkmamış.  Diğer ülkere bakıldığında Katar, Singapur ve Çin’in %40’ın üzerinde tasarruflarına sahip olmaları dikkat çekiyor. Diğer yandan ABD’nin %19, İngiltere’nin %13 ile bizden geride olması da ilginç. Tabi bu ülkelerin gelişmiş olduğunu unutmayalım, kişi başına düşen milli gelirleri bizden oldukça fazla. Bu nedenle tasarruf oranını istikrarlı bir şekilde arttırmanın ülkemizin faydasına olacağı tartışılmaz bir durumdur.

İç kaynaklardan değil de dış kaynaklardan büyüyen bir ülkenin orta ve uzun vadede yaptığı planlar büyük riskler taşır. Bu nedenle, öncelikli olan tasarruf oranının arttırılması ve tasarruf bilincinin geliştirilmesidir. Bu süreç, uzundur ve sabır ister.

Türk toplumunun yüzyıllardır “borçlu bir millet” olma kaderini değiştirmesi kolay değildir. Ancak yapılan düzenlemelerin ve ilerlemelerin kalıcı olması için tasarruf sorunun çözülmesi öncelikli ve elzemdir.

Tasarruf oranımız neden düşük?

Tasarruf yapmakta zorlanan bir ülkeyiz. Tabii bu durumun hane halkının elinde olmayan bazı sebeplerden kaynaklandığını da kabul etmek lazım.

En önemli sebeplerden biri ücretler genel seviyesinin düşüklüğü…yani halk giderlerini karşılayamıyor. İnsanlar yatırım yapması gerektiğini, enflasyona karşı birikimini koruması gerektiğini biliyor ancak uygulamada finansal tutum ve davranış tarafı zayıf kalıyor. Alım gücünün enflasyon sebebi ile düşmesi de eklenince durum daha da zorlaşıyor.

Bir diğer sebep ise gelişmekte olan ve büyümeye odaklanmış bir ülke olan Türkiye’de tüketimin fazla olmasıdır. Kapitalist sistemin doğasında olan tüketim çılgınlığı ve bireylerin borçlanmasının kolaylaştırılması tasarruf edemememize sebep olan etkenlerdendir. Tüketim çılgınlığı, neoliberal (serbestleşme) akımının bizim gibi ülkelere verdiği bir sınav gibi adeta, daha fazla tüket ki daha çok büyüyesin…modaya uy, dışarıda yemek ye, telefonunu 6 ayda bir değiştir, en iyi arabaya sen bin…çünkü sen özelsin ve bu dünyaya bir kez geldin…TV’yi açın tüm reklamlar bu fikir üzerine kuruludur…Türkiye’de 1980’lerden sonra çok şey değişti. Harcamalar, beklentiler de bu değişimden nasibini aldı. Eskiden insanlar önce biriktirir daha sonra satın almak istediği malı, hizmeti alırdı. Ancak günümüzde insanlar satın almak için beklemiyor.

Tasarruf etmek için hayatımızda neleri gözden geçirmeliyiz?

İster sabit yani düzenli gelirli isterse düzensiz gelirli bireyler olalım tüketim konusunda dikkat etmemiz gereken bazı konular var. Öncelikle gelirimize uygun bir yaşam tarzı belirlemek ile başlayabiliriz. Çevrenizde yaşam standardı sizden yüksek olan kişiler mutlaka olacaktır. Buna karşın bu kişilerin çok mutlu olduğunu da söyleyemeyiz.

Araştırmalar gösteriyor ki alışılmış yüksek yaşam standardı bir süre sonra kişiye normal geldiği için mutluluk vermiyor. Aksine gelir kaybına uğradığında daha çok acı veriyor. Bu nedenle eğer çok büyük bir servetin sahibi değilsek bütçemizi kontrol altında tutmayı bilmek yarın için yapılabilecek önemli bir yatırımdır.

Tasarrufta vazgeçilmez bir unsur: Bütçe Planı

Maaşınız yeni yattı:) İlk önce ne yapıyorsunuz? Bütçe planınız var mı?

Tüm borçlarınızı ödeyip kalanını ihtiyacınız oldukça ATM’den mi çekiyorsunuz? Bu şekilde tasarruf edebildiniz mi? Hayır dediğinizi duyar gibiyim. Çünkü tasarruf yapılacaksa bunu giderlerden sonra artan para ile yapmak tasarrufta yapılan yanlışlardandır.

Tasarruf yapmak için ön koşul; gelirlerinizin giderlerinizden fazla olmasıdır. Asgari koşullarda bir yaşam sürüyorsanız buna diyecek bir sözüm yok. Türkiye’de ücretler genel seviyesi düşük, kabul ediyorum. Üstelik 10 yılı aşkın süredir dizginlenen enflasyon yeniden hortladı…Bu durumda özellikle büyükşehirlerde yaşamın ne denli pahalı olduğunu en çok halk biliyor, bu pahalılığı derinden yaşıyor…

Az ya da çok fark etmez tasarruf etmek bir yaşam biçimidir. Hayatınıza bu alışkanlığı getirdiğinizde farkı göreceksiniz. Bunun için önce bir bütçe planı oluşturmak şart. Yani gelirlerinizi ve giderlerinizi not almadan olmaz.

  • İsterseniz küçük bir deftere,
  • İsterseniz bilgisayarda bir Excel programına,
  • Ya da son zamanlarda akıllı telefonlarda da bütçeniz için planlanmış ücretsiz uygulamalar da var. Bunlara da bakmanız iyi olur.

Bütçe yaparken bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor.

Bütçeniz gerçekçi olmalı. Çok tasarruf etmek için kısıtlı bütçe oluşturmak uzun vadede bütçe planınızı bozmanıza sebep olabilir. Önce sabit giderler ödenmeli. Kira, fatura gibi. Sonra tasarrufunuzu ayırın. Kalan tutarı en son değişken giderleriniz için kullanın. Önce harcamalarınızı yapar, sonra tasarruf ederseniz çok zorlanırsınız. Bütçe iki taraflı bir dengedir. Sadece giderleri kısmayı değil gelirinizi arttırmayı da düşünün. Özellikle sabit gelirlilerde bütçe aylık oluşturulmalı.

Tasarruf ne zaman ayrılır?

Ünlü yatırımcı Warren Buffet’in tasarruf ilkesine göre; tasarruf harcamalardan önce ayrılır.

Yapılan araştırmalar ülkemizde bireylerin yarısından fazlasının önce harcamaları yaptığını sonra kalırsa tasarruf ayırdığını gösteriyor. Günümüz yaşam şartlarında kalırsa tasarruf ederim mantığı ile birikim yapmak neredeyse imkânsız. Çünkü ay sonuna kadar mutlaka bir harcama çıkacaktır. Özellikle bayramlarda ve özel günlerde bütçemiz dengesini şaşabilir. Bu nedenle bu tür aylar için diğer aylara göre daha esnek bir bütçe oluşturmanız iyi olur.

İşsiz kalma durumuna karşı hazırlıklı olmak gerekir. İnsanlar hangi gelir ve eğitim seviyesinde olursa olsunlar hayatlarının bir döneminde işsiz kalabilirler. Bu bazen işyerinin kararıdır, bazen de çalışanın. İşsizlik durumuna karşı en az 6 ay bütçenizde sıkıntı yaşamadan yaşamınızı sürdürebileceğiniz birikim geleceğe dair finansal korkularınızı azaltabilir.

 

www.finansoloji.com

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler