Sosyal Medya

Genel

$31 trilyon tahvili bekleyen tehlike:  İklim değişikliği

S&P Global Ratings’in Asya-Pasifik baş ekonomisti Shaun Roache “İklim değişikliğinin yatırımcıların radarına girmesi yeni bir olgu. Halbuki, devlet tahvillerinin ortalama vadesi gittikçe uzuyor”. “Piyasalar cevaplayamadıkları soruları fiyatlamıyorlar”

$31 trilyon tahvili bekleyen tehlike:  İklim değişikliği

 

Philadelphia menşeli Brandywine Global Investment Management’in veteran fon yöneticisi Jack McIntyre bir kaç yıl önce İngiliz bağlarının Fransa kalitesinde şampanyalık üzüm yetiştirdiğini gözledi. “İngiltere’de  iklimin değiştiği kesin” yazdı McIntyre, “Ama bu değişim piyasalarda nasıl fiyatlanmalı, hiç bir fikrim yok”.

Halen $31 trilyon değerinde devlet tahvili tutan yatırımcılar da bu soruyla boğuşuyor. Tahvilleri ihraç eden ülkelerin iklim değişikliği ve mücadelenin ekonomik maliyeti arasında nasıl bir tercih yapacağı bilinmiyor. Merkez Bankaları her ne kadar modellerinde iklim değişikliğinin etkilerine yer verdiklerini öne sürseler de, bu konunun “reaksiyon fonksiyonlarına”, yani parasal tepki yöntemlerine nasıl entegre olduğunu anlatmış değil.

Nerdeyse tüm devletlerin korona salgının yarattığı işsizlikle başetmek için maliye politikalarını gevşetip, daha sık borçlandığı bir döneme girdik. Avustralya’da nüfusun %14’nü etkileyen ve halen yer yer süregelen maki ve çalılık yangınları bir ülkenin nasıl aniden iklim değişikliği darbesine maruz kalabileceğinin örneği. Fakat Avustralya piyasalarından çıkan dersler başka ülkelere örnek olacak nitelikte değil. Yangınlar esnasında Avustralya doları ABD dolarına karşı %4 değer yitirirken, devlet thavilleri 42 baz puan değer kazandı. Yatırımcılar yangınların kamu bütçesine vereceği zararı bile bile yine de “güvenli liman” saydıkları bu varlık grubuna sığındılar.

BNY Mellon Investment Management’in baş ekonomisti Shamik Dhar  “İklim değişikliği ve devlet tahvili fiyatları arasındaki ilişkiyi çözmek çok zor” diyor. “Piyasalar bu bahiste en önemli sorulara cevap bulmuş, ya da fiyatlamış değil”.

S&P Global Ratings’in Asya-Pasifik baş ekonomisti Shaun Roache “İklim değişikliğinin yatırımcıların radarına girmesi yeni bir olgu. Halbuki, devlet tahvillerinin ortalama vadesi gittikçe uzuyor”. “Piyasalar cevaplayamadıkları soruları fiyatlamıyorlar”.

Bu gözlem doğruysa, çok ciddi bir tehlike var demektir. Çünkü, iklim değişikliği ile mücadeleye karar veren bir devlet ilkin ağır bir maliyet ödeyecek, yani bütçe açıkları ve muhtemelen enflasyon artış gösterecek, çok uzun bir savaştan sonra netice alacak. Bu süre zarfında yatırımcıların kamu borcunda artış ve yükselen enflasyonu satması en olası senaryo.

“Yeşil tahviller”  portföylerinde yüksek miktarda iklim değişikliğine maruz kalan ülkelerin borç senetlerini taşıyan fonlar için bir hedge yani sigorta çözümü. Ama, bunların toplam piyasa değeri sadece $219 milyar, halbuki küresel piyasalarda sirküle eden devlet tahvillerinin değeri $31 trilyona yükseldi.

Moody’s göre, iklim değişikliği önce belediye ve federal devletlerde eyalet yönetimlerinin ihraç ettiği tahvillerde fiyatlanacak. Çünkü yangın ya da sel vurduğunda, ilk tepkiyi yerel idareler gösteriyor.

Bir başka görüşe göre, piyasa her zamanki refleksini sergileyecak. Yani, iklim değişikliği riskleri uzun süre birikip göz ardı edilecek. Bir tetik olay ya da manşetlere düşen bir felaket sonucu yıllardır biriken iskonto bir günde gerçekleşecek.  Öte yanda, iklim değişikliğinin tahvillere yarayacağını öne sürenler de var. Nikko Asset Management fon yöneticisi Chris Rands “İklim değişikliği ile mücadele sürecinde ekonomi yavaşlayacaksa, tahvil alırım” diyor. Çünkü çoğunlukla yavaşlayan ekonomilerde enflasyon da gerileyeceği için tahvillerin değeri yükselebilir.

Öte yanda, iklim değişikliğinin ekonomik değişkenleri olumsuz etkilediğinin görülmesi muhtemelen rasyonel davranışlara yol açmayacak. Nasıl kıtlık, salgın hastalık ya da doğal afet haberleri bir ülkenin mali varlıklarından panik halinde kaçışa neden oluyorsa, iklim değişikliği de devlet tahvili pazarında abartılı fiyat çalkantıları  ve portföy alokasyonlarına neden olacak. Kritik soru, iklim değişikliği ne zaman inkar edilemez hale gelecek?

 

Yenilenebilir enerjiye destek imalat sanayine köstek oldu!

 

10 Yılda Dünyayı Değiştirecek 10 Mega Trend

 

Mehmet Öğütçü’yle enerji dünyasının geleceği

 

MAKALE: İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ – Özel Sektör Kendi Yarattığı Krize Hazır mı?

 

 

FÖŞ: İklim Değişikliğinin Maliyeti Dudaklarınızı Uçuklatacak 

 

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler