Sosyal Medya

Finans

TCMB Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) Eylül’de sert düştü

TCMB FHGE ve QNB Finansbank Araştırma tarafından yeni yayınlanan Finansal Koşullar Endeksi kısmen zıt sonuçlar verse de, ekonominin finansal kesiminin tedarik ettiği fonlarda bir yavaşlama gözlenmesi en yüksek olasılık olarak karşımıza çıkıyor....

TCMB Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) Eylül’de sert düştü

TCMB’nin aylık olarak yayınladığı Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE), tüketici ve reel sektör ve sektörel güven endekslerinin önemli bir açığını kapatıyor. Bir ekonominin büyümek için bankacılık hizmetlerine ihtiyacı var. Bu sektörde güven düşerse, ekonomide yavaşlama bekleyebiliriz. Daha önce, aşağıda linkte verdiğimiz haberde Eylül’de güven endekslerinin karışık seyir izlediğini arzettik.  TCMB FHGE ve QNB Finansbank Araştırma tarafından yeni yayınlanan Finansal Koşullar Endeksi kısmen zıt sonuçlar verse de, ekonominin finansal kesiminin tedarik ettiği fonlarda bir yavaşlama gözlenmesi en yüksek olasılık olarak karşımıza çıkıyor.

 

Eylül FHGE’de çift haneli gerileme

 

2020 yılı Eylül ayında FHGE, bir önceki aya göre 12,4 puan azalarak 157,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde son üç aydaki iş durumu, son üç aydaki hizmetlere olan talep ve gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisi olmak üzere tüm alt endekslerin FHGE’yi azalış yönünde etkilediği gözlenmektedir.

 

İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç aydaki iş durumunda iyileşme ve hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla zayıfladığı görülmektedir. Gelecek üç aydaki hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentilerin de zayıflayarak devam ettiği gözlenmektedir.

İstihdama ilişkin değerlendirmelere göre, son üç aydaki istihdamda azalış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin zayıfladığı, gelecek üç aydaki istihdamda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin ise güçlendiği görülmektedir.

 

2020 yılı Eylül ayında, NACE Rev.2 sektör sınıflamasına göre “Finans ve Sigorta Faaliyetleri” sektöründe güven endeksleri alt sektörler itibarıyla değerlendirildiğinde, “64-Finansal Hizmet Faaliyetleri (sigorta ve emeklilik fonları hariç)” sektöründe bir önceki aya göre 13,5 puanlık azalış olduğu görülürken, “65-Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları (zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri hariç)” ve “66-Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler” sektörlerinde ise bir önceki aya göre sırasıyla 11,8 ve 0,4 puanlık artış olduğu gözlenmektedir.

 

QNB Finansbank Finansal Koşullar Endeksi ne diyor?

 

QNB Finansbank Araştırma Ekibi, dünyada finansal koşullarla büyüme arasındaki ilişkiyi tahminde kullanılan önde gelen bir yöntem olan Finansal Koşullar Endeksi’ni Türkiye için hazırladı.  Bu  endeks de yaz aylarına göre sıkılaşırken, QNB Finansbank Araştırma Ekibi, diğer göstergelerden yola çıkarak son çeyrekte toparlanmanın süreceği sonucuna vardı.

 

Rapordan kritik bölümler şöyle:

 

Türkiye ekonomisi için önemli finansal göstergeleri toplulaştırarak, finansal koşullardaki değişimleri gözlemlemek ve bunların makroekonomik etkilerini tahmin etmek üzere bir finansal koşullar endeksi (FKE) oluşturduk. Bu endeks 2005’ten itibaren finansal piyasalarda küresel ve yerel gelişmelere bağlı olarak yaşanan hareketlerle tutarlıdır.

Ayrıca endeksin GSYH büyümesinin ana eğilimi ve iş çevrimleriyle genel olarak uyumlu olduğu ve öncü gösterge niteliği taşıdığı görülmektedir. Dahası, finansal göstergeler günlük veya haftalık frekansta açıklandığından, FKE ekonomik aktiviteyi etkileyebilecek finansal gelişmelerin gerçek zamanlı olarak takip edilmesini sağlamaktadır.

Endeks incelendiğinde, 2018 Ağustos-Eylül  döneminde finansal koşulların 2008 Lehman krizi seviyesini de geçerek en sıkı dönemini yaşadığı görülüyor. Endeksin 2018-19’da kaydettiği sıkılaşma çeyreklik GSYH büyüme oranlarıyla  karşılaştırıldığında, büyüme performansının son dönemlerdeki seyrinin finansal koşullardaki sıkılığa göre bir hayli dirençli olduğu sonucuna varıyoruz. Bu sene Haziran’dan itibaren hızla gevşeyen finansal koşullar, Ekim ayı itibarı ile tarihsel ortalamasına göre nötr seviyeye yakın değerler gösteriyor.

 

GSYH verileriyle karşılaştırıldığında FKE’nin, GSYH büyümesinin ana eğilim ve iş çevrimleriyle genel olarak uyumlu olduğu ve öncü gösterge niteliği taşıdığı görülüyor.

Genel eğilim itibarı ile finansal koşulların gevşek olduğu 2009 sonrası dönemde büyüme ortalamasının da yüksek olduğu, 2013 sonrasında finansal koşullardaki sıkılaşmaya paralel olarak büyüme eğiliminin de yavaşladığı görülüyor. Kısa dönemde ise, FKE ve büyüme oranları arasında yer yer kopukluk olabildiği ama genelde göstergelerin beraber hareket ettiği görülüyor.

Son yıllarda ise, 2018’de finansal koşullarda görülen ani ve büyük sıkılaşmaya oranla, GSYH’deki düşüşün sınırlı kaldığı ve 2019’un ilk yarısında çeyreklik bazda %1’in üzerinde (ilk çeyrek %1.6 ve ikinci çeyrek %1.2 oranlarında) büyüme oranlarının yakalandığı görülüyor. KFE’den hareketle, bu sene ikinci çeyrekteki sıkılaşmanın çeyreklik GSYH büyümesini üçüncü çeyrekte aşağı çekmesi ve son çeyrekte toparlanma olması beklenebilir. Bu görünüm yakın zamana kadar bizim kısa dönemli büyüme tahminlerimizde baz senaryomuzu oluşturuyordu. Fakat PMI, reel sektör güven endeksi ve kapasite kullanım oranı gibi büyümeyle doğrudan ilişkili göstergelerin üçüncü çeyrekte artması, ekonomik aktivitenin finansal sıkılaşmaya karşı dirençli kaldığını düşündürüyor. Bu olumlu performansta, dış talebin ihracat ve turizm yoluyla büyümeye belirgin katkı yapmasının da etkili olduğunu değerlendiriyoruz.

 

Ekonomik karamsarlık zirve yaptı

 

FÖŞ ilk “Türkuaz Kitab”ı takdim eder

 

Akbank Araştırma:  Reel Kesim Güven Endeksi ve KKO analizi

 

Güldem Atabay: Faiz artışı TL’nin büyük düşüşünü neden kesmez? Daha ne gerekli?

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler