Sosyal Medya

Finans

Şerif Elender:  Rekabet sadece şirketlerin mi sorunudur?

Rekabet eğer birden fazla rakip varsa vardır. Kapalı, devletçi veya karma ekonomik modellere en çok eleştiri yetersiz rekabetten ötürü gelir, çünkü rekabet yoksa “sağlıklı fiyat”, “ürün çeşitliliği”, verimlilik, tüketici lehine pazar gibi topluma yararlı unsurlar yeterince yoktur

Şerif Elender:  Rekabet sadece şirketlerin mi sorunudur?

Piyasa ekonomisinin sihirli kelimesi rekabettir. Liberal kapitalist sistemin omurgası serbest piyasa ve rekabettir. “Adil, şeffaf açık rekabet” kavramları neredeyse hukuk devletinin gerek şartı olarak empoze edilmektedir.

 

Rekabet eğer birden fazla rakip varsa vardır. Kapalı, devletçi veya karma ekonomik modellere en çok eleştiri yetersiz rekabetten ötürü gelir, çünkü rekabet yoksa “sağlıklı fiyat”, “ürün çeşitliliği”, verimlilik, tüketici lehine pazar gibi topluma yararlı unsurlar yeterince yoktur.

 

Diğer yandan bir ülkenin “rekabetçi şirketleri” ve “rekabetçi fiyatları” olan ürünleri yoksa muhtemelen o ülke yeterince gelişmemiştir. Doğal şartlarda kurulmuş, serbest ekonomik ortamda faaliyet gösteren bir işletme rekabetçi yapıya sahip değilse zayıf bir varlık olarak kabul edilir.

 

Bir Şirketin veya Ülkenin İktisaden Üstün Olabilmesi İçin Olması Gereken Özellikler

 

  1. Diğerlerinde – rakiplerinde- olmayan daha faydalı ve/veya çekici bir takım özellikleri olması, bunun için güçlü inovasyon – ar-ge yatırımı gerekir.

 

  1. Diğerlerinin ürünlerinden daha kolay ulaşılabilir, süreklilik arz eden güvenilir özellikleri olmalı. Güçlü bir dağıtım, garanti, bakım, görünür finans gücü ve ağı gerekir.

 

  1. Tanınmış bir marka veya şöhret olmalı. Bu aslında ilk iki maddenin zaman içinde iyi soslanmış halidir.

 

  1. Benzerlerinden ucuz olması yani fiyat rekabeti. İlk üçü olmayınca rekabet edebilmek için doğal olarak bu sonuncu şarta ve yönteme mecbur kalınıyor.

 

Türkiye mal ve hizmet üretimi ile ihracında maalesef sadece ucuzculuğuyla (düşük fiyat) rekabet yapma şansı bulabilmektedir. Muadillerine göre en yenilerden olan ve daha kaliteli hizmet veren turizm tesislerimiz benzerlerine göre ancak çok daha ucuza pazarlanabilmektedir. Üretimde neredeyse tekel olduğumuz bor, fındık gibi ürünlerimizi bile hayal ettiğimi fiyatlarla pazarlama imkanını bir türlü bulamıyoruz, ömrümü hayıflanmakla geçiyor. Ağırlık (kg) başına ihraç fiyatımızı gösteren grafik epeyidir başını aşağı doğru eğmiş görünmektedir. Kısaca ülkemizin ve şirketlerimizin genel olarak rekabet gücü düşüktür.

 

FİYAT REKABETİ İÇİN MALİYET EN ÖNEMLİ FAKTÖRDÜR.

 

Madem Öyle, Maliyetlerimizi Aşağı Çekelim.

 

Bir ürünün ve hizmetin üretim maliyeti kabaca işçilik, hammadde, amortisman (yatırım maliyeti), enerji, kira ve benzerlerinden oluşur. Vergi öncesi kâra ulaşmak için pazarlama, yönetim ve özellikle finansman giderleri hesaba katılır. Bu değişkenler sektörlere ve ürünün çeşidine göre farklı kompozisyonlar gösterirler ve içindeki ağırlıkları tipik olarak farklıdır. “Yönetim Muhasebesinin” kapsamındaki bu analizi her patron ve tepe yöneticisi ezbere (kendi şirketi için) biliyordur.

 

Sektörlere Göre Maliyet Ağırlıkları – Maliyet Türüne Göre Sektörler

 

  1. Tarım ve Madencilik: Emek yoğun işlerde ücret genel seviyesi maliyeti en çok etkileyen gider türüdür. Burada asgari ücret asıl belirleyici unsurdur, çünkü bu sektörlerde ortalama ücret asgari ücrete çok yakındır, neredeyse eşittir.

 

  1. İmalat Sanayi: Ana etken ve ağırlıklı maliyet türü hammadde – malzeme fiyatlarıdır. Dışa bağımlı girdi ve ara mal kullanılıyorsa yurtdışı enflasyon ve YP değeri, iç tedarik varsa enflasyon.

 

  1. Mağazacılık: Özellikle AVM ve Cadde Mağazacılığında kira maliyetinin cironun %40’ı civarında olduğu bilinmektedir.

 

  1. Finans sektörü: Faizler, enflasyon ve de kur.

 

 

 

Fiyatla Oynanmadan Satış Hasılatı Nasıl Arttırılabilir (arttırılabilir mi?)

 

Elbette miktarı arttırarak, yani daha çok satarak. Bunu herkes yapmak ister ama bu şirketin tek başına yapabileceği bir şey değildir, hem de sınırları ve de ek maliyeti vardır.

 

Satış gelirlerini arttırmanın diğer yolu malı YP (döviz) ile satmak (ihracat) ve ülke parasının değer kaybetmesini beklemektir. Elbette kur değişikliklerini işletmelerin kendi başına etkilemeleri mümkün değildir, ancak devletin ve hükümetin iktisadi politikaları etkin olabilir.

 

 

 

Şerif Elender, Mimar Sinan Üniverstiesi, Güzel Sanatlar bölümü

 

Şeref Elender’in diğer makaleleri için tıklayın

 

Özel Sektörü Bekleyen Acı Kış

 

Yerli oto TOGG: Ekonomik açıdan bir değerlendirme

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler